Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Merkez Bankası yönetimlerindeki değişiklik sonrası önemli ekonomi ve yargı sistemine yönelik reform mesajları veren Başkan Erdoğan’ın konuşmasının ardından düşmeye başlayan döviz fiyatları daha nereye kadar düşer bilinmez ama piyasaların ve halkın beklentilerini iyimser olarak değerlendirmek olası.

Hazırlıkları daha Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemine geçişin hemen ardından başlayan reform çalışmalarının bu süreçte tetiklenmesinin Covit-19 salgın sonrası hazırlıkları olarak değerlendirmek de olası.

Öyle ya, dünya ekonomik krizi sürerken, ardından yaşanan bu salgın sürecinde daralan ekonomilerin salgın sonrası yeni bir sürece evirilmesinin planlamaları gerekmiyor mu?

Ancak muhalefet bunu da eleştiriyor!..

Yani demokrasi havarileri olası bir demokratik ve ekonomik gelişmeyi hazmedemiyorlar mı?..

* * *

Deniyor ki, hukuk bu kadar önemliydi de geçmişte neden duyarlılık gösterilmedi?

Birincisi Türkiye’de son 20 yılda önemli reformlara imza atılmadı mı?

İkincisi dünya büyük bir hızla değişmekte

Siyasi, askeri, dijital, ekonomik ve sosyo-kültürel alanlarda hızlı bir değişim var.

Reform gereksinimi hiçbir zaman bitecek bir şey değil zaten.

Birçok konuda reforma gereksinim var…

Bunların en önde gelenleri demokrasi ve hukuk…

Hukukun üstünlüğü kuralı ve güven veren bir ekonominin ön koşulu hiç kuşkusuz.

Ama anımsamak gerekmez mi Türkiye son 10 yılda ne süreçlerden geçti.

17 ve 25 Mart süreçleri ve 15 Temmuz darbe girişimleri

Birlikte terör sorunu…

Suriye’nin kuzeyinde olanlar, dünya egemenlerinin kukla bir devlet kurma hazırlıklarına karşı verilen mücadele…

Temel hak ve özgürlüklerin güvence altında olmadığı bir sistemde yatırım, istihdam, girişimcilik ve inovasyondan söz edebilmek elbette zor ama Türkiye’nin dünya coğrafyasındaki konumu ortada değil mi?

* * *

Türkiye bugün gelinen noktada artık son birkaç yılda aldığı önlemler ile şimdi kendi içinde bir takım reformlara el atma aşamasında.

Finansal istikrar için gereksinim duyulan reformlar, kurumların güçlendirilmesi, sermaye piyasalarının derinleşmesi ve sigortacılık sektörlerinin geliştirilmesi, kayıt dışı ekonomi ile çok daha sıkı mücadele, kamu maliyesinde şeffaflığın artırılması, kamu ihale sisteminin daha şeffaf ve etkin hale getirilmesi konusunda adım atabilecek pozisyonda.

Verimliliği ve rekabet gücünü artıracak reformlar, eğitim reformu, vergi reformu, işgücü piyasası reformu, enerji sektöründe arz güvenliği ve sürdürülebilirlik, tarım ve gıda reformu, sanayide yüksek katma değerli üretimi için reform, teknoloji ve inovasyonun geliştirilmesi ve haksız rekabetten korunması konularında başta hukuk olmak üzere bir dizi reformu gündeme getirmesi ve gerçekleştirmesi gerekiyor uluslararası finansın ve yatırımların Türkiye’ye çekilebilmesi için.

Salgın sonrası şekillenecek yeni dünyada yeni yatırımlar için gerekli olan değişimler çok önemli…

Öncelik ekonomi ve hukukta

* * *

Başkan Erdoğan; "Ekonomi politikalarımızı, fiyat istikrarı, dengeli büyüme ve makroekonomik istikrar olmak üzere 3 sac ayağı üzerinde inşa edeceğiz. Uzun süreli tasarruflar için elverişli ortam hazırlıyoruz. Yurtiçi tasarruflar ve uluslararası yatırımlarla finanse edilen büyüme yapısı oluşturuyoruz. Güvene ve istikrara dayalı bir iş ortamı tesis ediyoruz…" diyor.

Eğer söylemlerin ardı olması gerektiği gibi doldurulursa bunun neresinden korkulur ki!..