Hava Durumu

#Akademisyenler

Yeni Marmara Gazetesi - Akademisyenler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akademisyenler haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

ANNE BABA OKULU’NDA İKİNCİ DÖNEM TAMAMLANDI Haber

ANNE BABA OKULU’NDA İKİNCİ DÖNEM TAMAMLANDI

Arena Eğitim Kurumları’nın, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) iş birliğiyle hayata geçirdiği “Anne Baba Okulu” projesinin ikinci dönemi tamamlandı. Uzman akademisyenlerden 10 hafta boyunca eğitim alan ebeveynler, Arena Okulları Beşevler Kampüsü’nde düzenlenen törenle sertifikalarına kavuştu.Törene BUÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Çepni, Arena Eğitim Kurumları Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Feyyat Gökçe, Arena Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Celal Arslan, BUÜ Öğretim Üyesi Dr. İsmail Çimen, kurum yöneticileri ve çok sayıda veli katıldı.Program kapsamında veliler; 21. yüzyılda ebeveynlik, dijital dünyada çocuk yetiştirme, akran zorbalığı, güvenli bağlanma ve etkili iletişim gibi başlıklarda eğitim aldı. Akademisyenler tarafından sunulan içerikler, ebeveynlere çocukların gelişim sürecinde karşılaşılan sorunlara yönelik bilimsel ve uygulanabilir çözümler sundu. Arena Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Celal Arslan, projenin temel felsefesinin “evi değiştirmek” olduğunu belirterek, aile içindeki dönüşümün çocukların hayata daha güçlü hazırlanmasına katkı sağlayacağını ifade etti. Çalışmanın Bursa genelinde örnek bir model haline gelmesini hedeflediklerini söyledi.BUÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Çepni ise projenin üniversite-şehir iş birliğinin başarılı bir örneği olduğunu vurgulayarak, velilerin eğitim sürecine aktif katılımının çocukların geleceği açısından büyük kazanım olduğunu dile getirdi.Program, protokol üyelerinin sertifika takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

Doğum izninde yeni dönem Haber

Doğum izninde yeni dönem

Doğum izni süresinin uzatılmasına yönelik düzenlemede sona gelindi. AK Parti milletvekilleri tarafından hazırlanan ve doğum izni ile çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemelerini içeren kanun teklifinin, kısa süre içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulması öngörülüyor. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ile AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Leyla Şahin Usta’nın koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda teklifin tamamlandığı bildirildi. Düzenleme kapsamında doğum izni süresi, mevcut 16 haftadan 24 haftaya çıkarılacak.Teklif yasalaşması halinde, doğumdan önce 8 hafta ve doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 haftalık doğum izni uygulanacak. Yeni süre; memurlar, işçiler, askeri personel, hâkim ve savcılar, KİT çalışanları ile akademisyenler dâhil olmak üzere çalışma hayatındaki tüm kadınları kapsayacak. Düzenleme doğrultusunda Devlet Memurları Kanunu, İş Kanunu ve Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nda eş zamanlı değişiklik yapılması planlanıyor. Böylece farklı statülerde çalışan kadınlar için doğum izni sürelerinde birlik sağlanması hedefleniyor.Kanun teklifinde çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemeleri de yer alıyor. Buna göre 15 yaşından küçük çocukların sosyal paylaşım sitelerinde hesap açmaları sınırlandırılacak, yalnızca yaşlarına uygun dijital oyun ve içeriklere erişimlerine izin verilecek. Uygulamanın kimlik doğrulama sistemiyle desteklenmesi planlanıyor. Teklifte ayrıca sosyal medya platformlarına, yaş gruplarına göre içerik filtreleme yükümlülüğü getirilmesi öngörülüyor. Bu sayede çocukların yaşlarına uygun olmayan içeriklere maruz kalmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.Öte yandan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu toplantısında, çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemeleri hakkında kapsamlı bir sunum yaptığı öğrenildi.

