Hava Durumu

#Araba

Yeni Marmara Gazetesi - Araba haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Araba haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bir telefonla aracından oldu Haber

Bir telefonla aracından oldu

Gökberk Arabacılar'ın, 9 ay önce kendi otomobiliyle takas edip satın aldığı araca, "change" ve çalıntı şüphesiyle el konuldu. Tüm bakımlarını yaptırıp vergisini ödediği ve fenni muayeneden geçirdiği aracıyla ilgili aylar sonra gelen telefon, Arabacılar'a hayatının şokunu yaşattı. Edinilen bilgiye göre, Gökberk Arabacılar yaklaşık 9 ay önce internet üzerinden gördüğü 2000 model BMW 5.20 otomobili kendi aracıyla takas ederek satın aldı. Noter satışını gerçekleştiren Arabacılar, otomobilin motor ve mekanik bakımlarını yaptırdı, Motorlu Taşıtlar Vergisi'ni ödedi ve fenni muayene işlemlerini tamamladı. Aracını aylarca kullanan Arabacılar'ın hayatı, 14 Temmuz 2026'da kolluk kuvvetlerinden gelen bildirimle değişti. Otomobilin "change" ve çalıntı araç şüphesi taşıdığı bildirildi, ertesi gece karakola çağrılan Arabacılar'ın aracına el konuldu. Her şeyi usulüne uygun bir şekilde yapıldı Mağduriyet yaşadığını belirten Gökberk Arabacılar, aracının fenni muayenesi ve vergi ödemeleri dahil tüm işlemlerinin usulüne uygun yapıldığını söyledi. Arabacılar, "Noterden satış uygulandı. 9 aylık sonraki süreçte 14 Temmuz 2026'da kolluk kuvvetlerince bir tebligatname çekildi, aracımın change ve çalıntı araç olduğu şüphesiyle bilgilendirme yapıldı. 15 Temmuz günü 23.30 sıralarında kolluk kuvvetinden telefon geldi. Aracımız karakola çağrıldı. Karakol sonucunda da aracımıza change ve çalıntı araç şüphesiyle el konuldu. Herhangi bir işlem yapılamamaktadır. Aracımı teslim de alamıyorum. Bursa Kriminal incelemeye gidecekti, hala daha gitmedi. Mağduruz. Ben değil birçok kişi var bu mağduriyeti yaşayan. Aracımıza sahip olamıyoruz. Verdiğimiz parayı da kimden alacağız o da belli değil. Mağdur oldum. Şu an gerek hastalığım olsun gerek de kendi A noktasından B noktasına gitmeye herhangi vasıtam yok. Bu süreç ne kadar sürecek belli değil. Bu sürecin bir an önce çözülmesini, bu durumun da açıklığa kavuşmasını devletimizden talep ediyoruz" dedi. "Araç şaşırtıcı bir şekilde 26 yıldır trafikte" Otomobilinin 2000 model olduğunu belirten mağdur Gökberk Arabacılar, yasal prosedürlerde hiçbir sorunla karşılaşmadıklarına dikkati çekti. Aracın 2028 yılına kadar fenni muayenesinin bulunduğunu aktaran Arabacılar, şöyle konuştu: "Kayıtlara göre aracımız mavi renkmiş. Aracın Türkiye'deki rengi gri, ruhsatında gri. 2028 fenni muayenesi mevcut. Şöyle söyleyeyim; bu araç muayene istasyonundan geçiyor. Onun haricinde Motorlu