Ülkemizin en önemli sosyal sorunlarının başında; trafik geliyor.

Yaşadığımız bu güzel kentin de bu sorunu çok büyük…

Fakat son 15 yılda; 100 binden fazla vatandaşımızı yitirdiğimiz trafik kazalarına bakış açısı konusunda bazı eksiklikler yaşandığını da görüyoruz.

Bir kere; trafik olayını özel bir bilim dalı olarak kimse görmüyor bu ülkede…

Ve bunun eksikliği sonucunda da; yol hataları, sürücü kusurları, metal yol korkulukları ve yanlış işaretlemeler gibi öldürücü nedenlerle her yıl binlerce insanımızı kaybediyoruz.

Trafiğin özel bir bilim dalı olduğunun farkında olunmadığı bu tablo; konu uzmanlarının eğitim sisteminde kendine yer bulamaması sonucunu doğuruyor. Yani bu ülkede; lise ve üniversite bazında; trafik ve yol teknisyenliği/mühendisliği konusunda hiçbir çalışma yoktur. Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu konuda bir gündemi de oluşmamıştır henüz…

               TRAFİK VE YOL MÜHENDİSLERİNE GEREKSİNİM VAR

Bu konunun önemini net bir şekilde anlatan somut bir örnekleme yapmak istiyorum şimdi…

31 Ağustos 2014’te; 5 Bursalı vatandaşımızın ölümü ve 28’inin yaralanması ile sonuçlanan İnkaya-Odunluk kazasından sonra, bu yolun hatalı olup-olmadığı konusunda hem inşaat mühendisleri, hem harita mühendisleri hem de makine mühendisleri görüş bildirmişlerdi. Ülkemizde bir yol mühendisi ve bir trafik mühendisi olmadığı için, diğer teknik uzmanlar görüş sunmak zorunda kalmışlardı. Ama ortaya net bir görüş çıkmamış, ölen öldüğüyle kalmıştı. Yeni açılan Uludağ yolu, eğim hataları, viraj hesaplamaları ve kusurlarına rağmen kullanıma devam etmişti.

Aslında yol güvenliğinde; mühendislik eğitimi ve denetimi oldukça önemlidir. Dünyanın çağdaş ülkelerinde artık yol ve trafik mühendisliği çok tanınan uzmanlık alanları arasında sayılıyor. 80’li yıllarla birlikte ABD, Avustralya, Y. Zelanda ve İngiltere’de kaza öncesi ve sonrasındaki görüş-yorum ve değerlendirmelerinde;  trafik ve yol mühendislerinin önemi daha fazla ortaya çıktı. Bu önem de bu alana yoğun talep doğmasına yol açtı ve acilen yasal düzenlemeler yapıldı dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde… Trafik ve yol mühendisliği eğitimi, ulusal eğitim-öğretim gündeminde ilk sıralarına oturdu.

Trafik kazalarını ve ölümleri azaltmak için…

Meydana gelen trafik kazalarına karşı en önemli alternatif: uygun yol koşullarının oluşturulması, kavşak-viraj-yaya geçidi ve güzergah seçimlerinde doğru noktanın belirlenmesidir. Bunu da ancak konunun gerçek muhatapları yol ve trafik mühendislerinin sağlayacağı, artık bilinen bir gerçektir.

Güneşi balçıkla sıvamaya gerek yoktur artık… Herkes işini en iyi şekilde yapmalıdır.

Artık Türkiye’de de; trafik ve yol mühendisi eksiği için girişimlere başlanmalıdır. Görülüyor ki; ince eleyip-sık dokunmadan yapılan yollar nedeniyle kazalar oluyor, insanlar ölüyor. Otoyollarda; hız nedeniyle yan metal korkuluklara çarpma ve hatta bu korkulukların araç içine girmesi sonucu korkunç ölümler de yaşanıyor.

Hatalı ve yanlış hesaplamalarla yapılan yollara, harcanan paranın da haddi-hesabı yok.

