Bilindiği gibi Türkiye'de enerji kaynakları yetersiz…

Bu nedenle de dışa bağımlı durumda.

Ve Türkiye sanayileşmenin gelişmesi için daha çok enerji bulmak durumunda.

1997 yılında elektriğin yüzde 38,5'i hidroelektrik olmak üzere, yüzde 71,7'si yerli kaynaklardan üretilirken, 2020'de yerlilik payının yüzde 35'e düşmesi beklenmekte.

Çünkü nüfus ve sanayileşme artmakta, eldeki miktar bu oranda artmamakta.

Yani Türkiye ya daha çok döviz ödeyecek yahut yerli enerji kaynaklarına daha çok yönelecek demek.

Yerli enerji kaynakları fosil ağırlıklı, yani kömür ve hidro elektrik

Rüzgâr, güneş ve jeotermal enerjisinde son yıllarda önemli gelişmeler yaşanmakta.

Ülkemizdeki yerli enerji kaynaklarının aranmasını ve tüketime sunulmasını amaçlayan, teknolojik araştırma ve geliştirme çalışmalarını destekleyen politikalara ağırlık verilmekte.

* * *

Avrupa Rüzgâr Enerjisi Birliği (WindEurope) 2020 raporuna göre, AB ülkeleri geçen yıl elektrik gereksinimlerinin yüzde 16’sını rüzgâr enerjisinden elde etti.

Türkiye’nin rüzgâr enerjisinden elde ettiği elektrik üretimi ise 2020’de artış göstererek yüzde 9’a yaklaştı.

AB ülkeleri içinde bu rakamla 6. sırada Türkiye.

Dünyada da ilk 10 arasında…

2021 yılında Türkiye’de kurulu bulunanlara eklemlemelerle

Türkiye’nin gelecek yıllarda rüzgâr ülkesi olacağı öngörülmekte.

Avrupa’da Kurulu rüzgâr gücü bakımından 6. sıradaki konumunu koruyan Türkiye’nin rüzgâr arenasında kendinden emin bir şekilde gelişme içinde olduğu belirtiliyor.

* * *

Yenilenebilir enerji, ülkelerin enerji gereksinimlerini yerli kaynaklarla karşılayarak dışa bağımlılıklarının azaltılması, kaynakları çeşitlendirerek sürdürülebilir enerji kullanımının sağlanması ve enerji tüketimi neticesinde çevreye verilen zararların en aza indirilmesi açılarından son derece önemli bir yere sahip.

Bugün dünya genelinde tüketilen enerjinin yaklaşık yüzde 20’si yenilenebilir kaynaklardan elde edilmekte.

Mevcut durumda fosil yakıtlara olan bağımlılık yüksek düzeyde olmasına karşın yıllar itibarıyla yenilenebilir enerjinin kullanım oranları giderek artmakta.

Son yıllarda küresel trende ayak uyduran Türkiye’de de yenilenebilir enerji alanında önemli ilerlemeler gözlenmekte.

* * *

2016 yılsonu itibarıyla Türkiye’nin yenilenebilir enerji toplam kurulu gücü yaklaşık 35 GW olarak hesaplanırken, toplam elektrik üretiminin ise yüzde 35’i yenilenebilir kaynaklar tarafından karşılanmaktaydı.

Bu kurulu gücün büyük çoğunluğunu da hidrolik enerji oluşturmaktaydı.

Rüzgâr ve güneş gibi modern yenilenebilir enerji çeşitleri olarak tanımlanan kaynakların oranları ise yıllar içerisinde artmasına karşın, henüz istenilen seviyelerde değil hiç kuşkusuz.

Türkiye bulunduğu coğrafi konumu ve jeopolitik yapısı nedeniyle bütün yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanma olanağına sahip.

Özellikle hidrolik, jeotermal, rüzgâr ve güneş enerjisi potansiyelleri bakımından AB ülkeleri ile karşılaştırıldığında, Türkiye’nin son derece elverişli bir konuma sahip olduğu görülmekte.

Ancak bu kaynaklardan yararlanma oranı halen düşük seviyelerde.

Bu durumun önünde birtakım ekonomik ve hukuki kısıtlar olsa da gelişmeler memnuniyet verici.

Türkiye’nin gelecek planlamaları ve özellikle 2023 hedefleri kapsamında yenilenebilir enerji konusuna ayrı bir önem vermesi bunu kanıtlar niteliktedir.

Bu doğrultuda atılan adımlar neticesinde Türkiye mevcut yenilenebilir enerji potansiyelini değerlendirmeye öncelik vermektedir.

2023 yılında elektrik tüketiminin bugüne oranla yaklaşık iki kat artacağı öngörülmektedir.