Hava Durumu

#Adalet Bakanı

Yeni Marmara Gazetesi - Adalet Bakanı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet Bakanı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Daltonlar’a Orhangazi’de şafak baskını : 9 gözaltı Haber

Daltonlar’a Orhangazi’de şafak baskını : 9 gözaltı

1080 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünün tek tek incelendiği soruşturmada 9 şüpheli gözaltına alınırken, yurt dışında olduğu belirlenen örgüt lideri hakkında kırmızı bülten çıkarılması için işlem başlatıldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıkladığı, 81 ilde organize suç örgütlerine yönelik gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonların Orhangazi ayağında dikkat çeken detaylar ortaya çıktı. Orhangazi Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma, kira anlaşmazlığı nedeniyle "Daltonlar" suç örgütünün adı kullanılarak iki vatandaşa yönelik tehdit iddiasıyla başladı. Soruşturma devam ederken, müştekilerin yaşadığı ev 15 ve 16 Haziran tarihlerinde peş peşe silahlı saldırıya uğradı. Bunun üzerine Bursa İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube, Orhangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İstihbarat Şube ekipleri geniş çaplı çalışma başlattı. Yaklaşık 1080 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü inceleyen ekipler, saldırıyı gerçekleştiren şüphelilerin ilçe dışından gelerek eylemleri gerçekleştirdikten sonra yeniden ilçeden ayrıldıklarını belirledi. Elde edilen deliller doğrultusunda Bursa merkezli 3 ilde 7 adrese özel harekat ekiplerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 9 şüpheli yakalanırken, firari örgüt liderinin yurt dışında olduğu tespit edildi. Lider hakkında Türkiye’ye getirilmesi amacıyla kırmızı bülten çıkarılması için işlem başlatıldı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 9 şüpheli geniş güvenlik önlemleri altında Orhangazi Adliyesi’ne sevk edilirken, soruşturmanın çok yönlü sürdüğü öğrenildi.

İbrahim Hacıosmanoğlu: "Biz yolda yürüdüklerimizi yolda bulduklarımızla asla değişmeyiz" Haber

İbrahim Hacıosmanoğlu: "Biz yolda yürüdüklerimizi yolda bulduklarımızla asla değişmeyiz"

