Hava Durumu

ET ÜZERİNDEKİ OYUNLAR…(1)

Yazının Giriş Tarihi: 04.05.2024 16:42
Yazının Güncellenme Tarihi: 04.05.2024 16:42

Cenabı hak insanı yaratmış ve ilahi kanunu gereği de kulluk için hayatının idamesini günlük ihtiyacı kadar alması gereken gıdalara endekslemiştir. İlahi kanun gereği bu gıdayı vücudumuza almazsak zayıflar, hastalanır ve sonuç da malum sona kadar gideriz. Bu itibarla insan vücudunun proteine ihtiyacı vardır ve bunu en iyi de etten alırız. Bunun içindir ki et bizim için elzemdir ve önemlidir.

Bundan otuz sene kadar önce sayın siyasilerimiz ülkemizin tarım ürünleri alanında kendi kendine yetme de, dünyanın ilk beş ülkeleri arasında olduğumuzu övünerek söylerlerdi. Elhak doğruydu ve gerçekti. Tarım ürünlerimiz, ülkemiz insanın ihtiyaçlarına cevap verecek nicelikte idi. Hatta artanı da ihraç eder durumda idik. Ama yanlış tarım politikaları, çiftçilere hak ettikleri desteklerin verilmemesi, ve hele hele son iktidar sürecinde ithalatçı politikaların piyasalara hakim olması sonucu, köylümüz küstürüldü ve üretimden uzaklaştı.

Bu hatalı tarım politikalarının ülkemizi nereden nereye getirdiğini hep birlikte görüyor ve yaşıyoruz. Artık sanayi maddeleri ve teknoloji yanında tarım ürünlerinin tamamına yakınını ithalat yoluyla karşılaşıyoruz. Et, süt, bakliyat, buğday, arpa ve hatta hayvan yemi olan samanına varıncaya kadar yurtdışından getiriyoruz. Maalesef ülkemizin geldiği durumu bu… Elimizdekileri sata sata bitirdik, sonuç da elde avuç da kalmayınca yabancılara el açmak zorunda bırakıldık.

Türkiye olarak besiciliğe en elverişli bir coğrafyada yaşıyoruz. Ülkemizdeki yayla, çayır ve otlaklarda yüzlerce çeşit yem bitkileri yetişmektedir. İklim alanlarında hayvancılığa en elverişli iklim kuşağında yer almaktayız. Hayvancılık açısından bütün bu avantajlarımıza rağmen, Türkiye’deki et fiyatları ile komşu ülkelerdeki et fiyatlarını karşılaştırdığımızda, oldukça aleyhimize bir tablo ortaya çıkıyor. Topraklarının yarısına yakını çöl iklimine sahip Irak ve Suriye’de et fiyatları bizden yüzde elli daha ucuz. İran, Gürcistan ve Bulgaristan gibi ülkelerde ise bu fark üçte bire eşit. Geçenlerde bir TV programında TÜSEDAD tüm süt, et ve damızlık yetiştiricileri birliği başkanı Sencer Solakoğlu ithalatçı etin kilosunu karkas olarak Sırbistan’dan üç dolara ithal ettiğini ve kilosunu bugünkü kurla 100 TL’den alan ithalatçının aynı eti 350-400 TL’den iç piyasada sattığını ifade etti. Et üzerinden kg başına 100TL koyup 300TL kazanan birisi elbette ki Türk Besiciliğinin ayağa kalkmasını istemez. Hele hele et ithalatını yapanların çoğu iktidara yakın isimlerse… Eskiden sınırlarımızdan kaçakçılar teknolojik aletler sokarken bu gidişle seviye atlamış olacaklar ki;  et kaçakçılığının başlaması da çok yakındır. Zira bu gidişle yüksek girdiler nedeniyle besiciler damızlık ineklerini et olarak kestirdikleri için, artık et üretimi de bittiğinden, çok kalmaz 2024 yazı sonrası normal kıymanın kilosu da 1.000 TL’yi bulur. Aylık 10.000 TL maaş alan bir emekli de eti kasap vitrinlerinde görmekten ileri gidemez.

Devam edecek…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.