Hava Durumu

#Adalet Bakanlığı

Yeni Marmara Gazetesi - Adalet Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Akran zorbalığı iddiası: 12 yaşındaki çocuğun sırtını kolonya ile yaktılar Haber

Akran zorbalığı iddiası: 12 yaşındaki çocuğun sırtını kolonya ile yaktılar

Olay, 18 Eylül Cuma günü akşam saatlerinde Arnavutköy Anadolu Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre 12 yaşındaki B.A., sokakta diğer çocuklar tarafından sırtına kolonya dökülüp yakıldı. İhbar üzerine sırtında yanıklar oluşan 12 yaşındaki çocuk hastaneye kaldırıldı. Haber verilmesiyle durumu öğrenen B.A.'nın ebeveynleri ile çocuğu yaktığı ileri sürülen çocuklardan birinin babası hastaneye gitti. Aile, hastanede çocukta üçüncü derece yanık olduğunu öğrendi. Hastanede tedavi gören çocuk, yaklaşık 25 gün sonra taburcu edildi. Ardından çocuğun ağrılarının tekrar artması nedeniyle hastaneye kaldırılan çocuğun bilinç kaybı yaşadığı ortaya çıktı. Aile konu ile ilgili polis ekiplerine haber vererek şikayetçi oldu. Yaşanan olayla ilgili konuşan baba Kadir Arslan, "Olay 18 Eylül'de oldu. Cuma günü akşam saatlerinde ben işten geldim. Çocuklarım kapının önüne çıktı. Çocuğumu üç sokak arkaya götürdüler. Orada bir kişi çocuğumu tutup diğeri sırtına kolonya döküyor. Birinci seferde yakamıyor, ikinci seferde tutuşuyor. Biraz daha kolonya döküyor. Çocuğun sırtı iyice alev alıyor. Çocuk kendini söndürmek için arabaya yaslanıyor. Tişörtü naylon olduğu için sırtına yapışmış. Yakanlar çocuğu apar topar eve getirdiler. ‘Kaydıraktan düştü dediler' Onlar da çocuk. Biri 12, biri 13 yaşlarında. Çocuğun üstüne başka uzun bir tişört giydirmişler. Kaydıraktan düşmeye benzemiyordu. Çocuğuma sorduğumda ‘Beni kolonya ile yaktı' deyince çocuklar hemen kaçtı. Çocuğun babasını çağırdım. Kendi oğlunu dövmeye kalktı ama izin vermedik. Onun arabasıyla hastaneye geldik. Acile girdik. Hemen yanık bölümünde müdahale ettiler. Çocukta üçüncü derece bir yanık var. Hastanede 25 gün kadar yattık. Daha sonra taburcu olduktan sonra çocuk evde çocuk durmadı ve tekrar hastaneye geldik. Çocuk hastanede bilincini kaybetti. Ondan sonra biz de emniyet güçlerine haber verdik. Emniyet harekete geçti. Ailesiyle birlikte çocukları aldılar. Birine kelepçe takmışlar. Diğerinin yaşı tutmuyor diye serbest kalmış, şikayetçiyim. Sonuna kadar devam edeceğim. Bu akran zorbalığıdır. Adalet inşallah yerini bulacak. Çocuğumun hakkını arıyorum. Adalet Bakanlığı'nın iki kez kalemini de aradım. Oradan da dönüş bekliyorum. İnşallah Adalet Bakanı'mız da bize yardımcı olacak. Herkes cezasını çeksin. Şikayetçi olduk. Emniyet ekipleri çocuğun ifadesini aldıktan sonra diğer çocuklarının ifadesini aldı. Birinin ayağı kelepçeli tedbir amaçlı ev hapsi, diğeri de serbest" dedi.