Sözlerine destek verenlere teşekkür ederek başlayan Hacıosmanoğlu, "Dünyanın her tarafından binlerce vatandaşımız milli takımlarını desteklemek için Amerika'ya geldiler. Onlara ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Yine aynı şekilde, sabahın erken saatlerinde kalkıp binlerce insanın ülkenin her ilinin, ilçesinin meydanlarında toplanıp milli takımlarına verdikleri coşkulu destekten dolayı onlara da şükranlarımı sunuyorum. Gönül isterdi bu kadar özveriyle takımlarına sahip çıkan 85 milyon insana burada başarıyı yakalayıp, onları da sevindirmek ama her şerde hayır vardır, her hayırda da bir şer vardır, Cenab-ı Allah nasip etmedi. Buradan öncelikle futbolculara teşekkür ediyorum. Buralara bizi taşıyan onlar. Avrupa Şampiyonası'nda çeyrek final oynayan onlar. Uluslararası A Ligi'ne çıkaran onlar. 24 senenin üzerine Dünya Kupası'na taşıyan da onlar ve başlarındaki Montella hocamız da teknik ekibiyle beraber. Onlara da teşekkür ediyorum" diye konuştu. "Bunlar bizim çocuklarımız, destek olmamız lazım" Alınan sonuçlardan dolayı herkesin kalbinin sızladığını vurgulayan Başkan Hacıosmanoğlu, "Hakikaten kalbimiz sızlıyor. Malzemecisinden tutun futbolcusuna, teknik kadrodan yönetimine, herkesin kalbi sızlıyor. Çünkü Dünya Kupası'na bu hedefler için gelmemiştik. Ama insanlar şunu bilsin ki, o saygı duyduğumuz 85 milyon aziz milletimiz, en az onlar kadar burada emeği geçen işte malzemecisi, futbolcusu, teknik kadrosu, yönetimi, bizler de onlar kadar üzüldük ve hala kalbimiz onun ezikliğini hissediyor. Unutmayalım ki bizleri buralara taşıyan Bizim Çocuklar. Bunların çoğu 20 yaş civarlarında ve bunlar önümüzdeki yıllarda oynanacak olan turnuvalarda belki de 3-4 turnuvayı bir arada oynayacak çocuklar. Bunlar bizim çocuklarımız, destek olmamız lazım" şeklinde konuştu. "Ahlaksızlaşan bu insanların, neye hizmet ettiklerini 80 milyonun takdirine sunuyorum" Olumlu ve yapıcı yorumların başlarının üzerinde yeri olduğunu ifade eden İbrahim Hacıosmanoğlu, "Bizim onlara saygımız var ve futbolcunun da, teknik kadronun da, profesyonel çalışanların da herkesin saygı duyma zorunluluğu var. Çünkü onun faydası olur sana ama ahlak dışına çıkıp da hakarete varan cümleler kullanıp, bu bizim çocuklara 'başka çocuk adı takmaya kadar gidecek kadar' ahlaksızlaşan bu insanların, neye hizmet ettiklerini 80 milyonun takdirine sunuyorum. Bizim milletimiz de zaten onları anlıyordur. Biz çocuklarımıza sahip çıkacağız. Nasıl iki sene içerisinde sırasıyla başarıları yaşattıysa, inşallah bundan sonra da o başarıları bu millete yaşatacaktır" değerlendirmesinde bulundu. "Biz yolda yürüdüklerimizi yolda bulduklarımızla asla değişmeyiz" Bugüne kadar alınan başarıları Teknik Direktör Vincenzo Montella’nın yaşattığını aktaran Hacıosmanoğlu, "Hocasına da sahip çıkacağız, oyuncularına da sahip çıkacağız. Burası bir kulüp takımı değil. Kulüp takımlarında da baktığınız zaman da devamlılık olmadığından dolayı başarısızlıklar geliyor. 15 tane futbolcuyu gönderip yerine 15 futbolcu alamazsınız. Hocayı gönderip yerine hoca alamazsınız. Başkanı gönderip yerine de başkan alamazsınız. Onun için biz oyuncularımıza da sahip çıkıyoruz. İki gündür hocaların isimlerini de yazıyorlar. Ama bizim karakterimizi bilenler şunu iyi bilir ki biz yolda yürüdüklerimizi yolda bulduklarımızla asla değişmeyiz. Eğer iki senede bu başarıları bu hoca ekibiyle, bu çocuklarla beraber başardıysa onlara sahip çıkacağız, aziz Türk milleti de sahip çıkacak; ondan sonra yine aynı başarıları yine bu çocuklar bize yaşatacak. Tabii burada işte diyorlar ki, başkan konuşulanı anlamıyor, yazılanı iyi okuyamıyor. Ben konuşulanı da iyi anlıyorum, yazılanı da iyi okuyorum. 60 yaşındayım, futbolun 40 yılını bana sorun, kimin eli kimin cebindeydi gün, saat olarak aktarırım size. Buna milli takımlar da dahil. Ben böyle bir insanım. Herkes 'Federasyon başkanı böyle konuşur mu?' diyor. Evet konuşur, alışacaksınız. Ben kalbiyle dili bir olan bir insanım. Kalbimde ne varsa dilimde de konuşurum. Çünkü arkamda bagajım yok" açıklamasında bulundu. "Kalbindekini diline yansıtamayanlar ancak sinsice konuşmaların arasına cümleleri sokarlar" Yapılan eleştirilere cevap veren TFF Başkanı Hacıosmanoğlu, "Şimdi, anlamadığım konuşmalara gelince, kalbindekini diline yansıtamayanlar ancak sinsice konuşmaların arasına cümleleri sokarlar. Eğer sırtında bagajı olup, bagajı taşıyanlar, onun ağırlığının altında ezilenler yine kalbinden söylemesi gerekeni cesaret edip dilinden söylemeyerek ancak eliyle cevap verirler. Biz, kalbimiz bu, dilimiz bu. Kalbimizden ne geliyorsa dilimizden söylemeye de devam edeceğiz. Onun için herkesin bu çocuklara sahip çıkmasını istiyorum. Çünkü bu çocuklar bizi bir yerlere taşıyacak. Onun için hepinize tekrar teşekkür ediyorum. Tekrar, 85 milyon aziz Türk milletimize bu hayal kırıklığını yaşattığımız için samimiyetimize inansınlar; bütün ekip olarak onların kalbi nasıl sızlıyorsa bizimki en az onlar kadar sızlıyor. Bunları telafi edecek olan yine bu çocuklardır. Onların da telafi edeceğine sonsuz inancımız var" dedi. "Böyle bir rezillik dünyanın hangi ülkesinde var" Eleştiri boyutunun aşılmasından dolayı Adalet Bakanı Akın Gürlek'e seslenen İbrahim Hacıosmanoğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Zaten ilk maçtan başlamalarının sebebi o değil mi? Takımın içinde kargaşa olduğunu, kaptanın takımı yaptığını, bu insanlara artık yorum değil, saygısızlık boyutuna geliyor. Ben buradan çok sevdiğim, değer verdiğim, beraber de İstanbul Başsavcılığı'nda çalıştığım Adalet Bakanımıza sesleniyorum: Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle Adalet Bakanlığı'na görevlendirildi ve kendisinin de bu ülkeye üstün hizmetleri olacağına inanıyorum. Ama elbette ki yorum yapacağız, yazacağız, çizeceğiz ama ahlak sınırlarını aşmayacağız. Kendisinden özellikle istirhamım, dünyadaki bütün örneklerine baksınlar, böyle bir rezillik dünyanın hangi ülkesinde var? Bununla ilgili acilen kanuni bir düzenlemenin yapılması gerektiğine inanıyorum. Hem toplumun ahlak çöküntüsünü önlemek için hem de futbolun eğer kalkınmasını istiyorsak bu artık bir elzem oldu. Çünkü dünyanın hiçbir yerinde böyle bir ahlak sınırlarını aşan insanlar topluluğu yok. İnanıyorum ki bu çalışmayı da Sayın Bakanımız en kısa sürede başlatır." "Her şerde bir hayır vardır, her hayırda da bir şer vardır" Herkes hatası olabileceğini söyleyen Hacıosmanoğlu, "Elbette ki futbolcunun da hatası olur, teknik kadronun da hatası olur, bizlerin de hatası olur. Ama sonuçta birinci dakikada bir top direğin dibinden içeri giriyor, değil mi? Hocayı teknik olarak eleştirebilirsiniz. Sonuçta ikinci yarıda yaptığı değişiklikler ortada. O direğin dibinden içeriye giren top, senin vuruyorsun üst direkten, yan direkten dışarıya çıkıyor. Her şerde bir hayır vardır, her hayırda da bir şer vardır. Onun için biz önümüze bakacağız. Cenab-ı Allah bu çocuklara, yine bu aziz milleti sevindirmeyi nasip edecek" ifadelerini kullandı. "Bu yönetim olarak da başkan olarak da bu sorumluluğu elbette üzerimize alıyoruz" Sorumluluğu üstünlerine aldıklarını belirten İbrahim Hacıosmanoğlu, "Şimdi zaten burada biz bu işin kurnazlığına kaçmış olsak deriz ki, 'Elbette ki biz yönetim olarak bütün görevlerimizi yaptık' ama bu öyle bir şey değil. Bu yönetim olarak da başkan olarak da bu sorumluluğu elbette üzerimize alıyoruz. Biz de yaptık, çocuklar da yaptı. Bunu sağduyulu insanlara gidip konuştuğunuz zaman da onlar size söylüyor zaten. Benim telefonumda binlerce mesaj var. Ya ben arkadaşlara da söyledim; Trendyol'un CEO'su Çağlayan Bey'in 21 yaşında kızı mesaj attı, o da bana attı. Kız çocuğu, 'Baba, bu çocuklara sahip çıkalım, sen de destek oluyorsun. Herkesin destek olması lazım. Birçoğu benden ufak' diyor. 21 yaşında bir kız çocuğu söylüyor bunu. Herkesin ondan ilham, ders alması lazım. Bu çocuklara bizim sahip çıkmamız lazım. Gönül isterdi elbette ki bugün burada farklı bir şeyi konuşalım. Teknik olarak eleştiriyorsunuz da Merih'in son anda vurduğu top direğin yanından dışarı çıkmasa içeri girse bugün farklı bir şey konuşuyorduk, değil mi? Onun için bunlara, bunlara takılmayalım. Yine bunları düzeltecek olan teknik kadro ve değerli kardeşlerimizdir. Onlara sahip çıkalım, dediğim gibi Cenab-ı Allah yine bu aziz millete büyük başarıları bunlarla yaşatacak" açıklamasında bulundu. Teknik Direktör Vincenzo Montella ile konuşup, konuşmadığının sorulması üzerine Başkan Hacıosmanoğlu, "Hiç ona fırsat vermedim. Fırsat vermedim. Öyle bir konuşma geçmedi aramızda, ona da fırsat vermeye gerek yok zaten. Siz başkansanız oradaki hem oyuncunun psikolojisinden hem hocanın psikolojisinden anlayıp ona destek olmanız lazım, öyle bir ortama sürüklememeniz lazım" dedi. "Bu nifakları takımın içine sokmaya ne gerek var" Neden başarısız olunduğuyla ilgili konuştuklarını vurgulayan Hacıosmanoğlu, sözlerini söyle sürdürdü: "Şimdi baktığınız zaman da istatistikleri söyleyeceğiz, bu sefer de 'İstatistikleri niye söylüyorsunuz' diyorsunuz. Yani sonuçta son iki maçtaki istatistiklere baktığınız zaman da 65 şut atmışsınız. Kötü mü oynadınız? Daha tedbirli olabilir miydi? O ayrı bir konu ama elbette ki eleştirilecek olan yönleri var ama bu benim işim değil. Elbette ki o konuda eleştiri yapanlara bir saygı duyuyoruz, elbette ki eleştirecekler. Onlar ne istiyorlar? Daha iyisini istiyorlar. Ben onlara hak vereceksiniz ama biz ahlak sınırlarını zorlayanlara söylüyoruz. 'Bu takımın içinde sanki birbirleriyle kavga eden insanlar varmış' gibi söyleyenlere konuşuyoruz. Bizim Çocukları başka bir çocuk sıfatı yüklemeye çalışanlara söylüyoruz, o ahlaksızlara söylüyoruz. Takımın kaptanının, takımı yaptığını söyleyenlere söylüyoruz. Bu nifakları takımın içine sokmaya ne gerek var, daha ilk maçtan itibaren başladınız. Ama bu çocuklar onların hepsini utandıracak Allah'ın izniyle. Çok teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum" diye konuştu. "Çocukların üzerinde baskı yok" Futbolcuların üzerinde baskı olmadığını belirten İbrahim Hacıosmanoğlu, "Sadece bu ahlaksız eleştirilerin onlara vermiş olduğu bir rahatsızlık vardı. Onun dışında bir baskı yok çocukların üzerinde" diyerek sözlerini tamamladı.

