Yarın, İslam âleminde Ramazan’ın ardından 3 gün boyunca kutlayacağımız dini bayramımızın ilk günü.

Bugün, bayramdan bir önceki gün, arife...

Hicri takvime yani ay takvimine göre, yıllar güneş temelli miladi takvimden 11-12 gün kısadır.

Bu nedenle Ramazan Bayramı her sene bir önceki seneden 11-12 gün daha erken kutlanır.

Yaklaşık olarak her 33 yılda bir Ramazan Bayramı aynı günlere, aylara rastlar.

Yani ortalama insan ömründe mayıs ayında Ramazan Bayramı’na denk gelmek 2 yahut 3 kez kısmet olur bir insana.

Mayıs ayı baharın gelişinin müjdecisi bir ay...

Her yıl mayıs ayının 5. ve 6. günlerinde baharın gelişi, Türkiye'nin birçok yerinde 'Hıdrellez' şenlikleri ile kutlanır.

Hıdrellez umut, iyi niyet, dilek ve eğlencenin egemen olduğu bir gün olarak kutlana gelmekte.

Bu mayıs ayında hem Ramazan ve hem de salgın önlemleri kapsamında kısıtlama ve kapanma nedeniyle bu şenlikler yapılamayacak.

Ve yarın ki bayram da eski bayramlar gibi olamayacak!..

* * *

Eski bayramları özlemle anıp, ‘artık bayramın da tadı kalmadı’ dediğimiz dönemler olur bilirsiniz.

Yakınırız, ‘Bayramlar mı eskidi yoksa bizler mi yaşlandık’ deriz.

Oysa bu bayram belki de yakındığımız o bayramlardan çok daha farklı ve kısıtlı bir bayram olacak.

Bayram günleri sevgi, saygı ve dayanışma, paylaşma gibi güzel huylarımızın daha da geliştirildiği günlerdir.

Bayramlarda kazandığımız bu güzel alışkanlıkları yaşamamız boyunca sürdürmenin çabası içinde oluruz.

Bayramların ruhumuza sunduğu birlik ve beraberlik duygularını daha da pekiştiririz.

Ama ya bu bayram?

Bu bayramda büyüklerimizi, dost akraba ve komşularımızı, öksüz ve yetim kardeşlerimizi ziyaret edemeyeceğiz.

Onlarla kucaklaşamayacağız...

Ama başta anne ve babalarımız olmak üzere aile büyüklerimizi, yakınlarımızı, sevdiklerimizi, dost ve komşularımızı telefon ile arayarak bayramlarını kutlayabiliriz, onların hal ve hatırlarını sorabiliriz en azından.

* * *

Salgının yıkıcı etkisinin sürdüğü ve bunu durdurmaya yönelik önlemler kapsamında bu bayramda yine de bakımlı ve temiz olmak adettendir. Hepimiz en yeni kıyafetlerimizi giyelim yarın...

Aile içinde de olsa büyüklerimizin ellerini öpelim, küçüklerimizin gözlerini...

Tarihte çok az görülen bir durumla, bir yılı aşan bir süredir mücadele ediyoruz.

Tüm dünyayı etkisi altına alan salgın nedeniyle devletimiz vatandaşlarımızın sağlığını korumak amacıyla pek çok önlemler aldı. Vatandaşlarımızın da bilinçli davranması sayesinde bu illeti de atlatacağımıza inanmak gerek.

Bilimin, uygarlığın öğretici ve yaşatıcısı olan okulların değerini, bize beş vakit ev sahipliği yapan camilerimizin değerini, yaşlılarımız tabiatın, sosyal çevrenin değerini, belki de bundan bir yıl öncesinde yakındığımız birçok şeyin değerini anlamamıza vesile olması açısından bunu da bir sınav olarak görebiliriz, görmeliyiz.

Geniş sofralarda konu komşu, akrabalarımızla iftar yapamadık bu dönem, ama bize sunulan yaşamın ne kadar değerli olduğunu anlamışızdır sanırım.

Manevi iklimiyle gönüllerimize huzur veren, başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennem azabından kurtuluş olan ramazan ayının sonuna geldik çok şükür.

Allah’ın hepimizi sağlık, afiyet ve huzura eriştirmesini diliyor, Ramazan Bayramınızı kutluyorum.