Türkiye’de son zamanlara kadar ‘kayıt dışılıktan’ anlaşılan salt ekonomide vergi kapsamına girmemek olarak anlaşılıyordu.

Oysa görülmekte ki, artık salt bu konu değil sorun...

Başka alanlarda da kayıt dışılık söz konusu ilerlemiş boyutta.

Evet, devletin en önemli gelir kaynağı olan vergi, özel ya da tüzel kişilerin her türlü ekonomik etkinliklerinden elde ettikleri kazançlardan devletin egemenlik gücünü kullanarak aldığı bir paydır.

Ancak, kimi mükelleflerin çeşitli nedenlerle bu gelirlerinden devlete hiç pay vermemek yahut daha az vermekin kayıtlarının bir kısmını ya da tamamını kayıt dışına çıkarma eğilimi içinde olduğu görülmekte.

Devlet bu konuda son yıllarda önemli düzenlemeler yaparak kayıt dışı ekonomi sorununun çözümünde epey yol aldı.

Ama sorunun tamamen çözüldüğünü söylemek zor...

* * *

Kayıt dışı ekonomiden sonra ‘kayıt dışı din’ gibi bir olgu çıktı karşımıza.

Kayıt dışı din, yasalar kapsamında olmayan, çıkar amaçlı ve devlet kurumlarını ele geçirme hedefli örgütlenmelerdir.

Yasal ve doğru olmayan yollara yönelmeler, kayıt dışı örgütlenmelerle devlete sızma girişimlerine tanık olunmaya başlandı.

Halkının yüzde 99’u Müslüman olan bir ülkede insanlar neden kayıt dışı dine ilgi duyarlar, sorusu gündeme geldi.

Kuran'a dayanmayan kayıt dışı yollara kimler, hangi amaçlarla yönelebilirlerdi ki?

Halkının yüzde 99'u Müslüman olan bir ülkede insanlar neden ‘kayıt dışı dine’ ilgi duyarlardı?

Cemaatler bu İslam’ın ve Türkiye’nin bir gerçeği...  

FETÖ’nün özellikle 15 Temmuz’daki darbe girişimi olayından sonra Türkiye’de Cemaat olayı bambaşka bir şekilde tartışılmaya başlandı.

Ama İslam'ın inanç, ibadet ve ahlak esaslarını özünden kopararak tahrif eden, İslami kavramların içini boşaltan, dışa bağımlı FETÖ’yü, gerçekte dini bir cemaat olarak tanımlamak olası mıdır?

Başlangıçta bir hizmet hareketi olarak yola çıktığı savlansa da zamanla tamamen kirli ilişkiler ağının bir parçası olarak İslam dinini ve değerlerini istismar aracı olarak kullanan, hedefine ulaşmak için her türlü yolu mubah gören, İslam'ın inanç, ibadet ve ahlak esaslarını özünden kopararak tahrif eren, İslami kavramların içini boşalttığı tescillenen FETÖ'nün, gerçekte dini bir Cemaat olarak tanımlanamayacağı konusunda fikir birliği sağlanmış durumda.

* * *

Kayıt dışlı siyaset ise oyunu kurallarına göre oynamamakhalini tanımlıyor.

Türkiye Cumhuriyeti siyasal tarihini bir açıdan da ‘Darbeler tarihi’ olarak tanımlamak olası.

Türkiye’de FETÖ büyük ölçüde tasfiye edilirken, yeni bir soru gündeme geldi.

Diğer Cemaatler ne yapıyor?

Salt dini Cemaatler mi sorun, dini olmayan siyasi eğilimli birliktelikler de sorun değil mi?

Emekli Amirallerin dernek, platform, siyasi parti olarak örgütlenmediği için devletin denetimi dışı gece yarısı bildirilerle üstelik hükümete karşı ‘uyarıda’ bulunmasına nasıl bakmak gerekir?

‘Kayıt dışı’ kimi dini Cemaatleri tehlike olarak görenler ‘kayıt dışı siyaset’ yapan bu emekli Amirallerin gece yarısı darbe girişimlerini anımsatacak uyarılarını neden farklı görür?

İkisi de ‘kayıt dışı siyasetin’ birer parçaları değil midir?

Kayıt dışı ekonomi, din ve siyaset...

Türkiye bu 3 kayıt dışılığa çeki-düzen vermek ve denetim altına almak zorunda değil midir?