Hava Durumu

#Artış

Yeni Marmara Gazetesi - Artış haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Artış haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Borsa düştü, altın ise rekora doymadı! Haber

Borsa düştü, altın ise rekora doymadı!

Küresel piyasalar Ortadoğu'daki çatışmaların daha da şiddetlenebileceği ve ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikasını daha da sıkılaştırabileceğine yönelik endişelerle haftayı negatif bir seyirler tamamladı. Borsa düştü, altında ise yükseliş ve rekorlarla geçti. Gözler ekim ayı Merkez Bankası faiz kararına çevrildi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu ekim ayı toplantı takvimi belli oldu. Buna göre; Ekim ayı Merkez Bankası faiz kararı 26 Ekim 2023 Perşembe günü saat 14.00'te açıklanacak. EKİM AYI FAİZ BEKLENTİSİ NE YÖNDE? AA Finans Anketi: TCMB PPK toplantısına ilişkin AA Finans'ın beklenti anketine katılan ekonomistler, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının (politika faizi) 500 baz puan artırılarak yüzde 35'e çekileceğini tahmin ediyor. Ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı ise yüzde 40 oldu. HSBC: HSBC Ekonomisti Melis Metiner tarafından kaleme alınan raporda Türkiye'nin haftaya büyük montanlı (tutar) faiz artışı yapabileceği belirtildi. Yıl sonunda politika faizinin yüzde 32,5 olması beklendiği belirtilen rapora göre gelecek hafta gerçekleşecek toplantıda da 250 baz puanlık faiz artışı bekleniyor. Deutsche Bank: Alman bankacılık devi Deutsche Bank TCMB'den 500 baz puanlık faiz artışı bekliyor. EYLÜL AYI FAİZ KARARI NE OLDU? Merkez Bankası Para Politikası Kurulu politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını 5 puan artırarak yüzde 25'ten yüzde 30 düzeyine yükseltilmesine karar verdi.

Piyasalarda 'savaş' hareketi! Borsa yatırımcısına uyarı Haber

Piyasalarda 'savaş' hareketi! Borsa yatırımcısına uyarı

Orta Doğu'da yaşanan savaşın etkisiyle birlikte yatırımcı tercihi değişti. Güvenli liman olarak görülen altına talep artarken bu durum ons ve gram altın fiyatının yeni zirve seviyeleri test etmesine yol açtı. Peki fiyatlarda ani yükseliş devam eder mi? İşte detaylar... Dinamik Yatırım Menkul Değerler Araştırma Uzmanı Ceyhun Yavaş  merak edilenleri milliyet.com.tr'ye anlattı: "İsrail-Filistin gerginliğinin yarattığı jeopolitik risk ve aynı nedenler ile ABD'de artan borçluluk sonucunda ABD tahvil getirilerinde 2008 krizi seviyelerinin de aşılmış olması ons altında 2000 $, gram altın ise 1800 TL seviyesine bizi ulaştırdı. Jeopolitik risklerin, bölgedeki tansiyonu daha da çıkarması halinde altın ve tahvil getirilerinde yükselişler devam edebilir ve tekniksel bazda 2000$ seviyesi üzerinde kalıcılık sağlanması halinde değerli emtiada yeni rekorlar görebiliriz. BU ORTAMDA BORSA YATIRIMCISI NE YAPMALI? Borsa İstanbul küresel risk iştahından etkilenmeyi tercih ettiği bu dönemde, endekste kredili pozisyonların yoğunlukta oluşu, yabancı yatırımcıların ilgisinin sınırlı oluşu, yeni yatırımcı sayısının oldukça fazla olması gibi sebeplerden ötürü likiditenin kaybolduğunu düşünüyoruz. Endekste bu dönemler neden alındığı ve satıldığının tam olarak bilinmediği dönemler olduğunu düşünmekteyiz. Bu düşüşlerin bir fırsat olduğunu belirtmekle beraber, tepki hareketlerinin net alımlara geçmediği durumlarda piyasaya girişin erken olabileceğini de düşünmekteyiz. Bu ortamda borsa yatırımcısı uygun seviyelerde fiyatların tutunabildiğine ikna olup ardından alımlara tekrar geçmesinin faydalı olabileceği kanısındayız. ŞU AN EN MANTIKLI YATIRIM ARACI HANGİSİ? Fiyatların düştüğü ve hala ucuz olarak lanse edilen Borsa İstanbul'un cazip olduğu görüşündeyiz. Borsaya yeni giren yatırımcılarında yatırım fonlarına göz atmalarının da faydalı olabileceğini hatırlatmak isteriz. Bu yatırım ürünleri dışında cazip faiz oranlarıyla özel sektör tahvilleri, eurobondlar da yatırım tercihleri arasında olabileceği kanısındayız." Ata Yatırım GM Mehmet Gönen ise şu ifadeleri kullandı: "Dünyada faizlerin arttığı konjonktürde Altın'ın böyle performans göstermesini savaşın yayılma riskine bağlamak durumundayız. Dış etkenlerle olan hareketler aynı sertlikte tersine de dönebilir. Genel düşüşleri daha iyi bir portföy oluşturmak için fırsat olarak değerlendirmek lazım. Yatırımcılara çok da emin olmadıkları hisselerden güvendikleri Aracı Kurumların önerdiği hisselere geçmeyi tavsiye ediyoruz. Ekonomik politikalarda normalleşme sonrası TL sabit getirili enstrümanlar da artık cazip. Büyük, sağlam şirketlerimizin senelik %50 getirili tahvilleri var. Portföylerde Özel Sektör Tahvillerine (ÖST) de yer ayrılabileceğini değerlendiriyoruz.

