Hava Durumu

#Artış

Yeni Marmara Gazetesi - Artış haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Artış haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Gayrimenkul sektöründen 'değer barışı' çağrısı Haber

Gayrimenkul sektöründen 'değer barışı' çağrısı

Türkiye'de son üç dört yıldır yaşanan yüksek enflasyon ve artan maliyetler, gayrimenkul sektörünü de doğrudan etkiledi. İnşaat, işçilik ve arsa maliyetlerindeki hızlı yükseliş, konut fiyatlarında yüzde 30 ile yüzde 50 arasında artışlara neden oldu. Sektör temsilcileri, özellikle büyük şehirlerde konut fiyatlarının ciddi seviyelere ulaştığını belirterek, bazı bölgelerde 1+1 daire fiyatlarının 4 milyon liranın üzerine çıktığını, kira bedellerinin ise yaklaşık 25 bin liraya kadar yükseldiğini ifade etti. Elfi Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Aydemir, "Son yıllarda konut satın alan vatandaşlar artan fiyatlar nedeniyle değer artış vergisiyle karşı karşıya kaldı. Bu durumun gayrimenkul satışlarında tedirginliğe yol açtı. 2, 3 ya da 4 yıl önce 300 bin ile 400 bin lira arasında alınan konutların bugün enflasyon etkisiyle çok daha yüksek değerlere ulaştı. Bu artışın vatandaşların satış sırasında vergi yüküyle karşılaşmasına sebep oluyor. Gayrimenkul piyasasında yaşanan durgunluğun temel sebeplerinden birinin de bu durum olduğunu bütün sektör temsilcileri biliyor. Hükümetten tek seferlik 'değer barışı' düzenlemesi talep ediyoruz. Böyle bir düzenleme hem vatandaşların güven duygusunu artırmanın yanı sıra, hem de piyasada hareketlilik sağlayacaktır. Tabi k, b aynı zamanda fiyat artışlarını da bir nebze frenlenmesine katkı sağlayacaktır" dedi. Bunun tek seferlik yapılması ve tapu masraflarında da bir miktar düşüş sağlanması halinde önümüzdeki iki yıllık süreçte gayrimenkul fiyatlarının daha stabil bir seviyeye gelmesi mümkün olabileceğini ifade eden Aydemir, "Çünkü son 1,5 yıldır ülkemizde yeni inşaat üretimi oldukça azalmış durumda. İnşaat firmaları; arsa, işçilik ve diğer maliyetlerdeki hızlı artışlar nedeniyle yeni projelere başlamaktan kaçınıyor. Süreçlerin uzaması da yeni üretimin önüne geçiyor. Yeni konut üretimi olmadığı için fiyatlar yukarı yönlü hareket etmeye devam ediyor. Sektör açısından ve vatandaşlar açısından devletimizden beklentimiz, değer barışının tek seferlik olarak hayata geçirilmesidir. Çünkü şu anda vatandaşlarımızın büyük bir kısmını "Gayrimenkulümü satarsam zorluk yaşarım" düşüncesi sarmış durumda. Örneğin, bir vatandaş ikinci el bir gayrimenkulünü sattığında, hemen yanında yeni başlayan sıfır bir konutu almak istediğinde en az yüzde 40 ya da yüzde 50 daha pahalıya almak zorunda kalıyor. Aslında burada gerçek anlamda bir değer artışı yok. Sattığı gayrimenkulün yerine aynı değerde bir gayrimenkul koymak mevcut piyasa şartlarında oldukça zor. Bu nedenle sektör ve vatandaşlar adına devletimizden beklentimiz, değer barışının hayata geçirilmesidir" dedi.

Borsa düştü, altın ise rekora doymadı! Haber

Borsa düştü, altın ise rekora doymadı!

