Hava Durumu

#Aile

Yeni Marmara Gazetesi - Aile haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aile haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Prof. Dr. Apak, Ahlak ve Toplumsal Sorumlulukları Anlattı Haber

Prof. Dr. Apak, Ahlak ve Toplumsal Sorumlulukları Anlattı

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Apak, Dağ Yöresi Yazar Buluşmaları kapsamında düzenlenen programa konuk oldu. Apak, konuşmasında ahlakın yalnızca bireysel davranışlarla sınırlı olmadığını, aile, çalışma hayatı, komşuluk ve çevreye karşı sorumlulukları da kapsadığını belirtti. İslam’da ibadetlerin yanı sıra başkalarının haklarına saygı göstermenin de önemli olduğunu ifade eden Apak, dürüstlük, adalet ve hakkaniyetin ahlaki sorumluluklar arasında bulunduğunu söyledi. Apak, israftan kaçınma ve çevreye karşı sorumluluğun da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.İhsan kavramına da değinen Apak, kişinin mesleğini, aile içindeki görevlerini ve günlük sorumluluklarını en iyi şekilde yerine getirmesinin bu anlayışın bir parçası olduğunu belirtti. Dini değerlerin haksızlık veya ayrıcalıkları meşrulaştırmak için kullanılmaması gerektiğini kaydetti. Apak, genç kuşaklara yönelik genelleyici olumsuz değerlendirmelerin yerine gençleri anlamaya ve onlarla iletişim kurmaya odaklanılması gerektiğini söyledi. Ahlaki değerlerin aktarılmasında yetişkinlerin davranışlarının önemli olduğunu vurgulayan Apak, bireylerin öncelikle kendi davranışlarını gözden geçirmesi gerektiğini ifade etti.Programa AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz ile Saadet Partisi Nilüfer İlçe yöneticileri de katıldı.