Kira fiyatlarını düşürecek adım: İşte yeni konut modeli! Haber

Kira fiyatlarını düşürecek adım: İşte yeni konut modeli!

Vatandaşın en büyük problemi olan yüksek ev kiraları için yeni model hazırlayan Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER) çalışmalarını hızlandırdı. Peki kamu-özel sektör iş birliği ile yeni konut modeli nasıl olacak? Konutlar hangi bedel üzerinden kiraya verilecek? İşte detaylar... Konuyla ilgili milliyet.com.tr'ye açıklamalarda bulunan Mustafa Hakan Özelmacıklı şu ifadeleri kullandı: "Üyesi olduğumuz GYODER'in yeni konut modeli olarak sunduğu ve son dönemde sıklıkla dile getirdiği model sadece kiralamaya yönelik bir konut arzının sağlanabilmesidir. Malum olduğu üzere aslında ülkemizde son dönemde satılık konut arzının azalması kentsel dönüşümün artması, deprem sonrası ihtiyaç duyulan güvenilir yapı stokunun yeni inşa edilmiş dairelerde yoğunlaşması gibi nedenlerle kira fiyatlarında önemli artışlar oldu ve birçok bölgede kiralık konut bulunamayacak seviyeye geldi. 'FİYATLAR 3-4 KAT ARTTI' Bu da kiralık daire fiyatlarının son yıllarda yaklaşık 3-4 kat artması nedeniyle de mal sahibi ve kiracı anlaşmazlıkları da hat safhaya çıktı. Bu çerçevede sosyal bir problemin de barınma konusunda ciddi noktaya gelmiş oldu. İŞTE YENİ KONUT MODELİ! GYODER'in aslında önerdiği hızlı bir şekilde kiralık konut arzını artırabilecek bazı çalışmaların yapılmasına yöneliktir. Burada da aslında arazinin devlet tarafından kiralama amacıyla gayrimenkul üretecek şirkete belirli bir süre ile tahsis edilmesi, şirketlerin burada finansman desteği bularak inşaat yapmaları ve sadece bunları kiraya vermeleri şekli ile süre bitince ise bu konutların tekrar devlete kalacak olması modelidir. 'AVRUPA'DA BU MODELDE İŞLETİLEN YERLER VAR' Aslında Avrupa'da belediye evleri olarak adlandırılan ve bu modelde işletilen yerler var. Gene İsviçre'de, Almanya'da yüksek oranda bu tür kamu özel sektör modeli ile geliştirilmiş kiralık konut proje örneklerini görüyoruz. Burada aslında bahsedilen kiraya veren kişilerin bir mal sahibi, gerçek kişi olmasından ziyade kurumsal ve kamu özel iş birliği diyebileceğimiz bir şirket olması. Bu şirketin önemli bir avantajı gayrimenkul sertifikaları ve gayrimenkul yatırım fonu modeli üzerinden geliştirilebilecek finansmanlar bulabilecek olması. Aynı zamanda devletin bu kiralarla alakalı oranları belli bir seviyede tutması şeklinde değerlendirilebilir. YENİ MODELDE KİRALAR NE KADAR OLACAK? Hatta bu modelle üretilen konutlar için ABD'nin bazı eyaletlerinde uygulanan oda sayısına göre kira değeri gibi bazı kira değerleri de belirlenebilir ki özellikle bu hanehalkı gelirinin yüzde 30'undan fazla olmaması şekli ile de bu değerlendiriliyor. Süre bittikten sonra ekonomik ömrünü belli ölçüde tamamlamış olan bu yerler ve arsalar tekrar devlete kalıyor. 