2006 yılında kaybolan adamı çocukları öldürüp araziye gömmüş Haber

2006 yılında kaybolan adamı çocukları öldürüp araziye gömmüş

Edinilen bilgiye göre, 1955 doğumlu Rıza Güzel’in 5 Şubat 2026 tarihinde kaybolmasına ilişkin yapılan araştırmalarda; kayıp olduğuna dair iz ve emarelerin gerçeği yansıtmadığının tespit edilmesi üzerine Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca 'kasten öldürme' suçundan soruşturma başlatıldı. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın kurulmasının ardından dosya yeniden değerlendirmeye alındı. Yürütülen soruşturmada Rıza Güzel’in olay tarihinde köyden ayrılmadığı, köyde ikamet ettiği ve aile içinde sık sık tartışmalar yaşandığına ilişkin tespitler üzerine şüpheler aile fertleri üzerinde yoğunlaşıldı. Şüphelilerin çelişkili beyanları, konuya ilgisizlikleri, tanık ifadeleri ve bölgede yapılan araştırmalar istikametinde çalışmalar sürdürüldü. "3 ilde 6 adrese operasyon" Soruşturma kapsamında 6 Ekim 2026 tarihinde 3 ilde 6 ayrı adrese operasyon düzenlendi. Operasyonda Rıza Güzel’in eşi ve 6 çocuğundan oluşan toplam 7 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin itirafları ve yer göstermeleri üzerine, Köşker köyünün arazi kesiminde maktule ait olduğu değerlendirilen kemik parçaları bulundu. Gözaltına alınan Z. Güzel, L. Güzel, B. Güzel, Z. Ş., B. Ş., M. Güzel ve C. Güzel Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edildi. 2 şüpheli tutuklandı Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden L. Güzel ve B. Güzel tutuklama talebiyle, Z. Güzel ise adli kontrol talebiyle mahkemeye sevk edildi. Mahkemece L. Güzel ve B. Güzel’in tutuklanmasına, Z. Güzel hakkında ise adli kontrol uygulanmasına karar verildi.

Gemlik Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda gerçeği aratmayan olağanüstü hal tatbikatı Haber

Gemlik Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda gerçeği aratmayan olağanüstü hal tatbikatı

Tatbikat, Bursa Cumhuriyet Başsavcı Vekili Cüneyt Demirdaş’ın sevk ve idaresinde gerçekleştirildi. Sürece; Bursa Cumhuriyet Savcısı Bilal Kaygusuz, Kurum Müdürü Gürsel Beliye, Kurum İkinci Müdürleri Mehmet Şen ve Ahmet Erci ile kurumda görevli infaz ve koruma memurları başta olmak üzere tüm personel eksiksiz olarak katılım sağladı. Kriz anı için düğmeye basıldı: Ekiplerden anında reaksiyon Senaryo gereği verilen olağanüstü hal alarmının ardından, ceza infaz kurumu eylem planı saniyeler içinde devreye sokuldu. Kurum personelinin iç güvenliği sağlamasıyla eş zamanlı olarak, dış destek kuvvetleri ivedilikle olay yerine intikal etti. Gemlik İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri çevre güvenliğini çember altına alırken, muhtemel ikincil felaketlerin önüne geçmek amacıyla UEDAŞ enerji ekipleri kuruma giden elektrik akımını kontrollü olarak kesti. Enerji güvenliğinin sağlanmasının ardından, kurum personelinin profesyonel yönlendirmesiyle güvenli tahliye işlemleri başlatıldı. Senaryo gereği kurum içerisinde meydana gelen yangına, hızla olay yerine ulaşan Gemlik İtfaiyesi ekipleri müdahale etti. İtfaiye erlerinin titiz çalışmasıyla alevler kısa sürede kontrol altına alınarak soğutma çalışmaları yapıldı. Olay sırasında dumandan etkilenen veya yaralanan kişilere yönelik ilk müdahale ise hazır bekleyen Gemlik 112 Acil Sağlık personeli tarafından olay yerinde gerçekleştirildi. Tahliye, yangın söndürme ve acil sağlık hizmetleri adeta bir saat gibi işleyerek kriz anındaki hızlı reaksiyon kapasitesini gözler önüne serdi. Kurumlar arası koordinasyon tam not aldı Tatbikatın sona ermesinin ardından yapılan değerlendirmede, Adalet Bakanlığı acil durum standartlarına tam uygunluk sağlandığı ve kurumlar arası iş birliğinin en üst seviyede olduğu vurgulandı. Başsavcı Vekili Cüneyt Demirdaş öncülüğünde yapılan kapanış brifinginde; Gemlik İtfaiyesi, İlçe Jandarma Komutanlığı, 112 Acil Servis ve UEDAŞ ekipleri ile ceza infaz kurumu personeline, gösterdikleri üstün gayret, ciddiyet ve profesyonelliklerinden dolayı teşekkür edildi. Bu tür tatbikatların, personelin reflekslerini zinde tutmak ve yaşanabilecek her türlü olumsuzluğa karşı daima hazırlıklı olmak adına periyodik olarak devam edeceği bildirildi.

