Bundan yedi sene kadar öce, hükümetimiz uzun araştırmalardan sonra, her yıl milyonlarca dolar ödediğimiz, makine ve teknoloji ürünlerinin testinin yurt içinde yerli imkânlarla yapılabilmesi amacıyla oto test merkezinin kurulması kararı aldı. Lojistik olarak da, otomotiv sanayinin merkezi olan ve bu sanayi tesislerin en yakınında bulunan, hava kara ve deniz imkânlarının da odağını oluşturan Yenişehir’de kurulmasına karar verildi. İlk etapta 2016 yılında arazi tahsisi ve kamulaştırma hizmetleri yapıldı. 2016 yılı otomotiv test merkezinin kurulması hususlarında büyük adımlar atıldı.  13.06.2015 yılında Bilim ve Sanayi Bakanlığı Müsteşarı Ersan Arslan test merkezinin temelinin yılsonuna kadar atılacağı müjdesini verdi. Aynı dönemde 26.10.2015 tarihinde Bursa Valisi Münir Karaloğlu test merkezinin master planının hazırlandığını bildirdi. 21.09.2016 tarihinde Bursa’ya bütçeden hiçbir hizmetin tahsisinde yer almayan, ancak kazara da olsa bütçe görüşmelerinde Bursa’ya bir yatırım ayrıldığında, akabinde hemen sanki bütçeden bu payı kendisinin ayırttığını söyleyerek kendine pay çıkaran milletvekillerinden Hüseyin Şahin, Yenişehir otomotiv test merkezinin plan ve proje aşamasında sona gelindi şeklinde demeçlerini de görsel ve yerel yazılı basında çok gördük.

Hatta Sayın Erdoğan tarafından seçilip meclise gönderilen ve milletvekili oldukları dönemde, liderin istediği her şeye el kaldırmaktan ibaret olan iktidar ve muhalefet milletvekillerimiz bile, seçim sathı mailine girdiklerinde Yenişehir halkından sırf oy alabilmek amacıyla propaganda portföyüne usulen aldıkları oto test merkezi, bugünlerde unutulmuş vaziyette… Yatırım tamamen durmuş, sembolik de olsa 2021 yılı bütçesinden bir kuruş bile pay ayrılmamıştır. 2021 yılı bütçe görüşmelerinde söz alacağını daha haftalar önce sosyal medyada sanki bir iş yapıyorlarmış gibi paylaşan milletvekillerimiz, oyunu aldıkları Yenişehir halkının, gelecek seçimlerde yüzlerine nasıl bakacaklar merak ediyoruz? Yenişehir halkı kendilerine yapılan bu aymazlığı ve ihaneti unutmayacaktır. İktidarda sözde bizi temsil eden sayın vekillerimiz, oto test merkezine bütçeden pay ayırmasalar bile, bari meclis kürsüsüne çıkıp da, bunun nedenini sorsalar veya bahsetselerdi belki Yenişehir halkının yüreğine bir nebze soğuk su serpilirdi. Böyle giderse korkarım ki oto test merkezimiz yılan hikayesine dönecek atıl bir vaziyette kalacaktır. Yenişehir ve dolayısıyla Bursa için çok öneme haiz olan Yenişehirimizden geçmesi planlanan Bursa-Ankara hızlı tren hattında da durum pek iç açıcı değil gibi… Eften püften bahanelerle, zemin müsait değil bahanesi ile güzergâh değiştirilerek İnegöl’e kaydırma çabalarını da düşünürsek, Yenişehir yalnızlığa terk edilecek gibi.  Hızlı tren konusunda da Yenişehir halkının kahir ekseriyette oy verdiği iktidar milletvekillerinden hiçbirisinin çaba sarf ettiğini de görmedik. Hakkını hiçbir zaman yememek lazım… Eski CHP Milletvekili Kemal Demirel muhalefette olsa da, tek başına yaya olarak Ankara’ya kadar yürüdü. Parlamentoda kürsüde dile getirdi. Eh bir nebze de olsa Bursa’ya hizmet için çaba sarf eden bu arkadaş da olumlu hizmetlerinin semeresini aldı. İkinci defa aday bile gösterilmedi. Şu andaki Bursa milletvekillerinin hakkını da yememek lazım. Zira bugüne kadar özel çabalar göstererek Bursa’ya ne hizmetler getirdiler ki, bundan sonra da kendilerinden hizmet bekliyoruz. Biz zaten onları Bursa’ya hizmet için seçmedik.  Bizim mahalleden olsun da ne olursa olsun mantığı ile hareket ederek meclise gönderdik. Elimize mikrofonu alıp da sokaktaki vatandaşa, Bursa milletvekillerimizden üçünün adını sayar mısın desek,  abartılı olmasın ama yüzde doksanı üç milletvekilinin adını sayamaz.  Eh bu insanlar da bizim seçtiğimiz milletvekilleri… Kabahatin çoğu da bizde ki; hiç tanımadığımız bilmediğimiz adamlara vekâlet veriyoruz. Maalesef Bursa halkı olarak yıllarca sağ iktidarlara oy verdi, ama darbe soldan gelecek diye beklerken,  en büyük darbeyi de sağ iktidarlardan yedi.

Plansız programsız iç göçün getirdiği çarpık yapılaşma,  hormonlu bir şekilde kurulan sanayi tesisleri, özel çıkarlar gözetilerek katledilen bir Bursa ovası, tarihi yapılarımızın siluetine bir hançer gibi saplanarak, bizimle tarihimiz arasına giren zarafet ve estetikten yoksun yüksek yapılaşma, eğim olarak en uygun zemine sahip olduğumuz halde, perişan ve yer yer lağım kaynayan alt yapımız, günün her saatinde işten çıkıp da evimize giderken trafikte çektiğimiz la havleleri biraz da biz istedik, başımıza bile bile getirdik… Şimdilerde ise dert yanıyoruz. Ama nafile…