Kabinede değişiklik: Adalet Bakanlığı’na Akın Gürlek atandı Haber

Kabinede değişiklik: Adalet Bakanlığı’na Akın Gürlek atandı

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan kararla kabinede iki önemli değişiklik yapıldı. İçişleri Bakanlığı görevine Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi atanırken, Adalet Bakanlığı görevine İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek getirildi. Yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek, son yıllarda yargı alanında en çok tartışılan isimlerden biri olarak öne çıkıyor. 1982 Nevşehir doğumlu olan Gürlek, 2005 yılında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Hâkimlik kariyerinde çeşitli il ve ilçelerde görev yaptıktan sonra İstanbul 37. ve 14. Ağır Ceza Mahkemelerinde başkanlık görevlerinde bulundu. Gürlek, özellikle örgütlü suçlar, terör ve siyasi nitelikli davalarda verdiği kararlarla gündeme geldi. Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Halkın Hukuk Bürosu (HHB) davaları, Selahattin Demirtaş’a verilen hapis cezası, Canan Kaftancıoğlu ve Sözcü gazetesi yazarlarına yönelik kararlar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. 2022 yılında Adalet Bakan Yardımcılığı görevine atanan Gürlek, 8 Ekim 2024’te İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı oldu. Bu dönemde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ve menajer Ayşe Barım hakkında yürütülen soruşturmalarla gündeme geldi. İmamoğlu, 19 Mart 2025’te gözaltına alındıktan sonra 23 Mart’ta “yolsuzluk” soruşturması kapsamında tutuklandı. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek davanın ilk duruşması 9 Mart 2026’da yapılacak. Davada 402 sanık yargılanacak. Gürlek’in yürüttüğü soruşturmalar muhalefetin sert eleştirilerine neden olurken, iktidar kanadı ve MHP yetkilileri başsavcıya destek verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kimse yargı camiamıza parmak sallayamaz” diyerek yargı mensuplarına yönelik eleştirilere tepki gösterdi. Muhalefet cephesinde ise CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Gürlek için kullandığı ifadeler sonrası tazminat ve soruşturma süreçleri başlatıldı. Gürlek’in açtığı davalardan birinde Özel’in 480 bin TL manevi tazminat ödemesine karar verildi. Adliyede görev yaptığı dönemlerde “sert üslubu” ile tanındığı belirtilen Gürlek, kamuoyunda hem destek hem de eleştiri alan bir yargı mensubu olarak biliniyor. Yeni göreviyle birlikte Türkiye’de yargı politikalarının nasıl şekilleneceği merak konusu.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Depremden nüfusun yüzde 16'sı doğrudan etkilendi, 53 bin 537 vatandaşımız vefat etti" Haber

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Depremden nüfusun yüzde 16'sı doğrudan etkilendi, 53 bin 537 vatandaşımız vefat etti"

