Hava Durumu

#Anadolu

Yeni Marmara Gazetesi - Anadolu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anadolu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kraliçe incirinin ihracatında kilogram başına 1 dolarlık değer artışı oldu Haber

Kraliçe incirinin ihracatında kilogram başına 1 dolarlık değer artışı oldu

Uludağ İhracatçı Birliklerinden alınan bilgiye göre, Ege'den Marmara'ya, Akdeniz'den Anadolu'ya uzanan bereketli topraklara sahip Türkiye, hem taze hem de kurutulmuş incir üretiminde dünya lideri olarak ihracattan önemli pay alıyor.Yüzyıllardır bu topraklarda yetişen, doğallığıyla, eşsiz aromasıyla ve yüksek besin değeriyle Bursa’nın dünyaya armağan ettiği bir kültür mirası olan Bursa siyah inciri, birçok ülkede sevilerek tüketilen meyvelerin başında geliyor."Bursa Karası" olarak da bilinen Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 3 Mayıs 1990'da "Bursa siyahı" olarak tescil edilen Bursa siyah inciri, Avrupa Birliğinden resmi tescilini 24 Eylül 2024’te aldı. Tanımlı coğrafi alanı Bursa’da toplam 151 köy/mahalleyi kapsayan Bursa siyah inciri, Türkiye'nin toplam incir ihratacının yüzde 70'inden fazlasını karşılıyor.Geçen yıl yaşanan zirai don ve kuraklık gibi olumsuzluklara rağmen Bursa siyahında ihracat 2024'e göre yüzde 12,3 artarak 70,3 milyon dolara ulaştı. İhracatta kilogram başına 1 dolarlık değer artışı oldu 2024'te kilogram başına 3,46 dolardan ihraç edilen Bursa siyahı, 2025'te yaklaşık 1 dolar değerlendi ve kilosu 4,43 dolardan yurt dışına gönderildi. Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliğinin (UYMSİB) bu üründeki geçen yıl ihracatı ise 33,6 milyon dolar olarak gerçekleşti. En fazla ihracat Almanya'ya Bursa siyahında en fazla ihracat 21 milyon dolarla Almanya'ya yapıldı. Bu ülkeyi, 7,8 milyon dolarla Avusturya, 6 milyon dolarla Hollanda, 5,8 milyon dolarla Birleşik Krallık ve 4 milyon dolarla İsviçre izledi. UYMSİB Başkanı Senih Yazgan, zirai don ve kuraklık nedeniyle oluşan kalitesiz ürün yüzünden ihracatın bu rakamlarda kaldığını belirterek, "Miktar olarak ihracatımız 18 bin tonlardan 15 bin tona geriledi. Kaliteli ürün olsaydı çok daha iyi rakamlara ulaşabilirdik" dedi. Yazgan, Bursa siyahının Türkiye'nin farklı bölgelerinde yetiştirilmeye başlandığını belirterek, "Aydın bölgesinde, İzmir, Manisa ve Denizli'de üretiliyor. Bursa daha kalın kabuklu raf ömrü daha uzun, diğerleri ince kabuklu. Erkenci olması dolayısıyla pazarda avantajlı oluyor, çiftçi de kazançlı gördüğünden üretiyor" diye konuştu.Yaşanan olumsuzluklara rağmen 70 milyon doları geçen bir ihracata imza atılmasının başarı olduğunu vurgulayan Yazgan, Türkiye'nin tarımsal potansiyelinin yüksek olduğunu ancak yeterince değerlendirilmediğini söyledi.