Sattığı evin kirasını alan uyanık ev sahibine kötü haber Haber

Sattığı evin kirasını alan uyanık ev sahibine kötü haber

Yılların birikimi ile aldığı daireyi satın alan B.K., hayatının şokunu yaşadı. Eski kiracının sözleşmesinin devamına karar verildi. Kiracı, eski sahibinin ısrarcı talebiyle bir aylık kira bedelini eski sahibine yatırdı. B.K., yanlışlığı eski mülk sahibine bildirdi; ancak netice alamayınca Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yolunu tuttu. Davalının kötü niyetli davranarak dava dışı kiracıdan 13 bin 500 TL tutarında kira bedelini tahsil ettiklerini, müvekkilinin talep etmesine rağmen kira bedelini iade etmediklerini öne sürdü. Kira alacağı için icra takip başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiklerini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etti. Mahkeme, davanın reddine karar verdi. Mahkemenin kararına yönelik Adalet Bakanlığı’ndan itiraz geldi. Kira bedeli ödemesinin eski kiraya verenin banka hesabına yapıldığı, sözleşmenin kurulmasından sonra kiralananın herhangi bir sebeple el değiştirmesi durumunda yeni malikin kira sözleşmesinin tarafı olacağı hatırlatıldı. Dosyaya Yargıtay 3. Hukuk Dairesi gündemine geldi. Kira sözleşmesinde, aylık kira bedellerinin her ayın 15’inde ödeneceği kararlaştırıldığı, kiracı tarafından kiraya veren davalıya ödeme yapıldığı hatırlatıldı. Kararda; ‘’Kira sözleşmesinde kira bedelinin peşin ödeneceği kararlaştırılmış olup davalı kiraya verene yapılan ödeme 15.12.2023 - 14.01.2024 dönemi aylık kira bedelidir. Kiralananı 18.12.2023 tarihinde satın alan davacının, bu tarih itibariyle kira bedellerini tahsil etme yetkisi bulunmakta olup kira bedelini peşin olarak tahsil eden davalı kiraya veren, satış tarihinden sonraki döneme isabet eden kira bedelini davacıya iade etmekle yükümlüdür. Bu itibarla İlk Derece Mahkemesince; davacının, satış tarihinden sonraki kısma isabet eden kira bedelini davalı kiraya verenden talep etme hakkı bulunduğu göz önünde bulundurularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeleriyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan, Adalet Bakanlığının yöne ilişkin kanun yararına temyiz isteminin kabulü gerekmiştir. Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın aynı Kanunun 363/2 hükmü uyarınca sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmasına oy birliği ile karar verildi’’ denildi.

