Hava Durumu

#Adalet

Yeni Marmara Gazetesi - Adalet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Özer Matlı’dan güçlü mesaj: "60 bin üyemiz dönüşüme hazır, asıl yürüyüş şimdi başlıyor" Haber

Özer Matlı’dan güçlü mesaj: "60 bin üyemiz dönüşüme hazır, asıl yürüyüş şimdi başlıyor"

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Özer Matlı ekibinin öncülüğünde açılan Birlikte Çalışma Merkezi, geniş katılımlı bir törenle açıldı. Merkezin önündeki alanı dolduran sanayiciler, tüccarlar, KOBİ temsilcileri, küçük işletme sahipleri, girişimciler, meclis üyeleri, meslek komitesi üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ve basın mensupları, Bursa iş dünyasının geleceğine ilişkin güçlü bir buluşmaya imza attı. Yoğun katılımın yaşandığı törende Bursa iş dünyasına seslenen Özer Matlı, açılışın bir seçim ofisinin faaliyete geçmesinden çok daha büyük bir anlam taşıdığını belirtti. "Bursa iş dünyasında yeni bir dönemin kapılarını açıyoruz" Birlikte Çalışma Merkezi’nin kuruluş amacını anlatan Matlı, konuşmasına şu sözlerle başladı: "Bu akşam burada yalnızca bir merkezin kapılarını açmıyoruz. Bursa iş dünyasında yeni bir dönemin kapılarını açıyoruz. Buraya özellikle ‘seçim ofisi’ demedik. Çünkü bizim meselemiz yalnızca bir seçimi kazanmak değildir. Bizim meselemiz; Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nı 60 bin üyesinin tamamıyla yeniden buluşturmak, her üyemizi odasının gerçek sahibi yapmak ve Bursa’nın geleceğini birlikte kurmaktır. Bu nedenle buranın adı Birlikte Çalışma Merkezi." Üyelere uzaktan seslenen değil, her komitede, sektörde ve iş kolunda üyeleriyle yan yana çalışan bir yönetim anlayışı oluşturacaklarını belirten Matlı, "Bir kişinin etrafında toplanmaya değil, bütün üyelerimizin gücünü aynı hedefte buluşturmaya geliyoruz. Biz daha yeni başladık" dedi. "Bursa’nın güçlü bir dönüşüme ihtiyacı var" Bursa’nın Türkiye’ye yön veren üretim, ticaret, ihracat ve istihdam merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Matlı, küresel değişim karşısında BTSO’nun mevcut yöntemlerle yoluna devam edemeyeceğini söyledi. Matlı şöyle konuştu: "Bugün çarşıda da fabrikada da atölyede de ofiste de aynı ihtiyacı duyuyoruz: Bursa’nın bir dönüşüme ihtiyacı var. Ticaretin kuralları değişiyor. Teknoloji, finansman, rekabet ve pazarlar değişiyor. Böylesine büyük bir değişim yaşanırken Bursa yerinde sayamaz. BTSO da alışılmış yöntemlerle yoluna devam edemez. Bursa’nın ihtiyacı sadece günü kurtaran adımlar değil, bütün sektörleri kapsayan güçlü bir dönüşümdür. İşte biz bu dönüşümü başlatmak için adayız." Adaylığının yalnızca bir alternatif oluşturma amacı taşımadığını vurgulayan Matlı, göreve gelmek, sorumluluk almak ve Bursa iş dünyasını geleceğe hazırlamak için yola çıktıklarını söyledi. "Başarı, üyelerin hayatında oluşturulan etkiyle ölçülür" BTSO’nun kurumsal geçmişine ve kuruluş mirasına sahip çıkacaklarını belirten Matlı, birkaç gün önce BTSO’nun kurucusu Osman Fevzi