Hava Durumu

#Ambulans

Yeni Marmara Gazetesi - Ambulans haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ambulans haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ölüm, fırın çalışanını çay molasında yakaladı Haber

Ölüm, fırın çalışanını çay molasında yakaladı

Edinilen bilgiye göre, ekmek fırınında paketleme elemanı olarak çalışan 51 yaşındaki Mustafa Çelik, dinlenmek için elinde çay bardağıyla dışarı çıktı ve içerisinde yakacak olarak kullanılan fındık kabuklarının bulunduğu çuvalın üzerine oturdu. Güvenlik kamerasına saniye saniye yansıyan görüntülerde, Mustafa Çelik çuvalın üzerine oturduktan kısa süre sonra önce elini yüzüne götürüp yüzünü silmeye çalışırken olduğu yere yıkıldı. Yan tarafta sohbet eden çalışma arkadaşları durumu fark etmezken, fırına dönen bir dağıtım görevlisi olayı fark etti. Mustafa Çelik'e ilk müdahaleyi olay yerinde arkadaşları yaparken, ihbar üzerine kısa sürede olay yerine gelen 112 sağlık ekibi Mustafa Çelik'e kalp masajı yaparak ambulansa aldı. Yaklaşık 15 dakika boyunca ambulansta kalp masajı yapılan Mustafa Çelik, götürüldüğü Manavgat Devlet Hastanesi'nde hayatını kaybetti. Mustafa Çelik'in bilinen bir kalp rahatsızlığı olmadığı, diş tedavisi gördüğü ve ağzında geçici diş bulunduğu başka bir rahatsızlığının olmadığı bildirildi. Cumhuriyet savcısı ve Adli Tabibin incelemelerinin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu'na gönderilen Mustafa Çelik'in cenazesi, Ulukapı Mahallesi'nde toprağa verildi. Çalışma arkadaşlarından Ahmet Türkmen, Mustafa'nın kalp krizi geçirdiğini aralarındaki çuvallar nedeniyle diğer arkadaşlarının fark edemediğini belirterek, "Ekmek dağıtımından dönen arkadaşımızın bağırması üzerine dışarı çıktığımda Mustafa'nın çuvalın üzerinde yığılmış halde olduğunu gördüm. Hemen müdahalede bulunduk. Bir arkadaşımız kalp masajı yaptı. Ne var ki geri dönmedi" dedi. Bülent Karcılar "Ne olduğunu anlayamadık. Hemen müdahale ettik. Dilini çıkarmaya çalıştım. Ambulans kısa sürede geldi ama yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı" dedi.

