Hava Durumu

#Adli Tıp

Yeni Marmara Gazetesi - Adli Tıp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adli Tıp haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Dünyaca ünlü sahilde can pazarı: 2 kardeş kurtuldu, kuzen hayatını kaybetti Haber

Dünyaca ünlü sahilde can pazarı: 2 kardeş kurtuldu, kuzen hayatını kaybetti

Ekipleri alarma geçiren olay, saat 17.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Konyaaltı Sahili'nde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, Diyarbakır'dan Antalya'ya geldiği öğrenilen Mazlum Kaymak ve Şiyar Kaymak kardeşler ile kuzenleri Ali Ülkaç (26) rüzgarlı havada denize girdi. Dalgalı havada boğulma tehlikesi yaşayan Mazlum Kaymak, kendi imkanlarıyla yüzerek kıyıya çıkarken ağabeyi ile kuzeni dalgalardan dolayı gelemedi. Durumun 112 Acil Çağrı Merkezine bildirilmesinin ardından olay yerine polis, deniz polisi, sahil güvenlik ve sağlık ekipleri sevk edildi. CAN PAZARI YAŞANDI Kıyıya zaman zaman yüzerek zaman zaman dinlenmek için sırt üstü uzanan Şiyar Kaymak için çevredeki vatandaşlar insan zinciri oluşturdu. Zincirin en başına geçen küçük kardeş, ağabeyini vatandaşlarla birlikte uzattıkları demir çubuk yardımıyla dev dalgaların arasından kıyıya aldı. Şiyar Kaymak, sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürülürken, kıyıdan yaklaşık 25 metre uzaklıkta suda hareketsiz duran Ali Ülkaç ise, deniz polisi ekiplerince bota alınıp Kaleiçi Yat Limanı'na götürüldü. Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Ülkaç'ın hayatını kaybettiği belirlendi. Ali Ülkaç'ın cenazesi, olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morguna kaldırıldı. Olayın görgü tanıklarından Mustafa Kaya, üç kişinin denize girdikten sonra boğulma tehlikesi yaşadığını ve bir kişiyi vatandaşların birlikte kurtardığını söyledi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Baba ve oğlu sokak ortasında öldüren yaşlı adam: "Keşke dolandırılmasaydım" Haber

Baba ve oğlu sokak ortasında öldüren yaşlı adam: "Keşke dolandırılmasaydım"