Asrın felaketinin 2. yıldönümünde Gaziantep'in Nurdağı ilçesinde temaslarda bulunan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, deprem sırasında ve sonrasında yapılan yatırımlar ile deprem davaları hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Yılmaz Tunç, "Deprem sonrası 3 bin 522 dosyada 248 kişi tutuklandı, bin 36 kişi hakkında adli kontrol uygulandı. Bin 491 kovuşturma dosyasından 149'unda da karar verilmiş ve 118 kişi çeşitli sürelerde hapis cezaları almıştır" dedi.  Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kahramanmaraş merkezli depremlerin 2. yıldönümünde afetten en çok etkilenen noktalardan biri olan Gaziantep'in Nurdağı ilçesinde temaslarda bulundu. İlk olarak kalıcı konutlara yerleşen depremzedeleri ziyaret eden Bakan Yılmaz Tunç, daha sonrasında ise ilçe merkezinde bulunan deprem şehitliğinde hayatını kaybedenlerin mezarına karanfil bırakarak okunan dualara eşlik etti. Bakan Yılmaz Tunç, Nurdağı temaslarının son kısmında ise devam eden ve sonuçlanan deprem davaları ile ilgili verileri paylaştı.  "Rabbim bir daha ülkemize, milletimize böyle acılar yaşatmasın"  Yaşanan afette hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet dileyen ve geride kalanlara da sabır ve başsağlığı dileğinde bulunan Bakan Yılmaz Tunç, "11 vilayetimizde depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına ve milletimize baş sağlığı diliyorum. Rabbim bir daha ülkemize, milletimize böyle acılar yaşatmasın" dedi.  "Depremden nüfusun yüzde 16'sı doğrudan etkilendi, 53 bin 537 vatandaşımız vefat etti"  Depremin bilançosu ile ilgili verileri tekrar hatırlatan ve nüfusun yüzde 16'sının afetten doğrudan etkilendiğini belirten Bakan Yılmaz Tunç, "6 Şubat depremlerinde 11 ilimizde yaşayan 14 milyon vatandaşımız, yani nüfusumuzun yaklaşık yüzde 16'sı bu yıkımdan doğrudan etkilendi. 11 ilimiz, 124 ilçemiz, 6 bin 929 köy ve mahallemiz depreme maruz kaldı. Toplam 53 bin 537 vatandaşımız vefat etti. Adalet teşkilatımız içinde de 113 vatandaşımızı depremde kaybettik" ifadelerini kullandı.  "Bölgenin yeniden ayağa kaldırılması için 75 milyar dolar yani 2.6 trilyon lirayı aşan dev bir yatırım gerçekleştirdik"  Deprem sonrası yapılan yatırımların bilançosu ile ilgili rakamları da paylaşan Bakan Tunç, "Deprem bölgesinde yaklaşık 1 milyon bağımsız birim hasar gördü. Bölgedeki yapı stokunun altıda biri yıkılmış ya da ağır hasarlı durumdaydı. Depremin ilk anından itibaren bir seferberlik ruhuyla gece gündüz demeden çalıştık, çalışmaya devam ediyoruz. Şu ana kadar bölgenin yeniden ayağa kaldırılması için 75 milyar doları yani 2.6 trilyon lirayı aşan dev bir yatırımı gerçekleştirdik. Gaziantep'in yeniden inşa ve ihyası için de 5 Milyar 563 milyon liralık kaynak sağlandı. 2025 yılı bütçemizde de yine 584 milyar liralık yatırımı, kaynağı deprem bölgesinin ihyası için tahsis ettik" şeklinde konuştu.  "Ocak ayı itibarıyla 201 bin 580 konut ve iş yerinin teslimi yapıldı"  Deprem bölgesinde 201 bin 580 konut teslimi yapıldığını vurgulayan Tunç, "Deprem bölgesinde yürütülen çalışmalar kapsamında 2025 Ocak ayı itibarıyla 201 bin 580 konut ve iş yerinin teslimi yapıldı. 2025 yılı sonunda 452 bin 983 konut ve iş yerinin teslimini tamamlayacağız. Hak sahibi olan bütün vatandaşlarımızın konutlarını ve iş yerlerini teslim edeceğiz. Nitekim Gaziantep'te de 22 bin 475 konut teslim edildi. Yıl sonuna kadar toplamda 29 bin 500 konut ve iş yeri teslim edilmiş olacak" ifadelerine yer verdi.  "Tarihi camiler ve yapıları medeniyetimize yakışır bir şekilde imar ve inşa ediyoruz"  Depremin etkilediği tarihi yapılara ilişkin konuşan ve pek çok yapının yeniden ihya ve inşa edildiğini aktaran Bakan Tunç, "Sadece konut ve iş yerlerini değil şehirleri de yeniden imar ediyoruz. Bu doğrultuda Kahramanmaraş'ta Ulu Cami, Taş Köprü ve Maraş Kalemizi, Malatya'mızda ecdat yadigarı Söğütlü Camimizi, tarihi Bakırcılar Çarşımızı, Kent Meydanımızı, Hatay'da tarihi Meclis Binamızı, Uzun Çarşımızı, Dünyada ilk aydınlatılmış cadde olan Kurtuluş Caddemizi, Anadolunun ilk camisi Habibi Neccar'ı, İskenderun sahilini, Kahramanmaraş'ta Toptancılar Sitesini, Kapalı Çarşıyı, Adıyaman'da mazisi 500 yıla dayanan Ulu camimizi, tarihi Meydan projemizi, Gaziantep Kalemizi ve tarihi camilerimizi medeniyetimize yakışır bir şekilde imar ve inşa ediyoruz" dedi.  Bakan Tunç, deprem bölgesinde yapılan adli hizmetlerle ilgili verileri paylaştı  Deprem bölgesinde yapılan adalet hizmetleriyle ilgili de verileri paylaşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Deprem bölgesinde 15 adliyemiz (2'si müstakil, 2'si kiralık) ve 11 cezaevimiz ağır hasar gördü. Depremin ilk anından itibaren adalet hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesi amacıyla çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdürdük. Bu kapsamda 120 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında 'Yargı Alanında Alınan Tedbirlere İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi' ile hak kayıplarına uğranılmasının önüne geçildi. Adalet Bakanlığı bünyesinde 7/24 görev yapan bir kriz merkezi oluşturduk. Depremden etkilenen her ilimiz için koordinatör başsavcılarımızı görevlendirdik. HSK tarafından bölgede yaklaşık bine yakın hâkim ve Cumhuriyet savcısı, Bakanlığımız tarafından ise yaklaşık 9 bin personel görevlendirildi. Bölgeye mimar, inşaat mühendisi ve jeoloji mühendislerinden oluşan toplam 984 bilirkişi görevlendirildi. Böylece Deprem Bölgesindeki deliller hızlıca toplanarak soruşturmaların titizlikle yürütülmesini sağladık. Adliyelerimizde başsavcılıklarımız bünyesinde deprem soruşturma bürolarını kurduk. Bölgede vefat eden vatandaşlarımızın kimlik tespiti ve DNA işlemleri için toplam 538 adli tıp uzmanımız görevlendirdik. 'Kardeş Adliye' uygulamasıyla deprem felaketine maruz kalan bölgedeki adliyeler ile diğer adliyeler eşleştirilerek karşılıklı yardımlaşmayı ve iletişimi sağladık. 12 bin 638 hükümlü ve tutuklunun ceza infaz kurumlarında nakil işlemlerini yaptık. Ceza infaz kurumu personelimizden oluşan CEKUT 41 vatandaşımızı sağ olarak enkazdan çıkardı. Deprem nedeniyle oluşan iş yükünü karşılamak amacıyla gerekli tedbirleri aldık ve bölgede 654 adli, 28 idari olmak üzere toplam 682 ilk derece mahkemesi kurduk. 10 Bölge Adliye Mahkemesi dairesi ve 5 Bölge İdare Mahkemesi dava dairesi olmak üzere toplam 15 istinaf dairesi kurduk. Deprem bölgesindeki bazı idari davaların daha hızlı sonuçlandırılmasına yönelik yeni ve hızlı bir usul ihdas eden düzenlemeyi hayata geçirdik" şeklinde konuştu.  "Deprem sonrası 3 bin 522 dosyada 248 kişi tutuklandı, bin 36 kişi hakkında adli kontrol uygulandı"  Bakan Yılmaz Tunç, depremde yıkılan binalara ilişkin ihmallere yönelik soruşturmalarla ilgili de önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Yılmaz Tunç, "Deprem bölgesinde yıkılan ya da üzerinde imara aykırı değişiklik yapılan binalarla ilgili yürütülen adli süreçlerde 2 bin 31 soruşturma, bin 491 kovuşturma aşamasında olmak üzere toplam 3 bin 522 dosyada 248 kişi tutuklu bulunmaktadır. Bin 36 kişi hakkında adli kontrol uygulanmıştır" dedi.  "Bin 491 kovuşturma dosyasından 149'unda karar verilmiş ve 118 kişi çeşitli sürelerde hapis cezaları almıştır"  Depremle ilgili kovuşturma dosyalarına ilişkin verileri de paylaşan Bakan Tunç, "Bin 491 kovuşturma dosyasından 149'unda mahkemece karar verilmiştir. Bu davalarda 118 kişi hakkında çeşitli sürelerde hapis cezaları verilmiştir. İdari yargıda ise toplam 105 bin 933 dava açılmış 65 bin 826 dosyada karar verilmiştir" ifadelerini kullandı.  "Deprem bölgesindeki personel sayısını arttırdık"  Depremin ardından bölgeye atanan personel sayıları ile ilgili verileri de paylaşan Bakan Tunç, "Depremden etkilenen 11 ilimizde yargısal süreçlerin aksamadan yürümesini sağlamak amacıyla idari yargı ilk derece ve istinafta 246 hakim görev yapmaktayken yüzde 57 oranında artışla 386'ya çıkardık. Adli yargı ilk derece ve istinafta 2 bin 890 hakim ve savcı görev yapmaktayken yüzde 17 oranında artışla 3 bin 373'e çıkardık. Toplamda deprem öncesi 3 bin 136 hakim ve savcı görev yapmaktayken bu sayıyı yüzde 20 artışla 3 bin 759'a çıkarmış olduk. Bölgeye toplam 3 bin 456 personelin atamasını gerçekleştirdik. Ceza infaz kurumlarında bin 460 infaz personelinin göreve başlamasını sağladık" dedi.  Deprem bölgesine 2025 yılında yapılacak yatırımlar  Bakanlık olarak deprem bölgesine 2025 yılında yapılacak yatırımlarla ilgili program hakkında da konuşan Bakan Tunç, "2025 yılı yatırım programında deprem bölgesinde 21 adliye hizmet binası (8'i inşaat aşamasında, 13'ü inşaat öncesi hazırlık çalışmaları devam ediyor), 12 ceza infaz kurumu (2'si inşaat aşamasında, 10'u inşaat öncesi hazırlık çalışmaları devam ediyor), 3 adli tıp hizmet binası (2'si inşaat aşamasında, 1'i inşaat öncesi hazırlık çalışmaları devam ediyor), 1 personel eğitim merkezi (inşaat öncesi hazırlık çalışmaları devam ediyor), 82 mahalde kamu personel konutu (11'i inşaat aşamasında, 71'i inşaat öncesi hazırlık çalışmaları devam ediyor) yer almaktadır" diye konuştu.  Bakan Yılmaz Tunç'a AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, AK Parti Gaziantep Milletvekili ve Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül, milletvekilleri, belediye başkanları ile kent protokolü eşlik etti. 

