Hava Durumu

#Alerjik Rinit

Yeni Marmara Gazetesi - Alerjik Rinit haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Alerjik Rinit haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Uzmanlardan mevsimsel kabusa karşı uyarı Haber

Uzmanlardan mevsimsel kabusa karşı uyarı

Mevsimsel geçişlerin üst solunum yolları üzerindeki etkilerini değerlendiren BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Gülce Ermutlu, "Bahar mevsiminde havada uçuşan polen yoğunluğunun yanı sıra, rüzgar ile havadaki toz akarı miktarı ve yine yağış ile nem seviyesi de yükselmektedir. Bu durum, 'bahar nezlesi' olarak da bilinen solunum yolu kaynaklı alerjik semptomların görülmesini kolaylaştırmaktadır. Aynı zamanda değişken hava şartları ile daha hassas hale gelen bağışıklık sistemi, üst solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanmayı da kolaylaştırmaktadır" dedi. Op. Dr. Ermutlu, bahar nezlesi (alerjik rinit) tablosunda en sık karşılaşılan belirtileri; geniz akıntısı, boğazda takılma hissi, sık hapşırma, burunda sulanma-akıntı, burun ve boğazda kaşıntı olarak sıraladı. Bu ayları daha konforlu geçirmek adına günlük yaşamda alınabilecek bazı basit ama etkili önlemlere değinen Ermutlu, şu tavsiyelerde bulundu; "Polenlerin havada en yüksek miktarda bulunduğu sabah saatlerinde açık havada maske tercih edilmelidir. İç ortamları havalandırma işlemi, polen yoğunluğunun yüksek olduğu sabah saatlerinin dışında yapılmalıdır. Rutubeti ve tozu en aza indirmek için yaşanılan ortamda, özellikle de zamanın büyük kısmının geçtiği yatak odasında gerekli anti-alerjik önlemler alınmalıdır. Dışarıda geçirilen vakitlerin ardından eve gelindiğinde, üzerimize yapışan polen ve tozlardan arınmak için kıyafetler mutlaka değiştirilmelidir." Alerjik semptomların yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürdüğünü ve sıradan bir halsizlik olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Gülce Ermutlu, profesyonel tıbbi desteğin önemine dikkat çekti. Alerji belirtilerinin bazen viral enfeksiyonlarla karıştırılabileceğini belirten Ermutlu, hastaların bir sağlık kuruluşuna başvurması gereken durumları detaylandırarak şunları aktardı; "Alerji yönetimi kişiye özeldir. Komşudan alınan veya kulaktan dolma bilgilerle kullanılan burun spreyleri ve alerji ilaçları, faydadan çok zarar getirebilir, burun mukozasında kalıcı hasarlara yol açabilir. Semptomların baskılanamadığı, nefes darlığının eşlik ettiği ya da belirtilerin enfeksiyonla karıştığı durumlarda vakit kaybetmeden donanımlı bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Gerektiği zaman lokal ve/veya sistemik tedavi seçenekleri, ancak bir Kulak Burun Boğaz uzmanının kontrolü ve yardımıyla değerlendirilmelidir. Doğru teşhis, doğru ilaç kullanımı ve gerekirse uygulanacak immünoterapi (aşı tedavisi) gibi yöntemler için uzman hekim rehberliği hayati önem taşımaktadır."