Almanya'dan cinayet için gelmiş Haber

Almanya'dan cinayet için gelmiş

Olay, 7 Şubat sabahı saat 06.00 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre, Almanya'dan Türkiye'ye gelen A.Ç., arsa anlaşmazlığı yaşadığı ablası ve eniştesinin evine gitti. Bahçeden gelen sesler üzerine dışarı çıkan Mesut Tarhan (47) omuz bölgesinden bıçaklanırken, yardıma koşan eşi Adile Tarhan (53) da kardeşi tarafından defalarca bıçak darbesi aldı. Adile Tarhan 18, Mesut Tarhan ise 9 bıçak darbesiyle kanlar içerisinde kaldı. Olayın ardından kaçan zanlı daha sonra polise teslim olurken, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Adile Tarhan 2 gün sonra hayatını kaybetti. Yoğun bakımdaki tedavisinin ardından taburcu olan Mesut Tarhan, 26 yıllık eşinin öldüğünü günler sonra öğrendi. "SIRTIMA BIÇAK SAPLANDIĞINI HİSSETTİM" Yaşadığı dehşet anlarını anlatan Mesut Tarhan, "O gün gece geç yatmıştık. Saatin tam kaç olduğunu hatırlamıyorum ama yaklaşık 12.30 civarıydı. Eşim beni uyandırdı ve yan taraftan bir ses geldiğini söyledi. Ben tam o sırada kapının kapanma sesini duydum. Bunun üzerine birlikte kalkıp dışarı çıktık. Oturduğumuz ev müstakil olduğu için bahçeye çıktık. Bahçedeki lambalar yanmıyordu; yalnızca kapının önündeki bir lamba açıktı, diğer taraflar karanlıktı. Düz zeminde yürüyordum. Kapının önünden yaklaşık 4-5 metre ilerledikten sonra sağ tarafta zeminin yükseldiği karanlık bir alan var. Tam oraya doğru dönerken bir anda omzuma bir bıçak saplandığını hissettim. O anda sırt üstü yere düştüm. Eşim sağ tarafımdaydı, biraz da gerimde kalıyordu. O sırada saldırgan eşime yöneldi ve ona da üst üste bıçak darbeleri indirdi. Ben kendimi doğrultmaya çalıştım. Yaram hâlâ sıcaktı. O sırada saldırganı gördüm; Aslan Çoban'dı. Kendimi toparlayıp ayağa kalktım, ensesinden tutup yere attım ve elindeki bıçağı almaya çalıştım. Bıçağı almaya çalışırken sağ kolum kesildi. Bıçak onun sağ elindeydi, ben de sağ elimle müdahale ettim. Sağ elim tamamen kesildi. İki parmağım neredeyse kopmuştu, sadece deri parçası tutuyordu. Üç parmağım kesilmişti, sonradan onlara tendon transferi yapıldı" dedi. "EŞİMİN VEFAT ETTİĞİNİ SONRADAN ÖĞRENDİM" Tedavi sürecinden bahseden Mesut Tarhan, "Ondan sonrasını hatırlamıyorum. Ne oldu, ne bitti bilmiyorum. Kendime geldiğimde çocukların ve komşumun seslerini duyuyordum. Kızım ambulansı arıyordu. Daha sonra beni ambulansla hastaneye götürdüler. Yaklaşık 5-6 gün entübe kaldım ve o süreçte ne yaşandığını hatırlamıyorum. Ardından 13-14 gün boyunca yoğun bakımda ve serviste yoğun antibiyotik tedavisi gördüm. Geçen hafta taburcu oldum. Kendime geldiğimde hastanedeydim. Doktor bana günün hangi gün olduğunu ve saatin kaç olduğunu sordu, ancak hatırlamıyordum. Sonradan öğrendim ki olay 7 Şubat'ta olmuş. Kendime geldiğimde eşimin vefat ettiğini bilmiyordum. Bunu daha sonra öğrendim" ifadelerini kullandı. "ORTAK ALINAN EVİN ÜZERİNE ÇÖKMEK İSTEDİ" Olayın geçmişine değinen Mesut Tarhan, "Bu olayın arkasında aslında iki yılı aşkın süredir devam eden bir mesele vardı. Biz zaten konuşmuyorduk. Eşim açıkça annesine de söylemişti; 'Huzurumuzu kaçırıyorsunuz, uzak durun' demişti. Oturduğumuz evi eşimle birlikte almıştık ancak ev onların üzerineydi ve vermiyordu. Bana 'bugün yarın vereceğim' diyordu ama eşime de vermeyeceğini söylemiş. Eşim ayrıca ona para da vermişti, onu da vermeyeceğini söylemiş. Evet, ortak alınan evi sahiplenmek ve üzerine çökmek istedi. Kendisi o evde oturmuyordu. Yaklaşık iki buçuk yıl önce Almanya'ya kaçmıştı, çocuklarıyla birlikte gitmişti. Benimle bir sorunu yok gibi görünüyordu ama meğer eşimle arasında ciddi sorunlar varmış. Eşim evi istiyormuş, o ise vermiyormuş. 