Bursaspor’a gerçekten anlam vermekte güçlük çekiyoruz. Yenilenmiş sözde güçlenmiş kadrosuyla birlikte bambaşka bir hayalle sahaya çıkıyor.
Gövde gösterisi yapmak için zemin müsait, taraftar az sayıda da olsa en azından destek vermek için pazar gününü takıma ayırmış…
Transfer tahtası tam bir yılan hikayesine dönmüş… Herkes umutlu konuşmak istese de gerçeği karnından konuşanlar haricinde ‘kral çıplak’ diyebilen yok…
Bu kulüple ilgili gelecek beklentisi olanlar kimdir veya nedir, bir öğrensek de tüm plan ve programlarımızı ona göre kurgulasak şehir olarak fena olmayacak…
Taraftarının da desteğiyle daha önde ve istekli başladı Bursaspor mücadeleye… Sağ kanadın yol geçen hanına dönmesine sebep olan Mustafa Genç tercihi İsmail Ertekin’in tek tartışılır tarafı olabilseydi keşke…
Son derece tecrübeli, ne şapkalardan ne tavşanlar çıkarmış kurt hocanın yaşattıkları sorgulanır hale gelmiş durumda…
Kimi maçlar vardır, hakeme rağmen, kimi maçlar vardır teknik direktöre rağmen kazanılır… Öyle bir pozisyona geldi maç…
Enver Cenk Şahin bıraktığımızdan iyi noktadaydı, Özer hayallerimiz bir antrenmanla rafa kalkınca “sen, ben ve bizim oğlan” üçlemesiyle yola devam edecektik…
İlk yarıda vasat üstünde gol girişimi ve Çağatay Yılmaz’ın futbol iştahıyla rakibine nazaran farklı bir oyun sergiledi Timsah…
O top filelerle buluşmadı ilk 45’te ama en azından belli bölümlerde sinyaller alabilmiştik…
İkinci yarının başlama düdüğü çaldığında ise takım bazı mesajları almış yürümeye karar vermişti. Maç boyunca fena oynamayan HES İlaç Afyonspor kalecisi Anıl, bir anda yumurtlayınca Furkan Emre topu filelerle buluşturdu.
Aranan kan, zerk edilecek ‘ilaç’ bulunmuştu… Hava da caka da tamamdı… Rakibin moral motivasyonu dip yapmaya doğru çevrilmişti…
Kırılma anlarının hiçbirisini ise lehimize çeviremedik. Üst üste goller kaçtı… Kimi amatörlükten kimi heyecandan…
Olsun yine de ‘3’ puanı hanemize yazdırmak üzereydik… Dünya Kupası sonrası moda haline gelen ‘uzun uzatma’ bölümü 6 dakika olarak tabelada kalkmıştı.
İsmail Ertekin Hoca ise alev alev yanan Enver Cenk Şahin’i kaptanlık köşkünden dışarı almıştı. Rehavet mi basiretsizlik mi bilemem!
Ama ileride top tutan tek oyuncu da kenara alınınca Afyon’un ekmeğini yağlamak kaçınılmazdı.
Bir saniyelik konsantrasyon kaybı ise olabilecek en kötü şey oldu… 2 puan uçup gitti, kayıp düştü ellerimizden…
Süper Lig’e namzet bir takım olamadığımız gibi amatörlükte farklı bir çığır açıyor takım
Bal gibi yazdık sana İsmail Ertekin Hocam bu kaybı… Emekler heder olurken, şapkayı öne koyup düşünmenin tam neresindeyiz acaba?
Süper Amatör hatalarla bu yol kazaları bizi hangi hedefe taşıyacak…
Yoksa…?