Efendi’nin kabrini ziyaret ettiklerini hatırlattı. Kuruluşundan bugüne kadar emek veren bütün başkanlara, meclis üyelerine, meslek komitesi temsilcilerine ve çalışanlara teşekkür eden Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yapılan her doğru işi Bursa’nın değeri kabul ediyoruz. Ancak geçmişe vefa göstermek, bugünün ihtiyacını söylemeye engel değildir. Tam tersine, o büyük mirasa sahip çıkmanın yolu; kurumu zamanın ihtiyaçlarına göre yenilemek ve daha ileri taşımaktır. Çünkü kurumlar binalarıyla değil, üyeleriyle yaşar. Başarı, yapılan işlerin sayısıyla değil, üyelerin hayatında oluşturulan etkiyle ölçülür. Kurumlar gücünü makamlarından değil, temsil ettikleri insanların güveninden alır." "Ben bir koltuğa değil, Bursa iş dünyasının sorumluluğunu taşımaya talibim" Üretimin içinden gelen bir iş insanı olduğunu belirten Özer Matlı, yatırım yapmanın, istihdam oluşturmanın ve binlerce çalışanın sorumluluğunu taşımanın ne anlama geldiğini bildiğini ifade etti. Bugün 32 şirket, 31 marka, 11 sektör, 81 il ve 7 bini aşkın çalışma arkadaşına ulaşan bir yapıyı birlikte kurduklarını belirten Matlı, Bursa Ticaret Borsası’ndaki görev dönemlerinde de kurumun gücünü ve etkinliğini artıran önemli çalışmalara imza attıklarını kaydetti. Matlı, "Bunları kendimi anlatmak için değil; Bursa iş dünyasının önündeki dönüşümü yönetecek tecrübeye, cesarete ve icra gücüne sahip bir ekip olduğumuzu belirtmek için söylüyorum. Ben bir koltuğa değil; Bursa iş dünyasının yükünü, beklentisini ve umudunu taşımaya talibim" dedi. "60 bin üyenin tamamının yönetimi olacağız" 60 Bin üyenin odalarından ayrıcalık değil adalet, mesafe değil temas, söz değil sonuç beklediğini ifade eden Matlı, destek veren ya da farklı düşünen her üyenin BTSO’nun ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı: "Göreve geldiğimizde yalnızca bize oy verenlerin değil, 60 bin üyenin tamamının yönetimi olacağız" diyen Matlı, ticaret ve sanayinin birbirinin rakibi olmadığını belirtti: "Küçük işletmemiz, tüccarımız, KOBİ’miz, sanayicimiz, hizmet sektörümüz ve girişimcimiz bu odanın eşit sahibidir. Bir sektörün gücü diğerinin önüne geçmeyecek. Bir üyenin ölçeği, cirosu, çevresi ya da adresi aldığı hizmetin ölçüsü olmayacak. Odanın imkânları bütün üyelerimize adaletle ulaşacak." 70 meslek komitesine hedef, yetki ve çalışma bütçesi Yeni yönetim anlayışında BTSO’nun 70 meslek komitesine daha güçlü ve işlevsel bir yapı kazandıracaklarını açıklayan Matlı, komitelerin yalnızca sorun aktaran ve toplantı yapan yapılar olmaktan çıkarılacağını söyledi. Matlı, "Komitelerimiz kendi sektörlerinin geleceğine yön veren, karar süreçlerine katılan ve sonuçları takip eden güçlü çalışma merkezleri olacak. Her komitenin hedefleri olacak, yetkisi olacak, çalışma bütçesi olacak. Komitelerimiz kaynak kullanan, proje geliştiren ve sonuç üreten yapılar hâline gelecek. Çünkü sektörünü en iyi bilenler, o sektörün içinde emek verenlerdir" ifadelerini kullandı. "BTSO’nun