Hava Durumu

#Almanya

Yeni Marmara Gazetesi - Almanya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Almanya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kaçırılan çocuk 7 yıl sonra harabe evde böyle bulundu Haber

Kaçırılan çocuk 7 yıl sonra harabe evde böyle bulundu

Olay, Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde yaşandı. İddiaya göre, ilçede yaşayan Umut K., çalışmak için gittiği Almanya'da Rebecca S. (30) ile tanışarak birlikte yaşamaya başladı. Çiftin 2018 yılında erkek çocukları N.S. dünyaya geldi. Bir süre sonra Umut K., Alman sevgilisi ve 1 yaşındaki oğlu ile birlikte annesi Hanife S.'yi (60) ziyaret etmek için Bursa'ya geldi. Burada başlayan tartışma ise aile dramının fitilini ateşledi. İddiaya göre Umut K., Almanya'ya geri dönmek istemediğini söyleyerek Rebecca S.'den oğlunu kendisine bırakıp ülkesine dönmesini istedi. Çift arasında çıkan tartışmanın ardından Umut K.'nin oğlunu kaçırmaya karar verdiği öne sürüldü. Planını devreye sokan Umut K., küçük oğlu N.S.'yi annesi Hanife S.'ye bırakarak bir yakınının yanına götürülmesini istedi. Daha sonra Rebecca S. ile birlikte markete giden Umut K., eve döndüklerinde çocuğun kaybolduğunu söyledi. 1 yaşındaki oğlunu evde bulamayan Rebecca S. ise panikle polise giderek şikayetçi oldu.İlçede günlerce oğlunu arayan Rebecca S., çocuğunu kaçırdığından şüphelendiği Umut K. ve annesi hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Ancak yapılan aramalara rağmen küçük çocuğa ulaşılamadı. Bunun üzerine Rebecca S., umudunu kaybetmeden ülkesine geri döndü. Aradan geçen yılların ardından dosya yeniden gündeme geldi. Bu süreçte Umut K.'nin yaklaşık 2 yıl önce geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybettiği öğrenildi. Babaanne Hanife S.'nin de duruşmalara katılmaması üzerine hakkında arama kararı çıkarıldı. Bursa İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından kurulan 6 kişilik özel ekip, haftada bir kez polis merkezine giderek imza atan babaanneyi takibe aldı. Ekipler, belirli günlerde halasının oğlu Recai M.'nin evine giden Hanife S.'yi adım adım izledi.Yapılan teknik ve fiziki takibin ardından belirlenen adrese operasyon düzenlendi. Polis ekipleri, 7 yıldır aranan N.S.'yi kıyafet ve çöp yığınları arasında bitkin halde buldu.8 yaşındaki çocuk sağlık kontrollerinin ardından Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekiplerine teslim edilerek devlet koruması altına alındı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Almanya'dan cinayet için gelmiş Haber

