Siyaset kelimesinin kökü Arapçasiyasa”dan gelmekte ve yönetmek, eğitmek, yetiştirmek anlamında kullanılmakta…

Bu sözcük Bedevi toplumlarda at ve deve gibi hayvanların yetiştirilmesi ve terbiye edilmesi için kullanılmış… 

Burada siyaset yapmak sözcüğü ise, karşısındakinin görüşünü değiştirmek, onu etkilemek amacıyla girişilen faaliyetleri ve söylenen sözleri ifade etmekte…

Aynı zamanda da boş sözlerle muhatabını etkilemeye çalışmayı da içerir.

Osmanlı geleneğinde siyaset bir yandan erdemli bir toplum oluşturmak için yönetme sanatı ile ilgiliyken, diğer yandan devlete karşı suç işleyen kamu görevlilerini cezalandırarak kamu düzenini sağlamayı ifade ediyordu.

Diğer yandan siyaset sözcüğünün eşanlamlısı olan, Polis (kent-site) kökünden türeyen Politika ise, kökleri eski Yunan düşünce geleneğine dayanmakta olup, kent (site) devletinin yönetimi, devlet ile ilgili faaliyetleri anlatmak için kullanılırdı.

* * *

Siyaset, iktidarın kime ait olacağı (yahut kimin yöneteceği), kararların kim, kimler tarafından alınacağı ile ilgili olduğu için özünde toplumsaldır.

İktidar, en az iki aktörü (birey, sınıf, devlet vb.) ve yöneten - yönetileni gerektireceği için siyaset toplumsal olan ile ilgilidir.

İktidar ve yöneten (hükmeden) iktidarını zorla hayata geçirebileceği gibi bir yandan zor bir yandan da işbirliği ve ikna ile de bunu yapabilir.

Bu durum da siyasetin işbirliği ya da çatışma alanı olabileceğini gösterir.

Siyasetin bir yönetim sanatı olması çatışmaların çözüm sürecinde ortaya çıkar.

Bu nedenle bir yandan devleti yönetme sanatı, diğer yandan toplumda çatışan menfaatleri uzlaştırma sanatı ve bilimi olarak siyaset, salt siyasetçilerin değil tüm insanların ilgisini çekmiştir.

* * *

Siyaset caziptir, çünkü iktidarı hedefler, iktidar güç ve prestij vermekle kalmaz aynı zamanda maddi ve manevi ödül kaynağıdır. 

Siyaset ciddi bir iştir.                                                                                                                              Siyaset kutlu bir uğraştır…                                                                                                              

Türkiye’de siyaset ve siyasetçi için zaman-zaman tereddütler, siyaseti ve siyasetçiyi hafife almalar olsa da siyasetin, siyasetçinin ülke yönetiminde ve toplumsal sorunların çözümünde oynadığı rol açıktır.
Ülke sorunlarının çözümü, refah ve huzurun sağlanması ancak siyaset ile olasıdır. 

Siyaset yapmak üretmektir…  

Dahası siyaset yapmayı siyaset üretmekle bütünleştirmektir doğrusu.                                                        Dış politikada da siyaset önemlidir.                                                                                                     

Savaş da siyasetin bir koludur…                                                                                                         

Ancak savaş ve şiddet politikaları siyaset alanını her zaman daraltmıştır.

* * *

Çokça kez karşımızdakinin söz ve davranışlarına karşı ‘Siyaset yapma’ denir.

Bu hoş değil, doğru da değildir.

Bir de orda siyaset, burada siyaset, şurada siyaset yapılmaz, demek hoş değildir.

Evet, cami ve kışla dışında siyaset her yerde vardır ve olmalıdır da.

Ve herkes de siyasetle ilgilenmelidir.

Sen politikayla ilgilenmezsin ama politika seninle ilgilenir…
Sen siyaset yapmazsan layık olmayan biri o yeri doldurur.

Sonra da ondan şikayet etme hakkın olmaz.

Ne ki siyaseti bir meslek olarak da görmemek gerekir…                                                                        Bütün yaşamını siyasete endekslemek, ele geçirdiğin koltuktan ömür boyu ayrılmamak değildir siyaset!

Her seçimde yenilgiye uğrasa da koltuğa yapışıp, türlü gerekçelerle orada kalmayı becerebilen siyasetçilerin siyaset kurumuna yaptığı zarar apaçık ortadır.