Mavi Vatan, son yıllarda uluslararası ilişkiler kapsamına yerleşmiş ve kıta sahanlığı konusunda Türkiye’nin elini güçlendiren bir kavram oldu.
Ülkelerin çıkarları doğrultusunda hareket ederek kazanç peşinde koşması pek çok kavram ve doktrinin türemesine de neden oldu.

Mavi Vatan kavramı Türkiye’nin uzun yıllardır çözemediği Ege Denizi’ndeki kıta sahanlığı ve Akdeniz’deki alan paylaşımı sorununa çözüm üretecek türdendir.

Emekli Tümamiral ve Doç. Dr. Cihat Yaycı ve yine Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz’in literatüre kazandırdığı bu kavram artık Türkiye’nin kara ve hava sahası dışında denizlerdeki haklarının da göz önünde bulundurulmasını sağlıyor.

Çünkü artık Mavi Vatan; değişen ve dönüşen dünya koşullarında kara parçasına yakın olan su varlığının bir gereksinim olarak kullanılması gerekliliğini gösteriyor.

Yani toprakların yanı başında bulunan deniz de anavatan gibi Mavi Vatan’ı ifade ediyor.

Siyaset üstü olan bu kavrama göre Mavi Vatan adı üstünde vatandır!

* * *

Mavi Vatan, Türkiye Cumhuriyeti'nin Karadeniz, Akdeniz ve Ege'de ilan ettiği deniz yetki alanlarını (karasuları, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge) kapsayan bir kavram.

Bu ve benzer konularda sıkça düşünce geliştirmeyi, tartışmayı, yön çizmeyi amaç edinmiş ve genel merkezi Bursa’da bulunan TR-Düşünce Kulübü konuyla ilgili bir tartışma platformuna ev sahipliği yaptı geçtiğimiz hafta.

Ördekli Kültür Merkezinde davetli konuklar Emekli Tümamiral ve Doç. Dr. Cihat Yaycı ile AK Parti MYK üyesi, eski milletvekili Metin Külünk Mavi vatan konusunu tartıştılar ve gündemdeki siyasi konular üzerinde düşüncelerini paylaştılar.

Dünyada soğuk savaş döneminin yerini hiber savaşlar, çatışma ve kaos döneminin aldığını belirten Külünk, “Artık hiçbir ülke hele ki Türkiye gibi kadim bir devlet geleneğinin devamı olan, kadim devlet aklına sahip olan bir devletin artık sözünün yerel olması mümkün değildir. Türkiye evrensel söz söylemek zorundadır çünkü dünyada soğuk savaş dönemindeki dar alan çatışmalarının yerini hiber çatışma alanına bıraktı. Dolayısıyla hiber çatışma ve kaos ortamında söylenecek her sözün de hiber olması zorunludur. İnsanlık artık eş zamanlı dijital kavim göçü yaşıyor. Dünyanın her yerinde etkileşim içinde var olmak zorundayız” derken konunun önemine vurgu yaptı.

Yunanistan’ın Türkiye’ye karşı kışkırtıcı politikasına da değinen Külünk, batı tarafından şımartılan Yunanistan’ın ikinci bir Ukrayna ve Miçotakis’in de ikinci bir Zelenski olma hevesinden vazgeçmeleri çağrısında bulundu.

* * *

Emekli Tümamiral Cihat Yaycı da, slayt destekli sunumunda Mavi Vatan kavramı ve Yunanistan’ın Ege’deki bitmek bilmeyen tacizleriyle ilgili dikkat çeken açıklamalar yaptı.

Hele Cihat Yaycı’nın, Türkiye’nin üç tarafı denizlerle çevrili değil, yedi tarafı denizlerle çevrilidir, demesi Türkiye’nin gerçekten bir deniz ülkesi olduğu gerçeğini gözler önüne serdi.

İstanbul ve Çanakkale boğazlarının Türkiye’yi Trakya ve Anadolu olmak üzere ikiye böldüğünü ve yedi taraftan denizlerle çevrili olduğu gerçeğine vurgu yapması ilginçti.

Yaycı Paşa ve AK Parti MKYK Üyesi Külünk’ün, “Mavi Vatan’ın bir damlası için savaşırız!” sözü Türkiye’nin bu konudaki kararlılığının açık bir göstergesiydi.