Hava Durumu

#Almanya

Yeni Marmara Gazetesi - Almanya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Almanya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Uzun süreli bekârlık gençleri olumsuz etkiliyor Haber

Uzun süreli bekârlık gençleri olumsuz etkiliyor

Almanya ve İngiltere’de gerçekleştirilen üç temsilî panel çalışmasından elde edilen verilerle yapılan araştırmada, başlangıçta romantik ilişki deneyimi bulunmayan 17 binden fazla genç yetişkin yıllar boyunca takip edildi. Katılımcılar, 16 ile 29 yaşları arasında her yıl düzenli olarak değerlendirildi.Araştırma sonuçlarına göre, genç yetişkinlik döneminde uzun süre bekâr kalan bireylerde zamanla yalnızlık duygusu artarken, yaşam memnuniyeti belirgin şekilde düşüş gösterdi. Özellikle 20’li yaşların sonuna doğru, moral bozukluğu, enerji kaybı ve isteksizlik gibi depresif belirtilerin daha sık görüldüğü tespit edildi. Bu eğilimin kadınlar ve erkekler arasında benzer olduğu belirtildi. Zürih Üniversitesi Psikoloji Enstitüsü’nden araştırmanın yürütücüsü Michael Krämer, uzun süre bekâr kalma olasılığını artıran faktörler arasında erkek olmayı, yüksek eğitim düzeyini, düşük mevcut yaşam memnuniyetini ve aile yanında ya da tek başına yaşamayı sıraladı. Krämer, eğitim ve kariyer odaklı yaşam tarzlarının bazı gençlerde romantik ilişkilerin ertelenmesine yol açabildiğini ifade etti. Çalışmada ayrıca, ilk romantik ilişkinin genç yetişkinlerin yaşam memnuniyeti üzerinde olumlu bir etki yarattığı belirlendi. İlk kez ilişkiye başlayan bireylerde yalnızlık hissinin azaldığı ve genel yaşam memnuniyetinin arttığı gözlemlenirken, depresif belirtilerde aynı ölçüde bir iyileşme tespit edilmedi.Araştırma ekibi, düşük yaşam memnuniyetinin hem uzun süreli bekârlığın bir sonucu hem de ilerleyen yıllarda partner bulma olasılığını azaltan bir etken olabileceğine dikkat çekti. Bu durumun, özellikle 20’li yaşların sonlarına doğru romantik ilişki kurmayı daha da zorlaştırabileceği değerlendirildi.

Devrim Muhafızları AB'nin terör örgütleri listesinde Haber

Devrim Muhafızları AB'nin terör örgütleri listesinde

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Temsilcisi Kaja Kallas, Devrim Muhafızları’nın terör örgütü olarak sınıflandırıldığını açıklarken, bu kararın şiddet eylemlerine karşı net bir tutumun göstergesi olduğunu ifade etti. Kallas, terör eylemlerinde bulunan yapıların bu doğrultuda değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, yaptırım listesine alınan kişi ve kurumlar arasında İranlı hükümet yetkilileri, savcılar, emniyet müdürleri, Devrim Muhafızları mensupları ve internet erişiminin kesilmesinden sorumlu isimlerin bulunduğunu aktardı. Yaptırımlar çerçevesinde, ilgili kişi ve kurumların mal varlıklarının dondurulması ve AB ülkelerine seyahat yasağı uygulanması öngörülüyor. Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Devrim Muhafızları’nın terör örgütü olarak tanımlanmasını, İran’daki protestolara katılan halk açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirdi. Wadephul, bu kararın AB’nin temel değerleriyle uyumlu olduğunu belirtti. Öte yandan Fransa, daha önce Devrim Muhafızları’nın terör örgütü listesine alınmasına yönelik çekincelerini geri çektiğini açıklamıştı. Fransız yetkililer, İran’daki protestolara yönelik müdahalelerin karşılıksız kalmaması gerektiğini vurguladı. AB’nin kararına İran’dan tepki geldi. İran basınında yer alan açıklamalarda, söz konusu adımın ikili ilişkiler açısından “olumsuz sonuçlar” doğurabileceği ifade edildi.