Taşıtlar Vergisi ödeniyor, noterden satışı oluyor. Her şey usulüne uygun, devletin belirlemiş olduğu prosedürler uygulanarak mevcut sistemde devam etmekte. Araç şaşırtıcı bir derecede 26 yıldan beri trafikte halihazır bir şekilde yürümekte. Bir an önce bu konunun çözümlenmesini, mağduriyetimizin giderilmesini talep ediyorum." Orijinal rengi mavi, mevcut araç gri Arabacılar'ın ulaştığı Kocaeli'deki oto ekspertiz firması yetkilisi Sami Tarcan ise şüpheli araç üzerinde yaptıkları incelemenin detaylarını paylaştı. Aracın üretim kayıtlarındaki orijinal renginin mavi olduğunu ancak Arabacılar'ın kullandığı aracın gri renkte olduğunu belirten Tarcan, "Şasi numarası bölgesinde change olduğunu söyledim. Mavi bir araba griye boyanabilir ancak bu arabanın kapı içlerinde boya yoktu. Tamamıyla mavi bir aracın kimliğini, gri bir arabaya çevirmişler. Kriminal testten change kararı çıkarsa süreç dava yoluyla ilerleyecek" diye konuştu. Yaklaşık 133 aracı bu şekilde polislere teslim ettim Ekspertiz sektöründe change araç kontrolünün özel bir uzmanlık gerektirdiğini vurgulayan Tarcan, bugüne kadar bu yöntemle değiştirilmiş 133 aracı tespit ederek polise teslim ettiklerini kaydetti. Tarcan, "Change araca bakan ekspertiz sayısı çok azdır. Bu süreç içerisinde çoğu kişi 3-4 sene mahkeme yoluyla alabildi, alamadığı olduğu da oldu. Artık bu tamamıyla avukatlarıyla ve yargıyla kaynaklı bir şeydir. Change araç şase numarası değişme, değişim anlamına gelir. Şase numarasını tamamıyla taşıyorlar ve bunu birebir orijinaliyle basabiliyorlar. Orijinaliyle bastığı için de çoğu kişi anlamıyor. Anlamadığı için de maalesef bu insanlar mağdur olabiliyor" şeklinde konuştu. 6 ekspertize girdi, 7'nci incelemede change çıktı Tarcan, başka bir araçtan örnek vererek, sözlerini şöyle noktaladı: "Geçen bir araba daha paylaştık sosyal medya hesabımızda. Araç 6 tane ekspertize sokuldu, biz 7'nciydik. Araba change çıktı. Hatta inanamadılar. Aynı şekilde 9 ay sonra arabanın change olduğu tespit edildi. Araç icralıktır, adam satamıyor. Mecburen kazalı bir arabayla bunu change edebiliyor. Deprem bölgesindeki arabaları biliyorsunuz, enkaz altında kaldılar. Tek kalan şeyi, kaskosu yoksa eğer ki şase numarası kalıyor. İcralık arabalarla bunları yer değiştirme, yani şase numaralarını yer değiştirme yapıyorlar. Biz yer değiştirme diyoruz. Ya da yurt dışından gelen arabaları buraya getiriyorlar, gümrükten geçiyor. Buradaki kazalı arabalarla şase numarasını taşıyorlar, CNC ile aynı birebir orijinalini yapabiliyorlar. Kesinlikle illegal bir işlem. Yaklaşık duyduğuma göre 30 bin araç var diye tahmin ediyorum, öyle duydum ama net bir bulgu yok bununla ilgili."

