Hava Durumu

#Ardından

Yeni Marmara Gazetesi - Ardından haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ardından haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kadın A Milli Takımı, İsviçre karşısında Haber

Kadın A Milli Takımı, İsviçre karşısında

İlk maçında Pendik Stadı'nda Malta'yı 3-0, ikinci maçında ise Belfast'ta Kuzey İrlanda'yı 1-0 mağlup ederek 6 puan toplayan Milliler, aynı puanda yer alan İsviçre'nin ardından grupta averajla ikinci sırada bulunuyor. Ay-Yıldızlılar, bugün Zürih'te, Letzigrund Stadı'nda saat 20.00'de İsviçre ile oynayacak. Sofiya Prychyna yönetecek Mücadeledeyi Ukrayna Futbol Federasyonu'ndan Sofiya Prychyna yönetecek. Prychyna'nın yardımcılıklarını Maryna Striletska ve Oleksandra Vdovina yapacak. Dördüncü hakem olarak Liudmyla Telbukh görev alacak. Gruptaki diğer karşılaşmada ise Kuzey İrlanda ile Malta, saat 21.00'de Mourneview Park Stadı'nda kozlarını paylaşacak. Milli Takım, bu mücadelenin ardından 15 Nisan Çarşamba günü İstanbul aktarmalı olarak Sinop'a geçecek ve hazırlıklarını burada sürdürecek. Ay-Yıldızlılar, gruptaki dördüncü maçında 18 Nisan Cumartesi günü saat 19.00'da Sinop Şehir Stadyumu'nda İsviçre'yi konuk edecek. Aynı gün Malta ile Kuzey İrlanda, saat 20.00'de Ta'Qali'de bulunan Centenary Stadyumu'nda karşı karşıya gelecek. Milliler, 19 Nisan Pazar günü kampını tamamlayarak İstanbul'a dönecek. 5 Haziran 2026 tarihinde Pendik Stadı'nda Kuzey İrlanda'yı ağırlayacak olan Milli Takım, 9 Haziran'da Malta ile deplasmanda karşılaşacak ve grup maçlarını tamamlayacak. Puan sıralamasına göre Ay-Yıldızlılar, 2027 FIFA Dünya Kupası'na gidebilmek için 2 tur Play-Off karşılaşması oynayacak.

