Hava Durumu

#Antioksidan

Yeni Marmara Gazetesi - Antioksidan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Antioksidan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Gramı 900, kilosu 900 bin TL: 150 bin çiçekten sadece 1 kilo çıkıyor Haber

Gramı 900, kilosu 900 bin TL: 150 bin çiçekten sadece 1 kilo çıkıyor

Dünyanın en değerli baharatları arasında yer alan safran, üretiminin zahmetli olması nedeniyle yüksek fiyatıyla dikkat çekiyor. Mor renkli safran çiçeğinin içerisindeki üç parçalı kırmızı tepeciğin tek tek toplanıp kurutulmasıyla elde edilen ürün; yemek, tatlı ve içeceklere renk, aroma ve lezzet vermek amacıyla kullanılırken, gıda, kozmetik ve ilaç sektörlerinde de değerlendiriliyor. Yaklaşık 150 bin çiçekten yalnızca 1 kilogram kuru safran elde edilirken, gram fiyatı 900 liraya, kilogram fiyatı ise 900 bin liraya kadar çıkıyor. Yüksek ekonomik değeri nedeniyle safran, sahteciliğe de açık ürünler arasında bulunuyor. Safran diye alınan ürünün aspir (yalancı safran) çıkmaması için tüketicilerin dikkatli olması gerekiyor. Gerçek safranın telleri koyu kırmızı renkte ve kendine özgü kokuda olurken, suya bırakıldığında rengini yavaşça sarıya bırakıyor. Kocaeli'nin İzmit ilçesinde 29 yıldır aktarlık yapan Nurettin Tezel, safranın kullanım alanlarını ve yüksek fiyatının nedenlerini anlattı. "150 bin çiçekten ancak 1 kilo safran elde edebiliyor" Safranın faydasından bahseden Tezel, "Antioksidan özelliğinden dolayı bağışıklık sistemini güçlendirir. Kalp rahatsızlığında, gözdeki sarı lekelere, ruh sağlığında, unutkanlığa iyi gelir. Safranın değerli olmasının temel nedeni üretimi ve az olmasıdır. Yaklaşık bir dönüm safran tarlasından, 150 bin çiçekten ancak 1 kilo safran elde edebiliyor. Pahalı olmasının nedeni işçiliğinin zor olması. Çünkü o safran çiçeğinin içerisinden o kırmızı yapraklar tek tek toplanıyor. Onun için de maliyeti yüksek çıkıyor" dedi. Safranın gram fiyatının kalitesine göre 750 ila 900 lira arasında değiştiğini belirten Tezel, kilogram fiyatının ise 750 bin ila 900 bin lira seviyelerine ulaştığını söyledi. Hasadın ekim ve kasım aylarında yapıldığını kaydeden Tezel, safranın güneşli havayı ve uygun toprağı tercih ettiğini ifade etti. Tezel, safranın pilav, tatlı ve bazı tıbbi ürünlerde kullanıldığını belirtti. "Gerçek safran kırmızıdır, suya sarı bir renk bırakır" Gerçek safranın nasıl anlaşılabileceğine de değinen Tezel, "Gerçek safran kırmızıdır ancak suya girdiği zaman sarı bir renk bırakır. Gerçekliğini bu şekilde anlayabiliriz" dedi. Piyasada "aspir" olarak isimlendirilen ürünün de bulunduğunu belirten Tezel, bu ürünün "yalancı safran" olarak bilindiğini söyledi. "İşini bilen aktarları tercih ederlerse yanılmamış olurlar" Vatandaşlara sosyal medya üzerinden safran ve benzeri ürünleri satın almamaları konusunda uyarıda bulunan Tezel, güvenilir aktarların tercih edilmesi gerektiğini vurgulayarak, "En önemli şey, vatandaşlarımızın güvendiği aktarları tercih etmeleri. Herkes bu işi yapmaya başladı ama işini bilen insanları tercih etmeleri lazım. Sosyal medya üzerinden bu tür ürünleri almamaları lazım. İşini bilen aktarları tercih ederlerse yanılmamış olurlar" ifadelerini kullandı.

