Hava Durumu

#Adalet

Yeni Marmara Gazetesi - Adalet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Otobüs şoförü uykuya daldı, önündeki araca çarptı... Lise öğrencisi iki aracın arasında böyle sıkıştı Haber

Otobüs şoförü uykuya daldı, önündeki araca çarptı... Lise öğrencisi iki aracın arasında böyle sıkıştı

Kazada ağır yaralanan Eymen Gökçe'nin ilk 6 ay boyunca yatağa bağımlı yaşadığı, 8 ameliyat geçirdiği öğrenildi. Yaklaşık 16 ay süren tedavi sürecinin ardından lise öğrencisinin bacağında 3 santimetrelik kısalma oluştuğu belirtildi. Yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle okulundan uzak kalan Gökçe'nin sınıf tekrarı yapmak zorunda kaldığı ifade edildi. Ailenin tepki gösterdiği en önemli konuların başında ise hazırlanan sağlık raporları geldi. Yaklaşık 16 ay tedavi gören ve aylarca yatağa bağımlı kalan genç için yüzde 19 oranında maluliyet belirlenmesi ile yalnızca 1 aylık bakıcı ihtiyacı olduğuna dair rapor hazırlanması aileyi isyan ettirdi. Öte yandan bilirkişi raporunda şoför için "uyumadığı, bir anlık göz kapanması yaşadığı" değerlendirmesi yapılırken, kazaya ait kamera görüntülerinde şoförün direksiyon başında uykuya daldığı anların net şekilde görüldüğü belirtildi. Kazanın ardından işten çıkarılan otobüs şoförünün işe geri dönmek için dava açtığı ve davayı kazandığı öğrenildi. Yaşadığı süreci anlatan Eymen Gökçe, "2 yıla yakın tedavi gördüm. Okula gidemedim, arkadaşlarımdan uzak kaldım. Sınıf tekrarı yapmak zorunda kaldım. Psikolojik olarak çok kötü oldum. Şimdi biraz toparlamaya çalışıyorum. Tek isteğim bu mahkemenin detaylı şekilde ilerlemesi. Adalet Bakanımız Akın Gürlek'ten de destek bekliyorum" dedi. Baba Nazife Gökçe ise yaşadıkları sürece tepki göstererek, "Oğlum 2 yıldır tedavi görüyor. Bir kişinin direksiyon başında uyuması sonucu meydana gelen kazada bilirkişi, ‘gözlerini 1 saniye kapatmış' diye yorum yapıyor. Görüntüler açık, adamın resmen içi geçmiş. Ben bu dosyanın detaylı şekilde incelenmesini istiyorum. Benim oğlum 1 yıl boyunca bakıma muhtaç yaşadı ama verilen raporda sadece 1 ay bakıma muhtaç olduğu yazıyor. Biz adaletin yerini bulmasını istiyoruz. Bu şahıs ayrıca işe geri dönüş davası açıp bunu da kazanıyor. Allahtan Burulaş kabul etmiyor ama bu şahıs nasıl davayı kazanıyor anlamıyorum. Biz aylarca ekonomik kriz çektik" dedi.

