Hava Durumu

#Adalet Bakanlığı

Yeni Marmara Gazetesi - Adalet Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

IBAN suistimallerine karşı uyarı Haber

IBAN suistimallerine karşı uyarı

Gemlik Cumhuriyet Başsavcılığı ile Bursa Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi iş birliğinde düzenlenen "Siber ve Finansal Suçlar Kıskacında Gençlik: IBAN Suistimalleri" panelinde, IBAN üzerinden gerçekleştirilen suçlar ve bu suçların hukuki sonuçları konuşuldu. Panelde konuşan Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Halit Aker, IBAN üzerinden işlenen suçların giderek arttığına dikkat çekerek, "Halk sağlığı sorunu haline gelen IBAN suçlarının arttığını görüyoruz. Adalet Bakanlığı ve üniversiteler olarak bu konuda paneller düzenliyoruz" ifadelerini kullandı. Gemlik Cumhuriyet Başsavcısı Sercan Kocabey ise teknolojik gelişmelerin yeni suç yöntemlerini beraberinde getirdiğini belirterek, "Teknolojinin hızla dönüştüğü bir çağda yaşıyoruz. Dijital dönüşüm yeni ve sofistike suç ihtimallerini beraberinde getiriyor. Suçun ilk aşamalarından biri olan IBAN suistimalleri artık toplumsal bir sorun haline gelmiştir. IBAN'ınızı kullandırmanız sizi mağdur değil, hukuki olarak suçlu haline getirebilir. En büyük başarı, suça giden yolları işlenmeden kapatmaktır" dedi. Gemlik Kaymakamı Osman Aslan Canbaba da bu tür bilgilendirme çalışmalarının önemine değinerek, "Böyle bir çalışmanın ilçemizde yapılmasından memnuniyet duyduk. Bize bile yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin reklamları geliyor. Bu tür önleyici faaliyetleri önemsiyor, daha sık yapılmasını bekliyoruz" şeklinde konuştu. Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi Dr. Merve İnan Orman, bilişim suçlarında üçüncü kişilere ait banka hesaplarının kullanılmasının suçla mücadeleyi zorlaştırdığını belirtti.Gemlik Cumhuriyet Savcısı Tuğçe Demirci ise özellikle gençlerin kolay para vaadiyle bu tür suçlara dahil edildiğini vurgulayarak, "Bir günlük gelir, bir ömür sabıka kaydı Öncelikle gençleri suça dahil ediyorlar. Kolay para kazanma hırsı mantığın önüne geçiyor. Dolandırıcılık suçunun basit hali bile 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası gerektirir. Nitelikli hallerde ise ceza 10 yıla kadar çıkabilir ve dolandırılan miktarın iki katından az olmayacak şekilde para cezası uygulanabilir" dedi.Demirci ayrıca, banka hesaplarının kişisel sorumluluk alanı olduğuna dikkat çekerek, "Basit bir banka işlemi gibi görülse de o hesap suç gelirinin dolaşım noktasıdır. IBAN suistimali kanunda doğrudan yer almasa da bilişim suçları başta olmak üzere birçok suçu kapsayan bir yapı ortaya çıkarmaktadır" ifadelerini kullandı.Gemlik Hakimi Pınar Sevici de banka hesaplarının menfaat elde edilmesi aşamasında suçun önemli bir parçası haline geldiğini belirtti.Panelde ayrıca Bursa Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde görevli polis memuru Zekeriya Değirmen, siber suçlarla mücadele çalışmaları hakkında katılımcılara bilgi verdi.

