Hava Durumu

#Ağır Ceza

Yeni Marmara Gazetesi - Ağır Ceza haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ağır Ceza haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

"Cinler kan istiyor" yalanına 9 yıl 10 ay hapis Haber

"Cinler kan istiyor" yalanına 9 yıl 10 ay hapis

İddiaya göre, 2023-2024 yılları arasında İzmit ilçesinde eşinin psikolojik rahatsızlığı nedeniyle yardım arayan H.D. (63) isimli yaşlı adam, arkadaşının aracılığıyla Y.C. (45) ile tanıştı. Y.C., H.D.'ye eşinin üzerinde çok ağır bir büyü bulunduğunu, çocuklarının da bundan etkilendiğini öne sürdü. Bu durumu düzeltebileceğini ancak bunun için çok sayıda adak kesilmesi gerektiğini ileri süren Y.C., cinlerin kan talep ettiğini de söyledi. Y.C.'nin ayrıca muska yazımı için safran bitkisine ihtiyaç duyulduğunu, Türkiye'deki safranların alkollü olduğunu iddia ederek, yurt dışından getirtilecek safranın yüksek maliyeti olduğu gerekçesiyle H.D.'den toplam 130 bin lira aldığı belirtildi. Daha sonra durumdan şüphelenen yaşlı adamın şikayeti üzerine Y.C. ve H.Ş. gözaltına alındı. "Suçlamaları kabul etmiyorum" Şüpheli Y.C., iddianamede yer alan ifadesinde, "H.D. iş yerime geldi. Boynumdaki muskayı görünce nereden elde ettiğimi sordu. Sakarya'da H.Ş. tarafından muskanın yazıldığını söyledim. Numarasını isteyince verdim. H.Ş., H.D.'ye birkaç tane muska yazdı ve karşılığında 500-1000 TL para aldı. Suçlamaları kabul etmiyorum" diye konuştu. H.Ş. (75) ise ifadesinde, "Daha önce medyumluk yapıyordum ancak bıraktım. O zamanlar bazı kişilere muska yazıyordum. Y.C.'ye de yazdım. Yazdığım muskaların mürekkebi safrandan olduğu için cüzi miktarda para alıyordum. H.D.'den dediği gibi bu kadar para almadım" şeklinde konuştu. Hazırlanan iddianamede, tutuksuz sanıklar Y.C. ve H.Ş. hakkında "fikir ve eylem birliği içerisinde dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık" suçundan 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Sanıkların ayrıca "677 sayılı Tekke ve Zaviyelerle Türbedarlıklar ile Bir Takım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun'a muhalefet" suçundan da 3 aydan az olmamak üzere cezalandırılmaları talep edildi. Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, tutuksuz sanıklar Y.C. (45) ve H.Ş. (75) ile mağdur H.D. (63) katılmazken, taraf avukatları salonda hazır bulundu. Dosyadaki delillerin toplandığını belirten mahkeme heyeti kararını açıkladı. Heyet, sanık H.Ş.'yi "dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık" suçundan 5 yıl, "677 sayılı Tekke ve Zaviyelerle Türbedarlıklar ile Bir Takım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun'a muhalefet" suçundan ise 4 ay olmak üzere toplam 5 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanık Y.C.'ye ise aynı suçlardan toplam 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi.

Eşini 15 parçaya ayıran sanıktan şoke eden savunma: "Çok kolay oldu" Haber

Eşini 15 parçaya ayıran sanıktan şoke eden savunma: "Çok kolay oldu"

Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına tutuklu sanık Adalet Uzunoğlu ile taraf avukatları katıldı. Sanık, emekli polis memuru eşi Ali Fuat Uzunoğlu’nu öldürdüğü yönündeki suçlamaları kabul etmeyerek, eşini sabah saatlerinde evlerinin merdivenlerinde hareketsiz bulduğunu öne sürdü. Paniklediğini ve kendisinden şüphelenileceğini düşündüğü için cesedi nacak ve bıçakla parçalara ayırıp poşetlere koyarak farklı çöp konteynerlerine attığını savundu. Mahkeme başkanının, "Adam ölmüş, haber verseydin, niye parçaladın?" sorusuna sanık, "Çok korktum. Bana yıllarca zulüm etti. Benden bilirler diye haber vermedim" diye cevap verdi. Duruşmada en dikkat çeken an ise mahkeme başkanının, "Nasıl kestin, zorlanmadın mı?" sorusu üzerine yaşandı. Sanık, "Evde kurbanı ben kestiğim için çok kolay oldu, zor olmadı" ifadelerini kullandı. Mahkeme heyetinin, "Kendi kendine düştü deseydiniz" sözleri üzerine ise sanık, "İşte iblis girmiş aklıma. O şeytan var ya ben burayı görecekmişim. 40-50 sene çektim, burayı görecekmişim" diyerek savunmasını sürdürdü. Tahliyesini isteyen sanık, "Ev hapsi olursa iyi olur. Cezaevinde çok sigara içiliyor, nefes alamıyorum" dedi. Olay, 28 Ocak’ta Osmangazi ilçesi Selamet Mahallesi’nde meydana gelmişti. Kayıp başvurusunun ardından başlatılan soruşturmada evde kan izleri ve doku parçaları bulunmuş, kriminal incelemeler sonucu delillerin Ali Fuat Uzunoğlu’na ait olduğu belirlenmişti. Gözaltına alınan Adalet Uzunoğlu tutuklanırken, olayla ilgili gözaltına alınan 2 oğlu ile kardeşi adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

"Kızına tokat attın" tartışması cinayetle bitmişti: Babaya müebbet, kızına 5 yıl hapis Haber

"Kızına tokat attın" tartışması cinayetle bitmişti: Babaya müebbet, kızına 5 yıl hapis

Olay, 30 Temmuz 2025 tarihinde saat 22.00 sıralarında Karamürsel Kayacık Mahallesi İnönü Caddesi'ndeki Halı Sahalar mevkiinde meydana geldi. Eşiyle birlikte sahilde yürüyen Uğur Deniz (35), daha önce kavga ettiği Ersin K. ile karşılaştı. Yanındaki bıçağı çıkartan Ersin K., Uğur Deniz'i eşinin gözleri önünde bıçakladı. Ağır yaralanan Uğur Deniz kaldırıldığı hastanede hayatını kaybederken, Ersin K. ve 15 yaşındaki kızı B.K. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Sanık Ersin K.'nın olaydan yaklaşık 15 gün önce kızı B.K.'ye geç geldiği gerekçesiyle yolda tokat attığı, yoldan geçen bir kadının tepki göstermesi üzerine çıkan tartışmaya Uğur Deniz'in de dahil olduğu öğrenildi. Ersin K. ifadesinde, Deniz'in kendisine küfrederek çocuklarının yanında darbettiğini ve olaydan haftalar sonra maktulü aynı bölgede görünce cinayeti işlediğini söyledi. Babaya ve kızına hapis talebi Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Ersin K. ve 15 yaşındaki kızı B.K. ile taraf avukatları katıldı. Duruşmada mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, sanık Ersin K.'nın "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis, kızı B.K.'nin ise "yardım etme" suçundan cezalandırılmasını, olayda adı geçen 12 yaşındaki diğer kızları N.D.'nin ise beraatını talep etti. "Baba ve kız iştirak iradesi içinde tasarlayarak eylemi gerçekleştirmişlerdir" Maktul Uğur Deniz'in ailesinin avukatı ise, eylemin tasarlanarak işlendiğini savunarak, "Sanık, maktulü 15 gün boyunca izliyor ve eylemi tasarlıyor. Bıçak maktulün koltuk altından girip kalbine saplanıyor. Bu bıçak özenle seçilmiş. Sanık bunu aklından planlamış. Eylem bize göre tasarlamadır, bu sebeple ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep ediyorum. Kızı B.K.'nın ise yardım etme sıfatıyla cezalandırılması talep edilmiş. B.K., Deniz'i görünce babasına kavga ettiği kişinin o olduğunu söylüyor. Babasının ilk olay gecesi ayık olmadığını biliyor. B.K.'nın asli fail olarak azmettirme suçundan yargılanmasını talep ediyoruz. Baba ve kız iştirak iradesi içinde tasarlayarak eylemi gerçekleştirmişlerdir" diye konuştu. "Kızımı serbest bırakın, ben tahliyemi istemiyorum" Karar öncesi son sözleri sorulan sanık Ersin K., kızının suçsuz olduğunu belirterek, "Kızımın cezalandırılmasını istemiyorum, onun tahliyesini istiyorum. Ben ise tahliyemi istemiyorum" dedi. Sanık B.K. ise üzerine atılı suçlamaları reddederek, tahliyesini talep etti. Babaya müebbet, kızına 5 yıl 6 ay hapis Mahkeme heyeti, sanık Ersin K'nın "kasten öldürme" suçundan müebbet hapisle cezalandırılmasına hükmetti. Heyet, kızı B.K.'ye "yardım etme" suçundan 5 yıl 6 ay hapis cezası vererek tahliyesine, 12 yaşındaki N.D.'nin ise beraatına karar verdi.