Yaşlı adam savunmasında, olay anında kendisine saldırılacağı korkusuyla ateş ettiğini söyleyerek, "Keşke dolandırılmasaydım da bu olay olmasaydı. Kanser hastasıyım, korkumdan böyle eylemde bulundum. Bu olay para için olmadı, para için olsaydı 10 ay beklemezdim, beni öldürecekler sandım" dedi. Olay, 3 Temmuz 2025 yılında Kayacık Mahallesi 220. Cadde'de meydana geldi. Mehmet Canımoğlu (60) ve oğlu Aykut Canımoğlu (30), sokak ortasında İzzet Kalyon'un (76) silahlı saldırısına uğradı. Baba ve oğlu kanlar içinde yerde kalırken, şüpheli olay yerinden kaçtı. Sağlık ekipleri, baba ve oğulun hayatını kaybettiğini tespit etti. İzzet Kalyon ise polis ekipleri tarafından Gölcük ilçesinde yakalanarak gözaltına alındı. İfadesi alınan Kalyon, tutuklanarak cezaevine gönderildi. "1 MİLYON 600 BİN TL'YE ARABAMI SATTIM ANCAK PARAMI VERMEDİ" Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ilk duruşmaya, kasten öldürme suçundan hakkında iki kez müebbet hapis cezası istenen tutuklu sanık İzzet Kalyon (76) ve taraf avukatları katıldı. Savunma yapan Kalyon, maktul Aykut Canımoğlu ile daha önce aynı iş yerinde çalıştıklarını, borçları nedeniyle oğlunun üzerine kayıtlı otomobili 1 milyon 600 bin lira karşılığında kendisine sattığını anlattı. Devir işlemlerinin ardından paranın hesabına yatırılmadığını söyleyen Kalyon, "Notere gidip eşinin üstüne arabayı aldırdı ve bana dekont göstererek oğlumun IBAN'ına parayı attığını gösterdi. Oğlumu aradım ancak kendisine ulaşamadım, dekontu da gösterdiği için kendisine güvendim. Akşam oğlumu aradım ancak hesaba para gelmediğini söyledi. Hemen Aykut'u aradım, paranın hesaba geçmediğini söyledim. Saatin geç olması ve hafta sonu olması sebebiyle paranın havuza düşmüş olabileceğini söyledi. 'Pazartesi para hesabınıza gelir' dedi. Pazartesi de para gelmeyince yine Aykut'u aradım. Adres, isim yanlışlığı gibi sebeplerle paranın geri geldiğini ve başka yere yatırım yaptığını söyleyerek yine 5 gün müsaade istedi" dedi. "BENİ 'PARANI VERECEĞİM' DİYEREK OYALADILAR" Kalyon, savunmasına şöyle devam etti: "Anlaştığımız tarihte yine para gelmeyince bu sefer Aykut'un babası Mehmet'i evine gittim. Durumu anlattım, 'Merak etme, sonraki hafta paranı alırsın' dedi. Bunu da kabul ettim. Yine 1 ay müsaade istediler. Durumumun kötü olduğunu, borcum sebebiyle satışı yaptığımı söyledim ama yine de 1 ay müsaade verdim. Ancak bu şahısların başka kişileri dolandırdığını öğrendim. Ayda bir 'Paranı vereceğim' diyerek beni oyaladılar. Hatta konu hakkında şikayette de bulundum. 10 ay paramı alamadım." "ÖLDÜRÜLECEĞİM KORKUSUYLA ATEŞ ETTİM" Olay günü hastaneye gitmek için yola çıktığında maktul Aykut ve babası Mehmet Canımoğlu ile tesadüfen karşılaştığını öne süren sanık Kalyon, alacağını sorması üzerine taraflar arasında tartışma çıktığını iddia ederek, "Kardeşimle mangala giderken ateş yaptığımız için silahımı da yanıma almıştım. 14 yaşımdan beri silah kullanırım. Aykut ve babasını yolda görünce araçtan inerek yanlarına gittim. 1 hafta önce de mahkememiz vardı, mahkemeye gelmedi. Aykut'a neden duruşmaya gelmediğini sordum. 'Mecbur muyum gelmeye' dedi. 'Gelmeye değil ama paramı gelmeye mecbursun, ne zaman vereceksin?' dedim. 'Şikayette zaten bulunmuşsun, mahkeme paranı versin' dedi. Babası da 'Doğru söylüyor' dedi. 'Kaç kere kapınıza geldim, şimdi öyle mi oldu' dedim. 'Evet' dediler. Aykut'la ben konuşmaya başlayınca Mehmet oğluna 'Bu bela aramaya gelmiş hadi gidelim' diyerek bana karşı küçümser bir dil kullandı. Mehmet beni omzundan çekerek yere düşürdü, sonra ilerledi" ifadelerini kullandı. "KANSER HASTASIYIM" Aykut'un kendisine küfür ettiğini söyleyen İzzet Kalyon, savunmasını şöyle tamamladı: "Aykut 'Bir daha seni burada görmeyeceğim' diyerek küfür, tehdit ve hakaret etti. Ben arabaya doğru giderken Aykut üstüme yürüyerek elini belini attı. Ben de belimden silahı çıkararak ateş ettim. Babası ve kendisinin silah taşıdığını bildiğim için bana zarar vereceklerinden korktum. Mehmet de elinde bir şeyle üzerime yürüyünce korkarak ona da ateş ettim. Şuurumu kaybettim. Silahım tutukluluk etmiş, kendimi de vurabilirdim. Keşke dolandırılmasaydım da bu olay olmasaydı. Kanser hastasıyım. Korkumdan böyle eylemde bulundum, nasıl oldu ben de bilmiyorum. Bu olay para için olmadı, para için olsaydı 10 ay beklemezdim, beni öldürecekler diye korktum. Can almak o kadar kolay değil" dedi. Savunmaların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, kanser hastası olduğunu belirten sanığın sağlık durumuna ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına ve maktullere ait olduğu iddia edilen silahların varlığının araştırılmasına karar vererek, sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti. Duruşma ertelendi.

Cani anne ve anneanne tutuklandı Haber

Cani anne ve anneanne tutuklandı

Edinilen bilgiye göre, ailesiyle birlikte yaşayan S.N. (41), iddiaya göre yaklaşık 5 yıldır birlikte olduğu H.Ö.’den hamile kaldı. Hamileliğini ailesinden gizleyen S.N., karnı belirginleşince durumu annesi G.N.’e söyledi, babasından ise saklamaya devam etti. 16 Şubat'ta kanama şikayetiyle Mustafakemalpaşa Devlet Hastanesi’ne başvuran S.N.'ye 32 haftalık bebeği için erken doğum riski bulunduğu gerekçesiyle yatış önerildi ancak bu teklifi kabul etmedi. İddiaya göre S.N., 26 Şubat’ta evinin tuvaletinde erken doğum yaparak bir kız bebek dünyaya getirdi. 11 Mart’ta muayene için gittiği hastanede psikiyatri servisinde bipolar tanısı bulunduğu öğrenilen S.N., kansızlık şüphesiyle dahiliye servisine sevk edildi. Yapılan tahlillerde hemoglobin değerinin düşük çıkması üzerine hastaneye yatırılan S.N.'nin burada ağlayarak evinde doğum yaptığını söylediği öğrenildi. Bebeğin yerini söylememesi üzerine hastane görevlilerinin durumu polise bildirdiği ifade edildi. Gözaltına alınan S.N.'nin bebeğin ölü doğduğunu ve annesi tarafından gömüldüğünü söylemesi üzerine annesi G.N. ile H.Ö. de gözaltına alınd. Anne G.N.'nin ifadesinde doğum sırasında kızının hamile olduğunu öğrendiğini iddia ederek, "Bebekte yaşam belirtisi yoktu. Kızıma ne yapacağımızı sordum, ‘İster çöpe at, istersen göm’ dedi. Ben de bebeği çantaya koyarak ertesi gün kırsal alanda dere kenarına gömdüm" dediği öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen S.N. ile annesi G.N. çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, H.Ö. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında jandarma ekipleri, gömüldüğü belirtilen noktada yaptıkları çalışmada bebeğin cansız bedenini buldu. Bebeğin canlı mı yoksa ölü mü doğduğunun belirlenmesi amacıyla cenaze Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.