Sarı altın Müşküle üzümünde hasat heyecanı başladı Haber

Sarı altın Müşküle üzümünde hasat heyecanı başladı

Türkiye'nin 5. büyük gölü olan İznik Gölü kıyısındaki verimli topraklarda yetişen Müşküle üzümü, yüzyıllardır bölgenin en önemli tarımsal ürünleri arasında yer alıyor. Tarihi kaynaklara göre bu özel üzümün geçmişi Bizans Devleti dönemine kadar uzanırken, İznik'in Osmanlı tarafından fethedilerek başkent ilan edildiği yıllarda da beyliğin sofralarında tüketildiği biliniyor. Kendine has aroması, ince kabuğu ve uzun süre saklanabilme özelliğiyle dikkat çeken Müşküle üzümü, halk arasında "sarı altın" olarak anılıyor. Her yıl eylül ayında başlayan hasat döneminde yüzlerce üretici bağlara girerek yıl boyunca emek verdiği ürünleri toplamaya başlıyor. Çekirdeğiyle dikkat çekiyor Sadece lezzetiyle değil sağlık yönüyle de öne çıkan Müşküle üzümünün çekirdeklerinin antioksidan bakımından zengin olduğu ifade ediliyor. Uzmanlar, üzüm çekirdeğinin vücudu serbest radikallere karşı korumaya yardımcı olabilecek bileşenler içerdiğini belirtirken, halk arasında çekirdeğinin tüketilmesinin kansere karşı koruyucu etkileri olduğuna inanılıyor. İznik'te yaklaşık 10 bin dekarlık alanda üretimi yapılan Müşküle üzümünden yıllık ortalama 30 bin ton ürün elde ediliyor. İç piyasanın yanı sıra yurt dışında da Azerbaycan ve Rusya'ya gönderilen üzüm, bölge ekonomisine önemli katkı sağlıyor. Hasadın başlamasıyla birlikte üreticiler kaliteli ürün ve verimli sezon beklentisi taşıyor. "Vatandaş üzümü ucuza yesin" İznik Çamdibi Mahallesi Muhtarı ve üzüm üreticisi Halil Küçüker, aracılar nedeniyle üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkına dikkat çekerek şunları söyledi: "Tüketici ucuza yesin biz onu istiyoruz. Bizden 30 liraya aldıkları ürünü 100 liraya satmasınlar, 40-50 liraya satsınlar vatandaşlar ucuza yesin. Mahsul dalında kalmasın. Yüzde 200 kazanmak da ne demek. O kadar kazanılmasın, herkes yesin." Müşküle üzümünün Osmanlı'dan günümüze ulaşan çok eski bir üzüm çeşidi olduğunu belirten Küçüker, "Coğrafi işaretli bir ürün. Çekirdekleri ile tüketildiğinde kansere karşı faydalı olduğuna inanılıyor. İsterse kar yağsın aralık sonuna kadar dalında kalabilen bir üzüm. Bu yıl rekoltemiz çok güzel. Sürümden kazanmak istiyoruz ancak girdi maliyetleri çok yüksek. Ürünlerimiz ağırlıklı olarak iç pazarda satılıyor ancak Azerbaycan ve Rusya'ya da ihraç ediliyor" dedi. "Dalında aylarca bekleyebilen bir üzüm" İznik Ziraat Odası Başkanı Vedat Çakır ise Müşküle üzümünün bölge için önemli bir değer olduğunu ifade ederek, "Bölgemize coğrafi işaretini aldığımız bir üzüm çeşidi. Müşküle üzümü çok eski yıllara dayanıyor ve Bizans döneminden kaldığı bilinen bir çeşit. Raf ömrü oldukça uzun, dalında aylarca bekleyebiliyor" diye konuştu. Üretimin ağırlıklı olarak İznik'te yapıldığını belirten Çakır, "Pamukova ve Geyve'de de yetiştirilen bir üzüm çeşididir. Hep söylediğimiz şey üreticinin ürettiği ürünün tüketicinin önüne 100 liradan çıkmamasıydı. Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımızın başlattığı çalışmaların başarılı olmasını umuyoruz. Bizim istediğimiz tarlada 15 liraya satılan ürünün tüketiciye 25-30 liraya ulaşmasıdır. Böylece vatandaş bir kilo yerine iki kilo tüketebilir" ifadelerini kullandı. 10 bin dekarda 30 bin ton üretim İznik ve çevresinde yaklaşık 10 bin dekarlık alanda yetiştirilen Müşküle üzümünden yıllık ortalama 30 bin ton ürün elde ediliyor. Uzun süre bozulmadan saklanabilmesi sayesinde üreticiye pazarlama avantajı sağlayan ürün, hem iç piyasada yoğun talep görüyor hem de ihracat yoluyla ülke ekonomisine katkı sunuyor. Bizans'tan Osmanlı'ya, oradan da günümüze taşınan Müşküle üzümü, bu yıl da bereketli hasadıyla İznikli üreticilerin yüzünü güldürürken, tüketicilerin sofralarına ulaşmayı bekliyor.