Hastane koridorlarında büyüdüler, doktor olarak geri döndüler Haber

Hastane koridorlarında büyüdüler, doktor olarak geri döndüler

Aynı hastanede ebeveynleriyle birlikte görev yapan genç doktorların hikâyesi, mesleğin nesilden nesile aktarılmasının dikkat çekici örneklerinden biri oldu. İnegöl Devlet Hastanesi'nde 19 yıldır güvenlik görevlisi olarak görev yapan Sevinç Demiray (52) ile 30 yıldır laboratuvar teknisyeni olarak çalışan Ersural Süner (58), yıllar boyunca sağlık hizmetlerinin farklı birimlerinde görev yaptı. İki sağlık çalışanının çocukları ise küçük yaşlardan itibaren hastane ortamını yakından tanıdı. Zaman içerisinde anne ve babalarının mesleklerine olan bağlılıklarından etkilenen gençler, tıp fakültesini tercih etti. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden 2026 yılında mezun olan Doktor İrem Demiray (24) ile Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden 2026 yılında mezun olan Doktor İlkay Murat Süner (24), mezuniyetlerinin ardından İnegöl Devlet Hastanesi'ne atandı. Genç doktorlar, çocukluk yıllarında koridorlarında vakit geçirdikleri hastanede artık doktor olarak görev yapıyor. "En güzel örneklerden birine şahit oluyoruz" İnegöl Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. İlyas Sarı, iki çalışanın evlatlarının doktor olarak aynı hastaneye katılmasının kendileri için ayrı bir mutluluk olduğunu belirtti. Sarı, "Hastanemizde görev yapan iki değerli çalışma arkadaşımızın evlatlarının hekim olarak aramıza katılmış olmaları bizim için ayrı bir mutluluk ve sevinç kaynağı. Yıllarca sağlık hizmeti vermiş olan mesai arkadaşlarımızın mesleki sevgiyi ve birikimlerini çocuklarına da aktararak bu mesleği tercih etmiş olmaları gerçekten çok kıymetli" dedi. İki doktorun da İnegöl Devlet Hastanesi'nde dünyaya gelmiş olmasının ayrıca anlamlı olduğunu ifade eden Sarı, "Çalışan arkadaşlarımızın evlatları ile aynı çatı altında çalışmış olmak bize şunu gösteriyor; hastanemiz sadece bir sağlık kuruluşu değil, aynı zamanda güçlü bir meslek ve dayanışma ailesidir. Değerli meslektaşlarımıza meslek hayatlarında başarılar diliyorum. Bazı emekler sadece bugün ile sınırlı kalmaz, nesilden nesile taşınır. Biz bugün burada bunun en güzel örneklerinden birisine şahitlik ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Onun için çok mutluyum" Oğlu Doktor İlkay Murat Süner ile aynı hastanede görev yapan Laboratuvar Teknisyeni Ersural Süner ise oğlunun küçük yaşlardan itibaren hastane ortamına alıştığını söyledi. 30 yıldır İnegöl Devlet Hastanesi'nde görev yaptığını belirten Süner, "İki tane oğlum var. Büyük oğlum Doktor İlkay Murat Süner şu an doktor oldu ve yine bizim hastanemizde görev yapıyor. Küçüklüğünden beri benimle sık sık hastaneye gelirdi. Sabah beraber gelir, akşam beraber giderdik. Mesaim bitene kadar hastanede yanımda kalıyordu" dedi. Oğlunun hastane ortamını çok sevdiğini ifade eden Süner, "Hastaneyi çok beğendi, çok sevdi. Onun için tıp fakültesini tercih etti. Başka herhangi bir bölüm istemedi, tercih etmedi. Sadece tıp fakültesini yazdı. Allah da ona nasip etti ve istediği branşı kazandı. Onun için çok mutluyum" diye konuştu. "Bu hastanede doğdum" Babasıyla aynı hastanede görev yapan Acil Servis Doktoru İlkay Murat Süner, çocukluk yıllarından itibaren hastane ortamına aşina olduğunu söyledi. Süner, "Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi 2026 mezunuyum. Şu anda İnegöl Devlet Hastanesi Acil Servisi'nde doktor olarak çalışıyorum. Aynı zamanda bu hastanede doğdum" dedi. Lise yıllarında babasıyla birlikte hastaneye gelip gittiğini belirten Süner, "Lisedeyken babamla işe gider, onunla beraber dönerdim. Bu şekilde hastane ortamına alışmış oldum. Ben de yaşadığım şehirdeki hastaneyi tercih ettim. Şu an İnegöl Devlet Hastanesi'nde çalışıyorum. İnegöl halkına hizmet etmekten mutluluk duyuyorum" ifadelerini kullandı. "Hastane koridorlarında büyüdü diyebilirim" 19 yıldır İnegöl Devlet Hastanesi'nde güvenlik görevlisi olarak çalışan Sevinç Demiray da kızı Doktor İrem Demiray'ın çocukluğundan beri hastaneye gelip gittiğini söyledi. İki çocuğu olduğunu belirten Demiray, "19 yıldır İnegöl Devlet Hastanesi'nde güvenlik görevlisi olarak çalışıyorum. İki çocuğum var. İrem Demiray kızım, İlker Demiray oğlum. İkisi de sağlık camiasında çalışıyor. Kızım doğmuş olduğu hastaneye doktor olarak atandı. Aile olarak çok mutluyuz" dedi. Kızının doktor olmasında hastane ortamının etkili olduğunu belirten Demiray, "İrem'in mesleğindeki seçiminde benimle birlikte hastaneye gelip gitmesinin etkisi oldu. Hastane koridorlarında büyüdü diyebilirim. Doktor olmak kendi tercihiydi. Kendi isteğiyle, hastane ortamına alışkın olduğu için bu mesleği seçti" diye konuştu. "Çocukluğumdan beri hastaneye gelip gidiyordum" Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden 2026 yılında mezun olan Doktor İrem Demiray, mezuniyetinin ardından ilk tercihini doğduğu hastaneden yana kullandı. Demiray, "Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi 2026 mezunuyum. İnegöl Devlet Hastanesi'nde doğdum. Atamalarımda da ilk tercihim İnegöl Devlet Hastanesi oldu ve buraya atandım" dedi. Annesinin 19 yıldır aynı hastanede görev yaptığını belirten Demiray, "Şu an kendisiyle birlikte çalışıyoruz. Birlikte çalışmaktan dolayı ayrıca mutluluk duyuyorum. Küçüklüğümden beri annemin yanına hastaneye çok fazla gelip giderdim. Meslek tercihimde de büyük bir etkisi oldu. Başta annem ve babam olmak üzere aileme bana verdikleri destek için teşekkür ederim. İnegöl halkına hizmet vermekten dolayı mutluyum" ifadelerini kullandı. İnegöl Devlet Hastanesi'nde iki ayrı ailede yaşanan bu hikâye, yıllarca aynı kurumda görev yapan anne ve babaların meslek sevgisinin çocuklarına nasıl ilham olabildiğini ortaya koyarken, genç doktorların doğdukları hastaneye bu kez hekim olarak dönmesi de dikkat çekti.

