Ekim 2022 itibarıyla Türkiye'de 119 siyasi parti etkin durumda bulunmaktadır.

Ancak seçime girebilecek parti sayısı Yüksek Seçim Kurulu tarafından açıklanmakta.

YSK'nın oy birliği ile aldığı kararlar sonrasında partilerin "seçime girme yeterliliği" konusunda karar veriliyor.

Örgütlü il sayısı ve büyük kongre yapmak gibi koşulları karşılayan partiler seçime girme yeterliliğine sahip oluyorlar.

Buna göre 2022 Mayıs ayı itibariyle 2023 Haziran ayında yapılacak genel seçimler için seçime girme yeterliliğine sahip parti sayısı 27’ye ulaşmış durumda.

Seçime girecek partilerin listesi şöyle yani;

Adalet Partisi, AK Parti, Anavatan Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi, Büyük Birlik Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Demokratik Sol Parti, Demokrat Parti, Emek Partisi, Gelecek Partisi, Genç Parti, Halkların Demokratik Partisi, Hür Dava Partisi, İYİ Parti, Memleket Partisi, Millet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Muhafazakâr Yükseliş Partisi, Saadet Partisi, Sol Parti, Türkiye Değişim Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Türkiye Komünist Partisi, Vatan Partisi ve Yeniden Refah Partisi.

* * *

Türk siyasetinde ittifaklar dönemi içinden geçtiğimiz şu günlerde yeni politik hareketler çoğalmakta.

Peki, aktif 119 partiden 27’sinin önümüzdeki seçimlere katılabilmesi ne anlama geliyor, bu normal bir şey mi, Avrupa ülkelerinde de böyle bir kabarık sayıda aktif parti var mı?

Türkiye’deki parti çokluğunun nedenleri neler?

Türkiye’de çok partili hayata geçişten sonra, seçim sisteminden kaynaklanan nedenlerle 1950’lerde siyasal sistemde baskın iki parti Demokrat Parti ile Cumhuriyet Halk Partisi dışında başka bir partinin başat olarak ortaya çıkmasına izin verilmemişti.

Yine de buna karşın bu iki partinin dışında partilerin kurulması ve faaliyetlerde bulunması söz konusu olmuştu.

1961 yılında başlayan çok partileşme, siyasal yaşamımızda hiç durmaksızın aşırı çok partileşme şeklinde sürmüştür.

1981 yılında askeri cuntanın bütün siyasal partilere yasak getirmesi de bunu önleyememiştir.

Hatta tüm cuntacılar Türkiye’de siyasi kargaşanın nedenini çok sayıda partinin varlığında bulmuşlardır.

Türkiye’de siyasi parti çokluğunun bir çok nedeni vardır..

Türkiye etnik, dinsel ve ideolojik açıdan çok geniş bir yelpazeye sahiptir.

Kökleri çok eskiye, Komünizmle Mücadele Derneklerine dayanan milliyetçi partilerin siyaseten varlığı, laiklik anlayışını benimseyen partiler karşısında dini önceleyen; sol partiler karşısında sağ partilerin olması doğal karşılanabilir.

Ancak Türkiye’de parti çokluğunun temel bir nedenlerinin seçim yasaları, siyasi partiler yasası ve parti içi demokrasi sorunları olduğu görülmektedir.

Anayasa’nın değiştirilmesi gerekliliği bir yana yukarıdaki yasaların dahi değiştirilemiyor olması bile parti çokluğunun nedenleri arasında temel olarak gösterilebilir.

* * *

Yani parti içi demokrasi yokluğu ve lider sultası, yeni parti arayışlarının temel nedenidir.

Türkiye’de siyasi partiler çok eskiden beri genellikle bir başka partinin içinden çıkmaktadır.

Özellikle partinin gidişatını beğenmeyen, partinin taraftarı olduğu ideolojik çizgiden saptığını düşünen yahut partinin lider sultasından şikâyetçi bir grup, genellikle çareyi başka bir siyasi parti kurmakta bulmaktadır.

Siyasi tarihimiz bunun birçok örnekleriyle doludur.

Süreç içersinde ortaya çıkan siyasal krizlerin de yeni partiler için yeni fırsatlar doğurabildiği gerçeği de ortadadır.

Başkanlık sisteminin küçük partilere verdiği şans da açıktır.