İkra bebeğin darp davasında tutuklu sanık tahliye edildi Haber

İkra bebeğin darp davasında tutuklu sanık tahliye edildi

Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya sanık Ş.E., tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS aracılığıyla katıldı. Duruşmada taraf avukatları ile sanık yakınları da hazır bulundu. Duruşma öncesinde baba Muhammed Baca, dosyanın "kasten öldürmeye teşebbüs" kapsamında değerlendirilerek ağır ceza mahkemesine gönderilmesini talep etti. Talebinin kabul edilmemesi üzerine eşi B.B., kızı İkra ve diğer çocuklarıyla duruşma salonundan ayrıldı. Jandarma personelleri tanık olarak dinlendi Olay anında sahada olan jandarma personeli, ihbar üzerine olay yerine gittiklerini, Muhammed Baca'nın evinde bulunduğunu ve o anda sokaktan gelen Ş.E. ile tartıştığını söyledi. Jandarma personeli, tarafları ayırdıkları sırada B.B. ile sanığın eşi N.E. arasında da arbede çıktığını belirtti. Jandarma personeli, arbedede bebeğe vurulduğu anı görmediğini söyledi. Sanığın ağabeyinin eşi N.E. ise, olay sırasında anne B.B.'nin çocuğu kucağında taşıdığı sırada düştüğünü iddia etti. Mahkeme heyeti duruşma sonunda sanık Ş.E'ye yurt dışı yasağı ve adli kontrol kararıyla tahliye edilmesine hükmetti. "Kızımın hakkını sonuna kadar arayacağım" Duruşma başladıktan sonra salonu terk eden Muhammed Baca yaptığı açıklamada, 14 aylık kızının kafatasında üç kırık oluştuğunu ve beyin kanaması geçirdiğini. dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesini istediğini söyleyerek, "Bir baba olarak mücadelemi sürdürüyorum. Kızımın hakkını savunacağım. Dört aydır aile düzenimiz kalmadı. Hukuk önünde sonuna kadar mücadele edeceğim" dedi.