Başkan Yılmaz gençlere fethi anlattı Haber

Başkan Yılmaz gençlere fethi anlattı

Yıldırım Belediyesi, Bursa’nın fethinin 700. Yılı etkinlikleri kapsamında gençleri tarihi ve kültürel yolculuğa çıkarıyor. Kütüphane ve Müzeler Müdürlüğü tarafından düzenlenen proje ile lise öğrencileri, Osmanlının Söğüt’ten Bursa’ya uzanan yolculuğunun izlerini sürüyor. Osmanlı’nın kurulduğu Söğüt’tte Ertuğrul Gazi Türbesi’nde başlayan yolculuk kapsamında öğrenciler, Kayıların Söğüt’e yerleşmesi, dönemin siyasi ve kültürel faaliyetleri hakkında bilgilendiriliyor. Programın ikinici durağı Osmanlı Devleti’nin manevi kurucularından olarak kabul edilen Şeyh Edebali’nin Türbesi’nde ise Osmanlı'nın kuruluşundaki manevi etkiler anlatılıyor. Yine Yenişehir’de Osmanlı’nın ilk şehirleşme faaliyetleri ve devletleşme noktasında atılan adımlar öğrencilere anlatılıyor. Koyunhisar’da Osmanlıların rüştünü ispatladığı ve bir nevi Bursa'nın fethine giden ilk adımlardan birisi olarak değerlendirilen Koyunhisar Savaşı ve dönemin siyasi olayları gençlerle paylaşılıyor. Gençlerin tarih yolculuğu Kestel Kalesi ziyaretinin ardından Osmanlı Askeri mimarisinin ilk örneklerinden olan ve Bursa’daki ilk eserlerinden birisi olan Balabanbey Kalesi’nde son buluyor. Balabanbey Kalesi’nde Liseli öğrencileri karşılayan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, onlara Bursa'nın fetih sürecini anlattı. Bursa’nın alınmasının salt bir kale fethi olmadığının altını çizen Başkan Yılmaz, "Ecdadımız, Bursa'yı bir Bizans kalesi olarak görmemiş, bir medeniyet beşiği olarak tasavvur etmiştir. İşte bundan dolayı Osman Gazi Bursa ile ilgili rüyalar kurmuş, bu kutlu şehrinin fethini evlatlarına adeta vasiyet etmiştir. Osmanlılar Bursanın alınmasını askeri bir fetih olarak görmemiş. Uzun ve sabırlı bir kuşatma ve akabindeki sulh ile Bursa'yı alarak şehrin tahrip olmasının, insanların zarar görmemesinin önüne geçmiştir. Bu fethin manevi boyutunu maddi boyutundan daha önemli gören ecdadımız, bir taraftan dervişler, alperenler, gönül erlerini buraya getirirken, diğer taraftan da camiler, medreseler, hanlar, hamamlar, çarşılar inşa ederek kısa sürede Bursa’ya bir Türk İslam şehri hüvviyeti kazandırmıştır. İşte kutlu şehir Bursa’nın mayası bu süreçte atılmıştır" dedi. Osmanlı'nın Bursa’da temellerini attığı medeniyet ve hoşgörü ikliminin asırlar boyunca dünyaya adalet ve nizam taşıdığını aktaran Yıldırım Belediye başkanı Oktay Yılmaz, "Bu gün bile hala Osmanlının adaleti, sağaldığı barış ortamı hasret ve özlemle yad ediliyor. Biz de Yıldırım Belediyesi olarak gençlerimizin bu köklerle güçlü bağlar kurmasını istiyoruz. Bu proje ile evlatlarımızı, ecdadımızın iz sürdüğü topraklarda tarih ile buluşturuyoruz. Amacımız; geçmişini bilen, kültürüne sahip çıkan ve geleceğe daha bilinçli yürüyen bir nesil yetiştirmek. Gençlerimizin bu yolculukta edindiği her bilgi ve her duygu, yarınlarımızın en güçlü teminatı olacaktır" ifadelerini kullandı.