Halil Toy: Ayrışan Toplumlar Dış Müdahalelere Açık Hale Geliyor Haber

Halil Toy: Ayrışan Toplumlar Dış Müdahalelere Açık Hale Geliyor

Halil Toy, açıklamasında Venezuela’da yaşanan sürecin, milletlerin kendi iç dayanışmasının ne kadar hayati olduğunu açık şekilde ortaya koyduğunu belirterek, “Eğer bir ülkede halk, siyasi görüşleri ve farklılıkları bir kenara bırakarak gerçek anlamda birlik içinde hareket edebilseydi, hiçbir küresel güç o ülkeye kolay kolay müdahale edemezdi. Venezuela örneği, dağınık ve bölünmüş toplumların nasıl savunmasız kaldığını tüm dünyaya göstermiştir” ifadelerini kullandı. Toy, birlik ve beraberliğin yalnızca zor zamanlarda hatırlanan bir kavram olmaması gerektiğini vurgulayarak, bunun bir milletin en güçlü kalkanı olduğunu dile getirdi. “Toplumlar içten içe ayrıştırıldığında, dış müdahaleler kaçınılmaz hale gelir. Güçlü devlet olmanın temelinde güçlü millet, güçlü millet olmanın temelinde ise ortak değerler etrafında kenetlenmiş bir toplum vardır” dedi. Açıklamasında Türkiye’nin bu noktada önemli bir tarihi ve kültürel birikime sahip olduğuna da değinen Halil Toy, “Bizler kökleri Orta Asya’ya, Anadolu’ya uzanan büyük bir milletin evlatlarıyız. Birliğimiz daim olsun” şeklinde konuştu. Halil Toy, İnegöl Manav Yörük Muhacir Türkmen Boyları Federasyonu olarak bu bilinçle hareket ettiklerini belirterek, “Birlik ve beraberliğin güçlenmesi adına İnegöl’de durmadan çalışmaya devam edeceğiz. Kültürümüzü yaşatmak, ortak değerlerimizi yeni nesillere aktarmak ve toplumun her kesimini kucaklayan bir anlayışı hâkim kılmak için mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. Son olarak Toy, tüm vatandaşlara çağrıda bulunarak, “Bugün dünyada yaşananlar bize bir gerçeği net şekilde gösteriyor: Birlik olan milletler ayakta kalır, ayrışan toplumlar ise dış müdahalelere açık hale gelir. Bu nedenle birlik ve beraberlik her zaman önceliğimiz olmalıdır” sözleriyle açıklamasını tamamladı.

