Salgın kısa süre içinde dünyanın her bölgesine yayılarak tüm insanlığı tehdit eder hale geldi.

Salgının sonu ile ilgili belirsizlik halen sürmekte…

Vaka sayılarının azaltılarak yaşamın normale dönüşünü sağlamak için hem hükümetlere, hem ilgili uluslararası kurumlara, hem de bireylere önemli sorumluluk düşmekte.

Türkiye olarak Başkan Erdoğan liderliğindeki hükümet ülke içinde gereken adımları kararlı bir şekilde atmayı sürdürüyor.

Aynı zamanda, diğer ülkelerle yakın temas içindeyiz.

Başta komşularımız olmak üzere çok sayıda ülkeyle bilgi ve deneyimpaylaşımında bulunuyoruz.

Çalışmalar eşgüdüm halinde sürdürülmekte…

Koronavirüs salgınının küresel ölçekte yarattığı toplumsal ve finansal kriz ortamından Türkiye’nin en az düzeyde etkilenmesi, üretimin, yatırımın, dış satımın, ticaretin ve istihdamın sürekliliği için açıklanan Ekonomik İstikrar Kalkanı Paket’lerinde yer alan önlemlere ilişkin yasal düzenlemeler yapıldı, yapılmakta.

* * *

Aşının yaygın bir şekilde uygulanmasıyla kontrol altına alınacağı düşünülen salgının sonrası için de devletler yeni yol haritaları hazırlamakta.

Genel görünüş, salgının devletleri güçlendirecek ve milliyetçilikleri pekiştirecek olması.

Hükümetler bu krizi yönetmek için ivedi durum önlemleri aldı ve birçoğu kriz sona erdiğinde de elde ettikleri bu yeni güçlerden vazgeçmeye razı olmayacak…

Salgının ayrıca güç ve nüfuzun Batı’dan Doğu’ya kayışını da hızlandıracağı görülmekte…

Batı, salgından daha çok etkilenen bir yapı içinde oldu, olmakta.

Güney Kore ve Singapur salgına karşı en iyi tepkiyi veren ülkelerdi.

Çin de başlangıçtaki hatalarının ardından toparlanarak iyi yönetti. Avrupa ve ABD’nin tepkisi ise görece yavaş ve plansızdı, bu durum Batı markasının imajını daha da zedeledi.

Öyle ki, Trump bile bu yüzden seçim yitirdi…

Özetle salgın, daha az açık, daha az müreffeh ve daha az özgür bir dünya yarattı ve öyle de süreceğe benziyor.

En azından yakın süreç için…

Gidişat böyle olmak zorunda değildi ama ölümcül virüs, yetersiz planlama ve beceriksiz liderliğin birleşmesi, insanlığı yeni ve endişe verici bir yola soktu!

* * *

Salgın dünya genelinde her geçen gün daha fazla yayılırken kayıplar da artıyor.

Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, NATO ve Dünya Sağlık Örgütü gibi kurumların varlığı ve geleceği sorgulanıyor.

Uzmanlara göre bu yeni bir türuluslararasıcılık doğuracak.

Yeni üretim modelleri ortaya çıkaracak.

Ticarette bölgesel işbirlikleri gelişecek...

Daha yakın coğrafyalar arasında ticaret daha çok gelişecek…

Yani salgın sonrası dönemde tüm küresel kurumların varlığı sorgulanacak, yeni bölgesel işbirlikleri oluşacak.

* * *

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Capital500 Zirvesi kapsamında düzenlenen "Dış Ticarette Yeni Denge Hedefi" panelinde bu bağlamda yaptığı konuşmada, küresel ekonomilerde bölgesel işbirliklerinin yeni dönemde ön plana çıktığını belirterek, “Önümüzdeki dönem çok daha farklı iş modellerini ön plana çıkarıyor. Bölgesel olarak avantajlarımızı iyi kullanarak, yakın coğrafyamızla işbirliklerimizi artırmalıyız.” dedi.
Başkan Burkay, küresel ekonominin ülkeler arasındaki ticaret savaşları, korumacılık politikaları ve salgın sürecinin etkileriyle köklü bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ifade ederek, “Dünya ekonomilerinde yeni güç dengeleri kuruluyor…” diyor.
Küresel ekonomilerde bölgesel işbirliklerininyeni dönemde ön plana çıktığının altını çizen Başkan Burkay, ‘Bölgesel avantajlarımızı iyi kullanmamız gerekiyor’ diyor.

+++++++++++++++++

+++++++++++++++++++++++++++++++++