IBAN'ını verdi, Interpol ile aranıp ABD'de yakalandı Haber

IBAN'ını verdi, Interpol ile aranıp ABD'de yakalandı

Cezaevinde bulunduğunu ve izinli olarak dışarı çıktığını belirten 26 yaşındaki Tolun, "Kartımı ve internet bankacılığı şifremi komşuma verdim. Bana 2019 yılında sanal bahis için kart topladıklarını söylediler. Bunun illegal bir iş olmadığını belirttiler. Hatta birkaç arkadaşımı örnek göstererek bana güven verdiler" dedi. Tolun, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Daha sonra benim adıma bir sitede hesap açılmış ve buradan ürünler satılmış. Ancak ürünler gönderilmemiş. Hesap benim adıma olduğu için davalar bana açıldı. Şu anda 9 yıl 4 ay cezam var. Avukatım, bunların kamu davası olduğunu ve ne kadar savunma yapsam da ceza alabileceğimi söyledi. O dönem yaşım gençti. Hapse girmek istemediğim için ABD'ye gittim. Ancak orada Interpol tarafından arandığımı öğrendim ve yakalanarak Türkiye'ye iade edildim." Tolun, toplam zararın 17 bin lira olduğunu belirterek, "Bu miktar nedeniyle 7 dava açıldı. Her dosyadan yaklaşık 3 yılın üzerinde ceza alıyorum. Mağdurların zararını da karşıladım. Ancak kamu davası olduğu için ceza almaya devam ediyorum. Beni bu işe sürükleyen kişiler ise her şeyi reddediyor. Burada sadece ben mağdur olmadım. Farklı illerdeki insanların hesapları da kullanılmış. Adalet Bakanlığı'nın paylaştığı bir fotoğrafta yaklaşık 50 kişinin yüzü vardı, ben de kendimi o fotoğrafta gördüm. Yaşadıklarım bana bile hala çok garip geliyor" diye konuştu.

Alman anne "Nazar"a geldi Haber

Alman anne "Nazar"a geldi

Edinilen bilgiye göre Umut K., doğup büyüdüğü Almanya'da tanıştığı Rebecca S. ile birlikte yaşamaya başladı. Çiftin 2018 yılında 'Nazar' ismini verdikleri oğlu dünyaya geldi. Umut K., bir yıl sonra Alman sevgilisi ile birlikte babasından ayrıldıktan sonra yeniden evlenen annesi Hanife S.'yi (60) ziyaret etmek için Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesine geldi. Bir daha geri dönmek istemeyen Umut K., sevgilisinin de oğlunu alıp, dönmesine izin vermedi. Umut K., Türkiye'de kalmak istemeyen Rebecca S.'ye, 1 yaşındaki oğlu Nazar S.'nin kaybolduğunu söyleyerek çocuğu kaçırdı. Rebecca S., polise gidip şikayette bulunduktan sonra ülkesine geri dönerken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Nazar 7 yıl sonra bulundu Umut K., olaydan 5 yıl sonra geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybederken, Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kayıp çocuğun bulunmasına yönelik soruşturma başlatıldı. Asayiş Şube Müdürlüğü'ne bağlı Gasp Büro, Cinayet Büro ve Kayıp Şahıslar Büro amirliklerinden oluşturulan 6 kişilik özel ekip, 7 yıl boyunca izine rastlanılmayan Nazar'ı, 30 gün süren teknik ve fiziki takip ile 300 saatlik kamera görüntüsünü inceleyerek, babaannesi tarafından alıkonulduğu harabe evde buldu. 10 Mart'ta düzenlenen operasyonla küçük çocuk kurtarılırken, babaanne Hanife S. ile evin sahibi olan Umut K.'nin halasının oğlu Recai M. gözaltına alınıp, tutuklandı. Mahkeme kararı ile velayeti alan Rebecca yeniden Bursa'da Nazar S., Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından koruma altına alınırken, durumu haber alınca Almanya'dan Bursa'ya gelen Rebecca S., 7 yıl sonra ilk kez çocuğunu gördü. Nazar'ın, 19 Mart'ta yapılan DNA testi ile Rebecca S.'nin oğlu olduğu kesinleşti. DNA raporu yüzde 99,99 uyumlu çıktı. Almanya vatandaşı olan Nazar S.'nin velayeti, menfaati gözetilerek yapılan inceleme ve araştırmaların ardından Mustafakemalpaşa Aile Mahkemesi'nde 28 Nisan'da görülen duruşmada annesi Rebecca S.'ye verildi. Rebecca S.'nin avukatının Adalet Bakanlığı'nın CELSE uygulamasıyla e-duruşma üzerinden bağlandığı davada, Almanya doğumlu Nazar S.'nin, mutat meskenin bulunduğu Almanya Federal Cumhuriyeti'ne iadesine ve çocuğun annesi Rebecca S.'ye teslimine karar verilirken, yurt dışına çıkış ve pasaport alma yasağı da kaldırıldı. Mahkeme kararının Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ne ulaşmasının ardından dün Almanya'dan Türkiye'ye gelen Rebecca S., Aile ve Sosyal Hizmetler Bursa İl Müdürlüğü bünyesindeki Bursa Çocuk Evlerinde koruma altında tutulan oğlu Nazar'ı teslim almak için avukatı Sevilay Demirsu ile birlikte çocuk evlerine geldi. İçeriye girmeden açıklama yapan Alman kadın, Nazar'ın kardeşine kavuştuğunu, birlikte uyum içerisinde mutlu olacaklarını belirtti.