İznik’te 5. Maviyemiş Festivali’ne yoğun ilgi Haber

İznik’te 5. Maviyemiş Festivali’ne yoğun ilgi

İznik’in bereketli topraklarında yetiştirilen maviyemişin tanıtımına katkı sağlamak, üreticiler ile tüketicileri bir araya getirmek ve kırsal kalkınmayı desteklemek amacıyla düzenlenen festival, vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Etkinlik kapsamında en güzel maviyemiş meyvesi seçimi gerçekleştirildi. Yarışmada dereceye giren üreticilere hediyeleri protokol üyeleri tarafından takdim edildi. İznik Belediyesi Mehter Takımı, İznik Belediyesi Halk Dansları Topluluğu, İznik Batum Kafkas Derneği Folklor Ekibi ve Orhangazi Batum Kafkas Derneği Folklor Ekibi de sergiledikleri gösterilerle izleyicilerin beğenisini topladı. Festivalde konuşan İznik Belediye Başkanı Kağan Mehmet Usta, şunları söyledi: "Bugün yalnızca bir festival gerçekleştirmek için değil; toprağın bereketini, üreticimizin alın terini ve hasat sevincini hep birlikte paylaşmak için bir araya geldik. Bu güzel buluşmayı geçtiğimiz yıl da gerçekleştirmeyi arzu ediyorduk ancak ülkemizi etkileyen orman yangınları nedeniyle festivalimize ara vermek zorunda kaldık. İznik, tarih boyunca yalnızca medeniyetlere ev sahipliği yapan kadim bir şehir olmamış; aynı zamanda bereketli toprakları, eşsiz doğası, temiz havası, gölü ve zengin tarımsal üretimiyle de ülkemizin en özel coğrafyalarından biri olmuştur. Maviyemişi bu topraklarda yetiştiren, ürünün gelişmesi ve yaygınlaşması için emek veren bütün üreticilerimize gönülden teşekkür ediyorum. Maviyemiş; lezzeti, rengi ve kullanım alanlarının yanı sıra vitamin, mineral ve antioksidan bakımından zengin yapısıyla dünyada her geçen gün daha fazla ilgi gören çok kıymetli bir tarım ürünüdür. Biliyoruz ki üreticimizin kazancı artarsa kırsal mahallelerimiz güçlenir. Kırsal mahallelerimiz güçlenirse gençlerimiz doğdukları topraklarda gelecek kurabilir. Üretim arttıkça İznik’imizin tarımsal değeri, ekonomik gücü ve marka bilinirliği de büyür.Bu anlayışla İznik Belediyesi olarak üreticimizin yanında olmaya, tarımsal üretimi desteklemeye, yerel ürünlerimizin tanıtımına katkı sunmaya ve kırsal kalkınmayı güçlendirecek çalışmalar gerçekleştirmeye devam ediyoruz. Düzenlediğimiz bu festivaller; üreticimizle tüketicimizi buluşturan, ürünlerimizin tanınırlığını artıran, mahallelerimizin güzelliklerini daha geniş kitlelere ulaştıran ve ilçemizin ekonomik hayatına katkı sağlayan önemli organizasyonlardır. Bununla birlikte üretirken doğamıza sahip çıkmalı, suyumuzu bilinçli kullanmalı, ormanlarımızı korumalı ve bu eşsiz coğrafyanın değerlerini çocuklarımıza en güzel şekilde bırakmalıyız. Çünkü İznik’in geleceği; tarihine, toprağına, doğasına ve üreticisine birlikte sahip çıkmaktan geçmektedir.Üreticilerimizin emeği, kurumlarımızın iş birliği ve vatandaşlarımızın desteği sürdükçe bu toprakların, maviyemiş üretimimizin ve İznik’imizin çok daha güzel noktalara ulaşacağına inanıyorum. Bu duygu ve düşüncelerle 5. Maviyemiş Festivali’nin üreticilerimiz, ilçemiz ve bütün hemşehrilerimiz için hayırlı ve bereketli olmasını diliyorum." Festivale; AK Parti Bursa Milletvekili Emel Gözükara Durmaz, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Osman Şahin, İznik Belediye Başkanı Kağan Mehmet Usta, Orman Bölge Müdürü Erdal Şahan, Vakıflar Bölge Müdürü Dr. Haluk Yıldız, AK Parti Bursa İl Başkan Yardımcısı Mehmet Akif Dikici, AK Parti İznik İlçe Başkanı İnanç Şahin, ilçe protokolü, üreticiler ve çok sayıda misafir katıldı.