Milli kayakçının öldüğü otel yangınında çıkan karara aileden tepki Haber

Milli kayakçının öldüğü otel yangınında çıkan karara aileden tepki

Uludağ'da geçtiğimiz yıl bir otelde çıkan yangında milli kayakçı Berkin Usta ile Türkiye Kayak ve Snowboard Öğretmenleri Derneği Başkanı olan babası Yahya Kemal Usta ve annesi Fikriye Usta hayatını kaybetti. Yangının ardından başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan bilirkişi raporlarında çelişkiler bulunduğu öne sürülürken, oteldeki eksiklikler ve müdahale sürecine ilişkin ihmaller tartışma konusu oldu. Olayla ilgili açılan davada tutuklu sanıklar Cevdet Kadir A. ile Tekin D., 26 Şubat 2026 tarihinde görülen ilk duruşmada yurt dışı çıkış yasağı ve ev hapsi şartıyla tahliye edildi. Kararın ardından hayatını kaybedenlerin yakınları ve avukatları, soruşturmanın eksik yürütüldüğünü savunarak karara tepki gösterdi. BİRBİRİYLE ÇELİŞEN İKİ FARKLI BİLİRKİŞİ RAPORU Duruşma sonrası açıklama yapan Avukat İsmail Eray Çokal, dosyada ciddi eksiklikler bulunduğunu ileri sürdü. Soruşturma sürecinin yaklaşık 11 ay sürdüğünü belirten Çokal, dosyada birbiriyle çelişen iki ayrı bilirkişi raporu bulunduğunu söyledi. Raporlardan birinin otel sahiplerini asli kusurlu bulduğunu, diğerinin ise kusur yüklemediğini ifade eden Çokal, kusur atfetmeyen raporun esas alınarak iddianame düzenlendiğini savundu. Duruşmada mağdur vekillerine tanıklara doğrudan soru sorma imkanı tanınmadığını da öne süren Çokal, "Verilecek hiçbir karar ölenleri geri getirmeyecek, sadece Türkiye ucuz ölümler ülkesi olmasın, insanlar gittikleri otellerde tatillerini yaparken dumandan zehirlenip ölmesinler diye emsal bir karar alma derdindeyiz. Bunun mücadelesini veriyoruz. Elimizde de çok fazla bir yetki yok bu mücadele esnasında. Duruşmada basın mensupları mahkeme başkanının kararı ile duruşma salonuna alınmadı. Başsavcılığın bu yönde bir kararı olmamasına, dosyada bir gizlilik kararı olmamasına rağmen basın mensuplarının alınmamasını biz de anlayamadık. Mahkemelerden, hakim ve savcılarımızdan, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulundan, Adalet Bakanlığı ve adalet bakanımızdan destek bekliyoruz. Bu dosya iyi araştırılmadı. Raporlar eksik, dosyadaki tanık beyanlarından ne denli eksik bir soruşturma aşaması yürütüldüğünü zaten net bir şekilde anlayabiliyoruz. Çok uzun uzadıya anlatmak, teknik detaylara girmek istemiyorum fakat hukuk tekniği açısından pek çok hata var dosya içerisinde" dedi. Duruşma çıkışında Yahya Kemal Usta'nın kız kardeşlerinin yanına gelip, çözüm arayan gözlerle baktıklarını belirten Çokal, "Çok üzgünüz, çok üzülüyoruz. Ölen aile bizim de yakınlarımızdı, aile dostlarımızdı. Onları kaybetmiş olmanın verdiği acı bir tarafa, hukukçu olarak onların hatıralarına binaen bir şey yapamıyor olmak ayrı bir acı veriyor. Ailelerine de bir cevap veremiyoruz. Duruşmanın çıkışında vefat eden Yahya Kemal Usta'nın iki kız kardeşi yanıma geldi, ‘Bizim yeğenimiz, gelinimiz ve kardeşimiz vefat etti. Ne yapalım, bizi tutuklasınlar bari. Zaten hayatta yaşayacak bir gücümüz kalmadı' dediler. Verecek bir cevap bulamadım kendilerine. Bütün temennimiz mağdur ailelerin bir nebze olsun vicdanını rahatlatacak bir karar çıkması, suçluların cezalandırılması ve bir daha ülkemizde bu tür yangınların çıkmaması için emsal niteliğinde bir karar alınması yönünde" dedi.Hayatını kaybeden Yahya Kemal Usta'nın yeğeni Uğur Gündüz ise yangın gecesi yaşananlara ilişkin çelişkilere dikkat çekti. Yangını duydukları anda olay yerine gittiklerini belirten Gündüz, bilirkişi raporları arasında ciddi farklılık bulunduğunu savunarak, "Sanki yangına dayım sebep olmuş gibi bir tablo oluşturuluyor. Oysa o saatte orada olmadığı ortada. Yeniden kapsamlı bir bilirkişi incelemesi istiyoruz" ifadelerini kullandı.Usta'nın kız kardeşi Feride Gündüz de duruşmada verilen tahliye kararına tepki göstererek, ifadelerin birbiriyle örtüşmediğini iddia etti. Gündüz, "Üç canımızı kaybettik. Herkes serbest kalıyor, biz ise adalet arıyoruz. Tüm suçların kardeşimin üzerine yıkılmasını kabul edemiyorum" dedi.Avukatlara söz hakkı verilmediğini ve çelişkili ifadelerin yer aldığını belirten Feride Gündüz, "Benim kardeşim şömineyi yakarlarken orada değilmiş, bunu kendileri itiraf etti. Oradaki çalışanlar yakmış. Kardeşim defalarca 'Ateşi söndürdünüz mü?' diye sormuş, 'Evet söndürdük' demişler fakat közler kalmış. Benim burada kardeşimin bir suçu yok. Biz üç canımızı kaybettik fakat otelin ne sahibi ortada ne de bilirkişi raporları tutuyor. Kamera kayıtlarını ortaya çıkarmıyorlar" dedi.Aile üyeleri, tek beklentilerinin adaletin sağlanması ve benzer olayların bir daha yaşanmaması olduğunu dile getirdi. Davanın 22 Nisan tarihinde devam edeceği öğrenildi.

