Hava Durumu

GIDA ÜRETİMİ ve KÖYLÜMÜZÜN SORUNLARI  (11)

Yazının Giriş Tarihi: 05.03.2024 15:04
Yazının Güncellenme Tarihi: 05.03.2024 15:04

Büyükşehir yasası ile birlikte köyler ve köylüler üzerine getirilen artı yükleri şöyle sıralayabiliriz.

Köy merkezlerinin, meraların, sulak alanların  ve tarlaların iskana açılması mümkün hale geldi. Orman köylülerinin kentsel ranta açılması kolaylaşıyor, yabancılara toprak satışının önü de açıldı. Köy hükmü şahsiyeti elinde ve idaresinde olan personel, taşınır ve taşınmaz mallar il ve ilçe belediyelerine devredildi. İster tarımsal üretime dönük olsun, tarım ve köylü işletmeleri ve her türlü esnaf işletmeleri ruhsata tabi olacak. Daha önceleri olmayan emlak vergileri, belediye vergileri, harç ve katılım payları alınıp ilgili kurumlara ödenecek.  İl ve ilçe merkezine hizmetler  sunamayan belediyelerin hizmetlerine ulaşmak imkansızlaştı. Önceleri ücretsiz olarak ulaşılan alt yapı hizmetleri artık paralı hale geldi. Zaman gelecek köylü kendi evinin damında üç beş hayvan dahi beslemeyecek hale gelecektir. Aile çiftliği ile geçinen, az sayıda ineği, koyunu keçisi ve tavuğu olan köylümüz, bu yasa tam işletildiğinde köy yerleşim alanı dışına çıkmak zorunda kalacak. Yerleşim alanı dışında arazisi olmayan köylü perişan edilecektir.

Köy, köktür tohumdur. Köy hem geçmişimiz ve hem de geleceğimizdir. Tüketen insanların savaşlara sürüklendiği bu ortamda, köylerimiz sakince üretimlerini sürdüren, geçmişle geleceğin harmanlandığı yerlerdir. Nerede yaşarsak yaşayalım, insan için sağlıklı bir doğal çevre kırsal da var olan köylü olmazsa, üretmezse herhalde, sebzemizi, meyvemizi, bakliyatımızı fabrikalar damı üreteceğiz?

Köylü üretimi kestiğinde başımıza gelenleri hep birlikte gördük. Daha düne kadar mercimek nedir bilmeyen Kanada’dan geleneksel ürünümüz mercimeği ithal ediyoruz. M.Ö 12 Bin yıl önceye ait Göbekli tepe yazıtlarında buğday ticareti yapılırken bugün yurtdışından buğday ithal ediyoruz. Dünya fındığında %70 in Türkiye üretiyor, lakin fındık borsası Hamburg’da. Bizim fındığımızın değeri Hamburg borsasından belirleniyor. Hayvanlarımıza yedirdiğimiz samanı dahi ithal eder hale geldiysek, bu durum köylümüzün kabahati değil bizi idare edenlerin basiretsizliğidir. Velhasılı eskiden tarlamızdan soframıza gelen gıdamız  artık yurt dışından soframıza gelmeye başladı.

Anadolu  köylüsü, alim değildir ama ariftir. Arif’e  tarif gerekmez. Köylü ve çiftçi bugün kendine karşı oynanan oyunların farkındadır. Küçük görmek amacıyla “köylü milletin efendisidir.” Diyenlerin içindeki gerçek niyetlerini de bilmektedir. Herkes yeri geldiğinde köylüyü efendi yapar. Ama hadi git biraz da efendinin yanında yaşa da biraz da sana efendilik bulaşsın diye köye gönderecek olsan, “ben bu işkenceyi hak edecek ne yaptım” diyeceklerdir. Maalesef köyünü terk edip de şehire gelip emekli olmuş insanlar bile, emekli olduktan sonra kendi köylerine dönüp de efendi olmak istemiyorlar. Köylümüz şu anda efendilikten beyefendiliğe terfi etmek istiyorsa, önümüzdeki yerel seçimler de eline geçmiş olan oy silahını iyi kullanması lazım. Aksi takdir de, bu köle düzeni sürüp gider maazallah. (SON)

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.