tek kuruşunu kullanmadan çalışıyoruz" Birlikte Çalışma Merkezi’nin ve bugüne kadar yürütülen bütün çalışmaların kendi imkânlarıyla hayata geçirildiğini açıklayan Matlı, bu süreçte BTSO bütçesinden herhangi bir kaynak kullanılmadığının altını çizdi: "Bu merkezi de yürüttüğümüz bütün çalışmaları da kendi imkânlarımızla, kendi emeğimizle ve kendi bütçemizle hayata geçiriyoruz. BTSO’nun tek kuruşunu kullanmadan çalışıyoruz. Bizim arkamızda odanın bütçesi değil, üyelerimizin güveni var. Bizim gücümüz makamdan değil, sahadan geliyor." Sahada yürütülen çalışmalara katkı sunan yol arkadaşlarına da teşekkür eden Matlı, ulaşılmayan tek bir üye kalmayana kadar çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Bursa Dönüşüm Planı kamuoyuna açıklanacak Konuşmasında önümüzdeki dönemin çalışma takvimine ilişkin açıklamalarda da bulunan Matlı, Bursa’nın bütün ticaret ve sanayi alanlarını kapsayacak Bursa Dönüşüm Planı’nın yakın zamanda düzenlenecek bir basın toplantısıyla kamuoyuna sunulacağını duyurdu. Planın çarşıdaki esnaftan ihracatçı sanayiciye, küçük işletmelerden teknoloji girişimlerine kadar bütün üyeleri kapsayacağını belirten Matlı, "Hiçbir sektör dışarıda kalmayacak. Hiçbir üye geride bırakılmayacak. Açıkladığımız hiçbir çalışma kâğıt üzerinde kalmayacak. Tek merkez odaklı değil, bütün kentin kapsam içinde tutulduğu bir dönüşüm planı sunacağız." dedi. Düzenlenecek basın toplantısının tek yönlü bir sunum olmayacağını vurgulayan Matlı şu ifadeleri kullandı: "Bu basın toplantısında amacımız yalnızca bizim konuşmamız değil; basın mensuplarımızın özgürce soru sorması ve her soruya açık yüreklilikle cevap verilmesi olacak. Son dönemde Bursa kamuoyunun haber alma hakkı adına görev yapan basın mensuplarının soru soramadığı, cevap alamadığı, tek yönlü ve seyirlik BTSO etkinliklerinin giderek alışkanlığa dönüştüğünü görüyoruz. Biz sorudan da şeffaflıktan da çekinmeyeceğiz." Eylül ayında büyük Bursa buluşması Bursa Dönüşüm Planı’nın açıklanmasının ardından Eylül ayı içerisinde Bursa iş dünyasının bütün kesimlerini buluşturacak geniş katılımlı büyük bir organizasyon düzenleneceğini açıklayan Matlı, açılışın çalışmaların sonu değil başlangıcı olduğunu söyledi. "Kimse bugünkü açılışla yetineceğimizi düşünmesin. Bu akşam yalnızca kapıyı açıyoruz, asıl yürüyüş şimdi başlıyor" diyen Matlı, Bursa iş dünyasına şu çağrıda bulundu: "Gelin, bu yürüyüşe katılın. Fikrinizi, tecrübenizi, itirazınızı ve önerinizi sunun. Komitenizde bir üyemize daha ulaşın. Sektörünüzde bir kapıyı daha çalın. Çünkü dokunduğumuz her üyeyle daha güçlüyüz. Yan yana geldiğimiz her sektörle hedefimize daha yakınız." Konuşmasını "Birlikte Güçlü, Birlikte İleri" sözleriyle tamamlayan Özer Matlı, Birlikte Çalışma Merkezi’nin 60 bin BTSO üyesinin tamamına açık olacağını vurguladı: "Bu merkez Özer Matlı’nın merkezi değildir. Bu merkez, 60 bin BTSO üyesinin evidir. Birlikte Çalışma Merkezimiz Bursa’mıza ve 60 bin üyemize hayırlı olsun."