Hisar’dan Tahtakale’ye uzanan yeni kültür rotası Haber

Hisar’dan Tahtakale’ye uzanan yeni kültür rotası

Osmangazi Belediyesi’nin vizyon projeleri arasında yer alan ‘Hisar Bölgesi Kentsel Dönüşüm Projesi’ kademeli olarak hayata geçirilmeye devam ederken; geçmişle geleceği buluşturan örnek bir dönüşüm modeli olarak dikkat çekiyor. Tarihi yapılar, sokak dokusu ve kamusal alanlarıyla Bursa’nın köklü geçmişini yansıtan Hisar Bölgesi’nde sürdürülen çalışmaların, bölge sakinlerinin yaşam kalitesini artırmasının yanı sıra yerli ve yabancı turistler için de önemli bir çekim merkezi oluşturması amaçlanıyor. "BU DOĞAL YAPIYI TİTİZLİKLE KORUYACAĞIZ" Bu kapsamda Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Kavaklı Mahallesi Temiz Caddesi üzerinde yer alan proje alanında gerçekleştirilen incelemelerde, akademisyenler ile maket üzerinden sürece ilişkin detayları dinledi. Yürütülen çalışmaların yalnızca fiziki bir yenilenme olmadığını, aynı zamanda sosyal ve kültürel yaşamı da canlandırmayı hedeflediğini söyleyen Başkan Aydın, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: "Bu alan birinci derece sit alanı ve yaklaşık 3 bin yıllık bir geçmişe sahip. Amacımız, bu tarihi mirası koruyarak ziyaretçilerin de nitelikli biçimde faydalanabileceği bir alan oluşturmak. Bu doğrultuda surların restorasyonunu gerçekleştireceğiz. Ayrıca ziyaretçi karşılama merkezi, seyir terası ve asansör sistemiyle Üftade Hazretleri’nin bulunduğu noktadan Hisarönü, çarşı, heykel ve Tahtakale’yi birbirine bağlayan bütüncül bir düzenleme hayata geçirilecek. Alanda daha önce bulunan yapıların kamulaştırma ve yıkım süreçleri tamamlandı. Projemiz kurul onayında. Onayı aldıktan sonra ilk etapta karşılama merkezi, tuvaletler ve peyzaj alanları yapılacak, ardından daha uzun sürecek olan sur restorasyonu başlayacak. Burası, bir kısmı insan eliyle yapılmış, bir kısmı ise doğal kayalıklarla oluşmuş, fetih döneminde doğal kale konumunda olan çok özel bir bölge. Bu doğal yapıyı titizlikle koruyarak çalışmaları sürdüreceğiz." İlk etaba kısa sürede başlayarak, alanı yerli-yabancı turistlerin kullanımına açacaklarına değinen Başkan Erkan Aydın, "Değerli akademisyenlerimizin katkıları, belediyemizin teknik ekipleri ve Anıtlar Kurulu’nun desteğiyle Bursa’ya çok güzel bir mekan daha kazandıracağımıza inanıyorum" dedi. "HİSAR KENTİN VİTRİNİ KONUMUNDA BULUNUYOR" Hisar Bölgesi Kentsel Dönüşüm Projesi’nin müellifi Prof. Dr. Nevzat Oğuz Özer ise, "Burası Bursa için son derece önemli bir nokta. Hatta şehrin tarihi açısından en kritik alanlardan biri diyebiliriz. Hanlar Bölgesi’nin tam karşısında yer alması nedeniyle, bir anlamda kentin vitrini konumunda bulunuyor. Biz de projeye bu bakış açısıyla yaklaştık. Burada öncelikle güçlü bir peyzaj projesi oluşturmayı hedefledik. Yapılar elbette var ancak bunları peyzajın içine gömerek, doğal ve tarihi dokuya zarar vermeyecek şekilde ele aldık. Üftade Camii’nin önünden başlayarak, selvi ağaçlarıyla şekillenen peyzaj aksını aşağıya doğru taşıdık ve bu bütüncül anlayışla projeyi hazırladık. Bursa’ya yakışan, tarihiyle uyumlu bir alan ortaya çıkarmayı amaçladık. Hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.