Turizminde rekor: Toplam ziyaretçi sayısı 17,5 milyonu aştı Haber

Turizminde rekor: Toplam ziyaretçi sayısı 17,5 milyonu aştı

Bu rakam, 2024 yılında transfer yolcuları dâhil olmak üzere kaydedilen 17 milyon 278 bin 103 ziyaretçi sayısını geride bırakarak yaklaşık yüzde 2’lik bir artış sağladı. "Transfer yolcu sayısında güçlü artış" 2025 yılında toplam transfer yolcu sayısı, bir önceki yıla göre yüzde 27 artışla 448 bin 607 olarak gerçekleşti. Transfer yolcu verilerinin eklenmesiyle ulaşılan bu sonuç, Antalya turizminin büyüme ivmesini daha da yukarı taşıdı. Yurt dışından gelen vatandaş ziyaretçi sayısında yeni rekor 2025 yılı, yurt dışından gelen vatandaş ziyaretçi sayısında da yeni bir rekorun kırıldığı bir yıl oldu. 2024 yılında ilk kez 1 milyon barajını aşarak 1 milyon 11 bin 99 olarak kaydedilen bu sayı, 2025 yılında yeniden artış gösterdi.Buna göre, yurt dışından gelen toplam vatandaş ziyaretçi sayısı, 2024 yılına göre yüzde 9 artışla 1 milyon 99 bin 940 olarak gerçekleşti. Ana pazarlarda güçlü performans 2025 yılında Antalya’ya en fazla ziyaretçi gönderen ülkeler arasında Rusya Federasyonu, Almanya ve İngiltere ilk sıralarda yer aldı. Bu tablo, Antalya’nın geleneksel ana pazarlarındaki güçlü konumunu korurken, farklı coğrafyalarda da talep görmeye devam ettiğini ortaya koydu. Yıl geneline yayılan turizm hareketliliği 2025 yılında Antalya turizmi, yalnızca toplam ziyaretçi sayılarıyla değil, günlük giriş rekorlarıyla da öne çıktı. Mayıs’tan Kasım ayına kadar uzanan yedi aylık dönemde, tüm zamanların en yüksek günlük ziyaretçi sayıları kayda geçti.Özellikle Ekim 2025, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8 artışla 2 milyon 216 bin 556 yabancı ziyaretçi ağırlayarak Ekim ayları içinde tarihi bir zirveye ulaştı. Bu veriler, Antalya’da turizm sezonunun yaz aylarıyla sınırlı kalmadığını, yılın tamamına yayıldığını gösterdi.2025 yılında ulaşılan bu veriler; toplam ziyaretçi sayısında yeni bir zirveye işaret ederken, transfer yolcu artışı ve yurt dışından gelen vatandaş ziyaretçi sayısındaki güçlü yükselişle birlikte Antalya’nın uluslararası turizmdeki konumunu daha da pekiştirdi. Yılın tamamına yayılan turizm hareketliliği, kırılan rekorlar ve sürdürülen istikrarlı büyüme; Antalya’nın yalnızca Türkiye’nin değil, Akdeniz havzasının önde gelen turizm destinasyonlarından biri olma niteliğini bir kez daha ortaya koydu.