Kadın ve çocuk cinayetleri dahil tüm dosyalar masaya yatırılıyor Haber

Kadın ve çocuk cinayetleri dahil tüm dosyalar masaya yatırılıyor

Yeni kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, toplum vicdanında derin izler bırakan kasten öldürme ve kayıp şahıs olaylarını "farklı bir gözle" incelemeye başladı. Yapılan ilk tespitlere göre, ülke genelindeki 75 ilde bulunan 638 dosya ve 693 maktul yönünden kapsamlı analiz süreci başlatıldı. Bu özel birim, özellikle kadın ve çocuk cinayetleri dahil "Gülistan Doku soruşturması" gibi kamuoyunun yakından takip ettiği faili meçhul olayların aydınlatılması için kurumsal kapasiteyi en üst seviyeye taşıyacak ve başsavcılıklarla yakından koordinasyon kuracak. İllere göre Türkiye'nin faili meçhul haritası çıkartıldı Bakanlık kaynaklarından elde edilen verilere göre, toplumda büyük yankı uyandırabilecek nitelikteki faili meçhul cinayetler ve maktül vakaları ülke genelinde tek tek derlendi. İlk etapta 75 ilde toplam 638 dosya ve 693 maktul için inceleme başlatıldı. Bakanlığın verilerine göre, inceleme kapsamına alınan dosya ve maktul sayılarında bazı iller yoğunluklarıyla dikkat çekiyor. Yapılan sıralamada; İzmir 49 dosya ve 51 maktul ile ilk sırada yer alırken, onu 34 dosya ve 35 maktul ile Sakarya , 30 dosya ve 31 maktul ile Trabzon takip ediyor. Listenin devamında; Giresun 29 dosya ve 32 maktul , Tokat 29 dosya ve 32 maktul ve Tekirdağ 29 dosya ve 31 maktul ile dikkat çekerken; Malatya 24 dosya ve 24 maktul , Kahramanmaraş 19 dosya ve 21 maktul ve Çanakkale 17 dosya ve 28 maktul ile yüksek sayılara sahip öncelikli iller arasında bulunuyor. İlk 15 ili tamamlayan; Bursa 16 dosya ve 18 maktul , Düzce 16 dosya ve 18 maktul, Diyarbakır 17 dosya ve 18 maktul, Uşak 15 dosya ve 17 maktul, Elazığ 15 dosya ve 15 maktul ve Kütahya 15 dosya ve 15 maktul illerindeki faili meçhul vakalar; adaletin tecellisi ve cezasızlıkla mücadele vizyonu doğrultusunda titizlikle mercek altına alınacaktır. Ankara ve İstanbul illeri gibi metropollerde ise önem arz eden 10'ar dosya ve 10'ar maktul yönünden incelemeler yürütülecek. Adalet Bakanlığı sistematik inceleme yapacak ve koordinasyon yürütecek Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, sadece dosya incelemekle kalmayıp Cumhuriyet başsavcılıkları bünyesinde derdest bulunan dosyaların sistematik şekilde analiz edilmesini sağlayacak yöntemler de geliştiriyor. Suçların cezasız kalmaması adına teknik, kriminal ve analitik yöntemler konusunda rehberlik yapılarak, ilgili kurumlar arasında güçlü bir bilgi akışı tesis edilecek. Bu sayede Yeni dönemde "Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı", yıllardır çözülemeyen dosyalar için kritik rol üstlenecek. Bu birim, delil yetersizliği veya karartılması nedeniyle sonuçlandırılamayan dosyaları yeniden mercek altına alacak. Cumhuriyet başsavcılıklarında bulunan faili meçhul dosyalar sistematik şekilde incelenecek, böylece cezasızlık algısının önüne geçilmesi ve kamu vicdanının rahatlatılması hedefleniyor. "Bakan Gürlek: hedefimiz güven veren bir adalet sistemi" Adalet Bakanı Akın Gürlek, dairenin kuruluşunu duyurduğu sosyal medya paylaşımında bu hamlenin "Türkiye Yüzyılı'nı Adaletin Yüzyılı kılma" vizyonunun bir parçası olduğunu belirterek şu vurguyu yapmıştı: "Savcı dosyanın kapağındaki isme değil, içindeki delile bakar. Faili meçhul suçların cezasız kalmaması ve toplum vicdanının rahatlatılması için bu yeni birimi ihdas ettik. Hedefimiz; daha hızlı, daha etkin ve daha güven veren bir adalet sistemini inşa etmektir."