                                “BU YOLU KASAPLAR YAPMADI YA!..”

2014’te yaşanan Uludağ Yolu İnkaya inişindeki feci kaza sonrasında; dönemin Belediye Başkanı Recep Altepe: “Bu yolu, kasaplar yapmadı ya” demişti.

Tabii ki kasaplar yapmadı ama yol ve trafik mühendisleri de yapmadı. Çünkü aynı yolda; 15 Ağustos 2018’de; öğrenci yurdunda kalan gençlerin bulunduğu otobüs de kaza yaptı ve 1 öğrenci öldü. 37’si de yaralandı.

Neden peki… Tabii ki vurdumduymazlık… 2014’teki kazadan sonra, “bu yola otobüs ve kamyon girmemeli. Virajlar uygun değil” denmişti ama denetim olmayınca, 2018’de yine ölümlü bir otobüs kazası yaşandı hatalı yapıldığı iddia edilen yeni Uludağ Yolu’nda…

Yol yapmak ciddi iştir.

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaya benziyor bu durum…

Ve karayolunda hesap hatası affetmiyor. Masa başında alınan kararlar ve yine masa başında hazırlanan yol projeleri, insanların canlarını kaybetmesine ve milli servet yitimlerine neden oluyor.

İşte bu yüzden; trafik bir bilim dalıdır.

Ve bu bilim dalı, bu ülkede de çağdaş ülkelerdeki gibi; gerçek değerine kavuşmalıdır.

Trafik ve Yol Mühendisliği ile Teknisyenliği eğitimlerine de başlanmalıdır.

İçişleri ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın ortak bir projesi olabilir bu…

 

ÖZLÜ SÖZLER: Yaşam; biz başka planlar yapmakla meşgulken, ola gelen şeylerdir.  (John LENNON)

 

      TRAFİK KAZALARININ NEDENLERİNE DİKKAT!..

Ülkemizde meydana gelen trafik kazalarındaki yol kusurlarını araştıran trafik uzmanları; yola dair kaza nedenleri arasında; yüzde 29 gibi yüksek bir oran ile yollarda oluşan çukurları gösterdi. Kazalara neden olan diğer yol kusurları ise şunlar:

-Yüzde 28 yol çökmesi

-Yüzde 22 işaretleme hataları

-Yüzde 9 gevşek malzeme kullanımı

-Yüzde 6 tehlikeli eğim

-Yüzde 3 köprü çökmesi

Görülüyor ki bu nedenlerin çoğu, trafik ve yol mühendislerinin çalışma kapsamına giriyor. Eğer ülkemizde; bu mesleğe bir kapı açılırsa, bu tür sorunların azalacağını ve hatta ölümlü-yaralanmalı kazalarında yok olacağı gün gibi aşikardır.

Bu arada ülkemizdeki bir istatistik konusunda sıra dışı bir görüşü de sunmak istiyorum. Türkiye’deki tüm trafik kazalarının nedenleri arasında: yol kusurları yüzde 1 olarak gösteriliyor ve tüm kusur sürücülere yükleniyor. Eğer bu ülkede ulaşım planlamacıları ile yol ve trafik mühendisleri olsaydı, bu oranlar değişebilirdi. Çünkü yüzde 1’lik yol kusuru aldatıcı bir veri gibi görünüyor. Bunun nedeni; yol kusurlarını tespit edecek otoritenin teknik bilgiden yoksun olmasıdır. Yani trafik zabıtasının (Trafik Polisi-Jandarma Trafik); bu gibi hayli teknik bir konuda, doğru yorum yapması olanaksız görünmektedir. İlgili kurumlarda çalışanlar bu teknik konuda yeterli eğitim almamışlardır. Bu da; gözden kaçan önemli bir ayrıntıdır.

Anlaşılıyor ki; herkes işini iyi yaparsa, beklenen performans sağlanabilir.

Kazalar da azalır, ölüm ve yaralanmalar da…

Milli servet de heba olup gitmez karayollarında…