'Annem yanımda kalmak istemedi, sen istemedin' gibi sudan bahaneler ileri sürüyormuş" diye konuştu. "CİNAYET İŞLEMEK İÇİN TÜRKİYE'YE GELMİŞ" Saldırganın tehditlerde bulunduğunu belirten Mesut Tarhan, "Almanya'da da sorunlar yaşamış. Psikolojisinin iyi olmadığı söylenmiş. Eşi ve çocuklarıyla birlikte Türkiye'ye dönmek istemiş ancak onlar kabul etmemiş. Onları orada bırakıp tek başına Türkiye'ye gelmiş ve böyle bir olaya kalkışmış. Gelmeden önce bize geldiğini ya da evde olduğumuza dair hiçbir telefon etmedi. Ocak ayının 15'i ya da 16'sında eşimi aramış. Eşim bana söyledi ama telefonu açmamış. Ben de 'Aç, kardeşindir. Bugün kavga edersiniz yarın barışırsınız' dedim. Eşim de 'Açıyorum ama bana çok ağır küfürler ediyor, tehdit ediyor' dedi. Daha sonra eşim tekrar konuştuğunda ona 'Ayın birinde geleceğim, orada seni görmeyeyim, öldüreceğim' dediğini söyledi. Ben de kendisine mesaj yazdım. 'Bir sıkıntı mı var? Varsa konuşalım' dedim. Bana 'Seninle bir sıkıntım yok, gelince konuşuruz' diye cevap verdi. Bana açıkçası bu olay çok şaşırtıcı gelmedi. Çünkü aile içinde bu tür meseleler daha önce de yaşanmış. Urfa'da bir evleri var ve o ev yüzünden beş kardeşin hiçbiri birbiriyle konuşmuyor. Ben 2000 yılında evlendim. Yani 26 yıllık eşimi kaybettim. Onu öz kardeşi öldürdü" dedi. "ANNEM KANLAR İÇİNDEYDİ VE BABANA KOŞ DEDİ" Olay anını anlatan Sevgi Tarhan (21), "O sırada evdeydim ve en arka odadaki kendi odamda uyuyordum. Kardeşimin seslenmesiyle uyandım. Bana 'Dayım geldi, annemle babam yaralı, kapının önündeler' dedi. İlk başta gürültüyü duymamıştım ama yataktan kalktıktan sonra annemin bağırışını duydum. Hemen telefonumu şarjdan alıp kapıya doğru koşmak istedim. Tam o sırada annem içeri girdi. Annem kanlar içindeydi ve bana 'Babana koş' diye bağırdı. O anda babamın yaralandığını düşündüm. Kapının önüne çıktım. Tam o sırada babam bana doğru yürüyordu. Birkaç adım attıktan sonra bayıldı. Babam bayılırken onu tuttum. Yaralarına tampon uyguladım ve kanamanın durması için baskı yaptım. Kardeşime seslenerek telefonu getirmesini söyledim ve ambulansı aradım. Aynı zamanda ailemizi de arayıp haber verdim. Babama baskı uygularken annem içeriden komşuları aradı. Komşu geldi. Ona babamın yarasına nasıl baskı yapması gerektiğini gösterdim ve babamı ona bıraktım. Daha sonra anneme bakmak için içeri koştum" sözlerini kaydetti. "DAYINI YAPTI KIZIM DEDİ VE BAYILDI" Sağlık ekipleri gelene kadar ailesine müdahale ettiğini söyleyen Sevgi Tarhan, "İlk çıktığımda kapının önünde saldırganı görmemiştim. Babam tek başınaydı ve bana doğru yürüyüp kapının önünde yere yığılmıştı. Çok kısa bir süre içinde olmuştu her şey. Babamın bilincinin kapalı olduğunu fark ettim. O sırada annem ayaktaydı ve konuşuyordu. Babam bir ara kendine gelir gibi oldu ve 'Dayını yaptı kızım, dayını yaptı' dedi. Yaralarına baskı yaparken acıdan bağırıyordu. Komşuya 'Sen tut' dedim, 'Ben anneme bakmam lazım' dedim ve içeri koştum. Annemin üstündeki tişört ilk gördüğümde hafif kanlıydı. Ancak içeri girdiğimde tişörtünün tamamen kana bulandığını gördüm. Tişörtünü kaldırdığımda daha derin yaralarının olduğunu fark ettim. O sırada ambulans çok kısa sürede geldi. Yaklaşık 5-6 dakika içinde olay yerine ulaştılar. Ondan sonrasını sağlık ekiplerine bıraktık" dedi. "8 MART'TA ANNEM İÇİN ADALET İSTİYORUM" Annesini kaybettiği için büyük üzüntü duyduğunu ifade eden Sevgi Tarhan, "Daha önce hayatımda böyle büyük bir korku yaşamamıştım. Ne yapacağımı bilmiyordum. Bir yandan şok içindeydim, bir yandan da müdahale etmeye çalışıyordum. Dayımın böyle bir şey yapabileceğini hiç düşünmemiştim. Kapının önüne çıktığımda annemle babamı kanlar içinde görünce büyük bir şok yaşadım. Olay 7 Şubat'ta oldu. Annem ise 9 Şubat sabahı saat 05.30'da hayatını kaybetti. Çok garip bir durumdu. Bir yandan annemi kaybetmenin acısını yaşıyorum, diğer yandan babamın hayatta olduğu haberini alıyoruz. Çok karmaşık duygular içerisindeydik. Ben dayımın suçunun en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum. Annemi elimizden aldı. Babam da ağır yaralandı. Almanya'dan Türkiye'ye cinayet işlemek için gelmiş. Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve ben annemi katleden kişinin en ağır cezayı almasını istiyorum. Bunun için ne gerekiyorsa yapılmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.