Işıltılı bir cilt için bol su tüketin Haber

Işıltılı bir cilt için bol su tüketin

Sağlıklı bir cilt için ona iyi bakmak ve onu zararlı etkenlerden korumak gerekiyor. Kişiye uygun cilt bakım ürünleri kullanmanın yanı sıra sağlıklı beslenmek, yeterince su tüketmek ve güneş ışınlarından korunmak da önem taşıyor. MedicanaBursa Hastanesi Dermatoloji Bölümü Uzm. Dr. Gülbiye Güler, bahar aylarıylabirlikte daha sağlıklı bir cilt için önerilerde bulundu. Bahar mevsiminde cilt sağlığı için alınacak önlemleri sıralayan Güler, "Bahara girerken ışıltılı bir cilt için, cilt temizliği çok önemlidir.Bunun için çeşitli peelingler ve cilt bakımlarıyla cilt ölü dokulardan, yabancı maddelerden arındırılmalıdır. Bu işlemler cildin yapısına göre yapılmalıdır. Bu şekilde temizlenen cilt, siyah noktalardan arındırılır ve böylece daha ışıltılı olur. Kış boyunca kuruyan cildin nemlendirilmesi gerekmektedir. Nemlendiriciler, cildin tipine uygun olarak seçilmeli; paraben, alkol gibi ürünleri içermemeli, komedojenik olmamalıdır. Nemlendiriciler ise kuru ciltlerde özellikle yenileyici, onarıcı, su tutucu olmalı; kollajen, aminoasitler, keratin ve hyalüronik asit içermelidir’’ şeklinde konuştu. Alınan gıdaların da cilt üzerinde etkisi olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Gülbiye Güler, "Cilt sağlığında beslenmenin de önemi büyüktür. Bol antioksidan, A, B, C ve E vitaminlerini içeren sebze ve meyvelerle beslenerek cildin onarılması ve tazelenmesi sağlanabilmektedir. Ayrıca, Omega-3 içeren balık ve ceviz tüketmek cildin daha parlak görünmesine destek olur" dedi. Cildi matlaştıran ve kırışıklıklar ile lekelenmeler yapan sigara, alkol ve kafeinden uzak durulmasıve günde 2 fincan yeşil çay tüketilmesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Gülbiye Güler, şunları söyledi; "Cildin daha parlak görünmesi için günde 10-12 bardak kadar su içilmelidir. Kan dolaşımını artırmak ve böylece cilde ışıltı kazandırmak için günde 40-45 dakikaaçık havada yürüyüş yapılmalıdır. Yorgunluk, uykusuzluk ve stres ciltte mat, soluk ve şiş bir görünüme sebep olduğundan uyku düzenine dikkat edilmemeli, yüzde yatak kaynaklı çizgilerin oluşmaması için sırt üstü yatılmalıdır. Stresten uzak durulmalıdır. Evden çıkmadan en az 20 dakika önce güneş gören bölgelere cilt tipinee uygun güneş koruyucu faktörlü kremlerden sürülmelidir. Kişisel bakım ürünleri dışında bahar aylarında dermatolog desteği alınabilir. Vitamin karışımlarından oluşan mezoterapi, kişinin kendi kanıyla hazırlanan PRP, cilde nem veren ve kırışıklıkları azaltan hyalüronik asit enjeksiyonları ile ışıltılı bir cilde sahip olunabilir."

Avokado Yağının Faydaları: Cilt ve Kalp Sağlığınızı Nasıl Korur? Haber

Avokado Yağının Faydaları: Cilt ve Kalp Sağlığınızı Nasıl Korur?