Mustafa Bozbey'in 402 yıl hapis istendi Haber

Mustafa Bozbey'in 402 yıl hapis istendi

Edinilen bilgiye göre, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Nilüfer ilçesinde dönemin belediye başkanları Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem ile bazı belediye çalışanlarının inşaat projelerinde rüşvet karşılığında usulsüz emsal artışları yaparak kendilerine ve proje sahiplerine maddi menfaat sağladıklarının tespit edilmesi üzerine 31 Mart'ta, Mustafa Bozbey'in yanı sıra eşi S. Bozbey, kızı S.G, kardeşleri R. Bozbey ve E. Bozbey ile bazı belediye çalışanları ve rüşvet verdiği öne sürülen çok sayıda iş adamının da aralarında yer aldığı 57 şüpheli gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden biri savcılık sorgusunun ardından salıverilirken daha sonra sulh ceza hakimliğine sevk edilen 56 şüpheliden Bozbey'in de aralarında bulunduğu 23 zanlı 4 Nisan'da tutuklandı. Bu kişilerin dışında "rüşvet, suç örgütü kurma, suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama" gibi suçlardan 14 Ekim 2025'te tutuklanan eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem'in de aralarında bulunduğu 7 zanlının bu dosya kapsamında da tutuklanması kararlaştırıldı. Dosya kapsamında toplam tutuklu sayısı 37'ye yükselirken, yurt dışında bulunan şüphelilerden Ş.G. ve T.K.'nin de yakalama çalışmaları sürüyor. 862 sayfa iddianame hazırlandı Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma" suçlarına yönelik, İçişleri Bakanlığınca geçici tedbirle görevden uzaklaştırılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 37'si tutuklu 63 sanık hakkında 862 sayfa iddianame hazırlandı. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem "liderliğinde" faaliyet gösteren iki ayrı suç örgütünün yapısı ve işleyişine yer verildi. İddianamede, dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey tarafından belli bir örgütsel yapı kurulduğu, bu yapıda kırılmaların önlenmesi maksadıyla kamu gücünün kullanıldığı, bu vesileyle birliğin sağlandığı, Bozbey'in suçtan elde edilen gelirleri aile bireylerini aktif şekilde kullanarak akladığı, örgüt üyesi statüsünde olan diğer şüphelilere kanuna aykırı talimatlar verdiği kaydedildi. İnşaat ruhsatlarında imzaları bulunan örgüt üyelerinin kanunsuz emirleri uyguladıkları belirtilen iddianamede, söz konusu projelere ilişkin Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişliği tarafından düzenlenen uzmanlık raporlarında hem yapı ruhsatlarında hem de yapı kullanım izinlerinde kanuna aykırılıkların olduğunun tespit edildiğine de yer verildi. İddianamede, Bozbey'in dönemin Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem'e "tek imza" şeklinde tabir edilen usul ve esaslara aykırı yetki verdiği, bu yetkiyle İmar Kanunu ve mevzuata muhalefet edilerek firma sahiplerinden elde edilen rüşvetler karşılığında usulsüz projelerin ruhsatlarının onaylandığı, Bozbey liderliğinde usulsüz emsal artışları karşılığında inşaat firması sahiplerinden rüşvetler alınarak haksız ekonomik kazançlar elde edildiği vurgulandı. İddianamede, belediyelerde "koordinatör başkan yardımcısı" ünvanı bulunmamasına rağmen Erdem'e bu yetkinin verildiği ve proje ruhsatlarının "tek imza" ile onaylandığı bilgisi verildi. Bozbey'in hiyerarşik yetkinin dışına çıkarak örgüt yöneticilerine ve üyelerine yönetmeliklere aykırı talimatlar verdiği, yüklü meblağlarda haksız kazançlar elde ettiği, bununla birlikte örgüt içinde yer alan şahısların konumları itibarıyla lidere mutlak itaat halinde oldukları tespitlerine yer verilen iddianamede, Bozbey'in talimatları ve telkinleriyle örgüt hiyerarşisi içinde yer alan üçüncü şahıslara paravan firmalar kurdurulduğu belirtildi. İddianamede, bu firmalara kaynağı belli olmayacak şekilde "hayatın olağan akışına ters" taşınmaz geçişlerinin olduğu, bu geçişlerin ticari faaliyet gibi gösterilerek işlenen suçların gizlenmeye çalışıldığı, suç örgütü bünyesinde elde edilen usulsüz gelirlerin paravan firmalar ve şahıslar vasıtasıyla önce gizlenmeye çalışıldığı akabinde yine paravan şirket hesaplarından Bozbey'in aile üyeleri olan sanıklara yüklü miktarda para transferleri gerçekleştirdiği ifade edildi. Para alışverişi olmadan yapılan tapu devirlerini MASAK ortaya çıkardı Örgüt yöneticisi Turgay Erdem'in, dönemin belediye başkanı Bozbey'in talimatlarıyla