Son zamanlarda çok ilginç olaylar yaşanıyor. Herkesin her konuda aynı düşünmesi isteniyor.

Halbuki farklılıklarımız zenginliğimiz. Herkes istediği gibi düşünme hakkına sahip. Birbiriyle aynı düzlemde bulunmak zorunda değil. Demokrasi denilen bir şey var. Fikir hürriyeti var.

Baroların yeniden düzenlenmesi girişimlerine, savunma kanadı gösterdi. Çoklu baro çalışmasına karşı çıktılar.

Bunu göstermek için de ülkenin dört bir yanından avukatlar cübbeleriyle Ankara'ya yürüyüş yaptılar.

Fakat şehre sokulmak istenmediler.

Düşünebiliyor musunuz?

Toplumun, kamunun hakkını savunanlar bile, hakkını aramak için yollara döküldü, üstüne üstlük bir de polis barikatına takıldılar.

Pandemi kuralları öne sürüldü. Sanki her şeyde kurallara çok riayet ediliyormuşçasına.

Normalleşme sürecinde yapılan yanlışlıklar ve acelecilik yüzünden, salgında yeniden yaşanan artışa dikkat!

Avukatlar birkaç saat engellenmenin ardından Anıtkabir'e gidebildi.

Dirençleri karşılık buldu.

Anayasaya göre herkes protesto, miting, gösteri hakkına sahiptir.

Bunlar demokrasinin olmazsa olmazları.

Demirel'in o meşhur sözü geliyor akıllara bu noktada;

“Yollar yürümekle aşınmaz.”

Belki “Siz ne yaparsanız yapın, ben bildiğimi okurum” anlamında bir sözdü o zaman.

Ancak, demokratik hakkın kullanılması anlamı da taşıyor.

Hoşgörü, saygı, barış, nezaket hayatın her alanında olduğu gibi, siyasette de pratiğe yansıması gereken çok önemli kavramlar.

Bırakın insanlar konuşsun, eleştirsin...

Sorsun sorgulasın, yazsın çizsin...

Tepki göstersin, protesto etsin, yürüsün...

Hakaret etmedikten sonra, saygısızlık yapmadıktan sonra ne olur ki?

İşin içine şiddet, hiddet, çatışma girmesin yeter.

Asıl tehlikeli olanlar, tepkisini belli etmeden sinsi planlar içerisinde hareket edenler.

Yürüyenden korkulmasın. Bu en doğal hak ve gayet normal bir tavır.

Başka türlü tepki, karşı görüş nasıl ortaya konacak?

Herkes her şeyi beğenmek zorunda değil.

Eleştirmek, karşı çıkmak suç sayılmamalı. Eleştiren hain, terörist ilan edilmemeli.

Ülke olarak, yönetim anlayışı olarak bunları aşmamız lazım artık.

Hukuk devleti olmak, adalet anlayışı, demokrasi bunu gerektirir.

Bağımsız yargı, özgür medya önem arz eder.

Dünyadan soyutlanamayız.

Gelişmiş ülke konumuna ulaşmak bu şekilde olur.

Hedeflenen küresel güçler arasına girmek için öncelikle bütün bu kavramların içi doldurulmalı.

*********

Günün Sözü

“Bulunduğun yer seni

memnun etmiyorsa

yerini değiştir.

Ağaç değilsin.”

Jim Rohn