Hava Durumu

AĞABEYLİK VE EMANET (5)

Yazının Giriş Tarihi: 27.04.2023 14:48
Yazının Güncellenme Tarihi: 27.04.2023 14:48

Son yıllarda Türk siyasetinde büyük bir erozyon başladı. Artık iyi güzel ne varsa siyasilerin kalbinden yavaş yavaş çekiliyor. Bu gidişle sonuç da ortada siyasi ahlak da kalmayacak. Partiler tamamen lider sultası altına girdiği için de, kurumsal kimlikler yok olacaktır. Bu takdir de ortada ne kanun ne tüzük  ve ne de dava diye bir şey de kalmayacaktır. Bugünkü siyasi partilerin yapısından kurumsal kimlikler tamamen kalktığı için de, liderler iktidara gelebilmek için, doğrusuna yanlışına bakmadan, algı mühendisliğine soyunarak toplumu kutuplaştırıyor. Çünkü fırkalara ayrılarak kutuplaşan toplumlar da, akıl ve mantık değil duygu hakimdir. Bu düşünce biçimi de bir nevi ideolojidir. Devleti idare etmekte etkili olan argümanlar ideolojik doğmalara saptığı zaman da iç barışımız da tehlikeye girer. Çünkü kutuplaşma ve ideolojik düşünce yapısı başlayınca, insanlar ve beyinler dünyaya tek gözle bakar, karşı düşünceler doğru olsa bile kulaklarını kapatır. Böyle olunca da seçmen hatalı olduğunu bile bile kendi safındaki lider ve partisine oy vermek zorunda kalıyor. Aksi takdir de tabi olduğu gruptan dışlanınca yalnızlaşacağını biliyor. Bugünkü siyasi partilerin aldıkları oylar, milletin o partiyi, fikirlerini ve hizmetlerini sevdiğinden ve takdir ettiğinden değil, sırf zıt kutuplara ayrıldığı için aidiyet psikolojisinden dolayı oy veriyor. Bu ülkenin ve milletin inancıyla, kültürü ile diniyle, diliyle ve tarihi ile sorunları olan, iktidarda kaldığı tek parti döneminde ülkeye gözle görünür tek bir hizmetini görmediğimiz aksine tüm geçmişini inkar eden ve tek derdi resmi ideolojiyi bu milletin zihnine dayatmak olan ve günümüzde ülkesine ihanet edebilecek boyutla eylem ve söylemleri olan bir CHP ye her seçimde neden %20-25 oranında oy veriyor! Hiç düşündünüz mü? Seçimler de her iki kişiden birinin oyunu alan AK parti olarak, yaşadığımız toplumda hangi partiye oy verdiniz dendiğinde, çoğu Ak parti diyemiyor. Kendini gizliyor. Buda gösteriyor ki vatandaş, partiler ve liderlerini hizmetleriyle, fikirleri ile ve yaşam tarzlarını sevdiğinden değil, körü körüne kutuplaşmadan dolayı “ne olursa olsun bizden olsun” diyerek destekliyor.

Aziz dostlar! Artık deniz bitti. Köylü elindeki avucundakini satarak hayatını idame ettirmeye çalışıyor, kredi kartlarından çekilen para miktarına bakarsak millet gelecek olan iki-üç senelik gelirini tüketiyor. Üretim olmadan sayın Prof. Osman ALTUĞ’un dediği gibi “üç kağıt (döviz-borsa-kambiyo) ekonomisi” ile idare edilen iktisadi yapımız çökmüş durumda. Döviz bugünlerde aldı başını gidiyor. Tüketimden daha doğrusu fakirden alınan vergi ve harçlara astronomik zamlar yapılıyor. Ordumuz PKK ile ve sınır komşularımızla savaş vaziyetinde, bütçe açıkları artık cezalarla kapatılma noktasına gelmiş, bu çöküntünün sonucu olarak da, ahlak yozlaşmış, mukaddes sayılan değerler ayağa düşmüş, gençlik uyuşturucunun esiri olma yolunda, aile içi şiddet almış başını gitmiş. Ama bu sorunları çözmekle görevli olan iktidar sanki hiçbir şey yokmuş gibi kayıkçı kavgaları ile hamasetle, etkili söylemlerle devleti idare etmeye çalışıyor. Toplum kutuplaştırma sayesinde robotlaştırıldığı için dava arka plana itildi. Şahıs ve şahıslar ön plana çıkarıldı. Bu vurdumduymazlık çöküntüyü başlattı. Tedbir alınmazsa bu çöküntü yıkılışa dönüşebilir. O zaman da bu enkazın altında hepimiz kalırız. Atalarımız ne güzel buyurmuşlar “ağaca dayanma çürür, insana dayanma ölür.” Biz buna şunu da ilave ederek yazımızı sonlandıralım. “Partiye dayanma seçim kaybeder veya kapatılır, lidere güvenme zoru gördüğünde aldatıldım, yanıldım” diyebilir. Halbuki,Müslüman her işinde Allaha dayanır ve Allah rızasını  talep eder.

Devam edecek…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.