yapılacak usulsüz emsal artışları karşılığında müteahhit firmalardan rüşvet olarak gayrimenkul istediği bildirilen iddianamede, müteahhit firma yetkilileri olan şüphelilerden paravan şirketlere gayrimenkul devirlerinin olduğu, her ne kadar bu devirler satış olarak gösterilmişse de MASAK raporunda tapu devirlerinde herhangi bir hesap hareketine rastlanılmadığına işaret edildi. İddianamede, söz konusu usule aykırı şekilde inşaat projelerinin mimari çiziminin "örgüt liderinin" talimat ve telkinleriyle "TİBA Mimarlık" işletmesine yaptırıldığı, söz konusu mimarlık firmasının sanık İldam Aydın Bozbey'e ait olduğu, burada çizilen inşaat ruhsat projelerine ilişkin rayiç bedelden fazla ücret alınarak rüşvete ilişkin maddi menfaatin gizlenmeye çalışıldığı ve suç gelirinin aklandığı kaydedildi. Ayrıca, iddianamede bu firmada örgüt yöneticisi Turgay Erdem'in de daha önce ortaklığının bulunduğu, "Mustafa Bozbey suç örgütü"nün suç gelirlerinin aklanması yönündeki eylemlerinin 2019 yılından sonrada devam ettiğinin anlaşıldığı tespitine yer verildi. İddianamede, Mustafa Bozbey'in ekonomik kazanç elde etmek maksadıyla suç örgütü kurduğu, dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Yardımcısı Erdem'i usul ve yasaya aykırı olarak görevlendirdiği, bu yetkilendirme ve kadro ihdasını, kendisini gizlemek ve yakalanmasını engellemek maksadıyla yaptığı vurgulandı. Bazı şirketlerin "paravan" olarak kullanıldığına yönelik tespitlerin yer aldığı iddianamede, Mustafa Bozbey'in 2021 yılında Seres Gayrimenkul Yatırım AŞ firmasında satış elemanı ve danışman olarak çalıştığının görüldüğü, Bozbey'in eşi S. Bozbey ile SERES Gayrimenkul ünvanlı firma arasında "Fide AŞ Borç" adı altında yoğun para transferlerinin bulunduğu, Fide Eğitim Kurumları AŞ yönetim kurulu başkanının da S. Bozbey olduğu belirtildi. Mustafa Bozbey'in 1999 yılında kurduğu ve aile bireylerinin de yönetimde yer aldığı NİLVAK adlı vakfa para gönderildiği tespitlerine yer veriyen iddianamede, para gönderilen tarih itibarıyla Mustafa Bozbey'in Nilüfer Belediye Başkanı, eşi S. Bozbey'in de NİLVAK yönetim kurulu başkanı olduğu kaydedildi. Turgay Erdem'in rüşveti elden teslim alarak örgüt üyeleri arasında paylaştırdığı tespiti İddianamede, Turgay Erdem tarafından da belli bir örgütsel yapı kurulduğu, bu yapıda kırılmaların önlenmesi maksadıyla kamu gücünün kullanıldığı, bu vesileyle birliğin sağlandığı ve örgütsel yapıdan kopmaların önlendiği yer aldı. Erdem'in, kendisiyle yapı ruhsatları konusunda görüşmek isteyen firma sahiplerini örgüt yöneticileri olan Ayşegül E. ve Tamer İ.'ye yönlendirdiği belirtilen iddianamede, Erdem'in elden teslim aldığı rüşveti örgüt yöneticisi ve üyeleri arasında paylaştırdığı, nakit para trafiğinin ağırlıklı olarak kendisi üzerinden sağlandığı anlatıldı. İddianamede, Mustafa Bozbey'in suç işlemek amacıyla örgüt kurduğu ve 30 olay kapsamında müteahhit firma sahibi olan sanıklardan usulsüz emsal artışı ve usulsüz yapı kullanım izinleri karşılığında rüşvet aldığı belirtildi. Sanık Emin A.'ya alınan rüşvet karşılığında NİLBEL isimli kamu iştirak şirketi üzerinden usule aykırı olarak bir iş yerinin kiralandığı ve alınan bilirkişi raporunda da kamu zararının ve usulsüzlüğün tespit edildiğine yer verilen iddianamede, Bozbey'in bu eylemlerin gerçekleştirilmesinde diğer örgüt üyesi olan şüphelileri emir ve talimatlarıyla yönlendirdiği ayrıca "imar kirliliğine neden olmak" suçunu işlediği kaydedildi. Bozbey'in ayrıca 2009 yılından itibaren mevzuata aykırı olarak "kordinatör başkan yardımcısı" ünvanı ihdas ederek İmar ve Şehircilik Müdürlüğü yetkililerince bizzat kullanılması gereken ve devredilmesi mümkün olmayan yetkileri, yetki tecavüzü suretiyle dönemin Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem de toplayarak üzerine atılı "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçunu da işlediği aktarıldı. Mustafa Bozbey için 402 yıl hapis istendi İddianamede Mustafa Bozbey'in "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "rüşvet almak", "imar kirliliğine neden olmak" ve "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçlarından 402 yıla kadar hapsi istendi. Turgay Erdem'in ise 946 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianamede, diğer 61 sanığın farklı oranlarda hapisle cezalandırılması talep edildi.

