One Earth dergisinde yayımlanan yeni analiz, Grönland ve Batı Antarktika buz tabakaları ile Amazon ve kuzey kuşağı ekosistemlerinin çöküş riskinin arttığını ortaya koydu. Uzmanlara göre bazı eşiklerin aşılması, küresel ısınmayı geri döndürülemez bir sürece taşıyabilir.
Haber Giriş Tarihi: 20.02.2026 15:14
Haber Güncellenme Tarihi: 20.02.2026 15:18
Kaynak:
Haber Merkezi
Bilim insanları, küresel iklim sisteminin bazı kritik eşiklere sanılandan daha yakın olabileceği uyarısında bulundu. One Earth dergisinde yayımlanan yeni bir çalışmaya göre Grönland buz tabakası, Batı Antarktika buz tabakası, kuzey kuşağındaki orman ekosistemleri ve Amazon yağmur ormanları, önceki tahminlere kıyasla daha yüksek çöküş riskiyle karşı karşıya.
Araştırmada “kritik eşik” kavramına dikkat çekildi. Buna göre bir ekosistemin geri dönüşü zor ya da imkânsız bir bozulma sürecine girmesi, diğer iklim sistemlerini de tetikleyerek zincirleme bir etki yaratabiliyor. Çalışmada, bu tür bir sürecin uzun vadede küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi döneme göre yaklaşık 5 santigrat dereceye kadar çıkarabileceği ve bunun ciddi çevresel ve toplumsal sonuçlar doğurabileceği belirtildi.Çevre kuruluşu Terrestrial Ecosystems Research Associates’ten Christopher Wolf, bazı eşiklerin aşılmasının gezegeni “sera Dünya” olarak tanımlanan bir iklim durumuna sürükleyebileceğini ifade etti. Wolf, politika yapıcılar ve kamuoyunun bu risklerin boyutuna dair farkındalığının yeterli olmadığını savundu.Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkilerinin özellikle düşük gelirli ülkeler ve topluluklar üzerinde daha erken ve daha ağır hissedileceğini belirtiyor. Ancak bu kesimlerin, küresel ölçekte belirleyici olan ekonomik ve siyasi karar mekanizmaları üzerinde sınırlı etkiye sahip olduğu vurgulanıyor.Manitoba Üniversitesi öğretim üyesi David Camfield ise büyük şirketler ve yüksek servet sahibi grupların sahip olduğu ekonomik gücün, emisyonları azaltmaya yönelik politikaları uygulamayı zorlaştırabileceğini öne sürdü. Camfield’e göre şirketlerin yatırım kararları, finansal piyasaların tepkileri ve kredi derecelendirme kuruluşlarının değerlendirmeleri hükümetler üzerinde baskı oluşturabiliyor.Araştırmada, küresel ısınmayı sınırlamak için yalnızca teknolojik dönüşümlerin değil, aynı zamanda ekonomik ve siyasi yapıları da kapsayan geniş ölçekli değişimlerin tartışıldığı ifade edildi. Uzmanlar, sera gazı emisyonlarının hızlı ve kalıcı biçimde azaltılmasının kritik eşiklerin aşılmasını önlemede belirleyici olacağını kaydediyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Bilim İnsanları Uyardı: Dünya felaketin eşiğinde
One Earth dergisinde yayımlanan yeni analiz, Grönland ve Batı Antarktika buz tabakaları ile Amazon ve kuzey kuşağı ekosistemlerinin çöküş riskinin arttığını ortaya koydu. Uzmanlara göre bazı eşiklerin aşılması, küresel ısınmayı geri döndürülemez bir sürece taşıyabilir.
Bilim insanları, küresel iklim sisteminin bazı kritik eşiklere sanılandan daha yakın olabileceği uyarısında bulundu. One Earth dergisinde yayımlanan yeni bir çalışmaya göre Grönland buz tabakası, Batı Antarktika buz tabakası, kuzey kuşağındaki orman ekosistemleri ve Amazon yağmur ormanları, önceki tahminlere kıyasla daha yüksek çöküş riskiyle karşı karşıya.
Araştırmada “kritik eşik” kavramına dikkat çekildi. Buna göre bir ekosistemin geri dönüşü zor ya da imkânsız bir bozulma sürecine girmesi, diğer iklim sistemlerini de tetikleyerek zincirleme bir etki yaratabiliyor. Çalışmada, bu tür bir sürecin uzun vadede küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi döneme göre yaklaşık 5 santigrat dereceye kadar çıkarabileceği ve bunun ciddi çevresel ve toplumsal sonuçlar doğurabileceği belirtildi.Çevre kuruluşu Terrestrial Ecosystems Research Associates’ten Christopher Wolf, bazı eşiklerin aşılmasının gezegeni “sera Dünya” olarak tanımlanan bir iklim durumuna sürükleyebileceğini ifade etti. Wolf, politika yapıcılar ve kamuoyunun bu risklerin boyutuna dair farkındalığının yeterli olmadığını savundu.Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkilerinin özellikle düşük gelirli ülkeler ve topluluklar üzerinde daha erken ve daha ağır hissedileceğini belirtiyor. Ancak bu kesimlerin, küresel ölçekte belirleyici olan ekonomik ve siyasi karar mekanizmaları üzerinde sınırlı etkiye sahip olduğu vurgulanıyor.Manitoba Üniversitesi öğretim üyesi David Camfield ise büyük şirketler ve yüksek servet sahibi grupların sahip olduğu ekonomik gücün, emisyonları azaltmaya yönelik politikaları uygulamayı zorlaştırabileceğini öne sürdü. Camfield’e göre şirketlerin yatırım kararları, finansal piyasaların tepkileri ve kredi derecelendirme kuruluşlarının değerlendirmeleri hükümetler üzerinde baskı oluşturabiliyor.Araştırmada, küresel ısınmayı sınırlamak için yalnızca teknolojik dönüşümlerin değil, aynı zamanda ekonomik ve siyasi yapıları da kapsayan geniş ölçekli değişimlerin tartışıldığı ifade edildi. Uzmanlar, sera gazı emisyonlarının hızlı ve kalıcı biçimde azaltılmasının kritik eşiklerin aşılmasını önlemede belirleyici olacağını kaydediyor.
Kaynak: Haber Merkezi
En Çok Okunan Haberler