Marmarabirlik'ten 2025'te güçlü ve stratejik büyüme Haber

Marmarabirlik'ten 2025'te güçlü ve stratejik büyüme

Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, 2025 yılını değerlendirirken yalnızca finansal büyümeye değil, kurumsal yapılanmaya da dikkat çekerek şunları söyledi: "2025 yılı bizim açımızdan sadece rakamsal büyümenin değil; tüm iş ortaklarımızla ve yurtiçi-yurtdışı ulusal ve yerel zincir marketlerle ilişkilerimizi güçlendirdiğimiz, sağlam temellere oturttuğumuz ve karşılıklı güven ilişkisini pekiştirdiğimiz bir yıl olmuştur. Uzun vadeli büyüme stratejilerimizi netleştirdiğimiz ve temellerini attığımız bir dönemde dahi satış miktarında yüzde 10, satış tutarında yüzde 30 artış sağlayarak 6,8 milyar TL ciroya ulaşmamız son derece kıymetlidir. Bu tablo, geleceğe daha güçlü ve daha kararlı bakmamızı sağlamaktadır." YURTİÇİNDE 81 İLDE 70 BİN SATIŞ NOKTASI Yurtiçi organizasyon yapısının 2025 yılında daha da yaygınlaştığını belirten Yıldız, 81 ilde ulusal zincirler, geleneksel kanal, tüm yerel zincirler, marketler ve EDT kanalı dahil olmak üzere toplam yaklaşık 70 bin satış noktasına ulaşıldığını ifade etti. Yıldız sözlerine şu şekilde devam etti; "Ulusal zincirlerde milyon adetlik aktiviteler gerçekleştirdik ve daha fazla insert çalışmasında yer aldık. Büyükşehir belediyesi iştirakleri ile çalışmalarımızı artırdık. Özellikle bakliyat firmalarının hazırladığı kumanya kolilerinde yer alma oranımızı yükselttik. MSB ve Adalet Bakanlığı kantinlerindeki iş hacmimizi büyüttük. Tüm kanallarda yeni ürün listelemeleri yaparak raf payımızı ve satışlarımızı artırdık." Yıldız ayrıca, THY-DOCO ile iş birliğinin büyütüldüğünü ve tonaj ile ciro açısından en yüksek seviyeye ulaşıldığını vurguladı. İHRACATTA TARİHİ REKOR: 68 ÜLKEDE 20 BİN NOKTA İhracat kanalında 2025 yılı, Marmarabirlik tarihinin en yüksek dolar bazlı cirosuna ulaşılan yıl oldu. Toplamda 35 milyon USD satış gerçekleştirilirken, 68 ülkede yaklaşık 20 bin satış noktasına ulaşıldığını belirten Başkan Yıldız, "2025 yılında ilk kez Küba ve İspanya'ya ihracat gerçekleştirdik. Avrupa'daki etnik marketlerde sahip olduğumuz güçlü konumu, ulusal zincir marketlere de taşıdığımız bir yıl oldu. Bu kapsamda Almanya'da Lidl'in yanı sıra Kaufland ve Real; Hollanda'da Albert Heijn; Danimarka'da Bilka, Netto ve Coop 365; İsveç'te Lidl; Avusturya'da Lidl ve Etsan; Bosna-Hersek'te Bingo; ABD'de Walmart; Avustralya'da Coles ve Woolworths; Ukrayna'da Auchan, Novus, Fudkom, Silpo, Tavriya, Klass, Varus, Delikat, Ekonomplus ve Çudo; Özbekistan'da Korzinka gibi birçok zincire yeni girişler sağlandı. Mevcut zincirlerde ise ürün sayıları ve aktiviteler artırıldı" diye konuştu. RUSYA PAZARINDA STRATEJİK DERİNLEŞME Rusya pazarının 2025 yılında ayrı bir stratejik başlık haline geldiğini belirten Yıldız, bu ülkede hem premium hem de yaygın perakende kanallarında güçlü bir yapılanma oluşturduklarını ifade etti. Yıldız, "Rusya pazarında yalnızca belirli zincirlerle değil, farklı segmentlerde konumlanan çok sayıda ulusal ve yerel perakende grubuyla iş birliklerimizi geliştirdik. Bu pazarda derinleşme stratejisi izliyoruz. Bu kapsamda Rusya'da X5 Group ve Azbuka Vkusa başta olmak üzere; Tvoydom, Metro, Magnolia, 7M, Sosedi, Klever, Toçka ve Yablaka zincirlerinde ürünler raflarda yer aldı. Rusya'da farklı tüketici segmentlerine uygun ürün portföyümüzle yaygın bir dağıtım ağı oluşturduk. Hem hacim hem de marka konumlandırması açısından önemli bir ivme yakaladık" dedi. RUS MARKETLERİNE MARMARABİRLİK İMZASI Rusya'nın önde gelen e-ticaret platformlarından Ozon'da haftalık 6 bin adet satışa ulaşarak oldukça önemli bir başarıya imza atmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirten Başkan Yıldız, "Ayrıca Rusya, Avrupa ve dünyada raftan düşüp yeniden çıkılan ve ilk defa girdiğimiz 16 farklı süper ve hipermarketin yaklaşık 7 bin şubesinde rafları doldurmanın haklı gururu içindeyiz" dedi.Yıldız ayrıca, tüm ihracat pazarlarında o ülke tüketicisinin tercihlerine uygun özel ürünler geliştirildiğini; farklı ambalaj ve gramaj seçenekleri ile kolay açılır-sergilenebilir koliler tasarlanarak raf görünürlüğünün güçlendirildiğini belirtti. Yurtdışında EDT kanalında ise Rus havayolu şirketleri olan Aeroflot, S7 Airlines, Pobeda ve Nordwind Airlines ile yürütülen görüşmelerin ürün listeleme aşamasına geldiği ifade edildi. 2026 STRATEJİSİ: YURTDIŞI ULUSAL ZİNCİRLERDE DAHA BÜYÜK PAZAR PAYI 2026 yılı hedeflerine ilişkin açıklamalarda bulunan Yıldız, büyüme stratejisinin merkezine yurtdışı ulusal zincirleri aldıklarını belirterek, "2026 yılında en büyük pazar ve pay hedefimiz yurtdışı ulusal zincirlerdir. Yeni ülkeler ve yeni perakende satış noktaları hedeflenmiş olup görüşmelere başlanmıştır. Almanya'da Edeka ve İngiltere'de Tesco ile görüşmelerimiz devam etmektedir. Var olan ve yeni noktalarda tadım faaliyetlerimizi hızlandıracağız. TV reklamları ve sosyal medya mecralarında gerçekleştireceğimiz çalışmalarla yeni ve daha güçlü bir iletişim stratejisini hayata geçireceğiz" ifadelerini kullandı.Marmarabirlik, 2025 yılında sağlam temeller üzerine inşa ettiği büyüme performansını 2026 yılında daha da ileri taşıyarak hem yurtiçinde hem de küresel pazarlarda marka değerini ve pazar payını artırmayı hedefliyor.