Önce eski eşini ve kuzenini ardından kendini vurdu: 3 ölü Haber

Önce eski eşini ve kuzenini ardından kendini vurdu: 3 ölü

Olay, Büyük Bölcek Mahallesi Büyük Bölcek Caddesi üzerinde bulunan 4 katlı Erdoğan Apartmanının 2. katındaki dairede yaşandı. Edinilen bilgiye göre, eski eşi Kübra Kılıç’ın (31) başka biriyle evleneceğini öğrenen Tolga Kuş (34), eski eşini telefonla arayarak tartışmaya başladı. Başka biriyle evlenmesini istemediğini söyleyen Tolga Kuş, eski eşinin yaşadığı evi bastı. Kapıyı zorlayarak daireye giren Tolga Kuş, önce eski eşini darbetmeye başladı. Evde bulunan eski eşinin kuzeni Zeynep Ayas ise araya girerek kavgayı ayırmaya çalıştı. Bu sırada belindeki tabancayı çıkaran Tolga Kuş, önce eski eşine sonra da kadının kuzeni Zeynep Ayas’a kurşun yağdırdı. 2 kadında kanlar içinde yere yığılırken, Tolga Kuş tabancayı kafasına dayayıp ateş etti. ADAM VE KUZEN OLAY YERİNDE, ESKİ EŞ HASTANEDE ÖLDÜ Silah seslerini duyan apartman sakinleri durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda ambulans ve polis ekibi sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen polis güvenlik önlemleri alırken, sağlık ekipleri Zeynep Ayas ve Tolga Kuş’un öldüğünü tespit etti. Ağır yaralı olan Kübra Kılıç ambulansa alınarak Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil servisine kaldırıldı. TEdavi altına alınan kadın, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olay yerinde İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şubesi ekipleri inceleme yaptı. Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının da evde inceleme yaptığı olayda ölenlerin cansız bedenleri otopsi yapılmak üzere Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı. Asayiş Şubesi Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin detaylı incelemeyi sürdürdüğü olayla ilgili Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığınca tahkikat başlatıldı.

Halk otobüsünde zamanla yarış... Haber

Halk otobüsünde zamanla yarış...

Bursa'da şehir içi halk otobüsünde kalp krizi geçiren bir yolcu, şoförün refleksi ve otobüste bulunan sağlık görevlilerinin zamanında müdahalesi sayesinde hayata tutundu. Şoförün eski ambulans şoförü olduğu, yolcular arasında sağlık görevlisi kişilerin de bulunduğu otobüste yaşananlar, "Otobüs ambulans gibiydi" dedirtti. Zamanla yarış ve o anlar ise araç içi kamerasına saniye saniye yansıdı. Olay, merkez Nilüfer ilçesi Dumlupınar Mahallesi'nde 35/G numaralı otobüste meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sefer halindeki halk otobüsünde bir yolcu aniden fenalaştı. Durumu fark eden otobüs şoförü Muzaffer Sever, yolcularla birlikte ilk müdahaleyi yaptı. Otobüste bulunan ve sağlık görevlisi olduklarını belirten yolcular, kalp krizi geçirdiği anlaşılan yolcuya ilk yardım yaparak, Sever'e otobüsü acil servise sürmesini istedi. Hızlı bir kararla otobüs güzergâhını değiştirerek, otobüsü Uludağ Üniversitesi Hastanesi'ne yönlendiren Sever, adeta zamanla yarıştı. Hastaneye kaldırılan yolcu tedavi altına alındı. Yaşananları anlatan Sever, "Otobüste bir yolcunun fenalaştığını fark ettim. Arkaya döndüğümde bazı yolcuların sağlık görevlisi olduğunu öğrendim. Kalp krizi geçirdiğini anlayınca vakit kaybetmeden rotayı değiştirip hastaneye sürdüm. Ben de eski ambulans şoförüyüm. Hemen rotayı değiştirip, hastaneye ulaştırdık" dedi. Yaşanan olay, araç içi kamera görüntülerine anbean yansırken, şoförün hızlı refleksi ve zamanla yarıştığı anlar vatandaşlar tarafından tam not aldı.