TOFAŞ'ta büyük kutlama Haber

TOFAŞ'ta büyük kutlama

TOFAŞ Fabrikası önünde işçiler meşaleler yakarak anlaşmayı büyük coşkuyla kutladı. Türk Metal Tofaş Şube Başkanı Mustafa Molla, "Metal işçileri ilk 6 ay için ortalama yüzde 31 ilk yıl için ortalama yüzde 47 oranında zam almış oldu" ifadelerini kullandı. Türk Metal Sendikası ile MESS arasında 13 Ekim 2025’te başlayan Grup Toplu İş Sözleşmesi süreci, 21 Ocak 2026 Salı günü başlayan ve 22 Ocak 2026 gece yarısına kadar süren yoğun müzakerelerin ardından metal işçisinin zaferiyle sonuçlandı. Yapılan sözleşmeyle metal emekçilerinin ücret ve sosyal haklarında önemli kazanımlar elde edildi. İmzalanan toplu iş sözleşmesine göre, 1 Eylül 2025 itibarıyla saat ücreti 140 liranın altında olan üyelere, 140 lirayı geçmemek kaydıyla 10 lira iyileştirme yapılacak. İyileştirmenin ardından tüm üyelerin saat ücretlerine yüzde 20 zam uygulanacak. Bunun üzerine oluşan yeni saat ücretlerine ayrıca seyyanen 17,61 lira eklenecek. Bu düzenlemelerle sözleşmenin ilk 6 ayı için saat ücretlerinde ortalama yüzde 28,10 zam yapılmış olacak. Sosyal yardımlarda da Kurban Bayramı yardımı yüzde 75 oranında artırılırken, diğer sosyal yardım kalemlerinde yüzde 50 artış uygulanacak. Sosyal yardımlarla birlikte ilk 6 ay için kümülatif artış oranı yüzde 31,15 artış sağlandı. Sözleşmenin ikinci 6 ayında enflasyon korumalı yüzde 13 artış gerçekleştirilecek. Bu artışla birlikte sözleşmenin birinci yılı sonunda ücretlerde kümülatif artış ortalama yüzde 44,76 olurken, sosyal yardımlar dâhil edildiğinde yıllık toplam artış yüzde 47,81 oranına çıkmış oldu. Üçüncü altı ayda saat ücretleri, enflasyon oranına ek olarak 1,5 puan refah payı ile artırılacak. Dördüncü altı ayda ise ücret artışı enflasyon oranında uygulanacak. Türk Metal Sendikası, anlaşmanın metal işçileri için önemli bir kazanım olduğunu belirterek, sözleşmenin tüm üyelere hayırlı olmasını diledi.Başta Tofaş Otomobil Fabrikası olmak üzere işçiler sözleşme zaferini şarkılarla kutladılar.