Epstein dosyalarındaki 305 yüksek profilli isim açıklandı Haber

Epstein dosyalarındaki 305 yüksek profilli isim açıklandı

Pam Bondi, 14 Şubat’ta ABD Kongresi’ne gönderdiği resmi mektupta, ABD Adalet Bakanlığı’nın Epstein Files Transparency Act (Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası) uyarınca tüm Jeffrey Epstein ile ilgili kayıt, belge ve iletişimlerin yayımlandığını bildirdi. Bu kapsamda, yayımlanan dosyalarda 305 yüksek profilli kişinin adı geçtiği ifade edildi.Epstein’in suç dosyasına ilişkin milyonlarca e-posta, fotoğraf ve diğer belgeler uzun süredir aşamalı olarak kamuoyuyla paylaşılıyordu. Yeni açıklamada Kongre’ye gönderilen listede, yayımlanan belgelerde en az bir kez adı geçen “hükümet görevlisi veya siyasi olarak öne çıkan kişilerin” yer aldığı kaydedildi. Listede Donald Trump, Bill Gates ve Kim Kardashian gibi iş, siyaset ve eğlence dünyasından tanınmış isimlerin bulunduğu belirtildi. Ancak Adalet Bakanlığı, bir kişinin adının listede yer almasının Epstein’ın suçlarıyla bağlantılı olduğuna ya da hukuki bir suçluluk anlamına gelmediğini açıkça vurguladı. Farklı bağlamlarda geçen isimlerin, doğrudan ilişki kanıtı olmadan sadece belgelerde anılmış olabileceği ifade edildi.Bakanlığın mektubuna göre liste, doğrudan iletişim geçmişi olanlar kadar, çeşitli tepki ve raporlarda yalnızca adları geçen kişileri de kapsıyor. Listede ayrıca siyasetçiler, iş liderleri, ünlüler ve kamuoyu tarafından bilinen diğer figürlerin yer aldığı aktarılıyor.Açıklama, yayımlanan bilgilerin kapsamı ve bağlamı konusunda kamuoyunda farklı yorumlara yol açtı; bazı Kongre üyeleri ve analistler gazetecilerin isimlere ilişkin bağlam taleplerini artırdı. Ancak yetkililer, belgelerin hukuki çerçeve içinde ve yasal gerekliliklere uygun biçimde paylaşıldığını belirtti.Bu gelişme, Epstein soruşturmasına ilişkin şeffaflık taleplerinin bir parçası olarak takip ediliyor ve dosyaların tamamının kamuya açık hale getirilmesi süreci henüz tartışmalarla devam ediyor. ADALET BAKANLIĞI'NIN YAYIMLADIĞI 305 İSİM ŞÖYLE: Alexander Acosta,Gloria Allred,Julian Assange,Vincent Babino,Steve Bannon,Xavier Becerra,Beyonce,Hunter Biden,Laura Birger,Leon Black,Antony Blinken,Pam Bondi,Lauren Book,Stephen E. Boyd,John Brennan,Sean Buckley,George W. Bush,Stephen Calk,Miriam Adelson,Prens Andrew (Andrew Mountbatten-Windsor),Audrey Strauss,Alec Baldwin,Ehud Barak,Lanna Belohlavek,Jeff Bezos,David Bistricer,Jill Biden,Tony Blair,David Boies,Dan Bongino,Cory Booker,Ric Bradshaw,John Brockman,Gerald Bull,Jeb Bush,Russell Capone Fidel Castro,Noam Chomsky,Tom Carper,Cher,Bill Clinton,George Clooney,Kurt Cobain,Brian Colleran,Maureen Comey,Bill Cosby,Alan Dershowitz Barry Diller,Kathleen DuPont,John Eisenberg,Stephen Feinberg,Chelsea Clinton,Linda Collins,George Conway,Omar Daza,Ron DeSantis,Phil Donahue George Economou,Kraliçe II. Elizabeth,Rahm Emanuel,Jeffrey Epstein,Sarah Ferguson,Michael Flynn,Mark Foley,Edward Friedland,Phillip Frost,Bill Gates,Melinda Gates,Rudy Giuliani,Dan Goldman,Nikki Haley,Kamala Harris,Orrin Hatch,Woody Allen,Arthur Edward Rory Guinness,Stephanie Avakian Doug Band,William Barr,Geoffrey Berman,Ashley Biden,Joe Biden,Marc Bistricer,Todd