İstatistik, genel olarak herhangi bir gerçekliğin, herhangi bir toplu olayın sayısal doğasını anlamamıza, bu olayların özelliklerine göre ayırmak ve birbirleriyle karşılaştırmak suretiyle başkalarına anlatmamıza yarayan bir bilim dalı.

Öyle ki, istatistik günümüzde uygulandığı alana göre özel isimlerle anılan bir yöntem-bilim haline gelmiş durumda.

Her ne kadar istatistik bir görüşe göre bir ‘Yalan’ yöntemi olarak tanımlansa da!..

Hani derler ya, yalanlar üçe ayrılır; yalan, kuyruklu yalan ve istatistik!

Ama şaka bir yana istatistik kuşkusuz bir bilim dalı...

* * *

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre ekonomi, yılın ilk çeyreğinde yüzde 7 büyüdü.

Gayrisafi Yurt İçi Hâsıla (GSYH) 2021 yılı birinci çeyrek ilk öngörüsüne göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 7,0 arttı.

En yüksek artış bilgi ve iletişim faaliyetlerinde görüldü, artış yüzde 18,1 olarak gerçekleşti.

Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hâsıla tahmini, 2021 yılının birinci çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 29,1 artarak 1 trilyon 386 milyar 347 milyon TL oldu.

GSYH'nin birinci çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 188 milyar 65 milyon olarak gerçekleşti.

Dünya salgın ve ekonomik krizle boğuşurken, Türkiye de bu durumdan etkilenirken ve TÜİK’in bu rakamları da nereden çıktı, denilebilir?

Denmekte de zaten!..

* * *

CHP, TÜİK’in bu verilerini tam bir şehir efsanesi olsa da alaya alarak gerçekliğini tanımadığını açıkladı.

Dahası enflasyonun pinpon topu, saç jölesi gibi ürünler dikkate alınarak hesaplandığı belirtti.

Yahu da zincir, takoz, çekme halatı!

Yani enflasyonun halkın kullanmadığı ürünlerle hesaplandığı görüşü dile getirildi.

CHP sözcüleri bu durumda ya enflasyonun hangi ürünlerle hesaplandığını bilmiyor yahut da bunu kasıtlı olarak yapmaktalar.

Oysa açılıp bakılsa TÜİK’in web sayfasına, TÜFE’nin hangi ürünler kapsanarak hesaplandığı, ürünlerin ağırlıklarına ve aylık fiyatlarına da yer verilerek açıklanıyor.

Öte yandan İYİ Parti adına yapılan açıklamaya göre de enflasyon halkın kullandığı ürünler dikkate alınarak hesaplanmıyormuş!

Peki, TÜİK’in gerek enflasyon, gerek diğer verilerle ilgili olarak eleştirilecek yanı yok mudur?

Kuşkusuz vardır...

Eleştiri doğru yapılırsa anlam kazanır...

Muhalefet partileri enflasyonun halkın kullanmadığı ürünlerle hesaplandığını söylerken acaba gerçeği bilmiyorlar mı?

Herkese açık olan verilerden haberdar olmamak olası mıdır?

Bilerek tersini söylemek daha vahim bir durum değil midir?

* * *

TÜİK, Merkez Bankası ile birlikte en önemli veri sağlayıcı...

Bu verilere güvenmek gerekiyor...

Çünkü bunların yanında BDDK var, Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan gelen veriler var.

İstanbul Sanayi Odası’nın Türkiye PMI, İstanbul Ticaret Odası’nın İstanbul için hesapladığı enflasyon verileri de...

Ayrıca çeşitli bakanlıklardan ve kurumlardan gelen veriler var.

TÜİK verileri ile aşağı-yukarı koşut olan yukarıdaki kurumların sonuçlara inanmayıp da kime inanılacak?

Durum böyleyken kamuoyu araştırmalarında halkın büyük kesiminin TÜİK verilerine güvensizliği üzerinde durmak gerekiyor.

Araştırma şirketlerinin metodolojik hata yapma olasılıkları yanında TÜİK’in de sehven hatalı rakamlarla veritabanı oluşturabileceği kimi durumlar gözden uzak tutulamaz kuşkusuz.