Türkiye'nin konuştuğu cinayet anının görüntüleri ortaya çıktı Haber

Türkiye'nin konuştuğu cinayet anının görüntüleri ortaya çıktı

Görüntülerde, katil zanlısı Doğan Ş.'nin genç kadını evden alıp 3 yaşındaki çocuğuyla birlikte parka götürdüğü, ardından da tartışmanın başladığı anlar yer aldı. Öfkeli adamın eşini daha önce de 7 yerinden bıçakladığı öğrenilirken, güvenlik kameraları görüntülerinde ise "Öl, öl" diye bağırdığı anlar yürek burktu. Öte yandan, bir görgü şahidinin gelmemesi üzerine dava 8 Temmuz'a ertelendi. Bursa'nın Yıldırım ilçesinde yaşanan trajik olay Türkiye gündemine gelmişti. Olay 27 Ağustos 2025 tarihinde saat 22.00 sıralarında İncirli Caddesi'nde meydana geldi. Annesiyle yaşayan 27 yaşındaki Sevgi Yandık, eski eşi 32 yaşındaki Doğan Ş. tarafından "konuşmak" bahanesiyle dışarı çağrıldı. 3 yaşındaki çocuğuyla birlikte evden çıkan genç kadın, Doğan Ş. ile parkta buluştu. Kısa sürede büyüyen tartışmada Doğan Ş., yanında getirdiği bıçakla eski eşini parkta çocuğunun gözü önünde defalarca bıçakladı. Kanlar içinde yere yığılan Sevgi Yandık, sağlık ekiplerinin tüm müdahalesine rağmen kaldırıldığı Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde hayatını kaybetti. Olay sonrası kaçan Doğan Ş., bir süre sonra karakola giderek teslim oldu ve sorgusunun ardından tutuklandı. Ortaya çıkan yeni güvenlik kamerası görüntülerinde, şüphelinin Sevgi Yandık ve çocuğuyla birlikte parka yürüdüğü anlar saniye saniye kaydedildi. "Öl" diye bağırdı, arkasına bakmadan gitti Ayrıca, ortaya çıkan son güvenlik kamerası görüntülerinde zanlı Doğan Ş.'nin olay anında eski eşi Sevgi Yandık'ı bıçaklarken "Öl, öl" diye bağırması yürek burktu. Cinayet soruşturması kapsamında bugün 20'nci Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava ise bir görgü şahidinin gelmemesi üzerine 8 Temmuz'a ertelendi. Acılı aile, adalet için davanın görüleceği günü bekliyor.