Teknoloji harikası 'bilmece'ye dönüştü, arızayı hala çözemediler Haber

Teknoloji harikası 'bilmece'ye dönüştü, arızayı hala çözemediler

Yoldaki trafoya düşen yıldırım nedeniyle son model elektrikli otomobil, teknoloji harikasından "bilmeceye" dönüştü. Arızayı çözemeyen servisin araç fiyatı kadar masraf çıkarması, arızanın giderileceğinin de garantisini vermemesi üzerine İzmirli yüksek mühendis, dünya otomotiv devi markaya karşı hukuk savaşı başlattı. Olay geçtiğimiz mayıs ayında Ankara'da meydana geldi. İzmirli Yüksek Ziraat Mühendisi Ersel Şengel, meslektaşı Dr. Hüseyin Akdemir ile birlikte 2024 model Peugeot 3008 elektrikli otomobiliyle Nevşehir'deki bir sempozyuma gitmek üzere yola çıktı. Ankara girişinde yoğun sağanak yağış altında ilerleyen ikili, yol kenarındaki trafoya yıldırım düşmesiyle sarsıldı. Aracın lastiklerinin patladığını düşünen Şengel, otomobili güvenli bir bölgeye çekti. Ancak araç durduktan sonra kendisini tamamen kilitledi ve bir daha çalışmadı. Yol yardım aracılığıyla otomobilini yetkili servise çektiren Şengel, burada ikinci bir şok yaşadı. İddiaya göre servis çalışanları aracın arızasını tespit edemediği gibi, yurt dışından istenecek yedek parçaların maliyetinin kullanıcı tarafından karşılanması gerektiğini belirtti. Parça fiyatlarının araç fiyatına yaklaştığını ifade eden Şengel, üstelik bu parçalar gelse dahi aracın tamir edileceğine dair kesin bir garanti verilmediğini vurguladı. Yaşanan bu tıkanıklık üzerine Şengel, avukatı aracılığıyla dünya devi otomobil markası hakkında suç duyurusunda bulunarak hukuk mücadelesi başlattı. "Arızayı tespit edemediler" Olay anını anlatan Ersel Şengel, "Yağmurlu ve gök gürültülü bir havaydı. Yan tarafta bulunan trafoya yıldırım düştü. Ya oradan seken ya da bilemiyorum, bir saniyenin bile altında bir anda bizim aracımıza da isabet etti. Araç birden kendini kilitledi. Aracı da hocam kullanıyordu" dedi. Yaşanan durumun ardından yol yardımı aradıklarını belirten Şengel, "Yol yardım çağırdık ve aracı servise götürdük. O tarihten bu yana da elektrikli bir araç olmasına ve teknolojisi yeni olmasına rağmen, aracı aldığımız firma maalesef hiçbir şekilde bize yardımcı olmadı. Arızayı tespit edemediler" diye konuştu. Yetkili servisin, arızanın tespiti için tüm yedek parçaların baştan satın alınmasını talep ettiğini ifade eden Şengel, "Bu parçaların bozuk olup olmadığına dair kendilerinin de bir fikri yoktu. Halbuki yurt dışından bu araçları getiriyorlarsa, yedek parçaları bulundurmak, teknik personeli ve servis ekiplerini bu konuda yetiştirmekle mükellefler" şeklinde konuştu. "Araç üretici firma garantisinde" Çok ciddi bir tehlike atlattıklarını vurgulayan Şengel, "Araç aniden durabilirdi. Pili daha dolu olsaydı çok daha farklı ve ciddi sıkıntılar oluşturabilirdi. Aracın arızasını tespit edememeleri konusunda servis de bizimle hemfikir. Nasıl yapacaklarını bilmiyorlar. Deneme yanılma yoluyla çözmeye çalışıyorlar ama bu deneme yanılma ile çözülecek bir iş değil. Çünkü bu araç üretici firma garantisinde. Üretici firma garantisinde olan bir üründe hangi parçanın arızalı olduğunu tespit etmek ve yedeklerini