Kenan yavaşlamadan önce takometreye baktı, hız limitinin 50 olduğu yerde 73 ile gidiyordu ve son dört ay içerisinde dördüncü kez polis tarafından durduruluyordu.
Bir insan nasıl bu kadar şanssız olabilir?” diye düşündü.
Arabasını sağa çekti. ‘’İnşallah şu an yanımdan daha hızlı bir araba geçer‘’ diye içinden geçirdi.

Polis elinde kalın bir not defteri ile arabadan indi.
Kenan ‘Bu Polis mahalleden tanıdığım polis değil mi?’ dedi içinden.

Polisi gören Kenan iyice arabasının koltuğuna sindi.

Bu durum bir cezadan daha kötüydü!..

Mahalleden tanıdığı bir Polis Memuru, arkadaş olduğuna bakmaksızın birini durduruyordu.

Hemde hızlı gidip, trafik kurallarını ihlal ettiği için…
Merhaba Kenan Bey, birbirimizi
yeniden böyle görmemiz çok ilginç
Merhaba Memur Bey.”

Kenan gülümseyemiyordu bile…
Beni, karımı ve çocuklarımı görmek için eve giderken yakaladın
Evet öyle oldu”

Kenan umursamaz görünüyordu, sıkıntısı apaçık belli oluyordu.
Son günlerde eve hep çok geç geldim. Çocuklarım beni uzun süredir hiç görmedi. Ayrıca Eşim bana bu akşam kızartma tavuk ve pilav yiyeceğimizi söyledi. Ne demek istediğimi anlıyor musun?”
Evet, ne demek istediğini anlıyorum. Ayrıca trafik kurallarını ihlal ettiğini de biliyorum.” diye yanıtladı Polis Memuru.
Eyvah! Bu taktik fazla işe yaramayacak gibi. Taktik değiştirmek gerekli” diye düşündü Kenan.
Beni kaç ile giderken yakaladın Memur Bey?”
70 Km. Lütfen arabana girer misin?” dedi polis.
Ah memur Bey, bir dakika bekleyin lütfen. Seni gördüğüm anda takometreye baktım. Sadece 65 ile gidiyordum.”
Lütfen, aracınıza girin” diye üsteledi Polis.
Kenan canı sıkkın bir şekilde arabasına girdi,kapıyı çarparak kapattı. Polis not defterine bir şeyler yazıyordu.
Bu Polis niye benim ehliyetimi ve araba ruhsatımı istemiyor ki?” diye düşündü Kenan.

Ne olursa olsun, bundan sonra mahallede bu polise selam bile vermeyecekti artık.

Kapıyı tıklatıyordu Polis Memuru.

Kenan arabasının penceresini 5cm kadar açtı.

Polis Kenan’a bir kâğıt verdi ve kendi aracına gitti.
Ceza değil ki bu,”diye kendi kendine söylendi Kenan.

Bir anda sevinmişti. Bu bir nottu ve kâğıtta şunlar yazıyordu:
Kenan Bey, benim bir kızım vardı. Altı yaşındayken çok hızlı araba kullanan biri tarafından öldürüldü. Bu kazadan dolayı, adam cezalandırıldı. 3 ay hapishane cezasıydı bu. Bu adam hapishaneden çıkınca kendi çocuklarına sarılıp, öpüp, onları yeniden koklayabildi. Ama ben... Ben kızımı yeniden koklayabilip, öpebilmek için, cennete gidinceye kadar beklemem gerekiyor. Bin kez adamı affetmeye çalıştım. Bin kerede başardığımı zannettim. Belki başarmışımdır, ama ben hala kızımı düşünüyorum. Lütfen benim için dua et ve dikkat et Kenan Bey, tek bir oğlum kaldı, lütfen!”
Kenan dondu kaldı, 15 dakika yerinden kıpırdayamadı.

Daha sonra kendine gelip,yavaş yavaş evine gitti.

Evine varınca, çocuklarına ve karısına sıkıca öylesi bir sarıldı ki...
Kazasız, belasız bir yaşam dileği ile…