IBAN suistimallerine karşı uyarı Haber

IBAN suistimallerine karşı uyarı

Gemlik Cumhuriyet Başsavcılığı ile Bursa Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi iş birliğinde düzenlenen "Siber ve Finansal Suçlar Kıskacında Gençlik: IBAN Suistimalleri" panelinde, IBAN üzerinden gerçekleştirilen suçlar ve bu suçların hukuki sonuçları konuşuldu. Panelde konuşan Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Halit Aker, IBAN üzerinden işlenen suçların giderek arttığına dikkat çekerek, "Halk sağlığı sorunu haline gelen IBAN suçlarının arttığını görüyoruz. Adalet Bakanlığı ve üniversiteler olarak bu konuda paneller düzenliyoruz" ifadelerini kullandı. Gemlik Cumhuriyet Başsavcısı Sercan Kocabey ise teknolojik gelişmelerin yeni suç yöntemlerini beraberinde getirdiğini belirterek, "Teknolojinin hızla dönüştüğü bir çağda yaşıyoruz. Dijital dönüşüm yeni ve sofistike suç ihtimallerini beraberinde getiriyor. Suçun ilk aşamalarından biri olan IBAN suistimalleri artık toplumsal bir sorun haline gelmiştir. IBAN'ınızı kullandırmanız sizi mağdur değil, hukuki olarak suçlu haline getirebilir. En büyük başarı, suça giden yolları işlenmeden kapatmaktır" dedi. Gemlik Kaymakamı Osman Aslan Canbaba da bu tür bilgilendirme çalışmalarının önemine değinerek, "Böyle bir çalışmanın ilçemizde yapılmasından memnuniyet duyduk. Bize bile yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin reklamları geliyor. Bu tür önleyici faaliyetleri önemsiyor, daha sık yapılmasını bekliyoruz" şeklinde konuştu. Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi Dr. Merve İnan Orman, bilişim suçlarında üçüncü kişilere ait banka hesaplarının kullanılmasının suçla mücadeleyi zorlaştırdığını belirtti.Gemlik Cumhuriyet Savcısı Tuğçe Demirci ise özellikle gençlerin kolay para vaadiyle bu tür suçlara dahil edildiğini vurgulayarak, "Bir günlük gelir, bir ömür sabıka kaydı Öncelikle gençleri suça dahil ediyorlar. Kolay para kazanma hırsı mantığın önüne geçiyor. Dolandırıcılık suçunun basit hali bile 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası gerektirir. Nitelikli hallerde ise ceza 10 yıla kadar çıkabilir ve dolandırılan miktarın iki katından az olmayacak şekilde para cezası uygulanabilir" dedi.Demirci ayrıca, banka hesaplarının kişisel sorumluluk alanı olduğuna dikkat çekerek, "Basit bir banka işlemi gibi görülse de o hesap suç gelirinin dolaşım noktasıdır. IBAN suistimali kanunda doğrudan yer almasa da bilişim suçları başta olmak üzere birçok suçu kapsayan bir yapı ortaya çıkarmaktadır" ifadelerini kullandı.Gemlik Hakimi Pınar Sevici de banka hesaplarının menfaat elde edilmesi aşamasında suçun önemli bir parçası haline geldiğini belirtti.Panelde ayrıca Bursa Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde görevli polis memuru Zekeriya Değirmen, siber suçlarla mücadele çalışmaları hakkında katılımcılara bilgi verdi.