Bursa Teknik Üniversitesinde gurur günü Haber

Bursa Teknik Üniversitesinde gurur günü

Mimar Sinan Yerleşkesi’nde düzenlenen törene; Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa AK Parti Milletvekilleri Emine Yavuz Gözgeç, Ahmet Kılıç ve Mustafa Yavuz, Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Osman Şahin, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kesik, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, il protokolü, iş dünyası ve STK temsilcileri ile aileler katıldı. Törenin açılış konuşmasını yapan BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, 27 bölümden binin üzerinde öğrenciyi mezun etmenin gururunu yaşadıklarını belirterek, "Bugün hepimiz gurur doluyuz. Çünkü bu başarı sadece bireysel bir çabanın değil, ortak bir hayalin sabırla ve sevgiyle inşa edilmiş karşılığıdır" diye konuştu. "Üniversiteler evrensel vicdanın temsilcisidir" 103 farklı ülkeden öğrencinin BTÜ’de öğrenim gördüğünü dile getiren Rektör Çağlar, "Bu öğrencilerimiz aynı kampüsü, aynı hayalleri paylaşıyor. Ancak ne yazık ki dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan insani krizler, bu umutların üzerine gölge düşürüyor. Filistinli, Ukraynalı ve Doğu Türkistanlı öğrencilerimiz ailelerinin geleceğine dair endişeyle yaşamlarını sürdürüyor. Bu tablo bize önemli bir gerçeği hatırlatıyor. İnsan hakları, yalnızca güçlülerin veya müttefiklerin haklarını koruyan bir araç hâline geldiğinde evrensel niteliğini kaybeder. Bu çerçevede üniversiteler yalnızca bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda adaleti savunan, insan onurunu önceleyen, hakikatin peşinden yürüyen ve evrensel vicdanı yaşatan kurumlardır. Bizler gençlerimizi yalnızca iyi birer meslek sahibi bireyler olarak değil; aynı zamanda insan haklarına saygılı, adaleti önceleyen ve haksızlık karşısında sessiz kalmayan bireyler olarak yetiştirmeyi hedefliyoruz" dedi. "Geleceği şekillendirecek liderler sizler olacaksınız" Mezuniyetin artık bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Rektör Çağlar, "Her birinizi yeni hayatlara, yeni başlangıçlara uğurluyoruz. Üniversitemizde aldığınız bilgi, donanım ve tecrübe aktarımı ile hayata çok iyi hazırlandınız. Sizler ülkemizin kalkınmasına, milli teknoloji hamlesine katkı sağlayacaksınız. Ülkemizin bilimde, teknolojide ve üretimde yükselişine geleceği şekillendiren liderler olarak katkı sunacaksınız. İnanıyoruz ki Türkiye Yüzyılı vizyonu sizlerin aklı, emeği ve yüreğiyle daha da güçlenecek. Ve yine inanıyoruz ki dünyanın özlemle beklediği huzur ve adalet sizlerin inşa ettiği güçlü bir Türkiye ile hayat bulacak" ifadelerini kullandı. Rektör Çağlar’dan öğrencilere tavsiyeler Öğrencilere hayata dair tavsiyelerde de bulunan Rektör Çağlar, şunları sözlerine ekledi: "Teknolojiyi, yapay zekâyı mesleğinizin bir parçası yapın; ancak özgün düşünceniz onun hep birkaç adım önünde yürüsün. İlham alın ama son sözü daima siz söyleyin. İş yaşamında yalnızca bilginizle değil; ahlaki duruşunuz, etik değerleriniz ve toplumsal sorumluluğunuzla da farklı olun. Geleneklerimiz ile milli ve manevi değerlerimiz, geleceğe yürürken en güçlü rehberiniz olsun. Zamanı iyi yönetin. Çünkü geri alamayacağınız tek şey zamandır. Başarıyı mutlulukla eşitlemeyin. Gerçek mutluluk, kendinize ve değerlerinize sadık kalabildiğiniz anlardadır. Hata yapmaktan korkmayın. Merak edin, sabredin, azmedin ve tutkularınızı asla kaybetmeyin. Hayatın sizden aldıklarına değil, sizin hayata kattıklarınıza odaklanın. Ne olursa olsun doğruluktan ayrılmayın. Yüreğiniz umutla dolu, yolunuz ve bahtınız açık olsun. Allah'a emanet olun."