Adalet Bakanı Tunç: “Bu yüzyıl, terörsüz Türkiye'nin yüzyılı olacak” Haber

Adalet Bakanı Tunç: “Bu yüzyıl, terörsüz Türkiye'nin yüzyılı olacak”

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Millet olarak 2025 yılında birlik beraberliğimizi, dayanışmamızı daha da güçlendirerek birbirimize daha sıkı kenetleneceğiz. Türkiye yüzyılı huzurun yüzyılı olacaktır. Bu yüzyıl adaletin yüzyılı olacaktır. Bu yüzyıl terörsüz Türkiye'nin yüzyılı olacaktır" dedi.  PKK'lı teröristlerin 5 Ocak 2017'de İzmir Adliyesi'ne yönelik saldırısını tek başına engelleyen kahraman polis memuru Fethi Sekin ve mübaşir Musa Can, şehadetlerinin 8'nci yıl dönümünde İzmir Adliyesi'nde düzenlenen törenle anıldı. Hafta sonuna denk gelmesi sebebiyle iki gün öne çekilen anma programı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Kur'an-ı Kerim tilavetinin ardından şehitleri anlatan şiir okunarak, İzmir Adliyesi çalışanlarınca hazırlanan ‘Sözümüz olsun unutmayacağız' isimli barkovizyon sunumu yapıldı.  “Adlarını ve aziz hatırlarını hiçbir zaman unutmayacağız”  Törende konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Kahraman polis memurumuzu ve adalet teşkilatımızın kıymetli mensubunu bizden koparan bu menfur terör saldırısını gerçekleştirenleri bir kez daha nefretle telin ediyorum. Şehitlerimizin ailelerine, sevenlerine, emniyet ve yargı teşkilatımıza, aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Şehitlerimiz, Rabbimiz katında çok yüksek bir mertebeye ulaştılar. Gönüllerimizde çok müstesna bir yer edindiler. Millet olarak onların emanetine sahip çıkmanın gayretinde olacağız. Onların adlarını ve aziz hatıralarını hiçbir zaman unutmayacağız” dedi.  “Yüzlerce masum can onun sayesinde kurtarıldı”  “Bundan 8 yıl önce hain teröristler, bomba yüklü araçla İzmir Adliyemizin C Blok girişine gelerek alçakça bir saldırı girişiminde bulundular” diyen Bakan Tunç, şunları söyledi:  “Adliyemizi, teşkilatımızın mensuplarını ve o esnada adliyede bulunan vatandaşlarımızı hedef alarak büyük bir katliam gerçekleştirmek niyetindeydiler. Bu alçak niyeti gerçekleştirmek üzere harekete geçtiklerinde karşılarında kahraman polisimiz Fethi Sekin'i buldular. Fethi Sekin, Trafik Denetleme Şubesine bağlı bir polisti ve adliye önünde görevliydi. Asli sorumluluğu terörle mücadele olmamasına rağmen teröristlerin niyetini anlar anlamaz hemen silahına sarıldı, kurşunu bitene kadar hainlerle kahramanca çarpıştı ve terörün adliyemizi teslim almasını canı pahasına önledi. Fethi Sekin, gösterdiği bu büyük kahramanlıkla İzmir Adliyemizde çok büyük bir facianın yaşanmasını önledi, belki yüzlerce masum can onun sayesinde kurtarıldı. O cesareti ve kararlılığıyla, vatanına ve mesleğine bağlılığıyla hepimizin sevgisini ve saygısını kazanmış, kalbimizde çok güzel bir yer edinmiştir. Elazığ'ın yiğit bir evladı olarak ülkesine, milletine hizmet etmek için giydiği polislik üniformasının hakkını layıkıyla vermiş, tüm Türkiye'nin gururu olmuştur. Bu gurur hem polis teşkilatımızın şanlı tarihine altın harflerle yazılmış hem de milletimizin teröre karşı gösterdiği destansı mücadelesine unutulmaz bir kahramanlık tablosu olarak eklenmiştir. Bu tablo ülkemizin İstanbul'dan Hakkari'ye, Elazığ'dan İzmir'e 81 vilayetiyle, bütün vatandaşlarıyla teröre karşı tek bilek olduğunun bütün dünyaya ilanıdır, bölünmez bütünlüğümüzün teminatıdır.”  “Türkiye'nin kahramanı olarak anacağız”  Bu ülkenin evlatlarının terör karşısında asla yılmayacağını, geri adım atmayacağını gösteren bu iftihar tablosunu her zaman kalplerinde yaşatacaklarını ifade eden Bakan Tunç, “Gelecek nesillere aktaracağız. Adliyede görevi başındayken hainlerin kurşunuyla şehit olan Musa Can ağabeyimizi, mübaşirimizi de asla unutmayacağız. Bizler bütün kahramanlarımıza, Mehmet Selim Kirazlara, Ömer Halis Demirlere, Fethi Sekinlere minnet ve şükran borçluyuz. Aziz şehitlerimizi her zaman terörsüz Türkiye'nin kahramanları olarak anacağız” diye konuştu.  “Terör olayları haklı bir hareket olarak görülemez”  Dünyanın neresinde olursa olsun, hangi sebeple vuku bulursa bulsun terörün bir insanlık suçu olduğuna dikkat çeken Bakan Tunç, terörün aynı zamanda yaşam hakkının alçakça gasp edilmesi olduğunu söyleyerek, “Masum bir cana kıymanın hiçbir meşru sebebi olamaz, terör olayları asla haklı bir hareket eylem olarak görülemez. Ülkemiz neredeyse yarım asırdır terörün her türlüsüyle mücadele etmektedir. Bu uzun süre zarfında ülkemiz birçok zorluk ve engelle karşılaşmış, nice bedeller ödemiş, şehitler vermiştir. Mehmet Selim Kiraz gibi cesur savcılarımızı, tek başına onlarca darbeciyi bozguna uğratan Ömer Halis Demir gibi kahraman askerlerimizi, Fethi Sekin gibi kahraman polislerimizi, Musa Can gibi kıymetli memurlarımızı, birçok sivil vatandaşımızı bu mücadelede kaybettik. Onları öldürdük, yok ettik sanan alçaklar çok iyi bilsin ki şehitlerimiz diridir. Onları asla öldü saymıyoruz. Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz. Aksine onlar diridirler. Biz bu kahramanlarımızın mücadelelerini kararlı ve cesur bir şekilde devam ettireceğiz” ifadelerini kullandı.  “Terör örgütler bitme, tükenme noktasına gelmiştir”  Ülkenin birlik ve beraberliğini, milletin huzurunu, refahını ve kardeşliğini hedef alan hain terör örgütleriyle mücadelelerin kararlılıkla sürdürüleceğini belirten Tunç, “İç cephemizi daha da kuvvetlendirerek Türkiye yüzyılında ülkemizi, milletimizi, çocuklarımızı, gençlerimizi terörün olmadığı huzurlu bir geleceğe hep birlikte taşıyacağız. Ülkemiz üzerinde hain emeller besleyenlerin heveslerini kursaklarında bırakacak adımları her zaman kararlılıkla attık ve bundan sonra da atmaya devam edeceğiz. Tarihi bir süreçten geçiyoruz. Devletimizin kararlı politikaları, cesur adımlarının yanında Suriye'nin özgürleşmesiyle birlikte küresel güçlerin bölgemizde kullanışlı birer maşa olarak kullandıkları terör örgütleri bitme, tükenme noktasına gelmiştir. İnşallah çok yakın zamanda bölgemizin, ülkemizin, milletimizin ve masumların yakasından düşecekler ve tamamen yok olacaklardır. Allah'ın izniyle terörsüz Türkiye'nin şafağındayız. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, ülkemizi terörün her türlüsünden arındırarak daha huzurlu bir geleceğe kavuşturmanın gayreti içerisinde durmadan çalışacağız. Millet olarak 2025 yılında birlik beraberliğimizi, dayanışmamızı daha da güçlendirerek birbirimize daha sıkı kenetleneceğiz. Türkiye yüzyılı huzurun yüzyılı olacaktır. Bu yüzyıl adaletin yüzyılı olacaktır. Bu yüzyıl terörsüz Türkiye'nin yüzyılı olacaktır” şeklinde konuştu.  İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan ve İzmir İl Emniyet Müdürü Celal Sel ise kahraman şehitlere Allah'tan rahmet diledi.  Törene Fethi Sekin'in eşi Rabia Sekin, Musa Can'ın eşi Mecbure Can ile ailesi, İzmir Valisi Süleyman Elban, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, İzmir İl Emniyet Müdürü Celal Sel, Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Orgeneral İrfan Özsert, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, AK Parti milletvekilleri, siyasi partilerin başkanları, ilçe belediye başkanları, askeri erkan, yargı camiasından önemli isimler ve adliye çalışanları katıldı. Yapılan duaların ardından Fethi Sekin'in şehit düştüğü yere karanfil bırakılmasıyla tören sona erdi. 