bulundurmak zorundalar" ifadelerini kullandı. Yaşanan mağduriyet nedeniyle hukuki yollara başvurduklarını belirten Şengel, "Biz de bu gerekçelerle dava açtık. Aracı ocak ayı sonunda teslim aldık, sadece 2,5-3 ay kullandık. Mayıs ayının başında da bu olay başımıza geldi. Araç şu an Ankara'da serviste. Aracı kullanamıyoruz. Buna rağmen taksitlerini hala ödüyoruz" diyerek yaşadığı mağduriyeti dile getirdi. "O an öleceğiz diye düşündüm" Olay anında aracı kullanan Şengel'in arkadaşı Dr. Hüseyin Akdemir de olay anını anlattı ve yaşadıkları korku dolu anları paylaştı. Akdemir, "Yağmurlu bir havaydı. Ankara'ya girerken hızımız da çok yavaştı, 30-40 kilometre civarında gidiyorduk. Bir tarafta yağmur, bir tarafta şimşek çakıyordu. Kenara çekip durmayı düşünüyorduk. Hemen yol kenarındaki bir trafoda şimşek çaktı. Gök gürültüsüyle birlikte yıldırımın düştüğünü gözlerimle gördüm. O düşen yıldırım bizim aracın etrafında döndü. Ersel'e 'yıldırım düştü' diye bağırdım. Yıldırımın elektrik akımı geçince sanki arabanın tekerlekleri patladı zannettim. Araba tak tak tak diye ses çıkardı. Ersel 'lastikler patladı, araba yanıyor' dedi. O an 'öleceğiz' diye düşündüm" ifadelerini kullandı. Akdemir, yaşanan panik anında aracı güçlükle yol kenarına çektiğini belirterek, "Anında bir refleksle aracı sağa çekmeye çalıştım. 10-15 metre sonra küçük bir giriş, patika bir yol buldum ve zorla yanaştım. Araç orada durdu ve stop etti" dedi. Araç çalışmadı, bagajda yanık izleri vardı Araçtan hemen inemediklerini ve bunun hayati önem taşıdığını belirten Akdemir, "Yağmurdan dolayı hemen inemedik, iyi ki de inmemişiz. Elektrik mühendisleriyle, otomotivcilerle görüştüm. Eğer anında inseydik elektriği tamamlayacağımızı ve kül olacağımızı, cam açık olsaydı yıldırımın camdan içeri girip bizi öldürebileceğini söylediler" dedi. Olaydan birkaç dakika sonra araçtan indiklerini ifade eden Akdemir, "Aradan 3-4 dakika geçti. Aşağı indik, baktık lastikler sağlam sapasağlam. Ama araç çalışmıyordu, kendini kilitlemişti. Arka bagajı da açamadık. Bagajın olduğu yerde oksijen kanalı yakılmış gibi görüntüler vardı. Sanki bıçakla kesilmiş gibiydi. Çok büyük bir badire atlattık" diye konuştu. Akdemir, yaşadıkları olayı vurgulayarak, "Şu anda ikimiz de, çok sevgili dostum Ersel'le tesadüfen yaşıyoruz. Sanki ikinci baharımızı yaşıyoruz" dedi. "Eğitim amaçlı incelenmeli" Aracın arızasının bulunmaması nedeniyle markanın bu aracı eğitim amacıyla incelmesi gerektiğini savunan Dr. Özdemir şu ifadelere yer verdi: "Söz konusu araçta Faraday kafesinin bizi korumadığını düşünüyorum. Bilimsel olarak konuştuğum kişiler de bunu söylüyor. Bu araçta teknik bir arıza ve teknik bir eksiklik olduğunu düşünüyorum. Önümüzde ve arkamızda araçlar vardı, onlara hiçbir şey olmadı. Bizi aracımız korumadı. Arkadaşım aracı yeni almıştı, 7 aydır araç yok. Arıza tespiti yapılamadı. Uluslararası bir otomotiv sektöründe böyle sahipsiz kalmak insana dokunuyor. Bu marka hâlâ satmaya devam ediyor. Bence bu aracı alıp Fransa'ya götürmeleri lazım. Eğitim amaçlı incelenmeli, 'acaba ne oluyor' diye bakılmalı. Çünkü böyle bir görüntüye daha önce hiç rastlanmadı."