Havuz ve deniz keyfiniz kabusa dönüşmesin Haber

Havuz ve deniz keyfiniz kabusa dönüşmesin

Sıcaklar etkisini sürdürürken havuzların da vatandaşların serinleme alternatifleri arasında yer aldığını belirten Medicana Bursa Hastanesi Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Hüsamettin Olgun, hastaların özellikle şiddetli kulak ağrısı, kulakta şişlik ve akıntı, kulak çınlaması, işitme kaybı, baş dönmesi gibi şikâyetlerle doktora müracaat ettiğini söyledi. Yaz aylarında havuz ve denizlerden bulaşan mikropların kulak-burun hastalıklarında artışa sebep olduğunu ifade eden Olgun, "Özellikle kulak zarında delik olan hastaların bu duruma daha dikkat etmesi gerekir. Mikroplu su, kulak zarında delik olan hastalarda direkt olarak orta kulağa, iç kulağa, kulak sinirine ve beyne ulaşabilir. Bu durum, kalıcı sağırlıkla sonuçlanabilir' dedi. Op. Dr. Hüsamettin Olgun, yazın kulak burun boğaz doktorlarına en çok gelen şikâyetlerin deniz ve havuz kaynaklı dış kulak yolu iltihapları olduğunu belirterek, "Dış kulak yolunda biriken bakteriler ve mantarlar, kulakta şiddetli ağrılara, akıntılara ve kulak kepçesinde hassasiyetlere sebep oluyor. Hastalar, şiddetli kulak ağrısı, kulakta şişlik ve akıntı, kulak çınlaması, işitme kaybı ve baş dönmesi gibi şikâyetlerle bizlere müracaat etmektedir. İltihaplı durumun ilerlemesi halinde kulak zarını delerek orta ve iç kulağa, hatta beyne ulaşıp, menenjit ve ansefalite yol açabilir. Özellikle daha önceden kulak zarında delik olan hastalar için bu durum daha da önemlidir" diye konuştu. Yaz döneminde orta kulak basınç travması, alerjik rinit, sinüzitler ve hijyenik olmayan gıda tüketimine bağlı boğaz ve yemek borusu, mide ve bağırsak enfeksiyonlarının da arttığını belirten Olgun, "Temiz olduğundan emin olmadığımız yerlerde havuz ve denize girmemeliyiz. Klorla dezenfekte edilen havuzu kullanmamalıyız. Hijyenik olmayan gıdaları tüketmemeliyiz. Aşırı güneşte fazla kalmamalıyız. Dengeli beslenmeli ve bol sıvı tüketmeliyiz. Spor yapmalı ve uykumuza dikkat etmeliyiz. Kulaklarımızı gelişigüzel cisimlerle karıştırmamalıyız. Dış kulak yolu orta kulak iltihabı oluştuğunda acilen bir kulak burun ve boğaz hastalıkları uzmanına başvurulmalı" diye uyardı.

Baharda alerji alarmı... Haber

Baharda alerji alarmı...

Bahar aylarında en sık karşılaşılan alerjik hastalıklarla ilgili bilgi veren Uzm. Dr. Cemalettin Güneş, "Alerjik rinit (saman nezlesi) burun akıntısı, tıkanıklık, sık hapşırma ve burun kaşıntısı ile kendini gösterir. Çocuklar genellikle burunlarını yukarı doğru silme hareketi yapar. Alerjik konjonktivit gözlerde kızarıklık, kaşıntı, yanma ve sulanma ile ortaya çıkar. Çocuklar gözlerini sürekli ovalama eğilimindedir. Alerjik astım ise özellikle gece artan öksürük, eforla ortaya çıkan nefes darlığı ve hırıltı ile kendini gösterir. Bahar aylarında ataklar belirgin şekilde artabilir. Bu hastalıklar çoğu zaman birlikte de görülebilir ve çocuğun uyku kalitesini, okul başarısını ve günlük yaşamını olumsuz etkileyebilir" diye konuştu. "Ailelerin en sık yaptığı hata" Alerjik belirtilerin çoğu zaman soğuk algınlığı ile karıştırıldığına dikkat çeken Uzm. Dr. Cemalettin Güneş,"En sık karşılaştığım durumlardan biri, alerjik belirtilerin uzun süre ‘soğuk algınlığı’ zannedilmesidir. Soğuk algınlığı genellikle 5-7 gün içinde düzelir. Alerjik şikayetler ise haftalarca hatta aylarca sürebilir. Eğer çocukta 1 haftadan uzun süren burun akıntısı, tekrarlayan hapşırık krizleri, göz kaşıntısı ve gece artan öksürük varsa mutlaka alerji açısından değerlendirilmesini öneriyorum. Sabah erken saatlerde ve rüzgârlı havalarda dışarı çıkışı sınırlandırın" diye konuştu. "Tedavi süreci nasıl ilerliyor" Alerjik hastalıkların doğru tanı ve uygun tedavi ile kontrol altına alınabileceğini ifade eden Uzm. Dr. Cemalettin Güneş, süreci şöyle anlattı: "Gerekli durumlarda alerji testleri yapılarak tetikleyici faktörler belirleniyor. Her çocuğun ihtiyacına göre kişiselleştirilmiş tedavi planı oluşturuluyor. Uygun ilaç tedavileri (şurup, burun spreyi, inhaler tedaviler) ile şikayetler etkin şekilde kontrol altına alınıyor. Erken dönemde başlanan tedavi sayesinde hem şikayetleri azaltmak hem de hastalığın ilerlemesini önlemek mümkün oluyor" "Hangi çocuklar risk altında" Bazı çocuklarda alerjik hastalıkların daha sık görüldüğünü belirten Uzm. Dr. Cemalettin Güneş, şu bilgileri paylaştı: "Ailesinde alerji veya astım öyküsü olanlar, Daha önce egzama (atopik dermatit) geçirmiş olanlar, Sigara dumanına maruz kalanlar bu açıdan daha risk altındadır. Bu çocukların bahar aylarında daha dikkatli takip edilmesini öneriyoruz" "Erken tanı yaşam kalitesini artırıyor" Bahar aylarında uzayan burun akıntısı, geçmeyen öksürük ve göz şikayetlerinin çoğu zaman enfeksiyon değil alerjiye bağlı olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Cemalettin Güneş, "Erken fark etmek, doğru yönetmek ve uygun tedaviye başlamak çocuğun yaşam kalitesini belirgin şekilde artırır. Şikayetler uzuyorsa mutlaka bir çocuk hekimi tarafından değerlendirilmesini öneriyorum" diye konuştu.