18 yaşındaki Ece Naz, kahvaltı hazırlarken sırtından vurulmuş Haber

18 yaşındaki Ece Naz, kahvaltı hazırlarken sırtından vurulmuş

Kızının kahvaltı hazırladığı sırada sırtından vurulduğunu söyleyen acılı anne Döne Macit, "Benim çocuğum aç gitmiş. Kahvaltı hazırlarken, patates kızartırken olay yaşanmış. Daha da evime patates almayı düşünmüyorum, evime haram oldu. O patates elinde gitti. Patates kızartırken, tezgaha dönük şekilde arkasından silah sıkmak nedir?" dedi. Olay, 29 Haziran'da Sırasöğütler Mahallesi'nde bulunan evde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ziyaret amacıyla söz konusu eve giden 2 genç kızdan Ece Naz Macit (18), bir süre sonra silahla vuruldu. Silah seslerini duyan vatandaşların ihbarı üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kanlar içinde kalan genç kız, ambulansla kaldırıldığı hastanede yapılan bütün müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Cinayetle ilgili 3 şüpheli tutuklandı Polis ekiplerinin olayın yaşandığı evde yaptığı incelemelerin ardından, o sırada içeride bulunan 2'si erkek 3 kişi gözaltına alındı. Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro ekiplerince ifade işlemleri tamamlanan S.C.G., Y.O. ve A.A. adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan 3 şüpheli, "kasten öldürme" ve "6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet" suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Acılı anne "Benim çocuğumu yediler, adalet istiyorum" Kızını kaybetmenin derin acısını yaşayan 46 yaşındaki anne Döne Macit, olayı öğrendiği anları ve sonrasında hissettiklerini anlattı. Macit, "Ben evdeydim. Benim kızım arkadaşına gitmişti. Bana kız kardeşimden haber geldi. Ece bir kavgaya karışmış diye. Sonra ben evden tam çıkarken oğlumun arkadaşları kapıda belirdi. Onlar da bir tedirginlik vardı. 'Bir şey mi duydunuz?' diye sordum, gözlerini kırptılar. Aşağı inince çok kalabalık vardı. O kalabalığı görünce ben daha da tedirgin oldum. Kötü bir şey olduğunu hissettim. Ece vurulmuş dediler ben orada yıkıldım" dedi. Faillerin en ağır cezayı almasını talep eden anne Macit, sözlerine şöyle devam etti: "Benim çocuğumu yediler. Ben adalet istiyorum. Devlet büyüklerinden adalet istiyorum. Canı sıkılan birini vuruyor. Bir evlat kolay mı yetişiyor? Bende şimdiye kadar izliyordum, başkalarına üzülüyordum. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Şuan benim ateşim de düştüğü yeri yakıyor. Yarın bir gün bu unutulacak. 3 gün 5 gün konuşulacak. Sonra ne olacak? Bir hafta sonra başka bir genç olacak. Ben adalet istiyorum. Kimsenin yaptığı yanına kalmasın." Sosyal medyada ve çevrede yapılan yorumlara da tepki gösteren acılı anne, "Asılsız yorumlar yapıyorlar. 'Senin kızının misafirlikte ne işi vardı?' gibi yorumlar. Ben başıboş bırakmadım. Şimdi nesillere, gençlere söz geçmiyor. Herkes yetiştiriyor, herkesin başında var. Bilip bilmeden kimse konuşmasın. Anne-baba olarak bizler sorumluluklarımızı biliyorduk. Çocuğumuzun peşindeydik ama arkadaşlarını kendisi gibi gördü, inandı. Temiz bir kızdı benim kızım. İyi niyetliydi, güler yüzlüydü, kimseye zararı yoktu. Kahkahası vardı, ömre bedeldi. Ben 4 kişinin de yargılanmasını istiyorum. 3'ünün de parmağı var. " ifadelerini kullandı. "O patates elinde gitti, arkasından silah sıkmak nedir" Kızının vurulduğu anla ilgili kahreden detayı paylaşan Döne Macit, "Elinizi, ayağınızı öpeyim gerçekten sesimi duyun. Çocuğum rüyama girmeden, 'Anne ben iyiyim' demeden ben rahat olamıyorum. Benim çocuğum aç gitmiş. Kahvaltı hazırlarken, patates kızartırken olay yaşanmış. Ben daha da evime patates almayı düşünmüyorum, evime haram oldu. O patates elinde gitti. Patates kızartırken, tezgaha dönük şekilde arkasından silah sıkmak nedir" diye konuştu. "Çiçeğimi aldılar" Torununun ölümüyle yıkılan anneanne Hayriye Gazi ise adaletin tecelli etmesini beklediklerini vurgulayarak, "Yavrumun kanı yerde kalmasın, dayanamıyorum. O benim bir tanemdi. Çiçeğimi aldılar gittiler. Onun kanı yerde kalmasın, ne olur. Adalet yerini bulsun" dedi.

