Şu an en çok ihtiyacımız olan şey, ülkemizin her alanda yerli ve milli üretim yapmasıdır. Bu alanların sıralaması da şöyle olmalıdır.

Tarım ve hayvancılık ilk sırada olmalıdır. Sonra sanayi ve özellikle ağır sanayide yerli üretim çok daha ileri düzeyde olmalıdır. Peşi sıra teknoloji, özellikle yazılım alanında çok hızlı ilerlemek zorundayız. Bunun yanı sıra geleceğe yönelik multimedya ve iletişim alanında kullanılması muhtemel ürünler üzerine üretim yapmalıyız. Otomotiv alanında hakeza en son teknolojiye sahip özellikleri olan otomobiller ve türevlerin üretiminde yerli olmalıdır. Son olarak silah sanayinde de çok daha iyi yerlerde olmamız gerekiyor.

Tarım ve hayvancılık milli üretim için ilk sırada geliyor çünkü bir ülke kendi kaynakları ile ayakta durabilmelidir. Varsayalım ki yeni bir dünya savaşı başlamış ve ithalat yapma şansımız kalmamıştır. Bu durumda ihtiyaç duyulabilecek en temel şeyler elbette gıda olacaktır. Peki tarım sadece zor günler için mi gereklidir? Elbette hayır, asıl bu günlerde çok daha önemlidir. Tüm genişliğine rağmen ülkemizde tarım ürünlerinde ihracat rekorları kıramıyorsak, ülke ekonomisinin ilk sırasında tarım ve hayvancılık gelmiyorsa bu işte hatamız olduğunu gösteriyor. Bugün küçücük ülke olan Hollanda dünyada tarım ve hayvancılıkta ve ürünlerinde çok iyi bir yerdedir. İmkanları bizim ülkemizin yanında yok denecek kadar az olmasına rağmen bunun başarabildiler. İsrail bile tarımda ihracat yapabilecek durumda ise bizim durumumuzun bu konuda ne denli geri kaldığını görebiliriz. Daha öncede bu konularda yazmıştım ve neler yapılabileceğinide naçizane ifade etmiştim. Kanaatimce tarımda birkaç yıl içerisinde çok iyi yerlere gelmek zor değildir. Hele bu korona günlerinde memleketine dönüp tarım ve hayvancılık yapmak isteyen vatandaşlarımıza biraz destek ile çok daha ileri bir yerlere taşıyabiliriz.

Sanayi üretimimiz son yıllarda giderek iyileşiyor. Ağır sanayide dünya da söz sahibi olduğumuz alanlar bile var ancak bu yeterli değildir. Birkaç alanda değil birçok alanda söz sahibi olmamız gerekiyor. Ülkemizde iş makinesi üretebilen firma var mı bilemiyorum. Oysa çok yüksek adetlerde iş makineleri kullanıyoruz. Kepçe, greyder, vinç vb. makinelerin yanı sıra traktör ve ilaç ve bilumum tarım makinelerinin de birçoğu ithal ürünlerdir. Bu alanlarda üretim yapmak çok zor olmamasına rağmen bir türlü tam olarak başarılı olamadığımız bir alan olarak kalmıştır.

Teknoloji alanı başlı başına bir dünyadır. Teknoloji alanında geride olan ülkeler satın aldıkları silahlar ile güçlü ülke olamazlar. Teknolojiye sahip ülkeler güçlü ülkelerdir. Özellikle günümüzün ekonomisinde söz sahibi firmaların hemen tamamı teknoloji şirketleridir. ABD’nin donanım ve yazılım üreten şirketleri dünya sıralamasının başlarında geliyorlar. Güney Kore, uzak doğu ülkesi olmasına rağmen gerek bölgesinde ve gerek dünyada teknoloji alanında söz sahibi bir ülke konumuna gelebilmiştir. Çin bu alanda çok büyük ilerleme kaydetti, şirketleri dünya sıralamasının üst sıralarına yükseldi. İsrail bu alanda özellikli ürünler üreterek çok fahiş fiyatlara satarak ülke ekonomisine katkı koymaktadır. Almanya aynı şekilde, gelişen teknolojiyi takip edip öncülük etmektedir.

Yine iletişim ve multimedya ürünlerinde milli üretimi artırmak gerekiyor. Başta tablet ve akıllı telefon olmak üzere gelecekte muhtemel kullanılacak ne kadar iletişimi aracı ve destekleyici ürün varsa derhal üretmemiz gerekiyor. 5G ve ürünlerine yönelik teknoloji geliştirme ve üretme alanında söz sahibi olabilmeliyiz.

Otomotiv alanını da teknoloji alanından bağımsız düşünemeyiz artık. Özellikle elektrikli otomobiller ve otonom araçların kullanıma başlandığı günümüzde yakın zamanda hangi alanda çok daha verimli ve karlı üretimin yapılacağını tahmin etmek zor değil. Çok büyük otomotiv firmalar bile bu gelişen teknolojiden faydalanmak ve üretimlerini çeşitlendirmek için ciddi oranda yatırımlar yapmaktadırlar. Yeni yeni firmalar ise otomotiv alanında başta elektrikli olmak üzere yaptırımlar yapmaya başladı. Yeni trend ise uçan otomobiller. Birkaç firma denemelerini de yaptı. Türkiye’de bu konuda çalışma yapan Baykar Makine yani Selçuk Bayraktar önderliğinde test uçuşu yapılan Cezeri neden dünya basınının nerede ise tamamında birinci sıra haber olabildiği bize bu konunun önemini bir kez daha gösterdi.

Bir de son dönemde iyi bir ivme yakaladığımız silah sanayii var. İyi işler yapmakla birlikte bir hava savunma sistemi yapabilecek seviyede değiliz. Bir patriot, bir S400 benzeri ürün yapmak çok zor olsa da imkansız olmadığı ve özellikle Türk mühendislerinin çok kısa sürede bu işi kavrayıp üretim yapabileceğinizi çok iyi biliyoruz. Umarım çok daha ileri seviyede ürünler de geliştirebiliriz. Nitekim başka şansımız da yok…