Küresel piyasalar Ortadoğu'daki çatışmaların daha da şiddetlenebileceği ve ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikasını daha da sıkılaştırabileceğine yönelik endişelerle haftayı negatif bir seyirler tamamladı. Borsa düştü, altında ise yükseliş ve rekorlarla geçti. Gözler ekim ayı Merkez Bankası faiz kararına çevrildi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu ekim ayı toplantı takvimi belli oldu. Buna göre; Ekim ayı Merkez Bankası faiz kararı 26 Ekim 2023 Perşembe günü saat 14.00'te açıklanacak. EKİM AYI FAİZ BEKLENTİSİ NE YÖNDE? AA Finans Anketi: TCMB PPK toplantısına ilişkin AA Finans'ın beklenti anketine katılan ekonomistler, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının (politika faizi) 500 baz puan artırılarak yüzde 35'e çekileceğini tahmin ediyor. Ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı ise yüzde 40 oldu. HSBC: HSBC Ekonomisti Melis Metiner tarafından kaleme alınan raporda Türkiye'nin haftaya büyük montanlı (tutar) faiz artışı yapabileceği belirtildi. Yıl sonunda politika faizinin yüzde 32,5 olması beklendiği belirtilen rapora göre gelecek hafta gerçekleşecek toplantıda da 250 baz puanlık faiz artışı bekleniyor. Deutsche Bank: Alman bankacılık devi Deutsche Bank TCMB'den 500 baz puanlık faiz artışı bekliyor. EYLÜL AYI FAİZ KARARI NE OLDU? Merkez Bankası Para Politikası Kurulu politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını 5 puan artırarak yüzde 25'ten yüzde 30 düzeyine yükseltilmesine karar verdi.

Piyasalarda 'savaş' hareketi! Borsa yatırımcısına uyarı Haber

Piyasalarda 'savaş' hareketi! Borsa yatırımcısına uyarı

Orta Doğu'da yaşanan savaşın etkisiyle birlikte yatırımcı tercihi değişti. Güvenli liman olarak görülen altına talep artarken bu durum ons ve gram altın fiyatının yeni zirve seviyeleri test etmesine yol açtı. Peki fiyatlarda ani yükseliş devam eder mi? İşte detaylar... Dinamik Yatırım Menkul Değerler Araştırma Uzmanı Ceyhun Yavaş  merak edilenleri milliyet.com.tr'ye anlattı: "İsrail-Filistin gerginliğinin yarattığı jeopolitik risk ve aynı nedenler ile ABD'de artan borçluluk sonucunda ABD tahvil getirilerinde 2008 krizi seviyelerinin de aşılmış olması ons altında 2000 $, gram altın ise 1800 TL seviyesine bizi ulaştırdı. Jeopolitik risklerin, bölgedeki tansiyonu daha da çıkarması halinde altın ve tahvil getirilerinde yükselişler devam edebilir ve tekniksel bazda 2000$ seviyesi üzerinde kalıcılık sağlanması halinde değerli emtiada yeni rekorlar görebiliriz. BU ORTAMDA BORSA YATIRIMCISI NE YAPMALI? Borsa İstanbul küresel risk iştahından etkilenmeyi tercih ettiği bu dönemde, endekste kredili pozisyonların yoğunlukta oluşu, yabancı yatırımcıların ilgisinin sınırlı oluşu, yeni yatırımcı sayısının oldukça fazla olması gibi sebeplerden ötürü likiditenin kaybolduğunu düşünüyoruz. Endekste bu dönemler neden alındığı ve satıldığının tam olarak bilinmediği dönemler olduğunu düşünmekteyiz. Bu düşüşlerin bir fırsat olduğunu belirtmekle beraber, tepki hareketlerinin net alımlara geçmediği durumlarda piyasaya girişin erken olabileceğini de düşünmekteyiz. Bu ortamda borsa yatırımcısı uygun seviyelerde fiyatların tutunabildiğine ikna olup ardından alımlara tekrar geçmesinin faydalı olabileceği kanısındayız. ŞU AN EN MANTIKLI YATIRIM ARACI HANGİSİ? Fiyatların düştüğü ve hala ucuz olarak lanse edilen Borsa İstanbul'un cazip olduğu görüşündeyiz. Borsaya yeni giren yatırımcılarında yatırım fonlarına göz atmalarının da faydalı olabileceğini hatırlatmak isteriz. Bu yatırım ürünleri dışında cazip faiz oranlarıyla özel sektör tahvilleri, eurobondlar da yatırım tercihleri arasında olabileceği kanısındayız." Ata Yatırım GM Mehmet Gönen ise şu ifadeleri kullandı: "Dünyada faizlerin arttığı konjonktürde Altın'ın böyle performans göstermesini savaşın yayılma riskine bağlamak durumundayız. Dış etkenlerle olan hareketler aynı sertlikte tersine de dönebilir. Genel düşüşleri daha iyi bir portföy oluşturmak için fırsat olarak değerlendirmek lazım. Yatırımcılara çok da emin olmadıkları hisselerden güvendikleri Aracı Kurumların önerdiği hisselere geçmeyi tavsiye ediyoruz. Ekonomik politikalarda normalleşme sonrası TL sabit getirili enstrümanlar da artık cazip. Büyük, sağlam şirketlerimizin senelik %50 getirili tahvilleri var. Portföylerde Özel Sektör Tahvillerine (ÖST) de yer ayrılabileceğini değerlendiriyoruz.