Almanya'dan cinayet için gelmiş

Olay, 7 Şubat sabahı saat 06.00 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre, Almanya'dan Türkiye'ye gelen A.Ç., arsa anlaşmazlığı yaşadığı ablası ve eniştesinin evine gitti. Bahçeden gelen sesler üzerine dışarı çıkan Mesut Tarhan (47) omuz bölgesinden bıçaklanırken, yardıma koşan eşi Adile Tarhan (53) da kardeşi tarafından defalarca bıçak darbesi aldı. Adile Tarhan 18, Mesut Tarhan ise 9 bıçak darbesiyle kanlar içerisinde kaldı. Olayın ardından kaçan zanlı daha sonra polise teslim olurken, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Adile Tarhan 2 gün sonra hayatını kaybetti. Yoğun bakımdaki tedavisinin ardından taburcu olan Mesut Tarhan, 26 yıllık eşinin öldüğünü günler sonra öğrendi. "SIRTIMA BIÇAK SAPLANDIĞINI HİSSETTİM" Yaşadığı dehşet anlarını anlatan Mesut Tarhan, "O gün gece geç yatmıştık. Saatin tam kaç olduğunu hatırlamıyorum ama yaklaşık 12.30 civarıydı. Eşim beni uyandırdı ve yan taraftan bir ses geldiğini söyledi. Ben tam o sırada kapının kapanma sesini duydum. Bunun üzerine birlikte kalkıp dışarı çıktık. Oturduğumuz ev müstakil olduğu için bahçeye çıktık. Bahçedeki lambalar yanmıyordu; yalnızca kapının önündeki bir lamba açıktı, diğer taraflar karanlıktı. Düz zeminde yürüyordum. Kapının önünden yaklaşık 4-5 metre ilerledikten sonra sağ tarafta zeminin yükseldiği karanlık bir alan var. Tam oraya doğru dönerken bir anda omzuma bir bıçak saplandığını hissettim. O anda sırt üstü yere düştüm. Eşim sağ tarafımdaydı, biraz da gerimde kalıyordu. O sırada saldırgan eşime yöneldi ve ona da üst üste bıçak darbeleri indirdi. Ben kendimi doğrultmaya çalıştım. Yaram hâlâ sıcaktı. O sırada saldırganı gördüm; Aslan Çoban'dı. Kendimi toparlayıp ayağa kalktım, ensesinden tutup yere attım ve elindeki bıçağı almaya çalıştım. Bıçağı almaya çalışırken sağ kolum kesildi. Bıçak onun sağ elindeydi, ben de sağ elimle müdahale ettim. Sağ elim tamamen kesildi. İki parmağım neredeyse kopmuştu, sadece deri parçası tutuyordu. Üç parmağım kesilmişti, sonradan onlara tendon transferi yapıldı" dedi. "EŞİMİN VEFAT ETTİĞİNİ SONRADAN ÖĞRENDİM" Tedavi sürecinden bahseden Mesut Tarhan, "Ondan sonrasını hatırlamıyorum. Ne oldu, ne bitti bilmiyorum. Kendime geldiğimde çocukların ve komşumun seslerini duyuyordum. Kızım ambulansı arıyordu. Daha sonra beni ambulansla hastaneye götürdüler. Yaklaşık 5-6 gün entübe kaldım ve o süreçte ne yaşandığını hatırlamıyorum. Ardından 13-14 gün boyunca yoğun bakımda ve serviste yoğun antibiyotik tedavisi gördüm. Geçen hafta taburcu oldum. Kendime geldiğimde hastanedeydim. Doktor bana günün hangi gün olduğunu ve saatin kaç olduğunu sordu, ancak hatırlamıyordum. Sonradan öğrendim ki olay 7 Şubat'ta olmuş. Kendime geldiğimde eşimin vefat ettiğini bilmiyordum. Bunu daha sonra öğrendim" ifadelerini kullandı. "ORTAK ALINAN EVİN ÜZERİNE ÇÖKMEK İSTEDİ" Olayın geçmişine değinen Mesut Tarhan, "Bu olayın arkasında aslında iki yılı aşkın süredir devam eden bir mesele vardı. Biz zaten konuşmuyorduk. Eşim açıkça annesine de söylemişti; 'Huzurumuzu kaçırıyorsunuz, uzak durun' demişti. Oturduğumuz evi eşimle birlikte almıştık ancak ev onların üzerineydi ve vermiyordu. Bana 'bugün yarın vereceğim' diyordu ama eşime de vermeyeceğini söylemiş. Eşim ayrıca ona para da vermişti, onu da vermeyeceğini söylemiş. Evet, ortak alınan evi sahiplenmek ve üzerine çökmek istedi. Kendisi o evde oturmuyordu. Yaklaşık iki buçuk yıl önce Almanya'ya kaçmıştı, çocuklarıyla birlikte gitmişti. Benimle bir sorunu yok gibi görünüyordu ama meğer eşimle arasında ciddi sorunlar varmış. Eşim evi istiyormuş, o ise vermiyormuş. 