Kraliçe incirinin ihracatında kilogram başına 1 dolarlık değer artışı oldu Haber

Kraliçe incirinin ihracatında kilogram başına 1 dolarlık değer artışı oldu

Uludağ İhracatçı Birliklerinden alınan bilgiye göre, Ege'den Marmara'ya, Akdeniz'den Anadolu'ya uzanan bereketli topraklara sahip Türkiye, hem taze hem de kurutulmuş incir üretiminde dünya lideri olarak ihracattan önemli pay alıyor.Yüzyıllardır bu topraklarda yetişen, doğallığıyla, eşsiz aromasıyla ve yüksek besin değeriyle Bursa’nın dünyaya armağan ettiği bir kültür mirası olan Bursa siyah inciri, birçok ülkede sevilerek tüketilen meyvelerin başında geliyor."Bursa Karası" olarak da bilinen Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 3 Mayıs 1990'da "Bursa siyahı" olarak tescil edilen Bursa siyah inciri, Avrupa Birliğinden resmi tescilini 24 Eylül 2024’te aldı. Tanımlı coğrafi alanı Bursa’da toplam 151 köy/mahalleyi kapsayan Bursa siyah inciri, Türkiye'nin toplam incir ihratacının yüzde 70'inden fazlasını karşılıyor.Geçen yıl yaşanan zirai don ve kuraklık gibi olumsuzluklara rağmen Bursa siyahında ihracat 2024'e göre yüzde 12,3 artarak 70,3 milyon dolara ulaştı. İhracatta kilogram başına 1 dolarlık değer artışı oldu 2024'te kilogram başına 3,46 dolardan ihraç edilen Bursa siyahı, 2025'te yaklaşık 1 dolar değerlendi ve kilosu 4,43 dolardan yurt dışına gönderildi. Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliğinin (UYMSİB) bu üründeki geçen yıl ihracatı ise 33,6 milyon dolar olarak gerçekleşti. En fazla ihracat Almanya'ya Bursa siyahında en fazla ihracat 21 milyon dolarla Almanya'ya yapıldı. Bu ülkeyi, 7,8 milyon dolarla Avusturya, 6 milyon dolarla Hollanda, 5,8 milyon dolarla Birleşik Krallık ve 4 milyon dolarla İsviçre izledi. UYMSİB Başkanı Senih Yazgan, zirai don ve kuraklık nedeniyle oluşan kalitesiz ürün yüzünden ihracatın bu rakamlarda kaldığını belirterek, "Miktar olarak ihracatımız 18 bin tonlardan 15 bin tona geriledi. Kaliteli ürün olsaydı çok daha iyi rakamlara ulaşabilirdik" dedi. Yazgan, Bursa siyahının Türkiye'nin farklı bölgelerinde yetiştirilmeye başlandığını belirterek, "Aydın bölgesinde, İzmir, Manisa ve Denizli'de üretiliyor. Bursa daha kalın kabuklu raf ömrü daha uzun, diğerleri ince kabuklu. Erkenci olması dolayısıyla pazarda avantajlı oluyor, çiftçi de kazançlı gördüğünden üretiyor" diye konuştu.Yaşanan olumsuzluklara rağmen 70 milyon doları geçen bir ihracata imza atılmasının başarı olduğunu vurgulayan Yazgan, Türkiye'nin tarımsal potansiyelinin yüksek olduğunu ancak yeterince değerlendirilmediğini söyledi.

Dar ve engebeli köy yollarında ilerleyen lüks araç, Trabzonluların büyük şaşkınlığına neden oldu Haber