Blanche,John Bolton,Bono,David Bowdich,Richard Branson,Jean-Luc Brunel,George W. Bush Jr.,Patrick Byrne,Tucker Carlson,Dick Cheney,Jay Clayton,Hillary Clinton,Michael Cohen,James Comey,David Copperfield Robert De Niro,Princess Diana,Rebekah Donaleski,Michael Egauger,Keith Ellison,Germann Erben,Mark Filip,Marius Fortelni,Tony Higgins,Eric Holder,Mark Hosenball,Sarah Huckabee Sanders,Clare Iveagh,Henry Jarecki,Rony Hawk,Stanley Ho,Marc Andreessen Horowitz,Steny Hoyer,Florence Hutner,Michael Jackson,Jay-Z,Merrick Garland,Timothy Geithner,Lindsey Graham,Joshua Harrish,Howard Heiss,Reid Hoffman,Michael Horowitz,Mike Huckabee,Kjell Inge Rokke,Mick Jagger,Pramila Jayapal,Hakeem Jeffries,Janis Joplin,Robert F. Kennedy Jr.,Carl Kline,Jared Kushner,Jay Lefkowitz,Hank Johnson,John Kasich John Kerry,Barry Krisher,Jon Kyl,Jeremy Lefroy,Monica Lewinsky,Jessica Lonergan,Lord Robert May,Howard Lutnick,Jack Lew,Zoe Lofgren,Nancy Mace,James Margolin,Thomas Massie,Mark Meadows,Theresa May,Peter Mandelson,Ed Markey,Ghislaine Maxwell,John McCain,Jared Moskowitz,Robert Menendez,Nathan Milikowsky,Alison Moe,Michael Milken,Lisa Monaco,William Mook,Mick Mulvaney,Jerry Nadler,Michelle Obama,MEHMET ÖZ,Kash Patel Binyamin Netanyahu,Nancy Pelosi,John Phelan,Tony Podesta,PAPA II. JOHN PAUL,Elvis Presley,Prens Philip,Dan Quayle,Brett Ratner,Rupert Murdoch Janet Napolitano,Gavin Newsom,Alexandria Ocasio-Cortez,Sophia Papapetru,Ron Paul,Mike Pence,Stacey Plaskett,Lara Pomerantz,Susan Pope,Lisa Marie Presley,Mary Gay Scanlon,Alex Jones,John Kendall Rowlands,Ro Khanna,Larry Kudlow,Lady Victoria Hervey,Leonard Leo,Ted Lieu,Howard Lorber,Loretta Lynch,Coreen Mao,Meghan Markle,Robert Maxwell,Nicole McFarland,Alyssa Milano,Steve Mnuchin,Marilyn Monroe,Robert S. Mueller III,Elon Musk,Larry Nassar,Barack Obama,Rosie O'Donnell,Daniel Parker,Joseph Pecorino,Diego Pestana,Lee Plourde,Mike Pompeo,Samantha Power,Prens Harry,Thomas Pritzker,John Ratcliffe,Ronald Reagan,Janet Reno,Bill Richardson,Andrew Rohrbach,Jeffrey Rosen,Alexander Rossmiller,Karl Rove,Marco Rubio,Pierre Salinger,J.B. Pritzker,Jamie Raskin,Chad Readler,Joseph Recarey,Michael Reiter,Tom Reynolds,Susan Rice,Terje Rod-Larsen,Matthew Rogers,Mitt Romney Nicolas Roos,Rod Rosenstein,Diana Ross,John Roth,Timothy Routch,Marc Rowan,Howard Rubenstein,Kathy Ruemmler,Paul Ryan,Ben Sasse,Janis Schenberg,Amy Schumer,Tim Scott,Jeff Sessions,Gretchen Shappert,Timothy Shea,Edward Snowden,Alex Soros,Kevin Spacey,Eliot Spitzer,Debbie Stabenow,Jes Staley,Kenneth Starr,Jens Stoltenberg,Petter Stordalen,Glenn Straub,Sultan Ahmed bin Sulayem,Lawrence Summers,Eric Swalwell,Adam Schiff,Chuck Schumer,Jay Sekulow,Yitzhak Shamir,John Scarola,Martin Schlaff,Stephen Schwarzman,Adrienne Senatore,Ben Shapiro,Daniel Siad,George Soros,Bruce Springsteen,Keir Starmer,Gunhild Stordalen,Barbra Streisand,William Sweeney Jr.,Peter Thiel,Ivanka Trump,J.D. Vance,Kevin Warsh,Damian Williams,Ron Wyden,Jeff Zucker,Marjorie Taylor Greene,Carol Thomas-Jacobs,Melania Trump,Maric Villafana,Abigail Wexner,Michael Wolff,Mark Yung,Mark Zuckerberg,Margaret Thatcher,Donald Trump,Chris Tucker,Richard Walker,Les Wexner,Stanley Woodward,Paolo Zampolli