Dünya Sağlık Örgütü ‘Bursa Taahhüdü’nü yayınladı Haber

Dünya Sağlık Örgütü ‘Bursa Taahhüdü’nü yayınladı

DSÖ Avrupa Sağlıklı Şehirler Ağı’nın Yıllık İş Toplantısı ve Teknik Konferansı, Haziran 2025’te Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde ‘Dirençli Sağlıklı Şehirler: Herkes İçin Sürdürülebilir Kentsel Gelecekler Geliştirmek’ temasıyla gerçekleştirilmişti. 8. faza (2026-2030) geçiş stratejilerinin de belirlendiği konferansın Politik Kurul Toplantısı’ndaki en önemli çıktılarından birisi de ‘Bursa Taahhüdü’ olmuştu. YEREL YÖNETİMLERE ÖRNEK OLACAK Bursa Taahhüdü, Dünya Sağlık Örgütü’nün resmi internet sitesinde yayımlanarak küresel kamuoyuyla paylaşıldı. Böylece sağlıklı şehirler vizyonu doğrultusunda yerel yönetimlere yönelik önemli bir referans belgesi niteliği kazandı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Avrupa Sağlıklı Şehirler Ağı Toplantısı’nda ilan edilen Bursa Taahhüdü’nün sadece kentin değil, tüm dünya şehirlerinin geleceğine dair ortak değerlerin güncellenmiş bir ifadesi olduğunu söyledi. Taahhüdün eşitlikten, sağlıktan, adaletten, barıştan ve doğaya saygıdan yana bir iradeyi temsil ettiğini belirten Başkan Bozbey, "Bizler, şehirlerimizi yalnızca ekonomik büyüme ile değil; sağlık, fırsat eşitliği, sosyal adalet ve insan onurunu gözeterek yönetmek istiyoruz. Bursa Taahhüdü ile gelecek nesillerin sağlığı ve refahını güvence altına almayı, şehirlerimizin sürdürülebilir, dirençli ve kapsayıcı olmasını sağlamayı amaçlıyoruz" dedi. Bu adımın, yerel yönetimlerin uluslararası düzeyde iş birliği ve bilgi paylaşımı yaparak, daha sağlıklı ve dirençli şehirler inşa edebileceğinin de güçlü bir göstergesi olduğunu dile getiren Başkan Bozbey, "Bursa Taahhüdü’nün temelinde insan, mekan, katılım, refah, barış, gezegen ve hazırlık gibi 7 güçlü ilke yer alıyor. Bu ilkeler sadece bir strateji değildir. Aynı zamanda vicdanla yazılmış bir yol haritasıdır" diye konuştu. Bursa Taahhüdü'ne https://www.bursa.bel.tr/yayinlar_pdf_viewer?id=3055 linkinden ulaşılabiliyor.

Enes Çelik’ten PFDK kararına sert tepki Haber

Enes Çelik’ten PFDK kararına sert tepki

Bursaspor Başkanı Enes Çelik, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’nun (PFDK) Muşspor karşılaşması sonrası açıkladığı cezalara sert tepki gösterdi. Çelik, deplasmanda yaşanan olaylara rağmen verilen cezaların adil olmadığını savundu. Nesine 2. Lig Kırmızı Grup’ta 8 Mart 2026 tarihinde oynanan Muş Spor Kulübü - Bursaspor karşılaşmasında yaşanan olayların ardından PFDK, Muşspor’a 2 maç seyircisiz oynama cezası verirken Bursaspor’a ise deplasmanda 1 maç seyircisiz oynama cezası ve para cezası vermişti.Kararın ardından açıklamalarda bulunan Enes Çelik, özellikle deplasmanda yaşanan olayların boyutuna dikkat çekerek verilen cezanın yetersiz olduğunu ifade etti. "BU CEZAYI ÇOK FAZLA BULUYORUZ" "Deplasmanda kafası yarılan, videolu, fotoğraflı, belgeli o kadar taraftarımız olmasına rağmen Muşspor’a verilen 2 maç seyircisiz oynama cezasını çok fazla buluyoruz. Bu cezaya itiraz edilerek Bursaspor’a eklenmesini talep ediyoruz."Bursaspor Başkanı, yaşanan olayların görüntüler ve belgelerle kayıt altına alındığını belirterek sürecin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. "BİR TARAFTARIMIZIN ÖLMESİ Mİ GEREKİYORDU?" "Konuşacak bir şey yok. İlla bir taraftarımız beyin kanaması geçirip ölmesi mi gerekiyordu? Ben artık bir şey demiyorum. Adalet dağıtması gereken kurumlar görevini yapmıyor, yazık"Enes Çelik, yaşanan olayların ardından Bursaspor taraftarlarının ciddi şekilde mağdur olduğunu ifade ederken, verilen cezanın kamuoyunda da konuşulacağını belirtti.Bursaspor yönetiminin, PFDK kararına karşı gerekli hukuki girişimleri değerlendirerek itiraz sürecini başlatması bekleniyor.