Dar ve engebeli köy yollarında ilerleyen lüks araç, Trabzonluların büyük şaşkınlığına neden oldu

Almanya'da yaşayan Muhammet Can, memleketine Lamborghini marka spor otomobiliyle gelince ilgi odağı oldu. Dar ve engebeli köy yollarında ilerleyen lüks araç, Trabzonluların büyük şaşkınlığına neden oldu. Trabzonlular köy yollarında Lamborghini görünce adeta şaşkına döndü. Trabzonlu Muhammet Can, Almanya'dan memleketine hayali olan lüks spor aracı ile döndü. Kente giriş yaptığı anda birçok kişi tarafından kaydedilen Lamborghini, özellikle gençlerin yoğun ilgisini çekti. Trabzon'un caddelerinde, köy ve yayla yollarında aracıyla gezen Muhammet Can, vatandaşların hem fotoğraf çektirmesine hem de aracı yakından incelemesine izin verdi. Her yıl memleketine geldiğini belirten Can, "Memleketimde böyle bir arabayla dolaşmak küçük bir hayalimdi. Hem ailemi ziyaret ettim hem de güzel bir anı bıraktım" dedi. Lüks aracın köy yollarında ilerlediği görüntüler sosyal medyada kısa sürede büyük ilgi gördü. Muhammet Can'ın özellikle babaannesinin Lamborghini'ye binmeye çalıştığı anları paylaştığı video milyonlarca izlenmeye ulaşırken, bölgedeki caddelerden yaylalara kadar çekilen görüntüler sosyal medya kullanıcılarının yoğun ilgisini topladı. "Yoğun ilgiyle karşılaşıyoruz" Lüks aracı ile memleketinde köy ve yaylaları gezdiğini belirten Muhammet Can, "Almanya'dan yaklaşık 2 ay önce memleketime geldim. Spor aracımla aracı buraya bıraktıktan sonra Almanya'ya geri döndüm. Yaklaşık 10 gün önce tekrar geldim. Memleketin biraz tozunu attıralım dedim. Köylere ve yaylalara gittim" dedi. Hayalinin spor araçla memleketine gelmek olduğunu kaydeden Can, "Almanya'da galericilik yapıyorum. Hayalimde hep böyle bir arabayla gelmek vardı. Bu sene nasip oldu. Bu coğrafya engebeli yolları ile biliniyor ama çok rahat bir şekilde gezdik. Virajlı yollar biraz fazla. Aracın süspansiyonunu kaldırabiliyoruz onun için çok sorun yaşamadık. Gören herkes araca binmek istiyor. Fotoğraf çektirmek gibi taleplerle karşılaşıyorum. Yoğun ilgiyle karşılaşıyoruz. Sosyal medyadan çok kişi yazıyor. Hepsine zamanımız olmadığı için yapamıyoruz" şeklinde konuştu. Sosyal medyada yüklenen bir video ile yoğun ilgi gördüğünü vurgulayan Can, "Bu araçla köye çıktım. Ailemle beraber çay içiyorduk. Babaannem bastonu ile geldi. Arabaya bin dedim. Binemem dedi. Biraz ısrar edince kabul etti. O anlarda tesadüfen video çektik. Sosyal medyaya yükledik. Bu kadar izleneceğini tahmin etmemiştim. Bu arabanın 2027 yılına kadar süresi var. O zamana kadar burada kalacak. 2027 yılında süresi dolduğunda başka arabayla geleceğim" ifadelerini kullandı.

