Sokağa çıkıp 100 kişiye, Yunuseli Havaalanı hakkında bilginiz var mı diye sorsanız yarıdan fazlası bilgisinin olmadığı yönünde yanıt alırsınız.
Aynı kişilere, Bursa'nın en önemli çözüm bekleyen sorunu nedir sorusunu sorsanız, tereddütsüz şehir içi ulaşım ve hava kirliliği yanıtını alırsınız.
Vatandaş böyle düşünürken kenti yönetenler ve muhalefet partilerin gündeminde ise Yunuseli Havaalanı öyle olsun böyle olsun tartışması var.
Bakın ben size daha önce de yazdığım gibi Yunuseli Havaalanı'na ne yapılacağını bir kez daha anlatayım.
Büyükşehir Belediyesi 7-8 aydır Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile birlikte burası için kapsamlı bir çalışma sürdürülüyor.
Belediye Başkanı Alinur Aktaş'ın ifade ettiği gibi tamamı bin 500 dönümlük arazinin 750 dönümlük bölümü yani yarısı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na devri yapıldı.
Bakanlık buraya beş kat yüksekliği geçmeyecek, tüm yaşam alanlarını kapsayacak kent dokusuna uygun konutlar inşa edecek.
Konutların yapımını ise Toplu Konut İdaresi (TOKİ) üstlenecek.
Örnek olarak Yunuseli'nde yapımını TOKİ'nin üstlendiği 450 konuttan oluşan Basın Sitesi mimarisinin benzeri olacak.
Projenin en önemli tarafı ise yapılacak konutlara kent içinde deprem riski oluşturan bölgeler olan Altıparmak ya da Demir Yolu altındaki mahallelerde oturan vatandaşlar buraya transferi sağlanacak.
Kaydırma sistemi denilen plan uygulanacak.
Ardından boşalan riskli binaların da yıkılmasıyla şehir merkezinde yeni rezerv alanları oluşturulmuş olacak.
Bu çalışmanın adı da kentsel dönüşüm olacak.
Peki arazinin diğer yarısının akıbeti ne olacak sorusunun cevabını da söyleyeyim ki merak edenlerin merakını da gidermiş olalım.
Konutların yapımına başlanmasıyla birlikte diğer 750 dönüm de ise eş zamanlı yeşillendirme çalışmalarına başlanacak.
Millet Bahçesi adı altında tamamı yeşil alanların oluşturulacağı botanik parka dönüştürülecek.
Projeye yaz sonu başlanıp tamamının bitirilmesi 2023 yılı olacak şekilde öngörülüyor.
Çalışmanın kamuoyu ile paylaşılmamasının iki sebebi var.
Birincisi transfer yapılacak mahallelerde gereksiz bir rantın oluşmaması.
İkincisi ise projede kaç adet bina ve de konutun tam olarak netlik kazanmamış olmasıdır.