KÂBE ÖRTÜSÜ EPSTEIN’A MI GÖNDERİLDİ? BELGELER TEPKİ FIRTINASI BAŞLATTI Haber

KÂBE ÖRTÜSÜ EPSTEIN’A MI GÖNDERİLDİ? BELGELER TEPKİ FIRTINASI BAŞLATTI

Adalet Bakanlığı arşivlerindeki yazışmalara göre gönderi Suudi Arabistan’dan yapıldı, önce Epstein’ın Florida Palm Beach’teki adresine ulaştı, ardından Karayipler’e sevk edildi. 14 Mart 2017 tarihli ABD gümrük formunda gönderi, 10 bin 980 dolar değerinde “tablolar, çizimler ve pasteller” olarak beyan edildi. 21 Mart tarihli bir e-posta, parçaların “Bay Epstein’in evine” teslim edildiğini doğruladı.Belgelerde, “Aziza al-Ahmadi” adına açılmış bir e-posta hesabı ile Epstein’ın çalışanları arasında yapılan yazışmalar yer alıyor. Mesajlarda üç ayrı Kisve parçasının gönderimi organize ediliyor. Parçalardan birinin Kâbe’nin iç kısmından yeşil bir kumaş, bir diğerinin dış örtüde kullanılan siyah kumaş, üçüncüsünün ise altın ve gümüş işlemeli yazı içeren ancak kullanılmamış bir bölüm olduğu belirtiliyor. Bir e-postada siyah kumaş için “Sünni, Şii ve diğer mezheplerden en az 10 milyon Müslümanın dokunduğu” ifadesi kullanılıyor.Belgelerde ayrıca Epstein’ın ABD Virgin Adaları’ndaki Little Saint James adasında bulunan ve “tapınak” olarak anılan küçük, altın kubbeli bir yapıdan söz ediliyor. Yazışmalarda geçen “cami” ifadesinin bu yapıyı mı işaret ettiği ise belirsiz. Dosyalarda adada resmi olarak bir cami bulunduğuna dair açık bir kayıt yer almıyor.Arşivlerde yer alan 2014 tarihli bir fotoğrafta Epstein ve yanındaki bir kişinin yerde duran işlemeli bir kumaş parçasını incelediği görülüyor. Ancak söz konusu kumaşın gerçek bir Kisve parçası olup olmadığı doğrulanmış değil. KİSVE’NİN STATÜSÜ Siyah ipekten yapılan ve altın ile gümüş ipliklerle Kur’an ayetleri işlenen Kisve, Mekke’deki Mescid-i Haram’ın merkezindeki Kâbe’nin dış duvarlarını kaplıyor. Her yıl Hicri takvime göre Muharrem ayının birinci gününde törenle yenileniyor. Üretim ve dağıtım süreci Suudi yetkililerin kontrolünde yürütülüyor. Eski örtülerin dağıtımına ilişkin açık bir yasal düzenleme bulunmuyor.Hac ve Umre uzmanı Ahmed el-Halabi, altın ve gümüş yazıtlı bölümlerin genellikle Suudi Kraliyet Sarayı tarafından Müslüman devlet başkanlarına hediye edildiğini, siyah kumaşın ise daha alt düzey yetkililere verilebildiğini belirtiyor. Halabi, Kisve’nin gayrimüslimlere hediye edilmesine izin verilmediğini ve belgelerde geçen parçaların gerçekliğinin belirsiz olduğunu ifade ediyor.SOAS Üniversitesi’nden İslam sanatı tarihçisi Dr. Simon O’Meara ise Kisve’nin doğası gereği kutsal sayılmadığını ancak Müslümanlar için büyük saygı taşıdığını vurguluyor ve çıkarıldıktan sonra da saygısızlık edilmemesi gerektiğini söylüyor. SUUDİ BAĞLANTILARINA DAİR YAZIŞMALAR Belgeler, 2016–2019 yılları arasında Epstein ile Ahmadi adına kayıtlı bir adres arasında yoğun bir e-posta trafiği olduğunu gösteriyor. Yazışmalarda “HE Raafat” ve “Raafat Alsabbagh” isimleri geçiyor. Epstein’ın bazı mesajlarında bu kişinin Suudi Veliaht Prensi’nin danışmanı olduğu öne sürülürken, Suudi resmi ajansının 2017 tarihli bir bülteninde aynı isim “Kraliyet Sarayı’nda danışman” olarak anılıyor.Belgelerde isimlerin yer alması tek başına suç isnadı anlamına gelmiyor. Ancak Kisve parçalarının Epstein’a gönderildiği iddiası, İslam dünyasında kapsamlı bir soruşturma çağrılarını artırmış durumda.Kisve parçalarının gerçekten Kâbe örtüsüne ait olup olmadığı ve gönderimin arka planı ise halen belirsizliğini koruyor.

Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi Haber

Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabinede beklenen değişikliği gerçekleştirerek İçişleri Bakanlığı görevine Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi’yi atadı. Aynı kararla Adalet Bakanlığı’na ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek getirildi. Göreve atanmasının ardından TRT Haber’e konuşan Mustafa Çiftçi, “Cumhurbaşkanımızın bugünkü atama kararnamesi ile sorumluluğu ağır bir görevi de üstlenmiş oldum. Bundan dolayı dua bekliyorum. Allah yar ve yardımcımız olsun” ifadelerini kullandı. 2023 yılından bu yana Erzurum Valisi olarak görev yapan Çiftçi’nin kamuoyuna yansıyan açıklamaları ağırlıklı olarak göç ve afet yönetimi gibi teknik konularla sınırlı kaldı. Ancak daha önce Çorum Valisi olduğu dönemde İskilipli Atıf’ı anma törenlerine katılması, Erzurum Valiliği döneminde Erzurum Kongresi binasını ziyarete kapatması ve oğlunun makam araçlarının fotoğrafını paylaşmasıyla da gündeme geldi. Aynı zamanda hafız olan Çiftçi, 2024 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından düzenlenen “Hafız Kal Yarışması” Türkiye finalinde 15 cüz kategorisinde birincilik elde etti. 1970 yılında Konya’nın Çumra ilçesinde doğan Mustafa Çiftçi, ilk ve orta öğrenimini Çumra’da, lise öğrenimini Konya’da tamamladı. Kariyerinde beş ilçede kaymakamlık ve iki ilde valilik görevlerinde bulundu.