'Annem yanımda kalmak istemedi, sen istemedin' gibi sudan bahaneler ileri sürüyormuş" diye konuştu. "CİNAYET İŞLEMEK İÇİN TÜRKİYE'YE GELMİŞ" Saldırganın tehditlerde bulunduğunu belirten Mesut Tarhan, "Almanya'da da sorunlar yaşamış. Psikolojisinin iyi olmadığı söylenmiş. Eşi ve çocuklarıyla birlikte Türkiye'ye dönmek istemiş ancak onlar kabul etmemiş. Onları orada bırakıp tek başına Türkiye'ye gelmiş ve böyle bir olaya kalkışmış. Gelmeden önce bize geldiğini ya da evde olduğumuza dair hiçbir telefon etmedi. Ocak ayının 15'i ya da 16'sında eşimi aramış. Eşim bana söyledi ama telefonu açmamış. Ben de 'Aç, kardeşindir. Bugün kavga edersiniz yarın barışırsınız' dedim. Eşim de 'Açıyorum ama bana çok ağır küfürler ediyor, tehdit ediyor' dedi. Daha sonra eşim tekrar konuştuğunda ona 'Ayın birinde geleceğim, orada seni görmeyeyim, öldüreceğim' dediğini söyledi. Ben de kendisine mesaj yazdım. 'Bir sıkıntı mı var? Varsa konuşalım' dedim. Bana 'Seninle bir sıkıntım yok, gelince konuşuruz' diye cevap verdi. Bana açıkçası bu olay çok şaşırtıcı gelmedi. Çünkü aile içinde bu tür meseleler daha önce de yaşanmış. Urfa'da bir evleri var ve o ev yüzünden beş kardeşin hiçbiri birbiriyle konuşmuyor. Ben 2000 yılında evlendim. Yani 26 yıllık eşimi kaybettim. Onu öz kardeşi öldürdü" dedi. "ANNEM KANLAR İÇİNDEYDİ VE BABANA KOŞ DEDİ" Olay anını anlatan Sevgi Tarhan (21), "O sırada evdeydim ve en arka odadaki kendi odamda uyuyordum. Kardeşimin seslenmesiyle uyandım. Bana 'Dayım geldi, annemle babam yaralı, kapının önündeler' dedi. İlk başta gürültüyü duymamıştım ama yataktan kalktıktan sonra annemin bağırışını duydum. Hemen telefonumu şarjdan alıp kapıya doğru koşmak istedim. Tam o sırada annem içeri girdi. Annem kanlar içindeydi ve bana 'Babana koş' diye bağırdı. O anda babamın yaralandığını düşündüm. Kapının önüne çıktım. Tam o sırada babam bana doğru yürüyordu. Birkaç adım attıktan sonra bayıldı. Babam bayılırken onu tuttum. Yaralarına tampon uyguladım ve kanamanın durması için baskı yaptım. Kardeşime seslenerek telefonu getirmesini söyledim ve ambulansı aradım. Aynı zamanda ailemizi de arayıp haber verdim. Babama baskı uygularken annem içeriden komşuları aradı. Komşu geldi. Ona babamın yarasına nasıl baskı yapması gerektiğini gösterdim ve babamı ona bıraktım. Daha sonra anneme bakmak için içeri koştum" sözlerini kaydetti. "DAYINI YAPTI KIZIM DEDİ VE BAYILDI" Sağlık ekipleri gelene kadar ailesine müdahale ettiğini söyleyen Sevgi Tarhan, "İlk çıktığımda kapının önünde saldırganı görmemiştim. Babam tek başınaydı ve bana doğru yürüyüp kapının önünde yere yığılmıştı. Çok kısa bir süre içinde olmuştu her şey. Babamın bilincinin kapalı olduğunu fark ettim. O sırada annem ayaktaydı ve konuşuyordu. Babam bir ara kendine gelir gibi oldu ve 'Dayını yaptı kızım, dayını yaptı' dedi. Yaralarına baskı yaparken acıdan bağırıyordu. Komşuya 'Sen tut' dedim, 'Ben anneme bakmam lazım' dedim ve içeri koştum. Annemin üstündeki tişört ilk gördüğümde hafif kanlıydı. Ancak içeri girdiğimde tişörtünün tamamen kana bulandığını gördüm. Tişörtünü kaldırdığımda daha derin yaralarının olduğunu fark ettim. O sırada ambulans çok kısa sürede geldi. Yaklaşık 5-6 dakika içinde olay yerine ulaştılar. Ondan sonrasını sağlık ekiplerine bıraktık" dedi. "8 MART'TA ANNEM İÇİN ADALET İSTİYORUM" Annesini kaybettiği için büyük üzüntü duyduğunu ifade eden Sevgi Tarhan, "Daha önce hayatımda böyle büyük bir korku yaşamamıştım. Ne yapacağımı bilmiyordum. Bir yandan şok içindeydim, bir yandan da müdahale etmeye çalışıyordum. Dayımın böyle bir şey yapabileceğini hiç düşünmemiştim. Kapının önüne çıktığımda annemle babamı kanlar içinde görünce büyük bir şok yaşadım. Olay 7 Şubat'ta oldu. Annem ise 9 Şubat sabahı saat 05.30'da hayatını kaybetti. Çok garip bir durumdu. Bir yandan annemi kaybetmenin acısını yaşıyorum, diğer yandan babamın hayatta olduğu haberini alıyoruz. Çok karmaşık duygular içerisindeydik. Ben dayımın suçunun en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum. Annemi elimizden aldı. Babam da ağır yaralandı. Almanya'dan Türkiye'ye cinayet işlemek için gelmiş. Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve ben annemi katleden kişinin en ağır cezayı almasını istiyorum. Bunun için ne gerekiyorsa yapılmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.