Milli kayakçının öldüğü otel yangınında çıkan karara aileden tepki Haber

Milli kayakçının öldüğü otel yangınında çıkan karara aileden tepki

Uludağ'da geçtiğimiz yıl bir otelde çıkan yangında milli kayakçı Berkin Usta ile Türkiye Kayak ve Snowboard Öğretmenleri Derneği Başkanı olan babası Yahya Kemal Usta ve annesi Fikriye Usta hayatını kaybetti. Yangının ardından başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan bilirkişi raporlarında çelişkiler bulunduğu öne sürülürken, oteldeki eksiklikler ve müdahale sürecine ilişkin ihmaller tartışma konusu oldu. Olayla ilgili açılan davada tutuklu sanıklar Cevdet Kadir A. ile Tekin D., 26 Şubat 2026 tarihinde görülen ilk duruşmada yurt dışı çıkış yasağı ve ev hapsi şartıyla tahliye edildi. Kararın ardından hayatını kaybedenlerin yakınları ve avukatları, soruşturmanın eksik yürütüldüğünü savunarak karara tepki gösterdi. BİRBİRİYLE ÇELİŞEN İKİ FARKLI BİLİRKİŞİ RAPORU Duruşma sonrası açıklama yapan Avukat İsmail Eray Çokal, dosyada ciddi eksiklikler bulunduğunu ileri sürdü. Soruşturma sürecinin yaklaşık 11 ay sürdüğünü belirten Çokal, dosyada birbiriyle çelişen iki ayrı bilirkişi raporu bulunduğunu söyledi. Raporlardan birinin otel sahiplerini asli kusurlu bulduğunu, diğerinin ise kusur yüklemediğini ifade eden Çokal, kusur atfetmeyen raporun esas alınarak iddianame düzenlendiğini savundu. Duruşmada mağdur vekillerine tanıklara doğrudan soru sorma imkanı tanınmadığını da öne süren Çokal, "Verilecek hiçbir karar ölenleri geri getirmeyecek, sadece Türkiye ucuz ölümler ülkesi olmasın, insanlar gittikleri otellerde tatillerini yaparken dumandan zehirlenip ölmesinler diye emsal bir karar alma derdindeyiz. Bunun mücadelesini veriyoruz. Elimizde de çok fazla bir yetki yok bu mücadele esnasında. Duruşmada basın mensupları mahkeme başkanının kararı ile duruşma salonuna alınmadı. Başsavcılığın bu yönde bir kararı olmamasına, dosyada bir gizlilik kararı olmamasına rağmen basın mensuplarının alınmamasını biz de anlayamadık. Mahkemelerden, hakim ve savcılarımızdan, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulundan, Adalet Bakanlığı ve adalet bakanımızdan destek bekliyoruz. Bu dosya iyi araştırılmadı. Raporlar eksik, dosyadaki tanık beyanlarından ne denli eksik bir soruşturma aşaması yürütüldüğünü zaten net bir şekilde anlayabiliyoruz. Çok uzun uzadıya anlatmak, teknik detaylara girmek istemiyorum