Öldürdüğü hamile eşinin cesediyle 10 gün aynı evde yaşadı Haber

Öldürdüğü hamile eşinin cesediyle 10 gün aynı evde yaşadı

Olay, 21 Nisan 2025'te İnönü Mahallesi Arnavut Caddesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, cadde üzerindeki apartmandan kötü kokuların gelmesi üzerine binada yaşayan vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezini aradı. İhbar üzerine Civil ailesinin yaşadığı eve giren ekipler, 34 haftalık hamile Elif Civil'in cesediyle karşılaştı. Elif Civil'in, vücuduna aldığı 12 bıçak darbeleriyle öldürüldüğü, cesedin 10 günden fazla süredir evde olduğu belirlendi. Yaşanan olayın ardından harekete geçen Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ölen kadının kocası Berkan Civil'i (29) 1,5 yaşındaki çocuğu İ.C. ile birlikte Nasrullah Meydanı'nda yakaladı. Gözaltına alınan Berkan Civil tutuklandı. Olayın ardından Berkan Civil hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde "Eşe karşı kasten öldürme kasten öldürme" suçundan dava açıldı. Davanın ilk duruşmasında, tanıklar ve taraf avukatları hazır bulunurken, sanık SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katıldı. "Tek hatırladığım 8 gün boyunca eşimin cesediyle uyumuşum" Duruşmada savunma yapan Berkan Civil, "Olaydan önce ben, kapı komşum M.Ç.'yi telefonla aradım. Çarşıya inemeyeceğimi eve gelirken ekmek ve sigara almasını söyledim. Kapıyı tıkladı, açtım ekmek ve sigarayı aldım. Parasını da verdim. Sigarayı içtikten sonrasını da hatırlamıyorum. Tahlillerimde uyuşturucu çıktı mı, bilmiyorum. 4 gün kendimde değildim. Uyandığımda boğazımda kesik vardı, karnımda da kesikler vardı. Tek hatırladığım 8 gün boyunca eşimin cesediyle uyumuşum. Telefonum da olmadığı için arayamadım. Ben yaralıydım, eşim de öldürülmüş haldeydi. Telefonum yoktu, bulamadım. O yüzden de kimseyi arayamadım. Sigarayı içtikten sonra uyandığımda boğazım kesikti. Gömleğimde kan içerisindeydi. Korktuğum için kimseyi arayamadım, haber veremedim. 4 gün boyunca uyuya kalmışım. Korktum, çocuğumu kaybederim diye, o yüzden aramadım. Eşimle ara sıra anlaşmazlıklarımız olurdu. Her ailede olduğu gibi sorunlarımız olurdu. Fiziki olarak eşime bir şiddet uygulamadım. Ciğerim yanıyor, evladımı, eşimi kaybettim. Tek hazırladığım T.Ş.'nin kapıya gelip ekmek ve sigarayı bıraktığı, ardından bir süre sonra görüşünce, ‘ben, sana demiştim' diye cevap verdi. 10 gün sonra olay ortaya çıktı. Kan değerlerimde uyuşturucu çıktı mı bilmiyorum" dedi. "Ben babayım sonuçta, bilincimi kaybetsem de çocuğuma bakabilirim" Evde bulunan bıçaktaki DNA'sının daha önce ev işlerinde kullandığı için çıkmış olabileceğini iddia eden sanık, "Herhangi bir yere borcum yoktu. Herhangi birisiyle husumetim de yok. Ben işimde gücümde birisiyim, eşimin de kimseyle husumeti yoktu garibimin. Boya ve fayans işlerine gidiyorum, akşamları da kahvehanede çalışıyordum. Ben, 8 gün boyunca evde eşimin cesedini gördüm. Nasıl yaralandığımı hatırlamıyorum. Uyandığımda boğazım kesik, gömleğim de kan içerisindeydi. Yakalandığım güne kadar 8 gün boyunca dışarıya hiç çıkmadım. Herhangi bir madde kullanmadım. Olaydan 15 gün önce eşimle kavga ettiğimi söylüyorlar. Bunu kabul etmiyorum. Madem komşularımız kavga ettiğimizi duymuşlar, neden polisi aramamışlar" diye konuştu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı adına duruşmaya katılan avukatın, "4 gün boyunca kendine gelemediğini söylüyorsun. 1,5 yaşındaki çocuğun bakımını kim sağlamış, bunu açıklayabilir misiniz" şeklindeki sorusuna cevap veren sanık, "Çocuğuma ben baktım. Ben, babayım, bilincimi kaybetsem de çocuğuma bakabilirim. Kendimde olmasam da hatırlamasam da çocuğuma bakabilecek durumdaydım" şeklinde konuştu. "Arada bir sigara alıp Berkan'a verirdim" Tanık olarak dinlenen komşu T.Ş. de, "Sanık ile 3 ay arkadaşlığımız oldu. Karşı kapı komşumdu. Olayı bilmiyordum. Yakalandığı gün ben Ankara'daydım. Ben evine bir bardak çay dahi içmeye gitmedim. Eşinin ismini bilmem. Bir kere evime geldi ve 5 dakika oturup gitti. Eşiyle ilgili bir sorunundan bahsetmedi. Eşini de 2 kere gördüm. Bir gece eşi ile sesleri geldi, kavgalarını duymuştum. Arada bir sigara alıp Berkan'a verirdim. İçimden gelirdi. En son olaydan 10 gün önce sigara alıp vermiştim. Paket sigaraydı. Kapının önünde ayakkabılık vardı, oraya bıraktım. Ben iki paket sigara almıştım, birisini Berkan'a verdim, diğerini kendime aldım. Benden sigara istememişti. Arayıp söylemedim, o bıraktığım yerden alıyordu" ifadelerini kullandı. T.Ş.'nin verdiği ifadenin ardından konuşan Berkan Civil, "Sen bana bunu nasıl yaptın, eşime nasıl kıydın?" şeklinde tepki göstererek, "Adaletin tecelli etmesini diliyorum. Ailesinin şikayetçi olması umurumda değil. Ben onlardan daha düşkündüm eşime. Gereken araştırılsın. Adalete güveniyorum. İki elim T.Ş.'nin yakasında olacak. Eşimi kaybettim, evladım yetim kaldı. Her şey araştırılsın. Düne kadar ailesi de hayatımızda yoktu. Yazıklar olsun. Bir de tanıklık yapıyorlar" dedi. Kirayı ve aidatlarını ödemeyince eşini öldürdüğü ortaya çıktı Berkan Civil'in ev sahibi S.G. de, "Elif'i hiç görmedim. Sanığın kira borcu vardı, ödeyemediler. Nisan ayında çıkacağını söyledi. Nisan ayı gelince 2 hafta boyunca aradım ama ulaşamadım. Ben de yöneticiyi aradım. Durumu anlattım. Yönetici ile birlikte daireye çıktık. Koku geliyordu, biz de polisi aradık" diye konuştu. "Ailesi bizi arayıp, ‘kızınızı alın, yoksa öldürür denize atarız' dediler" Elif Civil'in babası İ.Ç. de, "En son yüz yüze bir yıl önce İstanbul'da görüşmüştük. Yaşananları biz bilmiyoruz. Olaydan 3 ay önce sanığın annesi ve babası bizleri aradı, ‘kızınızı alıp götürün, keser atarız, öldürürüz, geçinemiyorlar' dediler. Biz de kızımızı arayıp durumunu sorduk, 'sorun yok, iyiyiz' dediler. En ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum" dedi. Sanığın ailesini ve taraf avukatlarını da dinleyen mahkeme heyeti, dosyadaki eksiklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Kaçırılan çocuk 7 yıl sonra harabe evde böyle bulundu Haber