Marmarabirlik'ten 2025'te güçlü ve stratejik büyüme Haber

Marmarabirlik'ten 2025'te güçlü ve stratejik büyüme

Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, 2025 yılını değerlendirirken yalnızca finansal büyümeye değil, kurumsal yapılanmaya da dikkat çekerek şunları söyledi: "2025 yılı bizim açımızdan sadece rakamsal büyümenin değil; tüm iş ortaklarımızla ve yurtiçi-yurtdışı ulusal ve yerel zincir marketlerle ilişkilerimizi güçlendirdiğimiz, sağlam temellere oturttuğumuz ve karşılıklı güven ilişkisini pekiştirdiğimiz bir yıl olmuştur. Uzun vadeli büyüme stratejilerimizi netleştirdiğimiz ve temellerini attığımız bir dönemde dahi satış miktarında yüzde 10, satış tutarında yüzde 30 artış sağlayarak 6,8 milyar TL ciroya ulaşmamız son derece kıymetlidir. Bu tablo, geleceğe daha güçlü ve daha kararlı bakmamızı sağlamaktadır." YURTİÇİNDE 81 İLDE 70 BİN SATIŞ NOKTASI Yurtiçi organizasyon yapısının 2025 yılında daha da yaygınlaştığını belirten Yıldız, 81 ilde ulusal zincirler, geleneksel kanal, tüm yerel zincirler, marketler ve EDT kanalı dahil olmak üzere toplam yaklaşık 70 bin satış noktasına ulaşıldığını ifade etti. Yıldız sözlerine şu şekilde devam etti; "Ulusal zincirlerde milyon adetlik aktiviteler gerçekleştirdik ve daha fazla insert çalışmasında yer aldık. Büyükşehir belediyesi iştirakleri ile çalışmalarımızı artırdık. Özellikle bakliyat firmalarının hazırladığı kumanya kolilerinde yer alma oranımızı yükselttik. MSB ve Adalet Bakanlığı kantinlerindeki iş hacmimizi büyüttük. Tüm kanallarda yeni ürün listelemeleri yaparak raf payımızı ve satışlarımızı artırdık." Yıldız ayrıca, THY-DOCO ile iş birliğinin büyütüldüğünü ve tonaj ile ciro açısından en yüksek seviyeye ulaşıldığını vurguladı. İHRACATTA TARİHİ REKOR: 68 ÜLKEDE 20 BİN NOKTA İhracat kanalında 2025 yılı, Marmarabirlik tarihinin en yüksek dolar bazlı cirosuna ulaşılan yıl oldu. Toplamda 35 milyon USD satış gerçekleştirilirken, 68 ülkede yaklaşık 20 bin satış noktasına ulaşıldığını belirten Başkan Yıldız, "2025 yılında ilk kez Küba ve İspanya'ya ihracat gerçekleştirdik. Avrupa'daki etnik marketlerde sahip olduğumuz güçlü konumu, ulusal zincir marketlere de taşıdığımız bir yıl oldu. Bu kapsamda Almanya'da Lidl'in yanı sıra Kaufland ve Real; Hollanda'da Albert Heijn; Danimarka'da Bilka, Netto ve Coop 365; İsveç'te Lidl; Avusturya'da Lidl ve Etsan; Bosna-Hersek'te Bingo; ABD'de Walmart; Avustralya'da Coles ve Woolworths; Ukrayna'da Auchan, Novus, Fudkom, Silpo, Tavriya, Klass, Varus, Delikat, Ekonomplus ve Çudo; Özbekistan'da Korzinka gibi birçok zincire yeni girişler sağlandı. Mevcut zincirlerde ise ürün sayıları ve aktiviteler artırıldı" diye konuştu. RUSYA PAZARINDA STRATEJİK DERİNLEŞME Rusya pazarının 2025 yılında ayrı bir stratejik başlık haline geldiğini belirten Yıldız, bu ülkede hem premium hem de yaygın perakende kanallarında güçlü bir yapılanma oluşturduklarını ifade etti. Yıldız, "Rusya pazarında yalnızca belirli zincirlerle değil, farklı segmentlerde konumlanan çok sayıda ulusal ve yerel perakende grubuyla iş birliklerimizi geliştirdik. Bu pazarda derinleşme stratejisi izliyoruz. Bu kapsamda Rusya'da X5 Group ve Azbuka Vkusa başta olmak üzere; Tvoydom, Metro, Magnolia, 7M, Sosedi, Klever, Toçka ve Yablaka zincirlerinde ürünler raflarda yer aldı. Rusya'da farklı tüketici segmentlerine uygun ürün portföyümüzle yaygın bir dağıtım ağı oluşturduk. Hem hacim hem de marka konumlandırması açısından önemli bir ivme yakaladık" dedi. RUS MARKETLERİNE MARMARABİRLİK İMZASI Rusya'nın önde gelen e-ticaret platformlarından Ozon'da haftalık 6 bin adet satışa ulaşarak oldukça önemli bir başarıya imza atmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirten Başkan Yıldız, "Ayrıca Rusya, Avrupa ve dünyada raftan düşüp yeniden çıkılan ve ilk defa girdiğimiz 16 farklı süper ve hipermarketin yaklaşık 7 bin şubesinde rafları doldurmanın haklı gururu içindeyiz" dedi.Yıldız ayrıca, tüm ihracat pazarlarında o ülke tüketicisinin tercihlerine uygun özel ürünler geliştirildiğini; farklı ambalaj ve gramaj seçenekleri ile kolay açılır-sergilenebilir koliler tasarlanarak raf görünürlüğünün güçlendirildiğini belirtti. Yurtdışında EDT kanalında ise Rus havayolu şirketleri olan Aeroflot, S7 Airlines, Pobeda ve Nordwind Airlines ile yürütülen görüşmelerin ürün listeleme aşamasına geldiği ifade edildi. 2026 STRATEJİSİ: YURTDIŞI ULUSAL ZİNCİRLERDE DAHA BÜYÜK PAZAR PAYI 2026 yılı hedeflerine ilişkin açıklamalarda bulunan Yıldız, büyüme stratejisinin merkezine yurtdışı ulusal zincirleri aldıklarını belirterek, "2026 yılında en büyük pazar ve pay hedefimiz yurtdışı ulusal zincirlerdir. Yeni ülkeler ve yeni perakende satış noktaları hedeflenmiş olup görüşmelere başlanmıştır. Almanya'da Edeka ve İngiltere'de Tesco ile görüşmelerimiz devam etmektedir. Var olan ve yeni noktalarda tadım faaliyetlerimizi hızlandıracağız. TV reklamları ve sosyal medya mecralarında gerçekleştireceğimiz çalışmalarla yeni ve daha güçlü bir iletişim stratejisini hayata geçireceğiz" ifadelerini kullandı.Marmarabirlik, 2025 yılında sağlam temeller üzerine inşa ettiği büyüme performansını 2026 yılında daha da ileri taşıyarak hem yurtiçinde hem de küresel pazarlarda marka değerini ve pazar payını artırmayı hedefliyor.

