Hava Durumu

GIDA ÜRETİMİ ve KÖYLÜMÜZÜN SORUNLARI (9)

Yazının Giriş Tarihi: 03.03.2024 16:47
Yazının Güncellenme Tarihi: 03.03.2024 16:47

Devlete bağlı olarak il ve ilçelerimiz de tarım müdürlükleri kurulmuştur. Bu müdürlüklerin bünyesinde büyüklüğüne göre onlarca veya yüzlerce, ziraat mühendisi, teknisyeni, veterinerler ve yardımcı elemanları vardır. Bugünkü sistemde devlet yapısı içinde bu kadar insan gücü ziraatla alakası olmayan şehir merkezlerinde toplanmış atıl bir şekilde masa başı memurluğu yapmaktadırlar. Bütün bu personelin üretime yönlendirilmesi gerekir. Masa başında sıcak koltuklarda üretim mümkün olmadığından, devlet yeni tarım politikası hazırlayarak uygulamalı tarıma geçmelidir. Önce her ilçe de pilot dediğimiz toprak ve ürün çeşitliliği açısından birbirine yakın köyler tespit edilmeli. Merkez olarak seçilen bu köyde tarımsal üretimin önce alt yapısı, bina araç ve gereçleri temin edildikten sonra duruma göre dört beş köyü tarımsal üretim merkezi olarak bu köye bağlamalı, sonra da devlet il ve ilçeler de bulunan ziraat mühendisi başta olmak üzere, emrine veteriner, teknisyen yardımcı personel ve büro elemanı verip, bilgisayar ve aracını da verdikten sonra köyde konuşlandırmalıdır. Bu ekip kendine bağlı köylerdeki taşınmazların tüm tapu bilgilerini bilgisayara yüklemeli ve sezon başında, ve sonunda kim hangi mahsulünü tarlasına ekiyor veya dikiyorsa bilgisayara yüklemeli. Gerektiğinde bu ekip araziyi dolaşarak, toprak örneklerini almalı, laboratuvarlara göndermeli, tahlil sonuçlarına göre de hangi tarlaya ne ürün ekilirse daha ekonomik ve verimli olur. Buna dair bilgilerini köylü ile paylaşmalı. Ürünün yetiştirilmesi esnasında, çiftçiden gelen hastalık ve şikayetleri alarak bizzat hastalığı yerinde tarlasında teşhis etmeli, bilgisi yetmiyorsa daha üst mercilerden yardım almalıdır. Ziraatçının tarlasına gübresini, ilacını vs. gibi üretim girdilerinde de yol göstermeli akıl vermelidir. Böylece köylü ve devlet kademesi bizzat sorunları yerinde ve birlikte çözerek, üretimin rantabl hale getirilmesi yollarının önü açılmış ve birlikte üretim mekanizması harekete geçirilmelidir. 

 Hakeza devlet hayvancılığı geliştirmek ve et üretimini daha verimli hale getirmek istiyorsa, yukardaki sistemi olduğu gibi merkez köy uygulamasına geçmelidir. Şehir merkezlerindeki veterinerler, pilot köylere araç gereç ve yardımcı personeli ile birlikte gönderilmelidir. Merkez köye bağlı olan kaç köy varsa, o köydeki damlardaki küçük veya büyük baş hayvanları, adet ve tüm özellikleri ile birlikte bilgisayar programına yüklemelidir. Kurumun başındaki veteriner arkadaş böyle olunca kendine bağlı köyler de hayvan sayısı vs. gibi özelliklere vakıf olur. Duruma göre haftada bir veya ayda bir bu damları bir bir dolaşan varsa, hastalık doğum vb gibi değişiklikleri programına yükler, besiciye yük olmadan hastalık vs. gibi engelleri birlikte göğüsler, et veya süt üretimini en üst seviye de elde etmenin yollarını birlikte arar ve bulurlar. Dediklerimizi hayata geçirmek pek zor olmasa gerek. Yeter ki devlet üretici ve köylüyü adam yerine koyarak, ülkenin kalkınmasının köylü ve üretimden geçtiği anlayışına sahip olabilsin.

Tarımsal faaliyetle geçimini temin eden köylüye en büyük darbeyi Büyükşehir Belediyeleri kanunu vurdu. Bu kanun gereği eskiden köy statüsünde olan yerleşim birimleri mahalleye dönüştürüldü. Köylerin tüzel kişiliği kaldırıldı. Sosyolojik olarak köy ve köylülük kimliği kaldırıldı. Köylünün iradesi elinden alındı. Tüzel kişiliği kaldırılan köylerin ellerindeki taşınır ve taşınmaz mal varlıklarının tamamı il ve ilçe belediyelerine devredildi. Köyün ortak malları üzerinden köylünün tasarruf iradesi kaldırıldı. Artık köy ortak malları ve meralar tamamen köylünün elinden alındı. Eskiden davarını, sığırını serbestçe merasında otlatan köylü artık emanetçi oldu. Büyükşehir yasası ile köylerin sadece elindeki malları alınmadı. Köylerin mahalleye dönüşmesi ile birlikte, emlak vergileri en az yüzde yüz oranında artırıldı. En küçük bir inşaat yapacağı zaman imar yasasının istediği prosedürlere tabi olması zorunlu hale getirildi. Artık köyler de yaşayanlar da inşaat yapacakları zaman şehir de olduğu gibi, imar durumu alacak, proje çizdirecek, kendi inşaatını kendin yapsan bile müteahhit ve sürveyan mecburiyeti olacak, tabiri caizse yüz metrekarelik bir samanlık yapacak olsan bile daha başlangıç da cebinden seksen yüz bin TL ye yakın bir meblağ çıkacaktır. Tarımsal faaliyet gösteren işletmelerin mali yükü artacak, her ay beyanname gelir ve KDV vergileri, peşin vergi stopaj vs. gibi ek bir sürü harç ve vergileri ödemek zorunda kalacaklardır. Bütün bu güzellikler, Büyükşehir yasasının köylüye kıyağıdır.

Devam edecek…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.