Otomobilin ezip kaçtığı aile dehşet anlarını anlattı: "O an hayatın bittiğini düşündüm" Haber

Otomobilin ezip kaçtığı aile dehşet anlarını anlattı: "O an hayatın bittiğini düşündüm"

Kaza, 5 gün önce Toroslar ilçesi Çağdaşkent Mahallesi 93073. Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ani manevra yapan 34 KVA 057 plakalı Audi marka otomobil, karşı yönden gelen üzerinde ikisi çocuk 4 kişinin bulunduğu 33 CKP 09 plakalı motosikletle çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle motosiklette bulunan çocuklardan 1'i kaputun üzerine, diğerleri yere düştü. Kaza sonrası otomobil sürücüsü aracından inerek, otomobilin ön kaputuna düşen küçük çocuğu diğer çocuğun yanına indirdi. Daha sonra yeniden aracına binen sürücü, yerde yatan yaralıların üzerinden otomobiliyle geçerek olay yerinden uzaklaştı. Kaza sonrası vatandaşlar yardım koşarak sağlık haberlerine haber verdi. Sağlık ekipleri baba Adem (37), anne Şeymanur (32) ile çocukları Muhammet Celal (7) ve Nisa Zübeyde Aksaç'ı (5) ambulanslarla Mersin Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk etti. Hastanede tedavileri tamamlanan aile, taburcu edildi. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma çerçevesinde polis otomobil sürücüsü M.R.Y.'i (20), yakaladı. Sürücü 'Kasten Öldürmeye Teşebbüs' suçundan tutuklandı ayrıca trafik yönünden 47 bin 246 TL para cezası kesildi, ehliyeti 2 yıl geri alındı, aracı da trafikten men edildi. "Şahsın bizim üzerimizden geçip gittiğini gördüm" Yaşadığı dehşeti anlatan baba Adem Aksaç, çocuklarını parktan aldıktan sonra evlerine döndükleri sırada kazanın meydana geldiğini belirterek, "Kendi şeridimizde seyir halindeydik. Bir araç bir anda önümüze çıkarak bize çarptı. Çarpmanın etkisiyle hepimiz havaya savrulduk. Daha sonra şahsın bizim üzerimizden geçip gittiğini gördüm. O an şuurum yerinde değildi. Sonradan güvenlik kamerası görüntülerini izleyince psikolojim daha da bozuldu" dedi. "Çocuklarım korku içinde" Kazanın ardından hem kendisinin hem de ailesinin ciddi şekilde etkilendiğini söyleyen Aksaç, "İki kolum alçıda, vücudumuzun çeşitli yerlerinde yaralar var. Eşimin ve çocuklarımın da yaraları ve kırıkları bulunuyor. En ağır olan ise yaşadığımız psikolojik travma. Çocuklarım korku içinde, biz de aynı durumdayız. Kimsenin böyle bir olay yaşamasını istemem" diye konuştu. Kazanın kendileri için bir trafik kazasının ötesine geçtiğini ifade eden Aksaç, "Eğer çarptıktan sonra dursaydı, ‘Kazadır, insanlık hali' der geçerdik. Ama eşimin ve çocuklarımın üstünden bile bile geçmesi bizi derinden yaraladı. O an hayatın bittiğini düşündüm. Çocuklarım gözümün önüne geldi. Tek isteğimiz adaletin yerini bulması ve başka insanların canının yanmaması. Bu olay sadece bizim ailemizin başına gelmedi, yarın başkasının da başına gelebilir. İlk çarpmanın ardından dursaydı bunu kaza olarak değerlendirirdik. Ancak tekrar aracını sürerek insanların üzerinden geçmesi kabul edilemez. En ağır cezayı almasını istiyoruz" dedi. "En ağır cezayı alsın ki bir daha böyle bir olay yaşanmasın" Yaralı motosiklet sürücüsünün ağabeyi Özcan Aksaç ise yaşananların bir trafik kazasının ötesinde olduğunu savunarak, şüphelinin en ağır cezayı almasını istedi. Türkiye'deki vatandaşlara çağrıda bulunan Aksaç, "Kardeşime ve çocuklarına bugün bunu yapan, yarın başkasına da yapabilir. İlk çarptığında dursaydı ‘kazadır' der geçerdik. Ama kalkıp insanların üzerinden geçti. Bu kabul edilemez. En ağır cezayı alsın ki bir daha böyle bir olay yaşanmasın" dedi.