Marmarabirlik'ten 2025'te güçlü ve stratejik büyüme Video Galeri

Marmarabirlik'ten 2025'te güçlü ve stratejik büyüme

     Türkiye'nin zeytin ve zeytinyağı sektöründeki öncü kuruluşlarından Marmarabirlik, 2025 yılında hem yurtiçi hem de yurtdışı pazarlarda güçlü ve dengeli bir büyüme performansı sergiledi. Birlik, bir önceki yıla göre satış miktarını yüzde 10, satış tutarını ise yüzde 30 artırarak yaklaşık 6,8 milyar TL net ciroya ulaştı. İhracatta ise tarihinin en yüksek dolar bazlı cirosuna erişilerek yaklaşık 35 milyon USD satış gerçekleştirildi. "2025, güveni pekiştirdiğimiz ve uzun vadeli stratejimizi netleştirdiğimiz bir yıl oldu"      Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, 2025 yılını değerlendirirken yalnızca finansal büyümeye değil, kurumsal yapılanmaya da dikkat çekerek şunları söyledi: "2025 yılı bizim açımızdan sadece rakamsal büyümenin değil; tüm iş ortaklarımızla ve yurtiçi-yurtdışı ulusal ve yerel zincir marketlerle ilişkilerimizi güçlendirdiğimiz, sağlam temellere oturttuğumuz ve karşılıklı güven ilişkisini pekiştirdiğimiz bir yıl olmuştur. Uzun vadeli büyüme stratejilerimizi netleştirdiğimiz ve temellerini attığımız bir dönemde dahi satış miktarında yüzde 10, satış tutarında yüzde 30 artış sağlayarak 6,8 milyar TL ciroya ulaşmamız son derece kıymetlidir. Bu tablo, geleceğe daha güçlü ve daha kararlı bakmamızı sağlamaktadır." Yurtiçinde 81 ilde 70 bin satış noktası      Yurtiçi organizasyon yapısının 2025 yılında daha da yaygınlaştığını belirten Yıldız, 81 ilde ulusal zincirler, geleneksel kanal, tüm yerel zincirler, marketler ve EDT kanalı dahil olmak üzere toplam yaklaşık 70 bin satış noktasına ulaşıldığını ifade etti.      Yıldız sözlerine şu şekilde devam etti; "Ulusal zincirlerde milyon adetlik aktiviteler gerçekleştirdik ve daha fazla insert çalışmasında yer aldık. Büyükşehir belediyesi iştirakleri ile çalışmalarımızı artırdık. Özellikle bakliyat firmalarının hazırladığı kumanya kolilerinde yer alma oranımızı yükselttik. MSB ve Adalet Bakanlığı kantinlerindeki iş hacmimizi büyüttük. Tüm kanallarda yeni ürün listelemeleri yaparak raf payımızı ve satışlarımızı artırdık." Yıldız ayrıca, THY-DOCO ile iş birliğinin büyütüldüğünü ve tonaj ile ciro açısından en yüksek seviyeye ulaşıldığını vurguladı. İhracatta tarihi rekor: 68 ülkede 20 bin nokta      İhracat kanalında 2025 yılı, Marmarabirlik tarihinin en yüksek dolar bazlı cirosuna ulaşılan yıl oldu. Toplamda 35 milyon USD satış gerçekleştirilirken, 68 ülkede yaklaşık 20 bin satış noktasına ulaşıldığını belirten Başkan Yıldız, "2025 yılında ilk kez Küba ve İspanya'ya ihracat gerçekleştirdik. Avrupa'daki etnik marketlerde sahip olduğumuz güçlü konumu, ulusal zincir marketlere de taşıdığımız bir yıl oldu. Bu kapsamda Almanya'da Lidl'in yanı sıra Kaufland ve Real; Hollanda'da Albert Heijn; Danimarka'da Bilka, Netto ve Coop 365; İsveç'te Lidl; Avusturya'da Lidl ve