Bursa’da alkollü hemşire direksiyon başında can aldı: "Alkollü çıkmamak için kahve içmeye gitti" iddiası Video Galeri

Bursa’da alkollü hemşire direksiyon başında can aldı: "Alkollü çıkmamak için kahve içmeye gitti" iddiası

     Bursa’da alkollü şekilde direksiyon başına geçtiği iddia edilen sürücünün çarptığı 73 yaşındaki kadın hayatını kaybetti. Kazanın ardından sürücünün ilk müdahaleyi yapmak yerine promil düşürmek için kahve içmeye gittiği iddia edilirken, kaza anı güvenlik kameralarına yansıdı.      Olay, 7 Mart Cumartesi günü sabah saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 2 çocuk annesi 73 yaşındaki Gönül Eriş, evinden çıkarak ekmek almaya gitti. Ekmek aldıktan sonra evine dönmek için yola çıkan Eriş’e, hızla gelen Burçin Ş. (34) idaresindeki 16 YU 965 plakalı otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan yaşlı kadın ağır yaralandı.      İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. 112 Acil Servis ekiplerince hastaneye kaldırılan Eriş, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Öte yandan, çevredeki vatandaşlar Bursa Şehir Hastanesi’nde hemşire olduğu öğrenilen sürücünün kazanın ardından olay yerine yakın bir kıraathaneye giderek kahve içtiğini iddia etti.      Polis ekiplerinin olay yerinde alkolmetreye üflettiği sürücünün 0.70 promil alkollü olduğu belirlendi. Alkolmetre sonucuna itiraz eden sürücü hastanede kan testi verdi. Yapılan testte de sürücünün 0.67 promil alkollü olduğu tespit edildi. Mahkemeye çıkarılan sürücü hakkında ev hapsi kararı verildi. Karara tepki gösteren acılı aile ise adalet çağrısında bulundu.      Hayatını kaybeden kadının oğlu Serkan Eriş, "Annem cumartesi sabah ekmek almaya gitti. Eve dönerken bir kadının çarpması sonucu hayatını kaybetti. Sürücünün hemşire olduğunu öğrendik. Çevredeki vatandaşların iddiasına göre kazadan sonra ilk müdahale etmek yerine alkollü çıkmamak için Türk kahvesi içmeye gitmiş. Hem alkollü çıkıyor hem de ev hapsine çarptırılıyor. Alkollü bir sürücünün bir kişinin ölümüne neden olmasına rağmen serbest kalmasında nerede adalet var?" dedi.      Sürücü Burçin Ş. ise ifadesinde, "Dün gece alkol almıştım. İlk müdahaleyi kendim yaptım. 112 ekiplerine de ben haber verdim" diyerek kendisini savundu. Çevredeki vatandaşlar ise, "Kadın buradan geliyordu. Kaza yaptıktan sonra Türk kahvesi içmeye gitti" ifadelerini kullandı.      Kazayla ilgili soruşturma sürüyor.