Araç kullanırken telefonla konuşma, mesajlaşma, hız sınırlarına uy Haber

Araç kullanırken telefonla konuşma, mesajlaşma, hız sınırlarına uy

Özellikle kış aylarında trafik kazalarında artış yaşanırken, uzmanlar, trafiğe çıkmadan ve çıktıktan sonra dikkat edilmesi gerekenler konusunda uyarıyor. Konya'da kış aylarında kaza oranlarında da artış yaşanıyor. Trafikte en yaygın yapılan hatalar ise araç kullanımı sırasında kayıtlara geçiyor. Her sürücü direksiyonda iyi olduğunu iddia etse de, kazaların en ufak bir ihmalde kaçınılmaz olduğunun altını çizen uzmanlar, araç kullanacak kişilerin hareket etmeden önce ve sonra yapması gerekenlere dikkat çekti. "Diğer sürücüleri tehlikeye atmamak adına araçlarımızın bakımlarını yaptırmamız gerekiyor" Sürücülerin, ilk olarak araç bakımlarını eksiksiz olarak yaptırması gerektiğine dikkat çeken İleri Sürüş Uzmanı Ramazan Ceylan, "Havaların soğumasıyla birlikte araçlarımızın yazlık bakımlarının olduğu gibi, kışlık bakımlarının yapılması gerekiyor. Detaya bakacak olursak içerisinde radyatör suyu, silecek suyunun donmayacak şekilde antifrizli su olması gerekiyor. Motor bakımının yapılması, akü seviyesinin ölçülmesi, sileceklerin sağlam olup olmadığı ve kış lastiği kullanımıyla alakalı olarak da özen gösterilmeli. Bunlar başlıca yapılacak noktalar. Bunun dışında sürücüler yorgun ve dalgın, uykulu olarak kesinlikle trafiğe çıkmamalı. Trafik kurallarına, uyarılarına, ışıklarına, yol çizgilerine kesinlikle riayet etmeli. Trafikteki diğer sürücüleri tehlikeye atmamak adına araçlarımızın bakımlarını yaptırmamız gerekiyor. Eğer bakımsız bir araçla yola çıkarsak, yaz ya da kış fark etmez yolda kaldığımız gibi diğer sürücülerin de trafikteki normal şartlarda ilerleyişini engellemiş oluruz. Bunlara dikkat etmemiz gerekir" dedi. Araç kullanırken telefonla konuşma, mesajlaşma, hız sınırlarına uy Araç kullanımı sırasında yapılan hatalar olduğuna değinen Ceylan, "Sürücülerimiz araç kullanırken cep telefonuyla konuşma, mesajlaşma veya buna benzer bazı davranışlarda bulunuyor. Bu davranışların yapılmaması gerekiyor. Bunlar tehlike doğurur ve ciddi sıkıntılar meydana getirebilir. Bunun yanı sıra güvenli sürüş olarak kendi güvenliğimizi sağlamamız için emniyet kemerlerini seyir halindeyken kesinlikle takılı durumda bulundurmak zorundayız. Ön ya da arka koltuk fark etmiyor, sürücü dahil tamamının seyir sırasında kemerlerini takmaları gerekir. Bunun yanı sıra hız sınırlarına dikkat etmemiz gerekiyor. Yollarda belli hız sınırları var, bu sınırları aşmamamız gerekiyor. Güvenli seyredebilmemiz için verilmiş olan hız sınırlarına riayet etmeliyiz" şeklinde konuştu. "Kış lastiği kullanımı 15 Kasım-15 Nisan" Kış lastiği kullanımına da değinen Ceylan, "Kış sezonu geldi, buzlanma ve kar yağışıyla meydana gelebilecek bazı sıkıntılar olabilir. Burada kış lastiği kullanılmasına özen gösterilmeli ki zaten şu anda ticari araçlarda, yolcu nakli yapan araçlarda kesinlikle kış lastiği takması zorunlu. Bu da yeni yönetmelikle 15 Kasım, 15 Nisan olarak revize edildi. Burada da trafik güvenliğinin daha iyi sağlanması açısından, trafikteki tehlikeleri daha erken, yani bir 15 gün erkene çekildi. Bu hava durumlarının değişikliklerinden dolayı 15 gün sonrasına ertelendi. Bu sürücülerimizin kazaya sebebiyet vermemesi veya riskleri en aza indirmek için yapıldı, buna dikkat edelim. Bu uyarıları inşallah herkes uygular ve trafikteki can ve mal güvenliğimiz tehlikeden korunmuş olur" diye konuştu.