Kan donduran torun dehşetine rekor ceza Haber

Kan donduran torun dehşetine rekor ceza

Bursa'nın Orhaneli ilçesinde 11 Ekim 2024 tarihinde meydana gelen olayda, iddianamede yer alan bilgilere göre alkol ve uyuşturucu alan M.K. (17) ve arkadaşı U.U., "kısa yoldan zengin olma" hayaliyle M.K.'nin öz dedesi Mustafa Macar'ın evine av tüfekleriyle baskın yaptı. Olayda, dede Mustafa Macar ve yatalak eşi Cahide Aydın vahşice öldürülürken, arbede sırasında suç ortaklarından U.U. (17) da arkadaşı M.K.'nin av tüfeğinden çıkan fişekle hayatını kaybetti. Olayın ardından kaçan sanıkların, dikkat çekmemek için bir komşularına misafirliğe gittikleri ve ertesi gün maktullerin cesetleri bulunana kadar hiçbir yardım çağrısında bulunmadıkları da dosyaya yansıyan çarpıcı bilgiler arasında yer aldı. 3 kişiyi vahşice öldürdü, "pişman değilim" dedi Bursa Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki karar duruşması, son zamanlarda çocukların işlediği dehşet verici olayın gölgesinde geçti. Mahkeme heyeti, artan "çocuk vahşeti" sarmalını ve suçun işlenişindeki soğukkanlılığı dikkate alarak sanıklara taviz vermedi. Bursa'daki suça sürüklenen çocuk tutuklu M.K.'nin son sözünde sarf ettiği, "Pişman değilim, bir daha olsa yine yaparım" ifadesi, yargılamanın en kan donduran anı olarak kayıtlara geçti. Rekor ceza: toplam 111 yıl Kentin ilk çocuk ağır ceza mahkemesi, ne Bursa'daki sanıklara ne de benzer suç profillerine geçit vermeyeceğini net bir şekilde gösterdi. Hiçbir iyi hal indirimi (TCK 62) uygulanmayan davada: Suça sürüklenen tutuklu çocuk M.K., 3 ayrı cinayet ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından toplamda 63 yıl hapis cezasına çarptırıldı.Cinayetler ve gasp olaylarıyla hiçbir ilgisinin olmadığını savunan diğer tutuklu suça sürüklenen çocuk A.E., son sözünde "Ben böyle biriyle arkadaşlık yaptığım için pişmanım" demesi de yetmedi. A.E. yaşlı çiftin vahşice öldürüldüğü sadece 2 cinayete iştirakten 48 yıl hapis cezası aldı. Yaş küçüklüğü yerine toplum vicdanı Hukukçular ve toplum bilimciler, Kahramanmaraş'taki okul saldırısı ve Bursa'daki torun dehşeti gibi olayların; kontrolsüz silaha erişim, alkol ve madde kullanımı ve dijital şiddetin bir sonucu olduğunu belirtiyor. Mahkemelerin verdiği bu ağır cezalar, suça sürüklenen çocuklara yönelik yargılamalarda artık "yaş küçük" kriterinin yerini "suçun vahameti ve toplum vicdanı" ilkesinin aldığını gösteriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.