Hava Durumu

AĞABEYLİK VE EMANET (7)

Yazının Giriş Tarihi: 29.04.2023 17:54
Yazının Güncellenme Tarihi: 29.04.2023 17:54

Herkes işini yapmalı. Bir kulun üzerine memleketin ekonomik, sosyal ve siyasal tüm sorunlarının çözümünü yükler de, kendin yana çekilir, menfaat devşirmekle uğraşırsan, sonunda lider deyip te arkasından koştukların da hata yapmaları mukadderdir. 

Zira elli kilo yük kapasitesi alan birisine beş yüz kiloluk bir çuvalı yüklersen, ne kadar mukavim olsa da taşıyamaz, birkaç adım sonra tökezler, yükün fazla ağırlığı nedeniyle de hatalar yapmaya başlar. İnsanların hata yapmamaları için Cenabı Hak bile kuluna kapasitesinden fazla yükleme yapmadığını, yapılmaması gerektiğini, Bakara suresinin 286. Ayeti kerimesinde açıkça emre diyor. Her gece yatsı namazından sonra okuduğumuz bu, ayeti kerimenin meali şöyledir. “Allah (cc) hiçbir kimseye gücünün yetmeyeceğini teklif etmez. Herkesin kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi aleyhinedir. 

 Rabbimiz unutur yada yanılırsak bizi sorumlu tutma. Rabbimizi; bizden öncekilere yüklediğin gibi, bize de ağır bir yük yükleme! Rabbimiz bize gücümüzün yetmediği şeyleri de yükleme…”

Türk insanı, yıllardan beri, düzenli olarak empoze edilen fikirlerle biat kültürüne kendini kaptırdı. O kadar kaptırdı ki, Cenabı Hakkın insana verdiği, sorumluluk duygusunun temelini oluşturan akıl nimetini bir kenara itti. İnandıklarımız ara sıra hatalarını anlayıp ikrar etseler bile, biatla akıl ve izanımıza vurulan kelepçeler sayesinde, güvendiğimiz insanlara da inanamadık. Güvendiklerimiz bazı konularda kandırıldıklarını, aldattıklarını kamu oyuna deklare ettiği halde, kraldan çok kralcı geçinen sergerderler ise liderin hata ettiğine inanmadılar.

Şunu unutmayalım ki; bu alemde herkes yaptığı hatalardan günahlarından ve kusurlarından sorumludur. Sonuç da herkes yaptığın neticesini gerek bu dünyada ve gerekse ahiret aleminde görecektir. Bu sorumluluk anlayışı herkes için geçerlidir. 

Senin için benim için olduğu gibi sayın Erdoğan içinde geçerli bir kuraldır. Bu hususu Cenabı Hak bizzat beyan etmiştir. Ayeti kerimesin de “la teziruvaziratün, vizrauhra” hiçbir yüklenici başka birinin yükünü yüklenemez. Buyurmuştur. 

Bu dünyada olduğu gibi, öbür dünya da cezalar şahsidir. Kimse kimsenin cezasını çekemez. 

Zamanımızda, insanlar arasında değer yargıları da çok değişti. Her insanın saygı duyması gereken ve aynı zamanda insanı insan yapan, vatan, milleti, iman ana-baba hakkı gibi kutsal kavramlar, eşyanın değerini ifade de ikinci sıraya itildi. Artık madde, mananın önüne geçti. Karşımızdaki insana değer verirken, onun cebindeki paranın miktarına bakar olduk. İnsanı insan olduğu için sevmek ve değer vermek anlayışımızı terk ettik. Bazı insanlara da makamlarından dolayı saygı gösterir olduk. Halbuki para, mevki ve makamların geçici olduğunu da hepimiz biliyoruz. Yağcılık ve menfaatçilik birinci önceliğimiz olduğu içinde, mahkemeyi kadıya mülk zannediyoruz. Düşünce yapımızın ve değer yargılarımızın ne denli dumura uğradığını bugünlerde hep birlikte görüyoruz.

İçinde yaşadığımız dünyamızı, aydınlık geleceklere nasıl taşıyabiliriz? Sorusunun cevabını hep birlikte düşünmeliyiz. Birilerinin tek başına işi sahiplenmesine meydan vermemeliyiz. Zira bu ülke hepimizin bu topraklardan başka gidecek bir yerimiz de yoktur.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.