Çok teşekkürler Fatih Tekke Hocam…

‘Ne alaka’ diyenleriniz olabilir ancak oyunun ilk yarım saatlik diliminde Bursaspor’un ekmeğine yağ süren bir futbol anlayışı sergileyince Bursaspor’un etkili ayakları saat gibi çalışmaya başladı. Sağlı, sollu ve hatta merkezden ‘hücum’ borusunu çaldıran Yeşil Beyazlılar, klas gollerle birlikte rakibini abandone etti…

Acolatse’nin ileri bölgedeki etkinliği, Namık ve Bruno’nun performansı da elbette alkışı alsa da, başrol oyuncusu yine ve yeniden İsmail Yüksek oldu…

Yönetim bence hemen şimdi devreye girip, en azından bir yıl daha İsmail Yüksek’i kiralık olarak kadroda tutabilmek için Fenerbahçe’nin kapısını çalmalı…

Çünkü varlığı takımın kimyasıyla o kadar örtüştü ki, sahada bence bir kişi fazla gibi motive oluyor Bursaspor…

Hocanın elini güçlendiriyor, oyun formatını daha rahat dizayn etmesine katkı sağlıyor.

Defans hattında Taha’yı kazanmamız gerektiğini herkes biliyor. Geleceğin Türk futbolunda adını daha fazla duyuracak.

Belki de Merih (Demiral) Ağabeyi gibi Avrupa’da da boy gösterecek, vitrine çıkacak ve sıra dışı bir oyuncu olarak milli takımın da değişmez armadası olacak.

Abartı gibi gelse de, yabancı takımların ‘yan göz’le Bursaspor’u takip etmesi, haber yollaması gibi argumanların varlığını söyleyebiliriz.

Bir deplasman galibiyeti çok büyük moral oldu Bursaspor’a…

Sağ olsun bu güzelliği de takımdan ayrılarak da gösteren Fatih Tekke yaptı.

‘Tekke’yi bekleyen çorbayı içti yani…

Şimdi bu galibiyetin perçinlenmesi için yeni galibiyete ihtiyaç duyuluyor. Taraftar gereken desteği göstermeye devam edecektir.

Kazanılmış hiçbir şey yok ama haftalar geçtikçe kayıplar çok oluyor.    

Haydi bir kez daha, inancımızı kuvvetlendirin Süper Lig için.

Muhtaç olduğunuz kudret, damarlarınızdaki asil kanda mevcut…