Etsan; Bosna-Hersek'te Bingo; ABD'de Walmart; Avustralya'da Coles ve Woolworths; Ukrayna'da Auchan, Novus, Fudkom, Silpo, Tavriya, Klass, Varus, Delikat, Ekonomplus ve Çudo; Özbekistan'da Korzinka gibi birçok zincire yeni girişler sağlandı. Mevcut zincirlerde ise ürün sayıları ve aktiviteler artırıldı" diye konuştu. Rusya pazarında stratejik derinleşme      Rusya pazarının 2025 yılında ayrı bir stratejik başlık haline geldiğini belirten Yıldız, bu ülkede hem premium hem de yaygın perakende kanallarında güçlü bir yapılanma oluşturduklarını ifade etti.      Yıldız, "Rusya pazarında yalnızca belirli zincirlerle değil, farklı segmentlerde konumlanan çok sayıda ulusal ve yerel perakende grubuyla iş birliklerimizi geliştirdik. Bu pazarda derinleşme stratejisi izliyoruz. Bu kapsamda Rusya'da X5 Group ve Azbuka Vkusa başta olmak üzere; Tvoydom, Metro, Magnolia, 7M, Sosedi, Klever, Toçka ve Yablaka zincirlerinde ürünler raflarda yer aldı. Rusya'da farklı tüketici segmentlerine uygun ürün portföyümüzle yaygın bir dağıtım ağı oluşturduk. Hem hacim hem de marka konumlandırması açısından önemli bir ivme yakaladık" dedi. Rus marketlerine Marmarabirlik imzası      Rusya'nın önde gelen e-ticaret platformlarından Ozon'da haftalık 6 bin adet satışa ulaşarak oldukça önemli bir başarıya imza atmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirten Başkan Yıldız, "Ayrıca Rusya, Avrupa ve dünyada raftan düşüp yeniden çıkılan ve ilk defa girdiğimiz 16 farklı süper ve hipermarketin yaklaşık 7 bin şubesinde rafları doldurmanın haklı gururu içindeyiz" dedi.       Yıldız ayrıca, tüm ihracat pazarlarında o ülke tüketicisinin tercihlerine uygun özel ürünler geliştirildiğini; farklı ambalaj ve gramaj seçenekleri ile kolay açılır-sergilenebilir koliler tasarlanarak raf görünürlüğünün güçlendirildiğini belirtti. Yurtdışında EDT kanalında ise Rus havayolu şirketleri olan Aeroflot, S7 Airlines, Pobeda ve Nordwind Airlines ile yürütülen görüşmelerin ürün listeleme aşamasına geldiği ifade edildi. 2026 stratejisi: Yurtdışı ulusal zincirlerde daha büyük pazar payı       2026 yılı hedeflerine ilişkin açıklamalarda bulunan Yıldız, büyüme stratejisinin merkezine yurtdışı ulusal zincirleri aldıklarını belirterek, "2026 yılında en büyük pazar ve pay hedefimiz yurtdışı ulusal zincirlerdir. Yeni ülkeler ve yeni perakende satış noktaları hedeflenmiş olup görüşmelere başlanmıştır. Almanya'da Edeka ve İngiltere'de Tesco ile görüşmelerimiz devam etmektedir. Var olan ve yeni noktalarda tadım faaliyetlerimizi hızlandıracağız. TV reklamları ve sosyal medya mecralarında gerçekleştireceğimiz çalışmalarla yeni ve daha güçlü bir iletişim stratejisini hayata geçireceğiz" ifadelerini kullandı.       Marmarabirlik, 2025 yılında sağlam temeller üzerine inşa ettiği büyüme performansını 2026 yılında daha da ileri taşıyarak hem yurtiçinde hem de küresel pazarlarda marka değerini ve pazar payını artırmayı hedefliyor.

