Serbest piyasa ekonomisi, ekonomik faaliyetlerin tam rekabet koşulları içinde serbestçe yapılabildiği, ekonomik sorunların çözümünün devletin ekonomiye müdahalesiyle değil fiyat mekanizması aracılığı ile gerçekleştirildiği ekonomik düzendir.

Sunum ve istemin temel belirleyici olarak kabul edildiği bu tür ekonomilerde fiyat mekanizmasının iyi işlemesi zorunludur.

İdeal serbest piyasa ekonomisinde üreticilerin ve tüketicilerin pazarda aynı koşullar altında bulunduğu varsayılır.

Pazara giriş ve çıkışlar sınırlandırılmamıştır...

Ama bu üretici yahut satıcıların her şeyi canının istediği fiyatla satma hakkının olduğu anlamına gelmez.

Evet, rekabet önemli bir amaçtır ama bunun da kuralları vardır.

Tekel oluşturulmasına izin verilmez...

* * *

Evin yakınlarında bir Pazar yeri var...

Hemen her hafta illa ki şöyle bir dolaşırım ne var ne yok diye.

Hem fiyatlara bakar hem de gereksinim duyduğum şeyler alırım.

Son haftalarda ülkedeki anlamlı-anlamsız fiyat artışlarının yaşanmaya başlamasıyla daha bir dikkatle dolaşmaya başladığımı belirtmek isterim.

Ama itiraf gerekiyor ki, sanki her kes kendi keyfine göre fiyat etiketi koymuş ürünün üzerine.

Canım bildiğimiz ıspanak, bir tezgâhta 5 lira, bir tezgâhta 9 lira nasıl olur?

İkisi de ıspanak!..

* * *

Pazarlarda artık çok şeyi, her zaman bulmak olası...

Tarım ve sera tekniklerinin gelişmesi ile birçok ürünü her mevsim üretmek olası.

Birçok üründü fiyatların yüksek olmasının bununla da ilintisi var kuşkusuz.

Ama bilinmeli ki her ürün mevsiminde tüketilmelidir.

Eskiden her şeyi mevsiminde yerdik...

O nedenle eski sebze ve meyvelerden bu gün aynı tadı alamıyoruz.

Yaz gelince sebze, meyve fiyatı düşerdi, tüketici de doya-doya meyve ve sebze tüketirdi.

Bu gün her gıdanın mevsiminde yenmesinin yararı hem bilimsel ve hem de yıllardır edindiğimiz alışkanlıklarla sabit.

Yani kışın erik, üzüm, karpuz aramayacağımız gibi yazın da greyfurt, kivi, mandalina aramayız.

Ama bütün bu meyveler her mevsim tezgâhlarda olabiliyor.

Olabiliyor çünkü artık seralarda yetiştirmek kolaylaştı ve bollaştı.

Yahut da dışarıdan satın almak kolaylaştı, çabuklaştı.

Ne ki, serada yetişen ürünün mevsimindekine benzemesinin olanağı yok.

Tatsız-tuzsuz bir şey oluyorlar.

Güneş görmüyor çünkü...

* * *

Her sebze ve meyvenin mevsiminde tüketilmesinin yararları yadsınamaz.

Peki, kış sebze ve meyveleri yazın ortasında tezgâhlarda bulunmasın mı?

Bulunsun tabii ki…

Artık serbest piyasa mantığı içinde çok şeyi, her yerden alıp, getirip satabilme şansı var vatandaşın.

Üstelik varlıklısı var, hastası var…

Her şey bulunsun tezgâhlarda…

Ama bir karpuzun kışın ortasında fiyatı sorun olmamalı, siyaseten de bu kullanılmamalı.

Ayrıca bunun fiyatı da enflasyon rakamı ortalamasına esas alınmamalı…

Altını çizmek istediğim konu bu…

Enflasyon oranı belirlenirken buna özen gösterilmesi gerekiyor.

Yoksa son derece yanıltıcı sonuçlara varmak olası...

Kışın ortasında, tezgâhtaki çileğin fiyatının 30 lira, eriğin 40 lira olması esas alındığında sağlıklı bir enflasyon oranı belirlenebilir mi?