fakat hukuk tekniği açısından pek çok hata var dosya içerisinde" dedi. Duruşma çıkışında Yahya Kemal Usta'nın kız kardeşlerinin yanına gelip, çözüm arayan gözlerle baktıklarını belirten Çokal, "Çok üzgünüz, çok üzülüyoruz. Ölen aile bizim de yakınlarımızdı, aile dostlarımızdı. Onları kaybetmiş olmanın verdiği acı bir tarafa, hukukçu olarak onların hatıralarına binaen bir şey yapamıyor olmak ayrı bir acı veriyor. Ailelerine de bir cevap veremiyoruz. Duruşmanın çıkışında vefat eden Yahya Kemal Usta'nın iki kız kardeşi yanıma geldi, ‘Bizim yeğenimiz, gelinimiz ve kardeşimiz vefat etti. Ne yapalım, bizi tutuklasınlar bari. Zaten hayatta yaşayacak bir gücümüz kalmadı' dediler. Verecek bir cevap bulamadım kendilerine. Bütün temennimiz mağdur ailelerin bir nebze olsun vicdanını rahatlatacak bir karar çıkması, suçluların cezalandırılması ve bir daha ülkemizde bu tür yangınların çıkmaması için emsal niteliğinde bir karar alınması yönünde" dedi.Hayatını kaybeden Yahya Kemal Usta'nın yeğeni Uğur Gündüz ise yangın gecesi yaşananlara ilişkin çelişkilere dikkat çekti. Yangını duydukları anda olay yerine gittiklerini belirten Gündüz, bilirkişi raporları arasında ciddi farklılık bulunduğunu savunarak, "Sanki yangına dayım sebep olmuş gibi bir tablo oluşturuluyor. Oysa o saatte orada olmadığı ortada. Yeniden kapsamlı bir bilirkişi incelemesi istiyoruz" ifadelerini kullandı.Usta'nın kız kardeşi Feride Gündüz de duruşmada verilen tahliye kararına tepki göstererek, ifadelerin birbiriyle örtüşmediğini iddia etti. Gündüz, "Üç canımızı kaybettik. Herkes serbest kalıyor, biz ise adalet arıyoruz. Tüm suçların kardeşimin üzerine yıkılmasını kabul edemiyorum" dedi.Avukatlara söz hakkı verilmediğini ve çelişkili ifadelerin yer aldığını belirten Feride Gündüz, "Benim kardeşim şömineyi yakarlarken orada değilmiş, bunu kendileri itiraf etti. Oradaki çalışanlar yakmış. Kardeşim defalarca 'Ateşi söndürdünüz mü?' diye sormuş, 'Evet söndürdük' demişler fakat közler kalmış. Benim burada kardeşimin bir suçu yok. Biz üç canımızı kaybettik fakat otelin ne sahibi ortada ne de bilirkişi raporları tutuyor. Kamera kayıtlarını ortaya çıkarmıyorlar" dedi.Aile üyeleri, tek beklentilerinin adaletin sağlanması ve benzer olayların bir daha yaşanmaması olduğunu dile getirdi. Davanın 22 Nisan tarihinde devam edeceği öğrenildi.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.