"TikTok'ta beğeni" tartışması kanlı bitti Haber

"TikTok'ta beğeni" tartışması kanlı bitti

Dalağı alınan gencin yoğun bakımda tedavisi sürerken, olayın şüphelisi tutuklandı. Erencan Alparslan'ın annesi gözyaşlarıyla, "Geçtiğimiz hafta doğum gününü kutladık, bu olay sonrasında adeta oğlum yeniden doğdu" dedi. İddiaya göre, 26 Haziran'da Ali Kuşçu Parkı'nda İ.O. (16), 11. sınıf öğrencisi Erencan Alparslan'ı (17) sevgilisine beğeni attığını öne sürerek bıçakla kovalamaya başladı. İ.O.'nun, kovalamaca sonucu yere düşen Erencan'ı iki kez bıçakladığı öğrenildi. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan ağır yaralı Erencan Alparslan, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Ameliyata alınan gencin dalağının alındığı öğrenildi. Olayın ardından polis ekiplerince gözaltına alınan şüpheli İ.O, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kocaeli Şehir Hastanesi yoğun bakım ünitesinde tedavisi devam eden Alparslan'ın sağlık durumunda iyileşme gözlendiği bildirildi. Erencan'ın 19 Haziran'da doğum gününü kutladığı, olaydan bir gün sonra karnesini alacağı da öğrenildi. "Oğlum bıçağı görünce kaçmış ancak düşmüş" Hastanede oğullarından gelecek iyi haberi bekleyen aile ise yaşananlara tepki gösterdi. Baba Ersin Alparslan, oğlunun karne almak için iş yerinden izin aldığını belirterek, "Olay kız muhabbetiymiş. Benim oğlum, bir çocuğun kız arkadaşına TikTok'tan beğeni veya mesaj atmış. Olay bundan ibaret. Oğlum normalde cumartesi günü karne alacaktı. Erencan, perşembe günü ustasından karne için izin almış. Benim de haberim yok. Cuma günü sabah işe gitti diye gönderdiğim evladım o gün hiç işe gitmemiş. Benim oğlumu şahıs mı çağırıyor, yoksa karşılaşıyorlar mı bilmiyorum. Oğlum bıçağı görünce kaçmış ancak düşünce şahıs orada bıçağı oğlumun kalbinin altına bıçağı saplıyor. Erencan cuma gününden beri yoğun bakım ünitesinde tedavi görüyor. Şu an dalağı alındı" dedi. "Çocuğumun hayalleri vardı" Ersin Alparslan, sözlerini şöyle noktaladı: "Şüpheli de 16 yaşında. Biz ilk önce tutuksuz sanıyorduk ancak yetkili mercilerden bize ulaşıldı. Şu an Ankara Sincan Kapalı Cezaevi'ndeymiş. Çocuğumun hayalleri vardı. Amcası gibi asker olmak istiyordu.mBelki koşmayacak veya bisiklet süremeyecek. Sonuçta bir organı eksildi. Ciğeri ve diyaframı da zarar gördü, dalağını kurtaramadılar." "Oğlumun dediğine göre şüpheli celallenmiş" Anne Serpil Alparslan ise "Oğlum 4 gündür yoğun bakımda. Doktorlar durumun iyiye gittiğini söylüyor, Allah'ıma çok şükür. Allah bize tekrar çocuğumuzu bağışladı. Bunun daha kötüsü de olabilirdi. Adalet istiyoruz. Oğlum sadece beğeni atmış. Oğlum arkadaşına 'Bu kıza sahip çık' demiş. Sonra da ne olduysa oğlumun dediğine göre şüpheli celallenmiş. Herkes çocuğuna sahip çıksın. Ben çocuğumun nefesine kadar kontrol ediyorum. Çocuklarınızı boş bırakmayın. Zor bir zamandayız. Nereden zarar geleceğini bilemiyoruz" diye konuştu. "Beğeni attı diye oğlum bu hale geldi" Adaletin yerini bulmasını talep eden Serpil Alparslan, "Adalet istiyorum. Şüpheliye en ağır ceza verilsin. Daha kötü de sonuçlanabilirdi, oğlum ölebilirdi. Geçen hafta Erencan'ın doğum günüydü. Bu olay sonrası oğlum adeta yeniden doğdu. Allah onu bize bağışladı. 4 çocuğum var ama Erencan gözümün ilk nuru. Oğlumun şu an servise çıkmasını bekliyoruz. Beğeni attı diye oğlum bu hale geldi. Sadece arkadaşına 'kıza sahip çık' diye uyarıda bulunmuş. Cumartesi günü oğlum karne alacaktı" diyerek ağladı.

Otobüs şoförü uykuya daldı, önündeki araca çarptı... Lise öğrencisi iki aracın arasında böyle sıkıştı Haber

Otobüs şoförü uykuya daldı, önündeki araca çarptı... Lise öğrencisi iki aracın arasında böyle sıkıştı