Adalet Bakanı Tunç: "21 öğrencimizin de durumları iyi" Haber

Adalet Bakanı Tunç: "21 öğrencimizin de durumları iyi"

Balıkesir'de okul servisi ile tırın çarpıştığı, 8'i ağır çok sayıda öğrencinin yaralandığı kazayla ilgili Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ortak basın açıklaması yaptı. Bakan Tunç, "26 öğrenciden 5'inin şu anda yoğun bakımda tedavileri devam ediyor. 21 öğrencimizin de durumları iyi. Adli soruşturma neticesinde kusurlu olanlarla ilgili cumhuriyet savcılarımız gereğini yapacaklar" dedi.   Balıkesir'de okul servisi ile tırın çarpıştığı kazada kusurlu olanların gerekli cezayı alacağını söyleyen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Kazada yaralanan çocuklarımızı ziyaret ettik. Hastanede tedavileri devam ediyor. Balıkesir'in Altıeylül ilçesinde Nergis Mahallesi'nin çocuklarını Pamukçu İlkokulu'na taşıyan öğrenci servisi yolu karşıdan karşıya geçerken, Balıkesir'den İzmir yönüne giden tır ile çarpıştı. Kaza neticesinde devrilen serviste 26 öğrenciden 5'inin şu anda yoğun bakımda tedavileri devam ediyor. 21 öğrencimizin de durumları iyi. Biraz önce Bakanlarımızla beraber ziyaret ettik, geçmiş olsun dileklerimizi ilettik. Yaralıların tedavisi Balıkesir Şehir Hastanesi'nde devam ediyor. Servis şoförü ve rehber olarak görevli olan 2 yetişkin de yaralı, onların da tedavisi devam ediyor. Bununla ilgili olarak da adli soruşturma başlamış durumda. Adli soruşturma neticesinde kusurlu olanlarla ilgili cumhuriyet savcılarımız gereğini yapacaklar. Öğrencilere ve ailelerine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum, acil şifalar diliyorum. Hastanede hepsini tek tek ziyaret ettik. Yoğun bakımda olan yaralıların doktorlarından bilgi aldık. İnşallah kısa süre içerisinde sağlıklarına da kavuşurlar" şeklinde konuştu. 

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: “Zararlı sitelerden çocukları korumamız lazım” Haber

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: “Zararlı sitelerden çocukları korumamız lazım”