200 Milyon Liralık Dolandırıcılık Haber

200 Milyon Liralık Dolandırıcılık

Almanya’da yıllarca çalıştıktan sonra Türkiye’ye dönen İsmail Kurtoğlu, kendi adına düzenlenen sahte senetle yaklaşık 200 milyon liralık icra takibine maruz kaldı. Şüpheli Deniz K.’nin, benzer yöntemlerle işlenen senet dolandırıcılığı suçlarından 6 ayrı suç kaydının bulunduğu öğrenildi. Almanya’da yaklaşık 40 yıl çalıştıktan sonra emekliliğini Bodrum’da geçirmeye başlayan İsmail Kurtoğlu (64), geçtiğimiz aylarda telefonuna gelen bir bildirimle hayatının şokunu yaşadı. Kurtoğlu’nun 8 Eylül’de telefonuna "İcra takibi başlatıldı" mesajı geldi. Durumu avukatlarına bildiren Kurtoğlu, Bakırköy İcra Daireleri’nde adına yürütülen işlemleri incelettiğinde, herhangi bir borcu olmadığı halde yüksek meblağlı bir senetle borçlandırıldığını öğrendi. Yapılan incelemelerde, Kurtoğlu adına 24 Haziran 2024’te 3 milyon 750 bin Euroluk, yani yaklaşık 200 milyon lira tutarında bir senet düzenlendiği tespit edildi. Bu işlem üzerine Kurtoğlu’nun tüm mal varlığına haciz, banka hesaplarına ise tedbir kararı uygulandığı belirlendi. Şüphelinin senet dolandırıcılığından 6 suç kaydı var Takibin durdurulabilmesi için mahkeme tarafından yaklaşık 40 milyon TL teminat yatırılması gerektiği, bu nedenle Kurtoğlu’nun mal varlığının halen cebri icra tehdidi altında olduğu kaydedildi. Soruşturma dosyasına giren bilirkişi raporunda, senedin üzerindeki imzanın "çerçeve yöntemi" adı verilen teknikle, Kurtoğlu’nun bilgisi dışında başka bir evraktan taşınmış olabileceği değerlendirildi. Olayla ilgili adı geçen şüpheli Deniz K.’ın (41) daha önce de senet dolandırıcılığı suçlarından 6 kaydı bulunduğu, önceki bir yargılamada ise aylık gelirinin 40 bin TL olduğunu beyan ettiği ortaya çıktı. "Emekli maaşımla ortada kaldım" Bütün mallarına haciz konuştuğunu söyleyen mağdur İsmail Kurtoğlu, "40 sene zor şartlarda Almanya’da çalıştım. 2017'den sonra ağırlığımı Bodrum Türkbükü'ne verdim. Buraya yerleştim. Ertuğrul'da birkaç tane konut aldım. 8 Eylül'de telefonuma baktığımda bir tane mesaj gördüm, Adalet Bakanlığından. Açtığımda icra falan yazıyordu anlayamadım. Avukatıma yönlendirdim. Avukatım baktı ve "Senin hakkında 3 milyon 750 bin euroluk, Türk parası olarak yaklaşık 200 milyon liraya yakın bir tane senet hazırlanmış ve icraya verilmiş" dedi. Ben tabii şok oldum. Soğuk bir ter akıttım. İtirazımızı yaptık ve suç duyurusunda bulunduk. Bütün mallarıma haciz konuldu. Bankaya tedbir koyuldu. Ne yapacağımı bilmiyorum. Sadece bir emekli maaşımla ortada kaldım. Devlet büyüklerinin yardımlarını bekliyorum. Adalet Bakanımızın, İçişleri Bakanımızın, Sayın Cumhurbaşkanımızın yardımlarını bekliyorum" diye konuştu. "200 milyon liralık icra takibi başlatıldı" 40 milyon liralık bir teminatla takibin durdurulabileceğini söyleyen Avukat Mustafa Zafer, "İsmail Bey hakkında Bakırköy İcra Dairelerinde yaklaşık 187 milyon liralık bir icra takibi başlatılıyor. 3 milyon 750 bin euro. İşte bu takipte söz konusu takibinin başlatılması üzerine cep telefonuna bir mesaj geliyor ve diyor ki hakkınızda bir icra takibi başlatıldı. İşte bu takibin başlatılmasından sonra İsmail Amca herhangi bir kişiye borçlu olmadığını bildiği için doğrudan durumu avukatlarına taşıyor ve avukatları derhal bu dosyaya müdahil oluyorlar ve hemen icra hukuk mahkemesinden davaları açıyor. Söz konusu dolandırılık eylemi nedeniyle Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunuyorlar. Ancak burada takipte verilen mahkeme kararlı teminat karşılığında olduğu için İsmail amcanın söz konusu takipteki teminatı yatırması mümkün olmuyor. Çünkü yaklaşık 40 milyon civarında bir teminatla ancak takibin durdurulabileceği söyleniyor. İşte bunu yatırmadığı için halen İsmail amcanın tüm mal varlığı cebri icra tehdit altında" dedi. "İmza ‘çerçeve yöntemiyle’ senede aktarılmış" Zafer konuşmasının devamında, "Bundan sonraki süreçte dosyaya bir bilirkişi raporu alınmış. Bu bilirkişi raporunda, ‘çerçeve yöntemi’ denilen sistem kullanılarak imzanın başka bir evraka aktarılmış olabileceği belirtiliyor. Yani siz bir teslimat fişine imza attığınızı düşünürken, o sırada bırakılan boşlukta çerçeve yöntemi denilen modelle imzanın senedin üzerine geçirildiğine ilişkin bir görüş dosyaya girmiş. Dolayısıyla burada bu bilgiler çerçevesinde İsmail amcanın daha önceden kişisel verilerine erişmiş, yani İsmail amca adına Türkiye'de kayıtlı mal varlığı olduğunu bilen birileri bu yolla dolandırıcılık eylemi yaptığını düşünmekteyiz. Senedi düzenleyip hakkında icra takibine konu eden kişinin aynı benzer senet dolandırıcılığı yargılamasında mahkemeye bulunmuş olduğu beyanında aylık 40 bin lira geliri olduğunu ifade ediyor. Aylık 40 bin lira geliri olduğunu ifade eden bu kişinin bakın böylesine yüksek miktarda bir alacağı birisine borç verebilmesi için yüzlerce yıl çalışması gerekiyor." şeklinde konuştu.