Oto tamir ustalarından "antifriz tuzağı" uyarısı Haber

Oto tamir ustalarından "antifriz tuzağı" uyarısı

Kışlık bakım sezonunun açılmasıyla oto tamir ustalarından "antifriz tuzağı" uyarısı geldi. "Kötü marka antifriz, araçta hiç yokmuş gibi olur" diyerek kalitenin önemine dikkat çeken oto tamirciler, ilk kez antifriz konulan araçlarda ise su kaçakları meydana gelebileciğini belirterek, aracın yaklaşık 10 gün takip edilmesi tavsiyesinde bulundu. Kışı sorunsuz geçirmek isteyen sürücüler, lastik, motor, silecek ve akü gibi araç aksamlarını kontrol ettirmek ve gerekli bakımları yaptırmak için oto tamircilere başvuruyor. Düzce'de oto tamir ustası Bedirhan Köseoğlu, araçların mutlaka kış bakımına girmesi gerektiğini belirterek, kış bakımıyla ilgili sürücülere bilgi verdi. "İlk önce antifriz kontrollerini yaptırmalılar" Havaların soğumaya başladığını belirten Köseoğlu, "Öncelikle yaklaşan soğuklardan kaynaklı araçların sularını mutlaka kontrol ettirmeleri gerekiyor. İlk önce antifriz kontrollerini yaptırmalılar. Eğer araçta hiç antifriz yoksa bunu mutlaka ihmal etmeyin" dedi. "Mutlaka her gün kontrol edin" Sürücülerin bilindik ustalara ya da en yakın sanayiye gidip antifriz kontrollerini yaptırabileceklerini ifade eden Köseoğlu, şunları kaydetti: "Antifriz derecesinin en az eksi 20 dereceye dayanıklı olması lazım. Antifriz koyarken de mutlaka markasına dikkat etmek lazım. Eğer kötü marka kullanılırsa, aracınızın durumu sanki antifriz yokmuş gibi olur. Araca ilk kez antifriz konuluyorsa, pasları açacağı için araçta su kaçakları meydana gelebilir. Bu kaçakların olmaması için aracın öncelikle bir hafta, 10 gün kadar araç sahibinin takibinde olması, mutlaka her gün kontrol edilmesi gerekir. Eğer böyle bir probleminiz yoksa herhangi bir problem yaşamazsınız. Eğer ihmal ederseniz biraz cebiniz yanabilir. Ayrıca lastiklerini zaten ihmal etmesinler."

Araba Alacaklar Dikkat! Haber

Araba Alacaklar Dikkat!

Eskişehir'de galerici esnafı Sefa Güngören, araç piyasasında yılbaşına doğru fiyatların yükselebileceği uyarısında bulundu. Eskişehir'de yıllardır 2'nci el araç satışı gerçekleştiren Sefa Güngören, yıl sonuna az bir süre kala piyasa hakkında konuştu. Piyasada durgunluk yaşandığını ifade eden Güngören, 2026 model sıfır kilometre araçların fiyatlarını vatandaşların merak ettiğini anlattı. Özellikle araç alacakların güvenilir yerlerden alışveriş yapmalarını öneren Sefa Güngören, genellikle kilometresi düşük araçların çok tercih edildiğini kaydetti. "Piyasa sürekli yukarıya doğru bir artış gösteriyor" Vatandaşların orta segment aile araçlarına rağbet gösterdiğini belirten Güngören, yılbaşından sonra fiyatların artabileceği uyarısında bulunarak, "Şu anda yıl sonuna doğru 2026 model araçlar geleceği için insanlar bu araçların fiyatlarını merak ediyor. Tabii piyasada hafif bir durgunluk var. İkinci elde ise şu anda daha çok düşük kilometreli ve temiz araçlar tercih ediliyor. Bence Türkiye'de araç almak için her zaman uygun bir zaman vardır. Çünkü araç piyasası döviz bazlı olduğu için sürekli yukarıya doğru bir artış gösteriyor. Düşük kilometreli ve yeni model araçların satışı da daha kolay oluyor. Bizim müşterilerimiz için her bütçeye uygun araçlarımız mevcut. Özellikle orta segment araçlar daha hızlı satılıyor. Ben, araç alım satımı yapacak kişilere güvenilir yerlerden alışveriş yapmalarını tavsiye ederim. Adresi belli olan, güvenilir ekspertizlerle çalışarak araçlarını kontrol ettirebilirler" dedi.