Cilt Sağlığı - Nemlendirici: Avokado yağı, cildi derinlemesine nemlendirir ve kuru ciltler için idealdir. İçerdiği yağ asitleri ve E vitamini sayesinde cildi besler ve nemlendirir. - Yaraların İyileşmesi: Avokado yağı, cildin iyileşme sürecini hızlandırabilir. Antiinflamatuar özellikleri sayesinde yaraların ve kesiklerin iyileşmesine yardımcı olur. - Anti-Aging: Avokado yağı, antioksidanlar bakımından zengindir ve bu nedenle cildin yaşlanma belirtilerine karşı korunmasına yardımcı olur. Cilt elastikiyetini artırarak kırışıklıkların oluşumunu geciktirir.  Saç Sağlığı - Saç Nemlendirme: Saç diplerine uygulandığında, avokado yağı kuru ve kırılgan saçları nemlendirir, saçın daha sağlıklı ve parlak görünmesini sağlar. - Kepek Önleme: Avokado yağı, kepeğe neden olan kuru saç derisini nemlendirir ve kepek oluşumunu önler.  Kalp Sağlığı - Kolesterolü Düşürme: Avokado yağı, tekli doymamış yağlar açısından zengindir ve bu da kötü kolesterol (LDL) seviyelerini düşürmeye yardımcı olabilir. Bu durum kalp sağlığını korur ve kalp hastalığı riskini azaltır. - Kan Basıncını Düzenleme: Potasyum açısından zengin olan avokado yağı, kan basıncını düzenlemeye yardımcı olabilir.  Diğer Faydalar - Göz Sağlığı: Avokado yağı, lutein gibi karotenoidler içerir ve bu da göz sağlığını destekler, katarakt ve yaşa bağlı makula dejenerasyonu riskini azaltır. - Antioksidan Etkiler: Avokado yağı, vücutta serbest radikallerle savaşan antioksidanlar içerir. Bu antioksidanlar, hücresel hasarı önlemeye yardımcı olur. - Enflamasyonu Azaltma: Avokado yağının antiinflamatuar özellikleri, eklem iltihaplanması ve diğer enflamatuar hastalıkların semptomlarını hafifletebilir. Kullanım Alanları - Yemek Pişirme: Avokado yağı, yüksek yanma noktası sayesinde kızartma ve soteleme gibi yüksek sıcaklık gerektiren pişirme yöntemlerinde kullanılabilir. - Salata Sosları: Avokado yağı, salata soslarında lezzetli ve sağlıklı bir alternatif olarak kullanılabilir. Avokado yağının bu faydaları, onu hem cilt bakımında hem de genel sağlık açısından değerli bir bileşen haline getirir.  fayda

Enerji ve Mutluluğun Sırrı: Muz ve Kakao Tüketmenin Faydaları Haber

Enerji ve Mutluluğun Sırrı: Muz ve Kakao Tüketmenin Faydaları

Muzun Faydaları Enerji Kaynağı: Muz, doğal şekerler (glikoz, fruktoz ve sakaroz) ve lif içerir, bu da onu hızlı ve sürdürülebilir bir enerji kaynağı yapar. Spor öncesi veya yoğun bir gün için ideal bir atıştırmalıktır. Potasyum Deposu: Muz, potasyum açısından zengindir ve bu mineral, kas fonksiyonu, sinir iletimi ve sıvı dengesinin korunmasında hayati bir rol oynar. Potasyum ayrıca tansiyonu düşürmeye yardımcı olabilir. Sindirim Sağlığı: Muz, sindirimi düzenlemeye yardımcı olan çözünür lifler içerir. Kabızlığı önleyebilir ve bağırsak sağlığını destekler. Depresyonla Mücadele: Muz, triptofan adlı bir amino asit içerir. Triptofan, beyinde serotonin üretimini artırarak ruh halini iyileştirir ve depresyon belirtilerini hafifletebilir. Kakaonun Faydaları Antioksidan Zengini: Kakao, flavonoidler gibi güçlü antioksidanlar içerir. Bu bileşikler, serbest radikallerle savaşarak hücre hasarını önler ve yaşlanma sürecini yavaşlatır. Kalp Sağlığı: Kakao, kan basıncını düşürebilir, kan akışını artırabilir ve kalp sağlığını destekleyebilir. Düzenli kakao tüketimi, kalp krizi ve felç riskini azaltabilir. Beyin Fonksiyonu: Kakao, beyne giden kan akışını artırarak bilişsel fonksiyonları iyileştirebilir. Hafızayı güçlendirir ve konsantrasyonu artırır. Mood Booster: Kakao, beyindeki serotonin seviyelerini artırarak ruh halini iyileştirir. Mutluluk hormonu olarak bilinen endorfinlerin salınımını tetikleyerek stresle mücadelede yardımcı olur. Muz ve Kakaonun Birlikte Kullanımı Muz ve kakao, birlikte tüketildiğinde hem lezzetli hem de besleyici bir atıştırmalık oluşturur. İşte birkaç öneri: Muz ve Kakao Smoothie: Bir muz, bir yemek kaşığı kakao tozu, süt veya badem sütü ve bir tatlı kaşığı balı karıştırarak sağlıklı ve enerji verici bir smoothie hazırlayabilirsiniz. Kakao Kaplı Muz Dilimleri: Dilimlenmiş muzları kakao tozuna batırarak dondurun. Bu basit tarif, tatlı ihtiyacınızı sağlıklı bir şekilde karşılar. Muz ve Kakao Yulaf Ezmesi: Yulaf ezmesine doğranmış muz ve bir çay kaşığı kakao ekleyerek besleyici ve lezzetli bir kahvaltı yapabilirsiniz.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.