Kaçırılan çocuk 7 yıl sonra harabe evde böyle bulundu

Olay, Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde yaşandı. İddiaya göre, ilçede yaşayan Umut K., çalışmak için gittiği Almanya'da Rebecca S. (30) ile tanışarak birlikte yaşamaya başladı. Çiftin 2018 yılında erkek çocukları N.S. dünyaya geldi. Bir süre sonra Umut K., Alman sevgilisi ve 1 yaşındaki oğlu ile birlikte annesi Hanife S.'yi (60) ziyaret etmek için Bursa'ya geldi. Burada başlayan tartışma ise aile dramının fitilini ateşledi. İddiaya göre Umut K., Almanya'ya geri dönmek istemediğini söyleyerek Rebecca S.'den oğlunu kendisine bırakıp ülkesine dönmesini istedi. Çift arasında çıkan tartışmanın ardından Umut K.'nin oğlunu kaçırmaya karar verdiği öne sürüldü. Planını devreye sokan Umut K., küçük oğlu N.S.'yi annesi Hanife S.'ye bırakarak bir yakınının yanına götürülmesini istedi. Daha sonra Rebecca S. ile birlikte markete giden Umut K., eve döndüklerinde çocuğun kaybolduğunu söyledi. 1 yaşındaki oğlunu evde bulamayan Rebecca S. ise panikle polise giderek şikayetçi oldu.İlçede günlerce oğlunu arayan Rebecca S., çocuğunu kaçırdığından şüphelendiği Umut K. ve annesi hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Ancak yapılan aramalara rağmen küçük çocuğa ulaşılamadı. Bunun üzerine Rebecca S., umudunu kaybetmeden ülkesine geri döndü. Aradan geçen yılların ardından dosya yeniden gündeme geldi. Bu süreçte Umut K.'nin yaklaşık 2 yıl önce geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybettiği öğrenildi. Babaanne Hanife S.'nin de duruşmalara katılmaması üzerine hakkında arama kararı çıkarıldı. Bursa İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından kurulan 6 kişilik özel ekip, haftada bir kez polis merkezine giderek imza atan babaanneyi takibe aldı. Ekipler, belirli günlerde halasının oğlu Recai M.'nin evine giden Hanife S.'yi adım adım izledi.Yapılan teknik ve fiziki takibin ardından belirlenen adrese operasyon düzenlendi. Polis ekipleri, 7 yıldır aranan N.S.'yi kıyafet ve çöp yığınları arasında bitkin halde buldu.8 yaşındaki çocuk sağlık kontrollerinin ardından Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekiplerine teslim edilerek devlet koruması altına alındı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Türkiye’nin başı sağolun... Haber

Türkiye’nin başı sağolun...

Türk tarihçiliğinin önemli isimlerinden Prof. Dr. İlber Ortaylı, tedavi gördüğü Koç Üniversitesi Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Sağlık sorunları nedeniyle bir süredir yoğun bakımda bulunan 78 yaşındaki Ortaylı’nın sağlık durumunun ağırlaşmasının ardından entübe edildiği, ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığı öğrenildi.Ortalyı’nın vefatının ardından Kemal Memişoğlu sosyal medya hesabından taziye mesajı yayımladı. Memişoğlu mesajında, Ortaylı’nın Türkiye için önemli bir değer olduğunu belirterek ailesine, öğrencilerine ve sevenlerine başsağlığı diledi.21 Mayıs 1947’de Avusturya’nın Bregenz kentinde Kırım Tatarı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Ortaylı, iki yaşındayken ailesiyle birlikte Türkiye’ye göç etti. Çok dilli bir aile ortamında yetişen Ortaylı, eğitim hayatına İstanbul’da başladı ve lise öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1970 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü’nden mezun olan Ortaylı, akademik kariyerine de burada adım attı. 1974 yılında “Tanzimat sonrası mahallî idareler” başlıklı teziyle doktor unvanını aldı. Daha sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde görev yaptı ve 1979 yılında doçent oldu.1980’li yıllarda çeşitli akademik nedenlerle yurt dışında çalışmalar yapan Ortaylı; Viyana, Berlin, Paris, Moskova ve Oxford gibi birçok şehirde dersler ve seminerler verdi. 1989 yılında Türkiye’ye dönerek profesör oldu ve uzun yıllar Ankara Üniversitesi’nde idare tarihi alanında görev yaptı.Akademik kariyerinin yanı sıra kültürel görevler de üstlenen Ortaylı, 2005–2012 yılları arasında Topkapı Sarayı Müzesi müdürlüğünü yürüttü. Emekliliğinin ardından da üniversitelerde dersler vermeye ve çeşitli akademik etkinliklere katılmaya devam etti.Almanca, Rusça, İngilizce, Fransızca, İtalyanca ve Farsça dillerini ileri düzeyde bilen Ortaylı, Osmanlı tarihi, idare tarihi ve modern Türk tarihi üzerine yaptığı çalışmalar ve yayımladığı eserlerle Türkiye’de ve uluslararası akademik çevrelerde önemli bir yer edindi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.