Eskişehir'de açılan ve Türkiye'de 3'üncü olma özelliği taşıyan Çocuk Adliye Merkezi'nin açılış töreninde konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Çocuklarla yetişkinlerin aynı ortamda yargılanması doğru olmayan bir şeydi” dedi.   Ülke genelinde suç mağduru olan ve suça sürüklenen çocukların yargılanacağı Çocuk Adliye Merkezlerinin açılışları devam ediyor. İlki Erzurum'da, ikincisi Bursa'da açılan Çocuk Adliye Merkezi'nin üçüncüsü, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'un katılımıyla Eskişehir'de açıldı.  “Çocuklarla yetişkinlerin aynı ortamda yargılanması doğru olmayan bir şeydi”  Törende yaptığı konuşmada, çocuklar ile yetişkinlerin aynı çatı altında yargılanmasının veya yargılanmaya tabi tutulmasının yanlış olduğunu belirten Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Çocuklarımız özellikle geleceğimizin teminatı olan yavrularımızın adli süreçlerde yıpranmaması lazım. Yetişkinlerle onların aynı ortamda yargılanması, yargılanmaya tabi tutulması, gerek suça sürüklenen çocuk olarak gerekse tanık olarak gerekse suç mağduru çocuk olarak büyüklerin yargılandığı salonlarda, adliyelerde, aynı ortamlarda bulunması bir kere yargılama açısından doğru olmayan bir şeydi. Bu çerçevede 2005 yılında çıkarılan Çocuk Koruma Kanunu ve sonrasında imzaladığımız çok sayıda uluslararası sözleşme çocuk haklarıyla ilgili olarak ve sonrasında hayata geçirdiğimiz ikinci mevzuatlar ve yönetmeliklerle beraber çocuk yargılamasıyla ilgili önemli mesafeler aldı. Bu konuda çocuk adalet merkezlerinin özellikle başta nüfusu fazla olan dosya sayısı fazla olan büyükşehirlerimizden başlayarak bütün ülke geneline yaygınlaştırmanın gayreti içerisindeyiz. Çünkü çocuklarımız masumiyetin timsali. Onlar tehlikelere karşı en savunmasız kişiler. Onlar bizim göz bebeğimiz. Çevresindeki tehlikelere karşı en savunmasız olan bu kişileri her alanda korumak zorundayız” dedi.  “Çocuk mahkemesi sayısını 85'e, çocuk ağır ceza mahkemesi sayısını da 15'e çıkarttık”  Çocukların korunması için anayasal ve mevzuat çalışmalarının devam ettiğini belirten Bakan Tunç, “Çocukların korunması konusunda çocuk haklarının güçlendirilmesi ve teminat altına alınması konusunda çok şey yapmamız gerekiyordu ve bu çerçevede de geçtiğimiz 22 yıl boyunca da çok önemli anayasal ve yasal mevzuat düzenlemelerini hayata geçirdik. Bunlardan en önemlisi anayasamızın 10'uncu maddesindeki değişiklikti. Anayasamızın onuncu maddesi sadece ailenin korunması başlığını taşıyordu. Anayasanın onuncu maddesinde milletimizin onayıyla gerçekleştirdiğimiz değişiklikle ‘Ailenin korunması ve çocuk hakları' şeklinde başlığı değiştirdik. Madde metnine de çocukların her türlü istismardan korunması, ihmal, cinsel istismar, duygusal istismar, fiziksel istismar, tüm tehlikelerden korunmasıyla ilgili olarak devletin asli görevler arasında bunun sayılmasını sağladık ve bunu anayasal güvenceye kavuşturduk. Yine çocuklarımızın adli süreçlerde yıpranmamasıyla ilgili olarak başta 2005 yılında hayata geçirdiğimiz Çocuk Koruma Kanunu çerçevesi içerisinde de önemli uygulamaları hayata geçirdik. Yine çocuk mahkemelerinin kurulması yakın zamanda sağlandı. Çocuk mahkemesi sayısı bugün 85, çocuk ağır ceza mahkemesi sayısı da 15'e çıktı” diye belirtti.  “Zararlı sitelerden çocuklar korumamız lazım”  Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, içinde bulunduğumuz internet çağında çocukların zararlı sitelerden ve alışkanlıklardan korunması için yapılan çalışmaların devam ettiğini belirtti. Bakan Tunç, “Çocuklarımızı kötü alışkanlıklardan korumak önemli. Dijital çağdayız, internet çağındayız. Özellikle sanal bahis, kumar gibi yasa dışı kumar gibi tüm bu kötülüklerden çocuklarımızı uzak tutmamız gerekiyor. Bu konuda da alacağımız tedbirler var. Almakta olduğumuz tedbirler var. Özellikle zararlı sitelerden çocuklar korumamız lazım. Onların zararlı sitelere girmemelerini sağlayabilmemiz lazım. Çocuk istismarına yönelik, çocuğu şiddete, teşvike yönelik zararlı internet sitelerinin kapatılması konusundaki kararlılığımızı da sürdürüyoruz. Bunların örneklerini sizler zaman zaman görüyorsunuz. Bunları kapatmakta hiç geri durmayacağız. Bizim için çocuklarımız esastır. Onların her türlü kötülükten korunması bizim için en önde gelen vazifedir. Uyuşturucuyla mücadelede de yine çocukların uyuşturucudan korunması, özellikle okul çevrelerinde uyuşturucu satılmasının önlenmesiyle ilgili olarak gerek ceza mevzuatımızda ağırlaştırıcı sebepler ve önleyici tedbirlere ilişkin uygulamaları da hayata geçirdik, geçirmeye de devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.  “Çocukların cezaevinden çıktıktan sonra bir daha suç işlemeyecek şekilde topluma kazandırılmasını önemsiyoruz”  Cezaevine giren çocukların tahliye edildikten sonra tekrar suç işlememesi ve topluma karışabilmesi için tutuklu ve hükümlü oldukları süreçlerde eğitimlerinin devam ettirilmesi konusunda hassasiyet gösterdiklerini belirten Tunç, “Ceza infaz kurumlarımızda çocuklarımızdan tutuklu olanlar kapalı çocuk cezaevlerinde. Hüküm giyenler de çocuk eğitim evlerinde. Onların ıslahı önemli. Onlar çocuk yaşta suç işlemiş olabilir, suça sürüklenmiş olabilir. Ama onların cezaevinden çıktıktan sonra bir daha suç işlemeyecek şekilde ıslahı ve topluma kazandırılmasını önemsiyoruz. O nedenle cezaevlerimizde okullaşmayı arttırdık. Dün yine yeni bir yargı paketinde buna yönelik düzenlemeler vardı. Hem 9'uncu yargı paketinde, hem dün mecliste yasalaşan kanun teklifinde Çocuk Koruma Kanunu'nda ve çocukların cezaevlerinde eğitim alabilmeleriyle ilgili birtakım yasal düzenlemeleri de hayata geçirdik. 2024 yılında şu ana kadar 892 çocuğumuz okuma yazma kursuna gitmiş, cezaevlerindeki eğitim evlerinde. 2 bin 270 çocuk örgün ve açık öğretime gidiyor. 4 bin 633 çocuk iş ve meslek kurslarına katılmış. Tabii şu anda cezaevlerinde 4 bine yakın çocuğumuz var, 18 yaşından küçük. Bunların hepsi okuyorlar. Meslek sahibi olabilmek için de orada mesleki eğitim merkezlerinde vakitlerini geçiriyorlar. Hedefimiz onlar tahliye olduktan sonra bir daha suç işlememelerini sağlamak” dedi.  “170 adli görüşme odasında 126 bin adli görüşme gerçekleştirildi”  Çocukların ayrı olan anne ve babası tarafından eşya gibi alınıp verilmesinin önüne geçmek için 81 ilde adli görüşme odalarının hazırlandığını söyleyen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Diğer yandan özellikle çocuklarımızın hepimizi derinden yaralayan bu icra mahkemelerindeki anne ve babayla kişisel ilişki kurulması sırasında bir eşya gibi alınıp verilmesiyle ilgili sorunu da çözdük. O görüntüleri ortadan kaldırdık. Çocuk görüşme merkezlerinde bunlar artık devletimiz tarafından ücretsiz gerçekleştiriyor. Orada yine uzmanlar eşliğinde bu teslimler ya da kişisel ilişki kurulması sağlanıyor. Yine bu Çocuk Adalet Merkezimizin en alt kasımda da bir çocuk görüşme merkezimiz bulunuyor. O hizmetler burada yapılıyor. Gerek Milli Eğitim Bakanlığımızdan, gerek Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızdan, rehber öğretmenler, sosyologlar, pedagoglar eşliğinde çocuklar ikna edilerek, anneler, babalar ikna edilerek bu süreçler gerçekleştirilmiş oluyor. Şu ana kadar Çocuk Görüşme Merkezlerinde 3 bin 362 çocuk teslimi ve 33 bin 9 kişisel ilişki sağlanmış. Toplamda 36 bin dosyada 361 bin işlem gerçekleştirilmiş. Suç mağduru çocukların faillerle bir araya gelmemesi önemliydi. Çocuk Adalet Merkezleri öncesinde de adliyelerimizde çocuk görüşme odaları, adli görüşme odaları hem kadınlarımız için hem çocuklarımız için faaliyete geçirdik. Bugün itibariyle 81 ilde 164 adliyemizde 170 adli görüşme odasında 126 bin adli görüşme gerçekleştirilmiş oldu. Ayrıca 81 ilimizde kurduğumuz sayısı 171 olan Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüklerimiz başta çocuklar, kadınlar, engelli ve yaşlı bireyler olmak üzere tüm mağdurların adli süreçte yalnız olmadıklarını hissettiriyorlar. Suç mağdurları müdürlüklere başvurarak adli süreç boyunca bilgilendiriliyorlar. İhtiyaç duydukları hizmetlere yönlendiriliyorlar ve psikososyal destek hizmetlerinden yararlanıyorlar. Özellikle burada kadına şiddet konusunda da kadına şiddetin önlenmesi konusunda da çok hassasız, gerek Adalet Bakanlığımız gerek Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız bu konuda kadına şiddetin önlenmesi konusundaki kararlılığımızı da sürdürüyoruz” diye konuştu.  “Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü'nde 131 bin 29 ifadeye eşlik edildi”  Çocuklara ve mağdurlara ifade esnasında da psikolojik destek sağlandığını belirten Tunç, “Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüklerinde 2019 uygulama başlamıştı. 509 bin 916 sosyal inceleme raporu bugüne kadar hazırlanmış. 131 bin 29 ifade işlemine eşlik edilerek çocuk ve mağdurlara psikososyal destek sağlanmış ve böylece adaletin kapısı olan adliyenin kapısından giren çocuklarımız ve kadınlarımız adliyede yanında Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüklerinde çalışan uzmanlarımızı görmüş oluyorlar” dedi.  “Çocuk İzlem Merkezleri, devlet üniversitelerinde de yer alacak”  İlk olarak Sağlık Bakanlığı'na bağlı alanlarda oluşturulan Çocuk İzlem Merkezlerinin devlet üniversitelerinde de açılacağını belirten Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, şu ifadeleri kullandı:  “Ayrıca suç mağduru olduğundan şüphelenilen çocuklarımızın adli süreçlerde ikinci örselenmelerinin önüne geçmek için de Çocuk İzlem Merkezleri faaliyete geçmişti. Onların hem ifadelerinin alınması hem de muayenelerinin yapılması konusunda Sağlık Bakanlığı bünyesi içerisindeki yerlerde Çocuk İzlem Merkezlerimiz oluşturulmuştu. Şu anda 70 adet Çocuk İzlem Merkezimiz faaliyet gösteriyor. Dün yasalaşan yine kanun teklifinde devlet üniversitelerinin bünyesinde de Çocuk İzlem Merkezlerinin faaliyete geçmesinin de yolu açılmış oldu.”  "Çocuklarımız yalnız olmadıklarını ve devletimizin şefkati elinin her daim yanlarında olduğunu hissedecektir”  Çocuk Adalet Merkezi açılışında konuşan AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez ise “Çocuk Adalet Merkezimizin çocuklarımıza güven verici ve adalete ulaşımı kolaylaştırıcı bir ortam sunmasını bekliyoruz. Anayasamızın 41'inci maddesi gereğince devletimizin çocukların korunması ve üstün yararlarının gözetilmesi sorumluluğu üstlenmiştir. Bu merkez sayesinde suça sürüklenen veya mağdur olan çocuklarımız adalet sistemine güvenle yaklaşabilecek, adliye ortamına girmeden uzman personelimizin rehberliğinde güvenli. Bir ortamda işlemlerini gerçekleştirebilecektir. Merkezimizde çocuklarımızın yaşadıkları olumsuz deneyimlerin etkisini en aza indirmek amacıyla psikologlar, pedagoglar, sosyal hizmet ve diğer meslek mensuplarından uzmanlar destek sağlayacaktır. Böylece çocuklarımız yalnız olmadıklarını ve devletimizin şefkati elinin her daim yanlarında olduğunu hissedecektir” dedi.  “Adalete erişime ihtiyacı bulunan çocuklara ayrı bir özen gösterilmesi gerekmektedir”  Çocukların psikolojik olarak kötü etkilenmemesi için yargılanma alanının özelleştirilmesi gerektiğini belirten Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy da yaptığı açılış konuşmasında, “Sosyal hizmetlerin müdahale alanının odağında yer alan temel gruplardan biri çocuklardır. Kendine has gelişim özellikleri nedeniyle yetişkinlerden farklı gereksinimleri bulunan çocukların hak, özgürlük ve sorumluluk açılarından özel olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle adli sosyal hizmet bağlamında çocukların adli mekanizmalarla ilişkisini ele alan yeni birimlerin oluşturulması ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Çocuk Adalet Merkezi, ana amacı çocuğu toplumla bütünleştirerek yeniden mağdur olmasının ya da suç işlemesinin önüne geçmek olan Çocuk Adalet Sistemi'nin önemli bir uygulama sahasıdır. Zorunlu zaman geçirilen kamusal mekânlar, yaşamın öznel ve psikolojik süreçlerinin geçtiği, algı ve deneyimlerin bilince, kişiliğe ve anılara dönüştüğü yerlerdir. Muhataba uygun kamusal mekânlar ve bu mekânlara yüklenen anlamlar, bireyler ve toplum, vatandaşlar ve devlet arasındaki etkileşimin en önemli unsurlarından birisidir. Mekanların algısı kadar psikolojimizde bıraktığı iz de önemlidir. Hukuki süreçlerle karşı karşıya gelen çocuklar, zaman zaman olumsuz etkilenebilmekte ve çocuklar da bu süreç içerisinde seslerini duyurmak konusunda zorluklarla karşılaşabilmektedir. Adalete erişime ihtiyacı bulunan çocuklara ayrı bir özen gösterilmesi gerekmektedir. Çocuklara daha iyi hizmet sunmak için böylesi özel alanlar oluşturmak, çocukları daha çok koruma düşüncesinin sonucudur” ifadelerini kullandı.  Açılış törenine Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'un yanı sıra Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Muharip Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İsmail Güneykaya, AK Parti Eskişehir Milletvekilleri Fatih Dönmez, Ayşen Gürcan ve Nebi Hatipoğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, Eskişehir İl Emniyet Müdürü Tolga Yılmaz, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Erhan Demir, Adalet Bakan Yardımcısı Ramazan Can, AK Parti MKYK Üyesi Ali Demirel, Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak katıldı. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.