İranı “Derhal Terk Edin” çağrısı Haber

İranı “Derhal Terk Edin” çağrısı

ABD ile İran arasındaki tansiyon yükselirken, birçok ülke vatandaşlarına İran’dan ayrılmaları yönünde acil uyarı yayımladı. Diplomatik kaynaklara göre, yarın Cenevre’de yapılacak ABD-İran görüşmesi öncesinde güvenlik endişeleri artmış durumda.Donald Trump, son açıklamasında Tahran’ı nükleer programını yeniden inşa etmekle suçladı ancak diplomatik çözümden yana olduğunu da vurguladı. Buna karşın ABD’nin bölgedeki askeri varlığını artırması dikkat çekti. Washington yönetimi, Ortadoğu’ya USS Abraham Lincoln ve USS Gerald R. Ford uçak gemilerini sevk etti.Tahran ise “sıfır nükleer zenginleşme” talebini kabul etmeyeceklerini ve füze programlarının “kırmızı çizgi” olduğunu yineledi.Artan gerilim üzerine: Avustralya, vatandaşlarına İran’ı “mümkün olan en kısa sürede” terk etmeleri çağrısı yaptı. Almanya, güvenlik durumunun “olağanüstü derecede istikrarsız” olduğunu belirterek uçuş iptallerine karşı uyardı. Hindistan, öğrenciler ve iş insanları dahil tüm vatandaşlarına ülkeden ayrılmaları tavsiyesinde bulundu. Polonya Başbakanı, İran’daki vatandaşlarına “derhal ülkeyi terk edin” çağrısı yaptı. Sırbistan ve Güney Kore, hem seyahat planlarını erteleme hem de ülkedekilerin ayrılması yönünde uyarı yayımladı. İsveç, bölgedeki belirsizliğe dikkat çekerek İran’a tüm seyahatlere karşı tavsiyesini yineledi. Öte yandan ABD Dışişleri Bakanlığı, Beyrut’taki diplomatik temsilciliğinde zorunlu olmayan personelin çekilmesini istedi. Katar merkezli Al Jazeera, bu adımı olası bir ABD-İran çatışması sonrasında Hizbullah’ın bölgedeki Amerikan personeline yönelik riskine karşı alınmış bir önlem olarak değerlendirdi.Diplomatik temaslar sürerken, bölgede askeri bir çatışma ihtimalinin tamamen göz ardı edilemeyeceği belirtiliyor.

