Yeni yıla doğru geri sayım başladı.

Dünya genelinde olduğu gibi, zorlukluklarla, mücadeleyle geçen 2020 yılı gidiyor, yeni umutlarla 2021 geliyor.

Dileriz ki, umut edilenler ve bütün iyi düşünceler gerçeğe dönüşür.

En başta da sağlıklı günler tabi ki.

Koronavirüs salgınının sona ermesi birinci dileğimiz.

Yeni yılda aşılamalar başlayacak. Lakin aşıların ne denli koruyucu ve güvenli olduğu tartışılmaya devam edecek.

Bizler yine kendi tedbirlerimizi elden bırakmayacağız, yeni yaşam kurallarıyla hareket edeceğiz.

Koronaya bağlı olarak siyasetin de, ekonominin de dengesi değişti.

Ekonomik kriz, açlık, yoksulluk sınırları malum. Ciddi sıkıntılar var.

Günlerce süren görüşmelerin ardından, yine beklenen olmadı, asgari ücreti 3 bin lira dahi yapamadılar.

İşveren açısından ağırlığı oluyor elbette ama, asgari ücretten vergi alınmaz olur biter.

Bu ülkede ne danışmanlar, müşavirler var, işe dahi gitmeyip bankamatikten aksamadan her ay tıkır tıkır asgari ücretin kat kat fazlasını alan. Kamu şirketi yönetim kurullarında yer alıp birkaç yerden para alanlar da.

Bir siyasinin, partilisi ya da yakını birkaç tane danışmanı oluyor akıl danıştığı. Artık ne danışıyorlarsa hepsine. 

Geçim derdindeki vatandaşı düşünen yok.

Bakalım beklenen işçi, memur, emekli zamları ne oranda yapılacak.

Gerçi merak etmeye de gerek yok, asgari ücretteki durum bir anlamda gösterge.

Yine milyonları ilgilendiren EYT ve İntibak Yasası da artık çözüme kavuşturulmalı.

İşsizlik, yoksulluk, kadına şiddet, çocuğa istismar, hayvana kötü muamele, doğaya saygısızlık, çevreye duyarsızlık, toplumsal kutuplaşma sürüyor ne yazık ki.

Bunların yanında bir de pandemi var.

Siyasiler birbirleriyle uğraşmaktan ya da kendi içlerindeki çekişmeden, asıl sorunlara çözüm bulmuyorlar.

Genelde de yerelde de bu böyle.

Rutin hizmetlerin dışında pek bir şey yok.

Kentimizde çözülmesi gereken o kadar çok konu var ki.

Trafik ve ulaşım sorununun giderilmesi, betondan kurtarılıp yeşil alanların artırılması, kentsel dönüşümün sorunsuz halledilmesi, çevre ve hava kirliliğinin önlenmesi, çarpık yapılaşmaya göz yumulmaması, depremselliğe uygun binalar yapılması, en belli başlı temel sorunlar.

Yıllar boyunca kaç belediye başkanı, kaç il başkanı, kaç milletvekili, kaç bakan geldi geçti.

Samimiyetle çalışanlar, üretenler, kalıcı eser bırakanlar bir elin parmaklarını aşmaz.

'Küçük dağları ben yarattım' havalarında dolaşanların da, havalarının nasıl söndüğü görülüyor. Hayatın değişmez kuralı bu.

Yeni kurulan partilere halen yenileri eklenmeye devam ediyor.

Hepsinin söylemleri ve yapacaklarını vaat ettikleri şeyler aynı.

Aynı olanlara millet neden oy versin, farkınızı ortaya koymanız gerekir.

Siyasi arenada bir koltuk da benim olsun mantığıyla yola çıkıyorsanız hiç çıkmayın daha iyi. Farklı olanları da daha bir can kulağıyla dinlemek lazım. Belki de çözümü onlar sunuyorlar.

Basında da sorunlar var.

Canı isteyen, daha doğru tek kriter parası olan, işi, mesleği ne olursa olsun, gazete kurup ya da satın alıp bu piyasada at koşturmaya çalışıyor.

Asıl amaçları iktidara şirin gözükmek olduğu için de tek taraflı yayınlar yapılıyor.

Son yıllarda farklı ses, farklı yorum sayısı çok sınırlı düzeyde.

Oysa ki basın özgürlüğü ülke ve toplum için çok önemli bir unsur.

Aynı manşetlerle, aynı haberlerle ne kadar etkili olunur.

Etkili olmadığı azalan satışlara, izlenme oranlarının düşüklüğüne yansıyor. Pandemi nedeniyle azalan satışlar hariç.

Tabi bu esnada internet sitelerinin okunurluk oranı arttı. Yani dijital medya gelişiyor. Bu alanda bizim medya da bir atılım içerisinde.

İnternet gazeteciliğindeki sorunların çözümü de ancak beklenen yasanın çıkmasıyla mümkün olacak.

Gerçek gazeteciliğin özgürce ve daha nitelikli yapılabilmesinin önü açılmalı.

Bu durum iktidar için de önemli. Zira yanlışları söyleyecek seslere ihtiyaç var. Aksi halde hatalar nasıl önlenir, herkes her şeyi bilemez ki.

2021 yılından genel anlamda beklentiler bu yönde.

Herkese başta sağlık olmak üzere, sevgi, huzur, mutluluk diliyorum.

**********

Günün Sözü

“Toplum;

sevgi ile kaynaşır,

adaletle yaşar,

dürüst çalışmakla

ayakta kalır.”

Farabi