Fabrikasyon üretime 'örs ve çekiçle' direniyorlar Haber

Fabrikasyon üretime 'örs ve çekiçle' direniyorlar

Anadolu'nun derinliklerinden gelen ve yüzyıllardır yankılanan çekiç sesleri, modern dünyanın seri üretim çarklarına karşı direnmeye devam ediyor. Unutulmaya yüz tutan sıcak demir ustalığının son temsilcileri, bin derecelik ateşin karşısında sadece demiri değil, yok olmaya yüz tutan bir kültürü de dövüyor. İzmir'in tarihi Kemeraltı Çarşısı, binlerce iş yerini bünyesinde barındıran, kentin kültürel ve ticari belleğinin en önemli duraklarından biri olarak öne çıkıyor. Pek çok eski mesleğin hâlâ yaşatıldığı çarşı, bu yönüyle İzmir'in vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Tarihi çarşı içindeki asırlık demirci dükkanı ise geçmişten günümüze direnen yapısıyla zamana meydan okumaya devam ediyor. Anadolu'nun pek çok noktasında bir zamanlar çarşıların kalbi sayılan demirci dükkanları şimdilerde sessizliğe bürünse de, mesleğin son ustaları her sabah aynı heyecanla dükkanlarını açıyor. Günün ilk ışıklarıyla beraber körüklerin başına geçen ustalar, kızgın ateşin karşısında ter dökerek demire şekil veriyor. 'Demir tavında dövülür' sözünü hayat felsefesi haline getiren zanaatkar baba Ömer Akdemir ve oğlu Süleyman Akdemir, fabrikasyon ürünlerin piyasayı kuşatmasına rağmen el emeğinden ödün vermiyor ve eserleriyle adeta görsel şölen yaşatıyor. "Bu iş sabır ve zerafet işi" Yarım asırdır örs başında çekiç sallayan emektar ustalar baba Ömer Akdemir ve oğlu Süleyman Akdemir, mesleğin zorluklarını anlattı. Mesleğin sadece bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda bir karakter terbiyesi olduğunu belirten ustalar, "Bizim işimiz sabır işi. Ateş seni yakar, duman seni yorar ama o kızgın demir örsün üzerinde istediğin şekli almaya başladığında tüm yorgunluğun uçar gider. Şimdiki gençler 'zor' diyor ama bu zorluğun içinde büyük bir zarafet ve ruh var" ifadelerini kullandı. Fabrikasyona karşı 'moleküler' direniş Hızlı ve ucuz üretim yapan fabrikaların aksine, sıcak demir ustalarının elinden çıkan ürünler yüzyıllara meydan okuyor. Uzmanlar ve ustalar, el dövmesi ürünlerin moleküler yapısının seri üretime göre çok daha dirençli olduğunu vurguluyor. Ayrıca bu kadim meslek, atık metallerin geri dönüştürülerek yeniden hayat bulmasıyla dünyanın en eski 'çevreci' iş kollarından biri olarak dikkat çekiyor. Demirci dükkanları sanat atölyesine dönüşüyor Sönmeye yüz tutan bu ateş, son yıllarda genç sanatçıların ve tasarımcıların ilgisiyle yeniden canlanıyor. Geleneksel tarım aletleri üretiminden 'demir heykeltıraşlığı' ve 'butik bıçakçılık' gibi alanlara evrilen zanaat, modern atölyelerde sanatla buluşuyor. İnsan elinin değdiği her eserin makineden daha kıymetli olduğunu kanıtlayan son ustalar, körüğün nefesi ve çekicin ritmiyle bu mirası gelecek nesillere aktarmaya kararlı.

Anadolu'da "Pancar Kebabı"nın Kokusu Yayılıyor Haber

Anadolu'da "Pancar Kebabı"nın Kokusu Yayılıyor

Anadolu'nun önemli bölümünde üretilen şeker pancarında hasadın sonuna yaklaşılırken, kırsalda birçok evden eşsiz lezzet "pancar kebabı"nın kokusu yayılıyor.   Türkiye'de şeker üretiminin önemli bölümünün karşılandığı pancarda hasat çoğu bölgede sonlanırken, bazı yerlerde az da olsa devam ediyor.  Bitkisel Üretim İstatistikleri'ne göre bu yıl 23 milyon ton şeker pancarı rekoltesi bekleniyor. Konya, Kayseri, Eskişehir, Afyonkarahisar, Balıkesir, Uşak, Yozgat, Kars, Kastamonu gibi çok sayıda ilde yetiştirilen ve fabrikalarda şekere dönüştürülen pancarın kırsalda kebabı da yapılıyor. Birçok kişinin nasıl yapıldığını ve damak çatlatan lezzetini bilmediği pancar kebabı, eşsiz lezzeti ve besleyici özellikleriyle dikkati çekiyor. Hasadın sonuna gelindiği bugünlerde özellikle kırsal kesimlerde birçok evden pancar kebabının kokusu yayılıyor. Pancarın haşlaması da tüketiliyor.  Nasıl Yapılır?  Şeker pancarı önce üzerindeki toprak ve çamurdan güzelce yıkanarak arındırılıyor. Yanmaz fırın kağıdına ve ardından folyoya sarılan pancar, evlerde kuzine sobanın fırın kısmına atılıyor. Burada 5-6 saat pişirilen şeker pancarı, kebap haline geliyor. Kabuğu temizlenen pancar dilimlenip servis ediliyor. Pancar kebabı, eşsiz lezzete sahip olduğundan yanına üzerine bir şey eklemeden tüketiliyor. Bazı yerlerde pancarı ekmek ya da pide fırınlarına bırakılırken, birçok evde büyük kazanlarda haşlaması yapılıp dilimlenip tüketiliyor.  Faydaları  Lif açısından zengin olan ve bazı diyetisyenlerce sağlıklı yaşam için tüketilmesi gereken gıdalar arasında gösterilen şeker pancarı, tansiyon düşürücü etkisiyle öne çıkıyor. Sinir hücrelerine direk etki yaptığından sakinleştirici etkisi bulunan şeker pancarı, kolesterolü düşürmede yardımcı oluyor. Kansızlığı gidermede de yararlı olduğu aktarılan şeker pancarı ayrıca böbreklerin sağlıklı çalışmasına katkı sunuyor, kan basıncını düşürülmesinde önemli rol oynuyor. 