Formula 1 güvenlik aracıyla günlük tura çıkan koleksiyoner Haber

Formula 1 güvenlik aracıyla günlük tura çıkan koleksiyoner

Samsunlu bir iş adamı, nadir klasik Mercedesleri kendi oluşturduğu müzede sergiliyor. Binek olarak da yine üstünde sireni, çakarı olan, içerisinde mühendis ekibiyle iletişim kurmayı sağlayan dönemin teknolojik sistemlerinin yer aldığı Formula 1 (F1) güvenlik aracını kullanan iş adamının koleksiyonu, zenginlerin bile rüyalarına giriyor. 34 yaşındaki iş adamı Emre Yılmaz, çocukluk yıllarındaki otomobil tutkusunu zamanla büyük bir koleksiyona dönüştürdü. Deniz ve liman işletmeciliği mezunu olan Yılmaz, iş yerinin bir bölümünü garaja çevirerek, yıllardır topladığı nadir ve klasik Mercedes araçlarını burada sergiliyor. Sadece ender ve sınırlı sayıda üretilen Mercedes modellerine ilgi gösteren Yılmaz, şu ana kadar 16 araç aldı. Müzesinde sergilediği koleksiyonda bulunan 6 özel otomobile büyük bir özenle bakan Yılmaz'ın sergisinde daha önceden Yeşilçam’da kullanılan ve ünlü isimlerin kullandığı otomobiller de bulunuyor. Uzun bir süre Türkiye’nin en ünlü isimlerine bile koleksiyonundaki araçları satmayan Yılmaz, şimdilerde ise koleksiyonluk yeni bir araç bulduğunda müzede uzun süre bekleyen araçlarla yer değiştiriyor. Sergilediği otomobillerin yanı sıra binek olarak da klasik araçları tercih eden Yılmaz, gündelik hayatta da F1 yarışlarında güvenlik aracı olarak görev alan 1996 model 5000 cc motor hacmine sahip 55 AMG Mercedes-Benz'i kullanıyor. "Mercedes sevdası çocukluktan geliyor, BMW koleksiyonumu bozar" Çocukluk yıllarından itibaren klasik otomobillere ilgi duyduğunu ifade eden Emre Yılmaz, "Otomobil koleksiyonuna 10 yıl önce başladım. 116 kasa Mercedes-Benz’in rahmetli Ali Osman Ulusoy’a hediye ettiği aracı satın alarak koleksiyona başladım. Trabzon’dan o aracı getirerek koleksiyona başladım. Mercedes sevdası bende çocukluk yıllarıma kadar dayanıyor. Şu ana kadar garajımda 16 araç sergiledim, 6 aracı da hala müzemizde sergiliyorum. Çok güzel koleksiyonluk bir BMW otomobil gelse almam diyemem ama koleksiyonumu bozar. Mercedes’in olduğu yerde sadece Mercedes olur. Mercedes’in müzesi ile internet üzerinden arada yazışıyoruz. Koleksiyona ilk başladığımda araçlarımı satmıyordum. Şu anda ise uzun süredir duran araçları, sıkıldığım araçları satıp farklı model araç alıyorum. Günlük olarak da Formula 1 yarışlarında kazalardan sonra piste giren güvenlik aracı olan 1996 model 5000 cc motor hacmine sahip 55 AMG Mercedes-Benz kullanıyorum. O otomobil de nadir bulunan spor paketlerden. Yine trafikte bu aracı gören, fotoğraf ve video çeken de çok oluyor. F1 tasarımı da herkesin dikkatini çekiyor" dedi. Yılmaz’ın müzede sergilediği araçlar arasında Yeşilçam'ın dört yapraklı yoncasından biri olarak gösterilen ünlü sinema sanatçısı Filiz Akın'ın 1974 model Amerikan tek kapı 450 SLC V8 Mercedes aracının yanı sıra Türkiye'de yürür vaziyette sınırlı sayıda olan 1963 model Mercedes 220s, 1982 model Mercedes 280 CE Amerikan Coupe, Formula 1 pilotlarının pistte kullandığı ve nadir olan 190e 2.3 1987 model Mercedes, 1984 c126 500 SEC Wald Japan ve üstü açık 1992 model 129 R 300 SL Mercedes Cabriolet Convertible de yer alıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.