Antalya'da bir motorcu trafiği değil, zamanı açtı Haber

Antalya'da bir motorcu trafiği değil, zamanı açtı

Antalya'da yoğun akşam trafiğinde ilerlemekte zorlanan bir ambulansın yolunu açmak için harekete geçen motorcu Eyüp Polat, önce fermuar düzeniyle trafiği açmaya çalıştı. Başarılı olamayınca motosikletinden inerek trafik polisi gibi araçları yönlendiren Polat, ambulansın geçişini sağladı. O anlar kask kamerasına yansırken, görüntüler kısa sürede sosyal medyada yayıldı. Antalya'da geçtiğimiz günlerde akşam saatlerinde Meydan Kavşağı istikametinde seyir halinde olan motorcu Eyüp Polat, arkasından gelen ambulansı fark edince yol açmak için harekete geçti. Yoğun trafik nedeniyle araçların ilerleyemediğini gören Polat, ilk olarak fermuar düzeniyle trafiği açmaya çalıştı. Trafik akışının rahatlamaması üzerine motosikletini yol kenarına çeken Polat, araç sürücülerini sözlü olarak yönlendirerek ambulansın önünü açmaya çalıştı. "Devam et, ambulans geliyor" diyerek sürücülere seslenen Polat, kırmızı ışığa rağmen araçların kontrollü şekilde ilerlemesini sağladı. "Seyirci kalamazdım" Yaşananları kask kamerasıyla kaydeden Eyüp Polat, ambulansı ilk fark ettiği anı ve neden müdahale ettiğini anlattı. Polat, "Antalya istikametinde, Aspendos tarafından evime doğru giderken arkamda bir ambulans gördüm. Kimse kıpırdayamıyordu. Ya sireni duymuyorlardı ya da fark edemiyorlardı. Buna seyirci kalamazdım. O an tek düşündüğüm ambulansın hastayı bir an önce yetiştirmesiydi. Ceza yer miyim, kendi canım tehlikede mi hiç düşünmedim. Kendi canımı dahi orada hiçe saydım belki de" dedi. Trafiğin özellikle akşam saat 18.30 sıralarında yoğunlaştığını belirten Polat, yolun iki şeritli olması nedeniyle ambulansın ilerleyemediğini söyledi. İlk olarak fermuar düzeniyle trafiği açmaya çalıştığını ifade eden Polat, yoğunluk nedeniyle bunun yeterli olmadığını belirterek, motorunu yol kenarına çekip motosikletten indiğini ve araçları sözlü olarak yönlendirmeye başladığını dile getirdi. Trafiği açabilmek için zaman zaman araçların arasından motosikletle geçmek zorunda kaldığını aktaran Polat, kendi yol güzergâhı olmamasına rağmen ambulansın ilerlediği yoldan devam ettiğini belirterek, "Geçemeyeceği belliydi. Oradaki trafiğin akışını sağlayarak gelen ambulansçı arkadaşın oradan geçmesini sağladım" şeklinde konuştu. Kask kamerası kaydetti, video viral oldu Ambulansın geçişinin ardından sürücülerin de siren sesini fark ederek yol verdiğini belirten Polat, ambulans ekibinin kornayla teşekkür ettiğini söyledi. Kask kamerasına yansıyan görüntüleri sosyal medyada paylaştığını aktaran Polat, videonun kısa sürede yayıldığını belirterek, şöyle devam etti: "Birçok kişi teşekkür mesajı attı. Bunu bir görev olarak gördüm. Belki birçok motorcu arkadaşım da aynı şeyi yapıyordur ama benimkisi kask kamerasına denk geldi. İnşallah hasta kurtulmuştur, sağlık durumu iyidir. Mutlu oldum, yapmam gerektiğini düşündüm ve yaptım."

Otomobilin çarptığı çocuk ailesi ve sağlık görevlileri tarafından güçlükle ikna edilebildi Haber

Otomobilin çarptığı çocuk ailesi ve sağlık görevlileri tarafından güçlükle ikna edilebildi

Antalya'nın Manavgat ilçesinde otomobilin çarpması sonucu hafif yaralanan çocuk, ambulansa binmemek için adeta ortalığı birbirine kattı. Sağlık ekiplerinin yanı sıra anne ve babasının da uğraşları sonunda ambulansa bindirilebilen çocuğun, iğne korkusu olduğu öğrenildi. Kaza, Yukarı Pazarcı Mahallesi'nde İnönü Caddesi Salı Pazarı karşısında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre; 07 EPL 48 plakalı otomobilin sürücüsü Cihan T., 4082 Sokak istikametine seyir halindeyken Salı Pazarı yanına geldiği sırada, yaya olarak karşıdan karşıya geçmeye çalışan Osman D.Ş. isimli çocuğa çarptı. Güvenlik kamerasına yansıyan kazada çocuk hafif şekilde yaralandı. Aile ile sürücü arasında tartışma çıktı Kaza sonrası yaralanan çocuğun ailesi ile otomobil sürücüsü arasında tartışma yaşandı. Tartışmanın büyümesini çevredeki vatandaşlar ve olay yerine gelen Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri önledi. Ambulansa binmemek için büyük direniş gösterdi Hafif yaralanan Osman D.Ş. adlı çocuk, olay yerine gelen sağlık ekiplerinin tüm ikna çabalarına rağmen ambulansa binmemekte direndi. Sağlık görevlilerine adeta yalvaran çocuk, anne ve babasının da çabalarıyla güçlükle ambulansa bindirilebildi. Çocuğun iğne korkusu nedeniyle ambulansa binmek istemediği belirtildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.