Bursa’ya katma değer sağlayan etkinlik Haber

Bursa’ya katma değer sağlayan etkinlik

Bursa Kastamonu Dernekleri Federasyonu tarafından bu yıl 10’uncusu yapılan Kastamonu Günleri, resmi törenle açıldı. Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapılan törene Bursa Kastamonu Dernekleri Federasyonu Başkanı İsmail Tiftik, AK Parti Bursa Milletvekillerinden Refik Özen, Emine Yavuz Gözgeç, Ahmet Kılıç, Mustafa Yavuz, Osman Mesten, MHP Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, MHP Bursa İl Başkanı Muhammet Tekin,Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Fethi Yıldız, Kastamonu Belediye Başkanı Rahmi Galip Vidinlioğlu katılım gösterdi. Kastamonu’ya ait yöresel ürünler ve geleneksel sanat eserleri vatandaşlar tarafından ilgi ile takip edildi. Etkinlik 15 Ekim Pazar gününe kadar misafirlerine kapılarını açacak. “BURSA’YA KATMA DEĞER SAĞLIYORUZ” Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Bursa Kastamonu Dernekleri Federasyonu Başkanı İsmail Tiftik, “Dile kolay 10 yıl geçti. Eğer pandemi ve deprem olmasaydı bu yıl 13’üncüsünü gerçekleştirecektik. Bu başarı her iki ile aittir. Bizim mottomuz ‘İki şehir, tek yürek’. Amacımız iki şehir arasında barış ve kardeşlik köprüsü kurmak. Geçen yılki konuşmamda ‘mutluluğun resmi nedir deseler karşımdaki tablodur’ demiştim. Bugün benim için en mutlu gün. İl tanıtımını neden yapıyorsunuz diyorlar, turizmden bahsediyorlar. Turizm konaklamalı olmazsa sabah otobüs gelir, şehir turu atıp akşam döner. Turizm konaklamalı olmalı. Sizlerden ricam lütfen teyit ediniz, Bursa’daki otellerin tamamı dolu. En lüksünden, alt sınıfına kadar boş oda yok. Kafelerimiz, taksicilerimiz, lokantalarımız, turistik yerlerimiz için bir katma değer sağlıyoruz. Devlet büyüklerimiz bunu göz ardı etmediler ki bugün burada bizi yalnız bırakmadılar. Bunun daha da büyüyerek devam etmesi lazım. Bizler göreve geldiğimizde 3 ana hedef belirlemiştik. Birincisi federasyon kurmak, ikincisi Bursa’da Kastamonu Konağı’nı yapmak, üçüncüsü de Kastamonu Günleri’ni yapmak. 3 hedefimizin 3’üne de ulaşmış ve aşmış durumdayız” şeklinde konuştu. “KÖKLERİMİZDEN KOPMADAN YENİ DÜNYA DÜZENİNE AYAK UYDURMALIYIZ” Birlik ve beraberliğin önemini vurgulayan eski devlet bakanı Murat Başesgioğlu, "Dünya yeni bir düzene doğru girdi. Kişi, aile, toplum olarak bu yeni dünya düzenine kendimizi ayarlamak durumundayız. Buna ilişkin mekanizmaları geliştirmek durumundayız. Bunun içinde bizi millet yapan hiçbir değerden ödün vermeden, köklerimizden kopmadan, dünyanın yeni evrensel ve teknolojik dizaynını iyi okumak ve bunu kendi hayatımıza