"TikTok'ta beğeni" tartışması kanlı bitti Haber

"TikTok'ta beğeni" tartışması kanlı bitti

Dalağı alınan gencin yoğun bakımda tedavisi sürerken, olayın şüphelisi tutuklandı. Erencan Alparslan'ın annesi gözyaşlarıyla, "Geçtiğimiz hafta doğum gününü kutladık, bu olay sonrasında adeta oğlum yeniden doğdu" dedi. İddiaya göre, 26 Haziran'da Ali Kuşçu Parkı'nda İ.O. (16), 11. sınıf öğrencisi Erencan Alparslan'ı (17) sevgilisine beğeni attığını öne sürerek bıçakla kovalamaya başladı. İ.O.'nun, kovalamaca sonucu yere düşen Erencan'ı iki kez bıçakladığı öğrenildi. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan ağır yaralı Erencan Alparslan, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Ameliyata alınan gencin dalağının alındığı öğrenildi. Olayın ardından polis ekiplerince gözaltına alınan şüpheli İ.O, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kocaeli Şehir Hastanesi yoğun bakım ünitesinde tedavisi devam eden Alparslan'ın sağlık durumunda iyileşme gözlendiği bildirildi. Erencan'ın 19 Haziran'da doğum gününü kutladığı, olaydan bir gün sonra karnesini alacağı da öğrenildi. "Oğlum bıçağı görünce kaçmış ancak düşmüş" Hastanede oğullarından gelecek iyi haberi bekleyen aile ise yaşananlara tepki gösterdi. Baba Ersin Alparslan, oğlunun karne almak için iş yerinden izin aldığını belirterek, "Olay kız muhabbetiymiş. Benim oğlum, bir çocuğun kız arkadaşına TikTok'tan beğeni veya mesaj atmış. Olay bundan ibaret. Oğlum normalde cumartesi günü karne alacaktı. Erencan, perşembe günü ustasından karne için izin almış. Benim de haberim yok. Cuma günü sabah işe gitti diye gönderdiğim evladım o gün hiç işe gitmemiş. Benim oğlumu şahıs mı çağırıyor, yoksa karşılaşıyorlar mı bilmiyorum. Oğlum bıçağı görünce kaçmış ancak düşünce şahıs orada bıçağı oğlumun kalbinin altına bıçağı saplıyor. Erencan cuma gününden beri yoğun bakım ünitesinde tedavi görüyor. Şu an dalağı alındı" dedi. "Çocuğumun hayalleri vardı" Ersin Alparslan, sözlerini şöyle noktaladı: "Şüpheli de 16 yaşında. Biz ilk önce tutuksuz sanıyorduk ancak yetkili mercilerden bize ulaşıldı. Şu an Ankara Sincan Kapalı Cezaevi'ndeymiş. Çocuğumun hayalleri vardı. Amcası gibi asker olmak istiyordu.mBelki koşmayacak veya bisiklet süremeyecek. Sonuçta bir organı eksildi. Ciğeri ve diyaframı da zarar gördü, dalağını kurtaramadılar." "Oğlumun dediğine göre şüpheli celallenmiş" Anne Serpil Alparslan ise "Oğlum 4 gündür yoğun bakımda. Doktorlar durumun iyiye gittiğini söylüyor, Allah'ıma çok şükür. Allah bize tekrar çocuğumuzu bağışladı. Bunun daha kötüsü de olabilirdi. Adalet istiyoruz. Oğlum sadece beğeni atmış. Oğlum arkadaşına 'Bu kıza sahip çık' demiş. Sonra da ne olduysa oğlumun dediğine göre şüpheli celallenmiş. Herkes çocuğuna sahip çıksın. Ben çocuğumun nefesine kadar kontrol ediyorum. Çocuklarınızı boş bırakmayın. Zor bir zamandayız. Nereden zarar geleceğini bilemiyoruz" diye konuştu. "Beğeni attı diye oğlum bu hale geldi" Adaletin yerini bulmasını talep eden Serpil Alparslan, "Adalet istiyorum. Şüpheliye en ağır ceza verilsin. Daha kötü de sonuçlanabilirdi, oğlum ölebilirdi. Geçen hafta Erencan'ın doğum günüydü. Bu olay sonrası oğlum adeta yeniden doğdu. Allah onu bize bağışladı. 4 çocuğum var ama Erencan gözümün ilk nuru. Oğlumun şu an servise çıkmasını bekliyoruz. Beğeni attı diye oğlum bu hale geldi. Sadece arkadaşına 'kıza sahip çık' diye uyarıda bulunmuş. Cumartesi günü oğlum karne alacaktı" diyerek ağladı.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.