Kazada ağır yaralanan Eymen Gökçe'nin ilk 6 ay boyunca yatağa bağımlı yaşadığı, 8 ameliyat geçirdiği öğrenildi. Yaklaşık 16 ay süren tedavi sürecinin ardından lise öğrencisinin bacağında 3 santimetrelik kısalma oluştuğu belirtildi. Yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle okulundan uzak kalan Gökçe'nin sınıf tekrarı yapmak zorunda kaldığı ifade edildi. Ailenin tepki gösterdiği en önemli konuların başında ise hazırlanan sağlık raporları geldi. Yaklaşık 16 ay tedavi gören ve aylarca yatağa bağımlı kalan genç için yüzde 19 oranında maluliyet belirlenmesi ile yalnızca 1 aylık bakıcı ihtiyacı olduğuna dair rapor hazırlanması aileyi isyan ettirdi. Öte yandan bilirkişi raporunda şoför için "uyumadığı, bir anlık göz kapanması yaşadığı" değerlendirmesi yapılırken, kazaya ait kamera görüntülerinde şoförün direksiyon başında uykuya daldığı anların net şekilde görüldüğü belirtildi. Kazanın ardından işten çıkarılan otobüs şoförünün işe geri dönmek için dava açtığı ve davayı kazandığı öğrenildi. Yaşadığı süreci anlatan Eymen Gökçe, "2 yıla yakın tedavi gördüm. Okula gidemedim, arkadaşlarımdan uzak kaldım. Sınıf tekrarı yapmak zorunda kaldım. Psikolojik olarak çok kötü oldum. Şimdi biraz toparlamaya çalışıyorum. Tek isteğim bu mahkemenin detaylı şekilde ilerlemesi. Adalet Bakanımız Akın Gürlek'ten de destek bekliyorum" dedi. Baba Nazife Gökçe ise yaşadıkları sürece tepki göstererek, "Oğlum 2 yıldır tedavi görüyor. Bir kişinin direksiyon başında uyuması sonucu meydana gelen kazada bilirkişi, ‘gözlerini 1 saniye kapatmış' diye yorum yapıyor. Görüntüler açık, adamın resmen içi geçmiş. Ben bu dosyanın detaylı şekilde incelenmesini istiyorum. Benim oğlum 1 yıl boyunca bakıma muhtaç yaşadı ama verilen raporda sadece 1 ay bakıma muhtaç olduğu yazıyor. Biz adaletin yerini bulmasını istiyoruz. Bu şahıs ayrıca işe geri dönüş davası açıp bunu da kazanıyor. Allahtan Burulaş kabul etmiyor ama bu şahıs nasıl davayı kazanıyor anlamıyorum. Biz aylarca ekonomik kriz çektik" dedi.

Başkan Yılmaz gençlere fethi anlattı Haber

Başkan Yılmaz gençlere fethi anlattı

Yıldırım Belediyesi, Bursa’nın fethinin 700. Yılı etkinlikleri kapsamında gençleri tarihi ve kültürel yolculuğa çıkarıyor. Kütüphane ve Müzeler Müdürlüğü tarafından düzenlenen proje ile lise öğrencileri, Osmanlının Söğüt’ten Bursa’ya uzanan yolculuğunun izlerini sürüyor. Osmanlı’nın kurulduğu Söğüt’tte Ertuğrul Gazi Türbesi’nde başlayan yolculuk kapsamında öğrenciler, Kayıların Söğüt’e yerleşmesi, dönemin siyasi ve kültürel faaliyetleri hakkında bilgilendiriliyor. Programın ikinici durağı Osmanlı Devleti’nin manevi kurucularından olarak kabul edilen Şeyh Edebali’nin Türbesi’nde ise Osmanlı'nın kuruluşundaki manevi etkiler anlatılıyor. Yine Yenişehir’de Osmanlı’nın ilk şehirleşme faaliyetleri ve devletleşme noktasında atılan adımlar öğrencilere anlatılıyor. Koyunhisar’da Osmanlıların rüştünü ispatladığı ve bir nevi Bursa'nın fethine giden ilk adımlardan birisi olarak değerlendirilen Koyunhisar Savaşı ve dönemin siyasi olayları gençlerle paylaşılıyor. Gençlerin tarih yolculuğu Kestel Kalesi ziyaretinin ardından Osmanlı Askeri mimarisinin ilk örneklerinden olan ve Bursa’daki ilk eserlerinden birisi olan Balabanbey Kalesi’nde son buluyor. Balabanbey Kalesi’nde Liseli öğrencileri karşılayan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, onlara Bursa'nın fetih sürecini anlattı. Bursa’nın alınmasının salt bir kale fethi olmadığının altını çizen Başkan Yılmaz, "Ecdadımız, Bursa'yı bir Bizans kalesi olarak görmemiş, bir medeniyet beşiği olarak tasavvur etmiştir. İşte bundan dolayı Osman Gazi Bursa ile ilgili rüyalar kurmuş, bu kutlu şehrinin fethini evlatlarına adeta vasiyet etmiştir. Osmanlılar Bursanın alınmasını askeri bir fetih olarak görmemiş. Uzun ve sabırlı bir kuşatma ve akabindeki sulh ile Bursa'yı alarak şehrin tahrip olmasının, insanların zarar görmemesinin önüne geçmiştir. Bu fethin manevi boyutunu maddi boyutundan daha önemli gören ecdadımız, bir taraftan dervişler, alperenler, gönül erlerini buraya getirirken, diğer taraftan da camiler, medreseler, hanlar, hamamlar, çarşılar inşa ederek kısa sürede Bursa’ya bir Türk İslam şehri hüvviyeti kazandırmıştır. İşte kutlu şehir Bursa’nın mayası bu süreçte atılmıştır" dedi. Osmanlı'nın Bursa’da temellerini attığı medeniyet ve hoşgörü ikliminin asırlar boyunca dünyaya adalet ve nizam taşıdığını aktaran Yıldırım Belediye başkanı Oktay Yılmaz, "Bu gün bile hala Osmanlının adaleti, sağaldığı barış ortamı hasret ve özlemle yad ediliyor. Biz de Yıldırım Belediyesi olarak gençlerimizin bu köklerle güçlü bağlar kurmasını istiyoruz. Bu proje ile evlatlarımızı, ecdadımızın iz sürdüğü topraklarda tarih ile buluşturuyoruz. Amacımız; geçmişini bilen, kültürüne sahip çıkan ve geleceğe daha bilinçli yürüyen bir nesil yetiştirmek. Gençlerimizin bu yolculukta edindiği her bilgi ve her duygu, yarınlarımızın en güçlü teminatı olacaktır" ifadelerini kullandı.