Epstein’in belgelerinde kimlerin adı geçiyor Haber

Epstein’in belgelerinde kimlerin adı geçiyor

Bu toplu açıklama, 2025 sonunda kabul edilen Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası kapsamında yapılan en kapsamlı açıklama olarak nitelendiriliyor ve Epstein’in çevresindeki kişi ve ilişkileri daha görünür hâle getiriyor. Belgelerde Kimlerin İsimleri Geçiyor? Kamuoyuna yansıyan güçlü isimler: Belgelerde çeşitli siyasetçiler, iş dünyası liderleri, teknoloji ve finans dünyasından tanınmış isimlerin Epstein’la iletişimlerine dair kayıtlar yer alıyor. Öne çıkan kişiler arasında Elon Musk, Bill Gates ve İngiliz kraliyet ailesinden Prens Andrew gibi figürler bulunuyor. Eski ABD başkanlarıyla bağlantılar: Bazı belgeler eski ABD başkanlarının Epstein’la geçmişte sosyal temaslarına da atıfta bulunuyor. Bu tür kayıtlar yer alsa da, belgelerde geçen isimlerin suçlu olduğuna dair kanıtlanmış bir bağlantı anlamına gelmediği vurgulanıyor. Uluslararası figürler: Dosyalar, ABD dışındaki tanınmış isimlerin de Epstein’la yazışmalarını içeriyor. Örneğin bir Avrupa diplomatı da belgelerde adı geçenler arasında yer alıyor. Yerel ve çeşitli tepkiler: Türkiye’den bazı iş dünyası temsilcilerinin adlarının geçtiği iddiası üzerine açıklamalar yapılmış, bu isimlerin belgelerde yer alan yazışmalarla ilgili görüş bildirdiği haber oldu. Yayınlanan Belgelerin İçeriği ve Niteliği Çeşitli iletişimler: Açıklanan materyallerde Epstein’la e-posta yazışmaları, takvim kayıtları ve sosyal etkinliklere ilişkin belgeler bulunuyor. Bunlar, bazı isimlerle geçmişteki temaslara dair detaylı veri sağlıyor. Görüntüler ve multimedya: Binlerce fotoğraf ve yüzlerce video, Epstein’in sosyal çevresiyle görünüşteki ilişkilerine dair görsel içerik barındırıyor. Dosyanın boyutu: Toplamda açıklanan belgeler yaklaşık 3 milyon sayfa olsa da, daha önce açıklanmamış diğer dosyaların da incelendiği belirtiliyor. Uzmanların ve Yetkililerin Değerlendirmesi Yetkililer şeffaflığı savunuyor: Adalet Bakanlığı yetkilileri, belgelerin Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası uyarınca yayımlandığını ve kurallara uygun biçimde redakte edildiğini belirtiyor. Suç isnadı değil: Uzmanlar, belgelerde bir ismin yer almasının o kişinin suçlu olduğunu göstermediğini, yalnızca iletişim ve ilişki bağlarını belgelemeye yarayan kayıtlar anlamına geldiğini vurguluyorlar. Eleştiriler ve Tartışmalar Kimlik ve güvenlik kaygıları: Bazı eleştirilere göre dosyalarda mağdur ve tanıkların kimliklerine dair bilgiler yeterince redakte edilmemiş olabileceği yönünde endişeler var. Bu tür eleştiriler kurban hakları ve mahremiyet boyutunda tartışılıyor. Devam eden tartışma: Belgelerin açıklanmasıyla birlikte bazı ülkelerde politik ve toplumsal tartışmalar da alevlendi; bazı kişiler pozisyonları veya geçmiş ilişkileri hakkında kamuoyuna açıklama yapmak zorunda kaldı. Belgeler Tartışma Yarattı Epstein dosyalarının 3 milyon sayfalık en yeni açıklaması, Jeffrey Epstein’ın sosyal çevresi ve küresel temaslarına ilişkin daha geniş bir perspektif sunuyor. Ancak uzmanlar, bu belgelerde yer alan verilerin her ismi otomatik olarak suçlu gösterdiği anlamına gelmediğini, bağlantıların ve iletişimlerin bağlam içinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Trump’ın ismi Epstein belgelerinde yüzlerce defa geçti Haber