Kira fiyatlarını düşürecek adım: İşte yeni konut modeli! Haber

Kira fiyatlarını düşürecek adım: İşte yeni konut modeli!

Vatandaşın en büyük problemi olan yüksek ev kiraları için yeni model hazırlayan Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER) çalışmalarını hızlandırdı. Peki kamu-özel sektör iş birliği ile yeni konut modeli nasıl olacak? Konutlar hangi bedel üzerinden kiraya verilecek? İşte detaylar... Konuyla ilgili milliyet.com.tr'ye açıklamalarda bulunan Mustafa Hakan Özelmacıklı şu ifadeleri kullandı: "Üyesi olduğumuz GYODER'in yeni konut modeli olarak sunduğu ve son dönemde sıklıkla dile getirdiği model sadece kiralamaya yönelik bir konut arzının sağlanabilmesidir. Malum olduğu üzere aslında ülkemizde son dönemde satılık konut arzının azalması kentsel dönüşümün artması, deprem sonrası ihtiyaç duyulan güvenilir yapı stokunun yeni inşa edilmiş dairelerde yoğunlaşması gibi nedenlerle kira fiyatlarında önemli artışlar oldu ve birçok bölgede kiralık konut bulunamayacak seviyeye geldi. 'FİYATLAR 3-4 KAT ARTTI' Bu da kiralık daire fiyatlarının son yıllarda yaklaşık 3-4 kat artması nedeniyle de mal sahibi ve kiracı anlaşmazlıkları da hat safhaya çıktı. Bu çerçevede sosyal bir problemin de barınma konusunda ciddi noktaya gelmiş oldu. İŞTE YENİ KONUT MODELİ! GYODER'in aslında önerdiği hızlı bir şekilde kiralık konut arzını artırabilecek bazı çalışmaların yapılmasına yöneliktir. Burada da aslında arazinin devlet tarafından kiralama amacıyla gayrimenkul üretecek şirkete belirli bir süre ile tahsis edilmesi, şirketlerin burada finansman desteği bularak inşaat yapmaları ve sadece bunları kiraya vermeleri şekli ile süre bitince ise bu konutların tekrar devlete kalacak olması modelidir. 'AVRUPA'DA BU MODELDE İŞLETİLEN YERLER VAR' Aslında Avrupa'da belediye evleri olarak adlandırılan ve bu modelde işletilen yerler var. Gene İsviçre'de, Almanya'da yüksek oranda bu tür kamu özel sektör modeli ile geliştirilmiş kiralık konut proje örneklerini görüyoruz. Burada aslında bahsedilen kiraya veren kişilerin bir mal sahibi, gerçek kişi olmasından ziyade kurumsal ve kamu özel iş birliği diyebileceğimiz bir şirket olması. Bu şirketin önemli bir avantajı gayrimenkul sertifikaları ve gayrimenkul yatırım fonu modeli üzerinden geliştirilebilecek finansmanlar bulabilecek olması. Aynı zamanda devletin bu kiralarla alakalı oranları belli bir seviyede tutması şeklinde değerlendirilebilir. YENİ MODELDE KİRALAR NE KADAR OLACAK? Hatta bu modelle üretilen konutlar için ABD'nin bazı eyaletlerinde uygulanan oda sayısına göre kira değeri gibi bazı kira değerleri de belirlenebilir ki özellikle bu hanehalkı gelirinin yüzde 30'undan fazla olmaması şekli ile de bu değerlendiriliyor. Süre bittikten sonra ekonomik ömrünü belli ölçüde tamamlamış olan bu yerler ve arsalar tekrar devlete kalıyor. 'ARSA DEĞERİ ORTADAN KALKACAK' Bu modelde maliyeti düşürecek en önemli katkı ise şu anda inşaat satış fiyatlarına yüzde 40-50 oranında etki eden arsa değerinin ortadan kaldırılmasıdır. Arsa maliyeti ortadan kaldırıldığı takdirde yani bu arsaları devletin vermesi durumunda daha düşük inşaat maliyetleri ile aslında bu inşaatlar piyasaya arz edilebilecek. PROJE KİRA SORUNUNA ÇÖZÜM OLUR MU? Bu yerler sadece kiralama amaçlı verileceği için de aslında kira piyasasının da dengelenmesi orta vadede mümkün olabilecektir. 