Hava Durumu

GIDA GÜVENLİĞİ ve KÖYLÜMÜZÜN SORUNLARI (4)

Yazının Giriş Tarihi: 27.02.2024 14:25
Yazının Güncellenme Tarihi: 27.02.2024 14:25

Türkiye de bugüne kadar bütün iktidarlar, benim köylüm, benim çiftçim diyerek seçimlerde iktidara geldiler. Fakat seçimlerden önce benim dedikleri o kitlenin dertlerine çare hususunda hiçbir gayret sarf etmediler. İnsan havsalası nisyanla maluldür hesabı, köylü ve çiftçi ise, kendi üzerlerinden devşirilen bu istismar planlarını görmedi veya görmek istemedi. Köylerimiz bugüne kadar sadece mevcut iktidarlarca oy deposu olarak hatırlandı. Köy yerleşim yerlerinin idari yapısı kurulduktan itibaren, çiftçi kendi başına toprağını ekti biçti. Babasından atasından gördüğü yöntemlerle tarlasını sürdü. Ata tohumlarını, GDO lu genetiği değiştirilmiş organizmaların Türkiye ye girmesine kadar üretimine sahip çıktı. Üreticimiz eski usul tohumları tarlasına eker, çıkardığı mahsulün bir kısmını Pazar da satarak ihtiyaçlarını giderir, ürününü satmadan önce de tohumluğunu bir kenara ayırır, ekim zamanı da geldiğinde ekstra bir tohum masrafı yapmazdı. Karpuz kavun ekecekse, bilhassa ilk çıkan kavun ve karpuzları tam olgunlaştırdıktan sonra çekirdeklerini çıkarıp, gelecek sene tekrar ekerdi. Domateste, biberde, salatalık ve patlıcan gibi tüm ürünlerde yerli tohumunu kendi üretir ve her sene bu döngü böyle devam edip giderdi. Tarlasına suni gübre atmayı bilmez, damında beslediği hayvanlardan elde ettiği tabii gübresini toprağa serer, toprak ve iklim dengesi de henüz bozulmadığından, yağan yağmurla üretimini yapardı. Buna rağmen tarımda geleneksel üretim metotları ile Türk insanının karnını doyurdu, hatta daha da ileri giderek, Türkiye’nin ihtiyacından fazlasını da üreterek, ihracat gelirlerine çok büyük faydalar sağlardı. Hatta bundan elli sene kadar önce, ihraç ürünlerimiz ihraç kalemlerinin ilk beş sırasını teşkil ederdi. Eski tarihlerde sınırlı teknolojik imkanlarla Türk çiftçisi tarım ürünlerinde Türkiye’nin ihtiyacını karşılardı. Fakat bugün ziraati kolaylaştırmak için her türlü teknolojik aletler, ilaç, gübre  gibi  mücadele araçları ile dekar başına üretim iki üç katına çıktığı halde bugün Türkiye’nin ihtiyacını karşılamaktan çok uzak… aksine her sene bir kısım tarım ürünlerinin yarıdan çoğunu, bir kısmının da tamamını dışardan ithal ediyoruz. Türk tarımının bu hale düşürülmesinde sorun köylünün üretim metotlarına uyumunda değil, iktidarların Türk tarımı için reva gördükleri politikalarındadır. Daha doğrusu iktidar tarafından bir tarım politikalarının olmayışıdır.

Devam edecek…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.