Almanya'dan çıkan atlılar, barış için Kudüs'e ilerliyor Haber

Almanya'dan çıkan atlılar, barış için Kudüs'e ilerliyor

Atlarıyla Almanya'dan 'Peace Mission Jerusalem' parolasıyla yola çıkan aktivistler, Bursa'da mola verdi. Kudüs'e varıp 4 bin 800 kilometrelik yolu tamamlayan atlı aktivistler, dünyaya barış mesajı vermek istiyor. Alman Friedensglocken (Barış Çanları) derneğinin üyeleri, 'Peace Mission Jerusalem' parolasıyla yolan çıktıkları yolun 2 bin 300 kilometresini geride bıraktı. Mayıs ayında Berlin'de görkemli bir kutlamayla yola çıkan ekip, Aralık ayının 25'inde Kudüs'te olmayı hedefliyor. Başta İsrail'in Filistin'e karşı yaptığı zulme dikkat çekmek için başlattıkları atlı barış yürüyüşünde bir çok zorlukla da karşı karşıya kaldı. Türkiye'ye gelen aktivitler, Bursa'da mola verdi. Sabahın ilk ışıklarıyla yine yola koyulan ekip, at arabalarında yer alan ve İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma askeri hurdadan dökülmüş çandaki 'Herkesle barışı kovalayın' yazısıyla dikkat çekiyor. Aktivistler, bugüne kadar geçtikleri yerlerde barış mesajı verirken şu cümleleri kurdu; "Almanya'dan Kudüs'e kadar 4 bin 800 kilometre yol kat ederek, 9 ülkeden geçeceğiz. Mayıs ayının 8'inde başladığımız yolculuğumuzu, Kasım ayının 25'in de tamamlamış olacağız. Kendimiz çiftçilikle uğraşıyoruz. Böyle bir yolculukla, dünyaya barış mesajı vermek istedik. Tabi ki kolay olmuyor. At arabasıyla büyük kamyonların ve hızla geçen araçların yanından ilerliyoruz. İmkan olduğu sürece, dikkatli ve sakin yolları tercih ediyoruz. Geçtiğimiz bir çok köyde bizi misafir ediyorlar. Ellerinden gelen bütün imkanları bize sunuyorlar. Belirlediğimiz tarihte de orada olmak için hiç durmadan yolumuza devam ediyoruz. Dünya şu anda çok karışık durumda. her tarafta istenmeyen görüntüler ortaya çıkıyor. İnsanlık olarak bu görüntüleri kimse istemez. Savaşın haricinde dünyanın bir çok bölgesinde insanlar zorluklar yaşıyor. Biz herkesin barış ve mutluluk içiresinde birlikte yaşamasını istiyoruz."

Almanya’da Araç Kalabalığa Daldı: 2 Ölü, 28 Yaralı Haber

Almanya’da Araç Kalabalığa Daldı: 2 Ölü, 28 Yaralı

Almanya'nın Münih kentinde bir aracın Verdi işçi sendikası üyelerinin eylemi sırasında protestocuların arasına daldığı saldırıda yaralanan 2 yaşındaki kız çocuğu ve annesi hayatını kaybetti.   Almanya'nın Münih kentinde Afgan bir göçmenin Verdi işçi sendikası üyelerinin eylemi sırasında aracıyla kalabalığa daldığı saldırının ardından yeni bir açıklama geldi. Alman polisi, 3 gün önce gerçekleştirilen saldırıda yaralanan 2 yaşındaki kız çocuğu ve annesinin hayatını kaybettiğini bildirdi.  "Saldırıda 28 kişi yaralanmıştı"  Seidlstrasse Caddesi'nde Perşembe günü yerel saatle 10.30'da Verdi işçi sendikası üyelerinin eylemi sırasında gerçekleştirilen saldırıda 28 kişi yaralanmıştı. Saldırının ardından Almanya Başbakanı Olaf Scholz, "Münih'teki saldırının ardından yaralarına yenik düşen küçük çocuğun ve kadının ölümünden derin bir şok ve üzüntü duyuyorum. Yakınlarının yaşadıkları hayal bile edilemez. Onlara en derin taziyelerimi iletiyorum. Tüm ülke onlarla birlikte yas tutuyor" açıklamasını yapmıştı.  Alman medyası, aracın sürücüsünün isminin Farhad N. olduğu, 2001 yılında Afganistan'ın başkenti Kabil'de doğduğu, 2016 yılı sonunda ise Almanya'ya geldiği bilgisini paylaşmıştı. Federal Göç ve Mülteciler Dairesi'nin sığınma başvurusunu reddettiği Farhad N'nin daha sonra sınır dışı etmeyi durduran bir izin aldığı ve Münih'te yaşadığı aktarılmıştı. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.