Dünya Sağlık Örgütü ‘Bursa Taahhüdü’nü yayınladı Haber

Dünya Sağlık Örgütü ‘Bursa Taahhüdü’nü yayınladı

DSÖ Avrupa Sağlıklı Şehirler Ağı’nın Yıllık İş Toplantısı ve Teknik Konferansı, Haziran 2025’te Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde ‘Dirençli Sağlıklı Şehirler: Herkes İçin Sürdürülebilir Kentsel Gelecekler Geliştirmek’ temasıyla gerçekleştirilmişti. 8. faza (2026-2030) geçiş stratejilerinin de belirlendiği konferansın Politik Kurul Toplantısı’ndaki en önemli çıktılarından birisi de ‘Bursa Taahhüdü’ olmuştu. YEREL YÖNETİMLERE ÖRNEK OLACAK Bursa Taahhüdü, Dünya Sağlık Örgütü’nün resmi internet sitesinde yayımlanarak küresel kamuoyuyla paylaşıldı. Böylece sağlıklı şehirler vizyonu doğrultusunda yerel yönetimlere yönelik önemli bir referans belgesi niteliği kazandı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Avrupa Sağlıklı Şehirler Ağı Toplantısı’nda ilan edilen Bursa Taahhüdü’nün sadece kentin değil, tüm dünya şehirlerinin geleceğine dair ortak değerlerin güncellenmiş bir ifadesi olduğunu söyledi. Taahhüdün eşitlikten, sağlıktan, adaletten, barıştan ve doğaya saygıdan yana bir iradeyi temsil ettiğini belirten Başkan Bozbey, "Bizler, şehirlerimizi yalnızca ekonomik büyüme ile değil; sağlık, fırsat eşitliği, sosyal adalet ve insan onurunu gözeterek yönetmek istiyoruz. Bursa Taahhüdü ile gelecek nesillerin sağlığı ve refahını güvence altına almayı, şehirlerimizin sürdürülebilir, dirençli ve kapsayıcı olmasını sağlamayı amaçlıyoruz" dedi. Bu adımın, yerel yönetimlerin uluslararası düzeyde iş birliği ve bilgi paylaşımı yaparak, daha sağlıklı ve dirençli şehirler inşa edebileceğinin de güçlü bir göstergesi olduğunu dile getiren Başkan Bozbey, "Bursa Taahhüdü’nün temelinde insan, mekan, katılım, refah, barış, gezegen ve hazırlık gibi 7 güçlü ilke yer alıyor. Bu ilkeler sadece bir strateji değildir. Aynı zamanda vicdanla yazılmış bir yol haritasıdır" diye konuştu. Bursa Taahhüdü'ne https://www.bursa.bel.tr/yayinlar_pdf_viewer?id=3055 linkinden ulaşılabiliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.