Dr. Börta Alerjik Rahatsızlıklarla İlgili Tavsiyelerde Bulundu Haber

Dr. Börta Alerjik Rahatsızlıklarla İlgili Tavsiyelerde Bulundu

Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dahiliye ve Acil Tıp Uzmanı Dr. Tayfun Börta, alerjik hastalıklara dikkat çekerek, sık sık hapşırma, gözde sulanma ve kaşıntı, burun akıntısı ve burun tıkanıklığı olan hastaların tedavisinin ilk adımı alerjenlerden uzak durulması ve alerjenin ortadan kaldırılması olduğunu söyledi.   Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp ve Dahiliye Uzmanı Dr. Tayfun Börta, bahar alerjilerinde dikkat edilmesi gerekenleri sıralayarak, alerji testlerinin negatif çıkmasının alerji olmadığını göstermeyeceğini vurguladı.  Alerjik maddenin hangi tip olduğu mutlaka bulunması gerektiğini hatırlatan Börta, "Alerjik rinit kendini sık hapşırma, burun akıntısı, kaşıntı ve burun tıkanıklığı şikayetleriyle gösterir. Hastalığın tanısında hasta öyküsü ve muayene büyük önem taşır. Tekrarlayan şikayetler olması, muayenede de alerjik riniti destekleyen izlerin bulunması tanıyı güçlendirir. Tanıyı desteklemek için belli testler yapılabilir. Bunlar cilt ve kan testleridir. Çevremizde çok sayıda alerjen bulunduğundan yapılan testler, bu maddelerin en sık karşılaşılanlarının bulunmasını sağlar. Dolayısıyla testlerin negatif çıkması alerji olmadığını göstermez. Ancak mümkün oldukça alerjik maddenin bulunması tedavide yol gösterici olabilir. Polenler, solunum yoluyla vücuda girdiğinde, vücutta salınan "Histamin" etkisiyle alerjik nezle veya rinit tablosuna neden olabilir. Burunda akıntı ve kaşınma başlayıp, hapşırık nöbetleri, burun tıkanıklığı ve geniz akıntısı ile devam edebilir. Ayrıca bronşlar etkilenerek, öksürük, nefes darlığı ve hırıltıyla kendini gösteren alerjik astım krizleri de ortaya çıkabilir. Gözlerde sulanma, şişme ve kaşıntıya, ciltteki kızarıklık ile kaşıntının eşlik edebilir, vücutta genel olarak yorgunluk, halsizlik, sinirlilik ve konsantrasyon bozukluğu da görülebilir. Hastanın alerjik reaksiyon verdiği maddelerin tespit edilmesi alınacak önlemleri ve uygulanacak tedaviyi belirlemeye yardımcı olur. Alerjen ev tozu yani ‘’Mite’’ denilen gözle görülemeyen böcekler ise, evde bunları yok etmek amacıyla ortamdaki pamuk ve yünlü eşyaların azaltılması, kıyafetlerin 60 dereceden yüksek ısıda yıkanması, peluş oyuncakların, halı ve benzeri ortam sağlayan eşyaların kaldırılması, ıslak temizlik yapılması, özel filtreli elektrik süpürgeleri kullanılması gerekir. Bunların yanında "mite" öldüren ilaçlar da kullanılabilir. Polen alerjisi tespit edilmesi durumunda bahar aylarında sabah dışarı çıkılmaması, pencereler açıkken uyunmaması ve küf alerjisi halinde de rutubetli ortamların azaltılması gibi önlemler almak gerekir. Doktor kontrolünde antihistaminik denilen alerji önleyici ilaçlar ve kortizonlu burun spreyleriyle medikal tedavi olarak uygulanabilir. Bir başka korunma yöntemi de aşıdır. Ancak aşının başarılı olmama durumu vardır. Polenlerin en yoğun olduğu sabah saatlerinde açık havaya çıkılmamalı, bu saatlerde ev havalandırılmamalı. Bu dönemde açık havada spor yapılmamalı. Polenler saçlar ve giysiler yoluyla iç mekanlara taşınabileceğinden, dışarıda giyilen giysiler eve gelince değiştirilmeli. Saçlar her akşam yıkanmalı. Klima kullanılıyorsa mutlaka polen filtresi kullanılmalı. Polen mevsiminde açık havaya çıkarken şapka ve gözlük kullanılmalı. Havalandırılmayan, sigara içilen ortamlarda durulmamalı” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.