Kanla besleniyor, birçok hastalığa şifa oluyorlar Haber

Kanla besleniyor, birçok hastalığa şifa oluyorlar

Bursa'da sülük üretimi ve satışı yapan işletmenin sahibi Mustafa Çakmak, sülükle tedavinin sadece Türkiye değil dünya genelinde yayıldığını belirterek, özellikle Rusya başta olmak üzere ABD ve Almanya gibi birçok ülkede sülükle ilgili araştırmalar yapıldığını anlattı.Sülüklerin genellikle göl, sazlık gibi yerlerden toplandığını dile getiren Çakmak, bu canlıların dişi ve erkeğinin olmadığını, hepsinin birbiriyle çiftleşebildiğini aktardı. Kıl gibi neredeyse görünmeyecek ölçüde küçük olan yavruları belli bir boyuta ulaşması beslediklerini belirten Çakmak, şunlar söyledi: "Yavruları mezbahalardan aldığımız kanla besliyoruz. Bir ay arayla besliyoruz. 2-3 kez beslemeyle istenilen boyuta, yani tedavi için kullanılmaya uygun büyüklüğe ulaşıyor. Sülükler vücutta en sıcak yeri emmek isterler. O yüzden ilk ele aldığınızda parmak arasına yönelirler. Sülük, cilt hastalıklarında, varis, kangren, boyun ve bel fıtığı, göz hastalıkları gibi birçok rahatsızlığın tedavisinde uzman eşliğinde kullanılıyor. Birçok doktor tedavilerine sülüğü de ekledi. İyi sonuçlar aldıklarını duyuyoruz." KADINLAR CİLT GÜZELLİĞİNİ SÜLÜKTE ARIYOR Son yıllarda yüz ve cilt bakımında kadınların sülükleri tercih etmeye başladığını vurgulayan Çakmak, "Sivilce tedavisinde sülük kullanılıyor. Yüz güzelliğinde yine uzman desteğiyle sülükle ilerleyenler var. Bu konuda Rusya'da sülüklerden cilt bakım kremleri yapıldı. Türkiye'de de yapılmaya ve kullanılmaya başlandı." dedi.Sülüklerin sadece pis kanı emmediğine dikkati çeken Çakmak, "Tek şifası pis kanı emmesi değil sadece pis kanı emmez, temiz kanı da emiyorlar. Sülüğün verdiği şifa kanı emmesiyle ilgili değil salgı ve enzimleriyle ilgili. Salgı ve enzimlerinde şifası sülüğün. Bu enzimleri kullanarak kremler yapılıyor." diye konuştu. VARİSLİ HASTALAR BAŞLARINI DÖNDÜRÜYOR Çakmak, sülüklerin varisli hastaları çok sevdiğini belirterek, "Varis görünce adeta başları dönüyor. Varisli hastadan çok hızlı kan emiyorlar. Kısa sürede sülük 2-3 katı büyüklüğe ulaşabiliyor." ifadesini kullandı.Bir hastada kullanılan sülüğü tekrar geldiğe yere doğaya bıraktıklarını dile getiren Çakmak, "Tekrar doğal ortamına salınması önemli. Zaten bilinçsiz toplayıcılıktan ve duyduğumuz kadarıyla kaçakçılıktan sayıları azaldı. Doğada, kendi ortamlarında üreyip çoğalmaları önemli" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.