'KİRALIK KONUT ARZINA GÖRE UYARLANABİLİR' Modelin genel tanımına yap-kirala-devret modeli ile de daha önce bizlerin de dile getirdiği modelin özellikle OVP çerçevesinde gerçekleşebileceğine inanıyoruz. Son dönemde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki'nin de söylemleri Hazine arazilerinin bu çerçevede kullanılabilmesine olanak sağlayacak gibi gözüküyor. OVP'deki temel hedef konut sahibi edindirmeye yönelik olsa da aslında ülkemiz açısından konut sahipliğinin yanında sadece kiralık konut arzına göre de bu model uyarlanabilir. Yaklaşık 2 yıldır etkili bir şekilde model üzerinde çözümler üretmeye çalışan GYODER'in finansman konusunda da özellikle yurt dışından bazı finansman kuruluşları ile de görüştüğü belirtildi. Tabi uzun vadeli finansman modellerinde sigortaların emeklilik fonları, gayrimenkule dayalı sertifikalar önemli finansman kaynaklarını oluşturuyor. Ülkemizde de kabul edilebilir bir döviz karşılığı ile yurt dışından finansmana erişim bu tür projeler için de mümkün olabilir. Mesela yurt dışında nispeten dar gelirli ve ihtiyaç sahipleri için belediyeler hatta eyaletler tarafından mal sahiplerine, ya da kamusal şirketlere kira garantileri veriliyor. Burada model aslında vatandaşa da güvenilir, sağlıklı, deprem riskinden nispeten arındırılmış ve bir sosyal imkanı olan alanlarda barınma ihtiyacına çözüm üretmek olarak değerlendirebiliriz. YENİ MODELDE 500 BİN KONUT ÜRETİMİ HEDEFİ PİYASAYI NASIL ETKİLER? Ülkemizdeki bağımsız bölüm niteliğindeki taşınmaz sayısına baktığımızda yaklaşık 23 milyon, malik sayısına baktığımızda da 53 milyona yakın malik olduğunu görüyoruz. Aslında burada kamu-özel sektör modelinde GYODER'in verdiği rakamlar gayrimenkul sahipliğinin kurulacak olan kamu özel iş birliği şirketlerine ait olacak oranı olarak değerlendiriliyor. Bu aslında çok yüksek bir hedef değil, nedenini şöyle ifade edebiliriz. Hükümetin 5 yıl içerisinde sadece İstanbul için yenilemeyi hedeflediği konut sayısı 1.5 milyondur. Bunu her yıl 200 bini rezerv alanda, 100 bini kentsel dönüşüm çerçevesinde yerinde olmak üzere yıllık 300 bin konut hedefi ile 5 yılda planlıyor. Bu açıdan baktığımızda Türkiye'de kira probleminin yoğun yaşandığı iller başta olmak üzere arazi tahsisi ile ve buna uygun finansman modeli ile bu sayının rahatlıkla karşılanabileceğine inanıyoruz. Şunu unutmamak lazım: Ülkemiz önemli bir deprem geçirdi. Bu deprem sonrasında yüz binlerce konutun deprem bölgesindeki inşası devam ediyor. Var olan iş gücümüz, var olan makine parkımız, teknik imkanlarımızın o bölge için seferber edildiğini görüyoruz. Dünyaya müteahhitlik hizmeti veren ülkemizin bir zamana ihtiyacı olacaktır. Deprem gerçeği ve riskli yapı stokumuz unutulmamalıdır. Bu noktada da ekonominin can damarı olan İstanbul'a mutlaka bir öncelik verilmesi gerekmektedir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.