Yunuseli Havaalanı arazisinin ne şekilde halkın kullanımına açılacağı meselesi hem iktidarın hem de muhalefetin uzunca süredir gündeminde.

Bin 400 dönümlük arazinin içine tek bir bina dahi yapılmadan bugünlere gelmesinin iki önemli nedeni var.
Birincisi yerin kullanım hakkının bugüne değin Genelkurmay Başkanlığı'na ait olması.
Diğeri de havaalanı olarak kullanılmasından dolayı ancak belirli ölçekteki uçakların güvenli şekilde iniş ve kalkışını engelleyecek yükseklikte çevresinde yapılanmaya izin verilmemesidir.
Bugüne değil böyleydi.
Şimdi ise roller de proje de değişti.
Mevcut Yenişehir ardından Sabiha Gökçen havaalanlarının faaliyete geçmesiyle Yunuseli, havalanı özelliğini zaman içinde kaybedince burasının ne şekilde kullanılacağı tartışılmaya başlandı.
Öyle ya, bin 400 dönümlük arazi çölde bir baha misali herkesin dikkati çekiyordu.
Cumhuriyet Halk Partisi, bir süredir arazinin konut alanına dönüştürüleceği iddialarına karşın, "Yunuseli'nden elinizi çekin" diyerek kent yönetiminde söz sahibi AK Parti'ye gönderme yaparken bir de önerisi vardı.
Malum, olası bir depremde toplanma bölgesi amaçlı kalması için yeşil alana dönüştürülmesiydi.
Büyükşehir Belediyesi ise kentin en önemli arazi rantın şehrin menfaatine kullanılmasının derdinde çalışma yaptıklarını vurguluyordu.
Merak konusu olan projenin nasıl olacağına ilişkin edindiğimiz bilgiler dâhilinde aktarayım.
Mesela en önemli kriterlerden biri yeşil Bursa'nın ruhunu yaşatacak olması.
Bundan sonra yapılacak kentsel dönüşüp projelerine model olabilecek 4 ila 5 katla sınırlı kalınması.
1.500 dönümlük arazinin üçte biri konut alanı diğer kalan kısmının millet bahçesi adıyla çok amaçlı yeşil alan oluşturulmuş bir kentsel dönüşüm projesi olarak Yunuseli karşımıza çıkabilir.
Böylesine büyük bir alanda yapılacak kentsel dönüşüm projesi sadece Büyükşehir Belediyesi'nin planlamasıyla sınırlı kalınmamış.
Nitekim Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın da söz sahipliğinde proje olacaktır.
Zira kentsel dönüşümün mantığı boş bir araziye konut yapmak olmayıp mevcut durumu sakıncalı ve de riskli binaların yıkılarak çağdaş yaşamın gereksinimi güvenli binalar inşa etmektir.
Bunu yaparken de vatandaşın gönül rızası olmalıdır.
Elbette günümüz şartlarında ortaya çıkacak maliyetin bir kısmı hak sahiplerinin karşılaması kaçınılmaz bir gereksinim haline gelmiştir.
Devlet-millet işbirliğinde model olacak kentsel dönüşüm için her ne kadar Büyükşehir Belediyesi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın üzerinde titizlikle çalışma yaptığı proje hakkında son kararı Cumhurbaşkanı Erdoğan verecek.
Şimdi merak edilen bir ayrıntı da, devlet-millet kentsel dönüşüm projesinin hangi mahalleleri kapsayacak olmasıdır.