Bursa’nın Kültürel Mirası ve Turizm Vizyonu Haber

Bursa’nın Kültürel Mirası ve Turizm Vizyonu

Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleştirilen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. “Fethinin 700. yılında kurucu kent Bursa” başlıklı sunumunda Dr. Özer, binlerce yıllık geçmişe sahip kentlerde yaşamanın önemli bir kültürel birikim sunduğunu ifade etti. Kültürün yalnızca tarihi yapılarla sınırlı olmadığını belirten Özer; dil, gelenekler, müzik, edebiyat, gastronomi ve günlük yaşam pratiklerinin de somut olmayan kültürel mirasın temel unsurları olduğunu vurguladı. Küreselleşme sürecinde kültürel kimliğin korunmasının daha da önemli hâle geldiğini söyledi. Turizmin küresel ölçekte büyük bir ekonomik hareketlilik yarattığını dile getiren Özer, dünyada her yıl yaklaşık 1,5 milyar kişinin seyahat ettiğini, bunun da trilyonlarca dolarlık bir sektör oluşturduğunu aktardı. Türkiye’nin son 20 yılda turizm alanında önemli bir gelişme kaydettiğini belirten Özer, ülkenin en çok ziyaret edilen ülkeler arasında üst sıralarda yer aldığını ifade etti. Bursa’nın turizm potansiyeline de değinen Özer, kentte kültür, tarih, doğa, gastronomi, sağlık ve kış turizmi gibi birçok alanda güçlü bir altyapı bulunduğunu söyledi. Bursa’da 31 müze, 73 kütüphane ve 27 tiyatronun yer aldığını, arkeolojik bulguların kentin geçmişinin yaklaşık 8 bin 500 yıl öncesine uzandığını gösterdiğini aktardı. UNESCO Dünya Mirası Listesi ve Somut Olmayan Kültürel Miras başlıkları kapsamında Bursa’nın önemli değerlere sahip olduğunu belirten Özer, kentin güçlü bir tarihsel ve kültürel anlatıya sahip olduğunu dile getirdi. Programın sonunda öğrencilerden gelen soruları yanıtlayan Özer, gençlerin kültürel mirasın korunması ve tanıtılmasında aktif rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı. Etkinlik, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’ın Dr. Kamil Özer’e teşekkür plaketi takdim etmesi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Bursa Setbaşı-Yeşil-Emirsultan Tarihi Aksı canlandırma projesi ödülleri sahiplerini buldu Haber

Bursa Setbaşı-Yeşil-Emirsultan Tarihi Aksı canlandırma projesi ödülleri sahiplerini buldu

Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursa'nın fethinin 700. yılı dolayısıyla büyük önem taşıyan projeyi hayata geçirmekten gurur duyduklarını belirterek, projenin şehre tarihi kimliğini güçlendirme amacını taşıdığını ifade etti. Başkan Yılmaz, bölgedeki tarihi ve kültürel mirası koruyarak, Yeşil-Emirsultan aksındaki manevi iklimi daha da ön plana çıkaracak bir süreç başlattıklarını vurguladı. 42 Proje Katıldı, 11 Eser Ödüllendirildi Yıldırım Belediyesi tarafından düzenlenen yarışma, geniş bir katılımla tamamlandı. Yarışmaya 42 proje başvururken, jürinin değerlendirmesi sonucu 11 eser ödüle layık görüldü. Başkan Yılmaz, yarışmanın sadece bir uygulama süreci olmadığını, aynı zamanda Bursa'nın geleceği için bir vizyon ve yaklaşım arayışına dönüştüğünü belirtti. Törene; Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Nazlı Yazgan ve yerel akademisyenler katıldı. Ayrıca, proje paydaşları Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu, Şehir Plancıları Odası Bursa Şubesi Başkanı Cenk Köklü ve Peyzaj Mimarları Odası Bursa Şubesi Başkanı Zehra Çakır da projelerin detayları hakkında bilgi vererek, Yıldırım Belediye Başkanı’na teşekkürlerini sundular. Ortak Akıl ve İşbirliği Vurgusu Başkan Yılmaz, projede ortak akıl ve işbirliğine verdikleri önemin altını çizdi. Bölge sakinleri, akademisyenler ve meslek odalarıyla yoğun istişareler yaparak, çözülmesi gereken sorunları belirlediklerini ve çözüm önerileri üzerinde çalıştıklarını belirtti. Yarışma sürecinin de bu işbirliğiyle yürütüldüğünü vurgulayan Yılmaz, projelerin sadece şehre estetik katmakla kalmayıp, aynı zamanda sosyal ve kültürel bağlamda da önemli katkılar sunacağını ifade etti. Gelecekteki Adımlar ve Bakanlık Desteği Başkan Yılmaz, yarışmadan elde edilen birikimlerin, Bursa'nın tarihi dokusunun gelecekteki projelerde de şekillendirilmesinde etkili olacağına inandığını belirterek, projelerin Bakanlık desteğiyle uygulanacağına dair umutlu mesajlar verdi. Özellikle Hanlar Bölgesi’nde gerçekleştirilen projelerin başarısının bu aks için de örnek teşkil edeceğini belirtti. Törenin ardından, ödül kazanan proje ekipleri sahneye davet edilerek plaketlerini aldı. Akabinde, Dr. Murat Sönmez moderatörlüğünde, yarışmanın jüri üyeleriyle bir kolokyum düzenlendi. Kolokyumda ODTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celal Abdi Güzel, Bursa Uludağ Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tülin Vural Arslan ve diğer akademisyenler, projelerin genel değerlendirmesini yaparak, Bursa’nın geleceği için önemli görüşlerini paylaştılar.

BUÜ’lü akademisyenler Türkiye’deki taşkın gerçeğini mercek altına alacak Haber

BUÜ’lü akademisyenler Türkiye’deki taşkın gerçeğini mercek altına alacak

3501 Kariyer Geliştirme Programı çerçevesinde proje desteği almaya hak kazanan akademisyenler, Türkiye’de gerçekleşen taşkınların hem alansal hem de zamansal dağılışları ile bunları kontrol eden etmenlerin özellikleri ortaya koyacak akademik bir çalışmaya imza atacak. Proje yürütücülüğünü üstlenen Dr. Öğr. Ü. Abdullah Akbaş; “Akarsuların yataklarından taşarak çevreye yayılması sonucunda gerçekleşen taşkınlar, her yıl akarsu yataklarında ve taşkın ovalarında yaşayan birçok kişinin ölümüne ve büyük maddi zararlara neden olmaktadır. Meydana gelen bu taşkınlar iklimsel ve hidrolojik açıdan ekstrem (uç) değerlerden, havza içi arazi kullanım değişiklikleri, insan faaliyetleri ve havzaların şekilsel özelliklerinden etkileniyor. Türkiye’de meydana gelen taşkınlar genellikle meteorolojik koşulların (şiddetli yağışlar) uç değerlerine atfediliyor, ancak tarihsel taşkınları oluşturan tüm havza ve havza içi dinamiklerine ait süreçler tam olarak ortaya konulamıyor. Bu proje ile Türkiye’de gerçekleşen taşkınların hem alansal hem de zamansal dağılışları ile bunları kontrol eden etmenlerin özelliklerini ortaya koymaya çalışacağız” açıklamasında bulundu. Projeyi BUÜ’den Prof. Dr. Hasan Özdemir, İTÜ’den de Doç. Dr. Tolga Görüm ile sürdüreceklerini kaydeden Dr. Öğr. Ü. Akbaş, çalışmanın sonunda çok önemli akademik veriler elde edeceklerine inandıklarını vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.