Bursalı Kadınlardan özgürlük ve eşitlik yürüyüşü Haber

Bursalı Kadınlardan özgürlük ve eşitlik yürüyüşü

"Saklandığımız yerde değil, buluştuğumuz yerdeyiz. Birbirimizin çaresiyiz" sloganından hareketle Osmangazi Belediyesi, Büyükşehir Belediyesi, Nilüfer Belediyesi ve kent konseylerinin kadın meclisleri öncülüğündeki 8 Mart Dünya Kadınlar Günü yürüyüşü, yoğun bir katılım ile organize edildi. Cumhuriyet Caddesi'nden başlayan yürüyüşe katılan kadınlar, Hanlar Bölgesi'ne kadar alkışlar ve ıslıklar eşliğinde ilerledi. Kadınlar, "Dünya yerinden oynar, kadınlar özgür olsa", "Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz" sloganlarıyla tepkilerini dile getirirken, haklarının savunucusu olacaklarını hep birlikte ifade etti. "KADINLARIN GÜVENLİ YAŞAMA HAKKI HALA GARANTİ ALTINA ALINMIŞ DEĞİL" Yürüyüşün ardından Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Sevgi Baysal, Bursa Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Derya Şimşek Aksakal ve Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir ortak bir basın açıklaması yaptı. Ortak basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Kadınların yüz yıllardır süren eşitlik mücadelesini büyütmek için bir aradayız. 8 Mart hakları için direnen işçi kadınların, eşitlik için sokaklara çıkan kadınların, şiddete karşı yaşamı savunan kadınların günüdür. Bugün bizler bir kez daha söylüyoruz, kadınların hayatı pazarlık konusu değildir. Kendi tırnaklarımızla kazandığımız haklarımızı, kimse elimizden alamaz. Krizler derinleştikçe kadınların ve çocukların hakları, ilk vazgeçilen haklar oluyor. Bugün dünyanın birçok yerinde kadınlar hem savaşlara, hem şiddete, hem de eşitsizliğe karşı mücadele ediyor. Türkiye'de ise tablo daha ağır. Kadın cinayetleri, taciz, istismar durmuyor. Şiddet her gün yeni hayatlar karartıyor. Kadınların güvenli yaşama hakkı hala garanti altına alınmış değil." "KADINLARIN EŞİT OLMADIĞI HİÇBİR YERDE GERÇEK DEMOKRASİ OLMAZ" Bildiride, "Kadınların yaşam hakkı tartışma konusu olamaz. Kadınları koruyan yasalar ve uluslararası sözleşmeler etkin bir biçimde uygulanmalıdır. Kadınların eşitsizliği yalnızca kadınların meselesi değildir, bu bir adalet meselesidir. Demokrasi, insan hakları meselesidir. Kadınların özgür olmadığı hiçbir toplum özgür değildir. Kadınların güvende olmadığı hiçbir toplum güvenli değildir. Kadınların eşit olmadığı hiçbir yerde gerçek demokrasi olmaz. Medeni kanunun 100. yılında hem laikliğe, hem demokrasiye sahip çıkmamız gerektiği görülüyor" ifadelerine yer verildi. "BİZ BU MÜCADELEYİ BÜYÜTMEYE DEVAM EDECEĞİZ" Özgür ve şiddet yaşam için mücadeleye devam edileceği vurgulanan bildiride, "Kadınlar bir araya geldiğinde, hiçbir şey eskisi gibi kalmaz. Bugün burada yan yana durmamızın nedeni de tam olarak budur. Çünkü biz biliyoruz ki kadınların en büyük gücü birbirlerinden aldıkları güçtür. Bu yüzden bugün buradan güçlü bir şekilde söylüyoruz, biz saklandığımız yerde değil, buluştuğumuz yerdeyiz. Burada attığımız her adım, kurduğumuz her dayanışma, yükselttiğimiz her söz daha eşit, daha özgür ve şiddetsiz bir yaşam içindir ve biz bu mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz. Kadınları korkutarak susturamayacaksınız. Kadınları yalnızlaştırarak durduramayacaksınız. Kadınların haklarını geri alamayacaksınız çünkü biz buradayız. Birbirimizin yanında, birbirimizin sesinde, mücadelesindeyiz ve biz biliyoruz ki birbirimizin çaresiyiz. Kadınlar vardır, kadınlar buradadır, kadınlar mücadelededir" sözleriyle güçlü bir mesaj verildi. Basın açıklamasının ardından kadınlar düzenlenen ‘Mesaj Duvarı' etkinliğinde dileklerini duvara yazdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.