Her yıl olduğu gibi geçtiğimiz ay da ülkemizi etkileyen salgınla birlikte orman yangınlarıydı.

Son yıllarda artan orman yangınları ağaçlara, bitki örtüsüne ve ormanda yaşayan birçok canlıya ve çevredeki insanlara ciddi zararlar vermekte.

Büyük orman yangınlarıyla ilgili yapılan birçok araştırma, iklim değişikliğinin ve artan sıcaklıkların etkisine dikkat çekerek yangın ve iklim arasındaki ilişkiyi ele alsa da asıl nedenin yanlış ağaçlandırma olduğu açık değil mi?

Kuşkusuz sabotaj, kasten yakma, dikkatsizlik yangınların önemli nedenleri ama en çabuk yanan, yangını hızla genişleten bitki örtüsünü oluşturan çamlık alanların olduğu gerçeğine neden varılmaz?

Hadi kendiliğinden oluşmuş yahut henüz yangın çıkmamış alanlar haricinde yeni ağaçlandırma çalışmalarında neden illa ki çam ağacı tercih edilir, birileri bunun mantığını anlatması gerekiyor.

* * *

Türkiye'de son dönemde yaşanan yangınlar afet yönetimiyle ilgili soru işaretlerini doğururken, yanlış ağaçlandırma politikaları üzerine de dikkatleri üzerine çekiyor.

Manavgat, Adana, Osmaniye ve Mersin'de yaşanan son yangınlar, alınan ya da alınmayan önlemlerin ve afetle mücadele yöntemlerinin sorgulanmasına neden oluyor doğal olarak ama yanlış ağaçlandırmalardan söz eden yok neredeyse!

Neden ısrarla çam dikilir?

Ciğerlerimiz yanmıyor mu?

Orman çamlık bir alan, yanıyor, yerleşim yerlerine sıçrıyor çünkü yerleşim yerlerine de insan eliyle çam dikilmiş!

Neden çınar, kayın, söğüt, meşe, meyve ağacı tercih edilmez yerleşim merkezlerine ve yakınlarına?

Türkiye’de her yıl bu kadar orman yangınının çıkmasının nedenleri üzerinde durulurken, çam ağacı gerçeği neden es geçilir?

* * *

Resmi verilere göre Türkiye'de her yıl ortalama 8-10 bin hektar orman yanıyor.

Düşünün bu yüz bin dönüm alan demektir...

Yazık değil mi?

Araştırmalar, iklim değişikliğiyle birlikte artan atmosferik kararsızlık, sıcaklığın yükselmesi, kuraklığın artması, sürekli olan sıcaklık dalgaları gibi meteorolojik ve iklimsel koşulların yangınların sayısında ciddi artışlara neden olduğunu gösteriyor.

Ancak nedense bu yangınların hemen tamamının çamlık alanlarda olduğu gerçeği göz ardı edilebilinir mi?

Kurumuş çam kozalaklarının yangını hızla başka alanlara taşıyarak söndürme çalışmalarının zorlaşmasına neden olduğu biliniyorken, bu konu üzerinde neden durulmaz?

* * *

Orman yangınında, kozalakların, sıcaklığın etkisiyle patlayıp adeta “alev topu” gibi çevreye dağılarak, yangının yayılmasını hızlandırdığı biliniyor.

Yangın sırasında tutuşan kozalakların, içinde bulunan reçinenin eriyerek buhara dönüştüğü ve oluşan basınçla patlayarak, adeta “alev topu” gibi 80 metreyi bulan mesafelere fırlayarak çok yerde yanına neden olduğu da...

Çam ağacı eğer yaşayabilirse bir 40-50 yıl inşaat ve ağaç sanayinde kullanılabiliyor.

Bunun dışında da insanlara fazla bir yararı yok yeşil alan dışında...

Oysa insanlara daha yararlı ağaç türleri çamın yetişebildiği alanlara dikilemez mi?

Ağaçlandırma politikalarında buna yönelik bir yaklaşım var mıdır, yok mudur bilemiyorum.

Ama bu ağaçlandırmalarda bu çam fidesi tercihinin yanlış olduğu açıktır diye düşünüyorum.