Trump’ın ismi Epstein belgelerinde yüzlerce defa geçti

Üst düzey siyasetçiler ve iş insanlarıyla bağlantıları skandallara konu olan cinsel istismar suçlusu milyarder Jeffrey Epstein ile bağlantılı olarak yeni yayınlanan belgelerde ABD Başkanı Donald Trump’ın isminin yüzlerce defa geçtiği görüldü. Fakat yetkililer, bunun ağırlıkla seçim öncesi dönemde FBI’ın ulusal güvenlik, terör ve federal suçlara ilişkin ihbar hattına herhangi bir delil sunulmadan iletilen ihbarlardan oluştuğunu açıkladı. ABD Adalet Bakanlığı, son yayınlanan belgelerdeki iddialar konusunda "Bazı belgeler, 2020 seçimlerinden hemen önce FBI’a müracaat edilerek yapılmış olan ve Trump’a yönelik gerçek dışı ve sansasyonel iddialar içeriyor. Açık olmak gerekirse, bu iddialar temelsiz ve yanlıştır. En ufak bir inandırıcılık payı olsaydı, çoktan Başkan Trump’a karşı bir silah olarak kullanılmış olurdu" açıklamasını yaptı. Büyük bir kısmı Trump, Epstein ve diğer yüksek profilli isimler aleyhindeki doğrulanmamış ihbarlardan oluşan suçlamalar arasında Epstein tarafından istismar edilen bazı kurbanların Trump tarafından da cinsel eylemlere zorlandığı iddiaları yer alıyor. İhbarlar arasında 1984’te 13 yaşında olan bir arkadaşının Trump tarafından cinsel eylemlere zorlandığını ileri süren bir kişi, ismini vermediği arkadaşının Epstein tarafından da istismar edildiği suçlamasında bulundu. İhbarlar arasında ayrıca Trump’ın yeni doğan bir bebeğin öldürülmesine tanık olduğu gibi kan dondurucu bir suçlama da yer aldı. Trump aleyhindeki suçlamalar arasında ayrıca Trump'ın Florida’daki Mar-a-Lago konutunda "takvim kızları" formatında partiler düzenlenmesi ve reşit olmayan kızlara yönelik aşırı istismar suçlamaları da öne çıktı. Bill Gates’in zührevi hastalık kaptığı iddiası Yeni paylaşılan belgeler arasında Epstein tarafından kaleme alındığı düşünülen fakat Microsoft şirketinin kurucusu ABD’li iş insanı Bill Gates’e gönderilip gönderilmediği belli olmayan taslak halindeki iki e-postada Bill Gates’in zührevi hastalık kaptığı iddiası yer aldı. "Sevgili Bill," ifadesiyle başlayan bir e-postada Gates’in dostluklarını bitirme kararından şikayet edildiği ve Gates’in 2021’de boşandığı eşi Melinda da dahil olmak üzere herkesten gizlediği bir zührevi hastalığa yakalandığına ilişkin iddialar ortaya çıktı. Epstein olduğuna inanılan kişinin ifadelerinde Gates’in Rus kadınlarla cinsi münasebet yoluyla kaptığı hastalık için ilaç temin etmek zorunda kaldığından bahsettiği de görüldü. Bill Gates adına konuşan bir sözcü, basına yaptığı açıklamada bu iddiayı kesin surette reddetti. Sözcü, iddiayı "bütünüyle saçmalık ve tamamen yalan" ifadeleriyle tanımladı. Epstein, Mandelson’un partnerine 10 bin sterlin göndermiş Yeni yayınlanan belgelerde ayrıca Epstein’in 2009 yılında İngiliz siyasetinin kilit isimlerinden Lord Peter Mandelson’un partneri Reinaldo Avila da Silva’ya 10 bin sterlin para gönderdiği ortaya çıktı. İngiltere’de İşçi Partisi’nin 1997, 2001, ve 2005’teki seçim başarılarının başlıca mimarlarından olarak görülen Mandelson’un partneri Da Silva’nın Epstein’e gönderdiği bir e-postada banka bilgilerini paylaştığı ve "Yardım edebileceğiniz her miktar için müteşekkir oluruz" dediği görüldü. Başka bir e-postada ise Mandelson’un Epstein’e ait mülklerden birinde kalma talebinde bulunduğu tespit edildi. "Dük" lakaplı biri, Epstein’den 26 yaşında bir Rus kadınla tanıştırılma teklifi aldı Yeni yayınlanan belgelerde ayrıca İngiliz Kraliyet ailesinin Epstein ile olan ilişkileri nedeniyle prens ve dük unvanları elinden alınan Andrew Mountbatten-Windsor olduğuna inanılan "Dük" lakaplı birinin Epstein’den 26 yaşında bir Rus kadınla tanıştırılma teklifi aldığı ortaya çıktı. Epstein ve "Dük" lakaplı kişi arasındaki e-posta yazışmalarda ikilinin Buckingham Sarayı’nda akşam yemeği yemeyi konuştukları ve bir mesajda Epstein’in Dük’ü 26 yaşında bir Rus kadınla tanıştırma teklifinde bulunduğu görüldü. Eski York Dükü Andrew, henüz konuya ilişkin bir açıklama yapmadı. 3,5 milyon sayfa belge yayınlanmıştı ABD Adalet Bakanı Yardımcısı Todd Blanche, Adalet Bakanlığı’nın şeffaflık yasası çerçevesinde Epstein’e ilişkin 3,5 milyon sayfa belge, 180 bin fotoğraf ve iki bin video yayınladığını açıklamıştı. Belgeler arasında ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick’in 2015 yılında bir e-postada Epstein’in asistanı ile iletişim kurarak, Epstein’i dönemin ABD Başkanı adayı olan Hillary Clinton için gerçekleştirilen bir bağış etkinliğine davet ettiği görülmüştü. Başka bir e-postada ise 2013 yılında milyarder iş insanı Elon Musk’ın Epstein’e Karayipler’deki adaya ne zaman gideceklerini sorduğu ortaya çıkmıştı. Musk, Aralık 2013 tarihli bir e-postada Epstein’e, "Tatilde İngiltere Virjin Adaları yakınlarında Saint Barthelemy Adası’nda olacağım. Ne zaman müsait olursun?" diye yazmıştı. Epstein 2019’da cezaevinde ölü bulunmuştu Cinsel istismar skandalı öncesinde siyasetçiler, finansçılar, bilim insanları ve yüksek profilli sosyal çevreler arasında bir tür buluşturucu rolü oynayan Amerikalı iş insanı Epstein, cinsel ilişki amaçlı insan kaçakçılığı ve reşit olmayan kızların cinsel istismarı suçlamalarıyla yargılanırken 2019’da cezaevinde ölü bulunmuş, yetkililer Epstein’in intihar ettiğini açıklamıştı. Epstein'in intihar ettiği saatlerde cezaevindeki kamera sisteminin çalışmaması gibi bazı detaylar, dünyanın en etkili isimleriyle bağlantıları olan Epstein'in nasıl öldüğüne ilişkin komplo teorilerine neden olmuştu. ABD Başkanı Trump, Epstein ile dostluk ilişkisini, Epstein cinsel istismar ve fuhuş suçlamalarıyla karşılaşmadan çok daha önce kestiğini söylemiş ve herhangi bir suistimal iddialarını sert bir dille reddetmişti. Mendelson ise 2024’te İngiltere’nin ABD Büyükelçisi olarak atanmış ancak Epstein ile yazışmalarının ortaya çıkmasının ardından bir yıldan kısa bir süre sonra görevden alınmıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.