adapte etmek durumundayız. Bu dünyada ancak böyle var olabiliriz. Bunun için kimseyi dışarıda bırakmadan bu ülkenin 86 milyon aziz evlatları ile birlikte bu kutlu hedefe ve kızıl elmaya yürümek inşallah hepimizin misyonu olur” dedi. “TÜM ETKİNLİKLERDE YER ALMA GAYRETİ İÇERİSİNDE OLACAĞIZ” Kastamonu’nun tanıtımı için yapılan etkinliklere destek olmak istediklerini belirten Kastamonu Vali Yardımcısı Aydın Ergün, “Kastamonu Valiliği olarak biz bu etkinlikleri çok önemsiyoruz ve bu etkinlerin sürekli olarak desteklenip ve yanında olma arzusu içerisindeyiz. Valimiz kendisi bu etkinliğe katılmak için hazırlık yapıyordu ama son anda annesinin rahatsızlığı ve ameliyata alınması sebebi ile katılamadı. Selam, saygı ve hürmetlerini gönderdi. Bu etkinliğin 10 yıldır sürmesinde büyük katkıları olan dernek başkanı İsmail Tiftik beyefendiye teşekkür ediyorum. Bundan sonraki etkinliklerde de onunla beraber Kastamonu dışında yapılan her yerdeki etkinliklerde yer alma gayreti içerisinde olacağımızı ifade ediyorum” diye konuştu. BURSALILARI KASTAMONU’YA DAVET ETTİ Bursalıların misafirperverliğinden dolayı duyduğu mutluluğu belirten AK Parti Kastamonu Milletvekili Fatma Serap Ekmekci, “Kastamonuluların Bursa’da yaşam kurmasına yardımcı olan kıymetli Bursalılara gösterdiği misafirperverlikten dolayı teşekkür ediyorum. Bizleri Bursa’da çok güzel ağırladınız. Bende sizlere başka bir davette bulunmak istiyorum. 10 Aralık’ta ilk kadın mitinginin 104. Yılında yapılacak kutlamalarda sizleri Kastamonu’da ağırlamak istiyoruz. Cumhuriyetin 100. yılında, Türkiye yüzyılının anlamı ve önemine yakışır bir şekilde tüm kesimlerin işbirliği ve istişaresi içinde Kastamonu’da buluşmayı hedefliyoruz. Muhteşem bir tören yapmak istiyoruz. İnşallah sizleri de orada ağırlamak isteriz” dedi. “ANADOLU’NUN TÜM RENKLERİ BURSA’NIN BAĞRINDA YAŞIYOR” Bursa’nın Anadolu’daki birçok şehre ev sahipliği yaptığını ifade eden AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç, "Bugün 10. Bursa Kastamonu Günleri’ni hep beraber gerçekleştiriyoruz. Stant açan esnaflarımız var, yöresel ürünleri tanıtan kardeşlerimiz var. Geleneksel sanatları tanıtan kardeşlerimiz burada, ayrıca esnaflarımıza ve sanatçılarımıza Bursa’ya hoş geldiniz diyorum. Bursa Anadolu’nun dört bir yanına ev sahipliği yapmış bir şehir. Anadolu’nun tüm renkleri Bursa’nın bağrında yaşıyor. Sadece Anadolu değil, Kafkaslardan, Balkanlardan gelen gelenler burada. Anadolu’nun tüm renklerini Bursa’da beraber yaşatıyoruz. Bu açıdan bu tanıtım günlerini ayrıca önemsiyoruz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.