'ARSA DEĞERİ ORTADAN KALKACAK' Bu modelde maliyeti düşürecek en önemli katkı ise şu anda inşaat satış fiyatlarına yüzde 40-50 oranında etki eden arsa değerinin ortadan kaldırılmasıdır. Arsa maliyeti ortadan kaldırıldığı takdirde yani bu arsaları devletin vermesi durumunda daha düşük inşaat maliyetleri ile aslında bu inşaatlar piyasaya arz edilebilecek. PROJE KİRA SORUNUNA ÇÖZÜM OLUR MU? Bu yerler sadece kiralama amaçlı verileceği için de aslında kira piyasasının da dengelenmesi orta vadede mümkün olabilecektir. 'KİRALIK KONUT ARZINA GÖRE UYARLANABİLİR' Modelin genel tanımına yap-kirala-devret modeli ile de daha önce bizlerin de dile getirdiği modelin özellikle OVP çerçevesinde gerçekleşebileceğine inanıyoruz. Son dönemde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki'nin de söylemleri Hazine arazilerinin bu çerçevede kullanılabilmesine olanak sağlayacak gibi gözüküyor. OVP'deki temel hedef konut sahibi edindirmeye yönelik olsa da aslında ülkemiz açısından konut sahipliğinin yanında sadece kiralık konut arzına göre de bu model uyarlanabilir. Yaklaşık 2 yıldır etkili bir şekilde model üzerinde çözümler üretmeye çalışan GYODER'in finansman konusunda da özellikle yurt dışından bazı finansman kuruluşları ile de görüştüğü belirtildi. Tabi uzun vadeli finansman modellerinde sigortaların emeklilik fonları, gayrimenkule dayalı sertifikalar önemli finansman kaynaklarını oluşturuyor. Ülkemizde de kabul edilebilir bir döviz karşılığı ile yurt dışından finansmana erişim bu tür projeler için de mümkün olabilir. Mesela yurt dışında nispeten dar gelirli ve ihtiyaç sahipleri için belediyeler hatta eyaletler tarafından mal sahiplerine, ya da kamusal şirketlere kira garantileri veriliyor. Burada model aslında vatandaşa da güvenilir, sağlıklı, deprem riskinden nispeten arındırılmış ve bir sosyal imkanı olan alanlarda barınma ihtiyacına çözüm üretmek olarak değerlendirebiliriz. YENİ MODELDE 500 BİN KONUT ÜRETİMİ HEDEFİ PİYASAYI NASIL ETKİLER? Ülkemizdeki bağımsız bölüm niteliğindeki taşınmaz sayısına baktığımızda yaklaşık 23 milyon, malik sayısına baktığımızda da 53 milyona yakın malik olduğunu görüyoruz. Aslında burada kamu-özel sektör modelinde GYODER'in verdiği rakamlar gayrimenkul sahipliğinin kurulacak olan kamu özel iş birliği şirketlerine ait olacak oranı olarak değerlendiriliyor. Bu aslında çok yüksek bir hedef değil, nedenini şöyle ifade edebiliriz. Hükümetin 5 yıl içerisinde sadece İstanbul için yenilemeyi hedeflediği konut sayısı 1.5 milyondur. Bunu her yıl 200 bini rezerv alanda, 100 bini kentsel dönüşüm çerçevesinde yerinde olmak üzere yıllık 300 bin konut hedefi ile 5 yılda planlıyor. Bu açıdan baktığımızda Türkiye'de kira probleminin yoğun yaşandığı iller başta olmak üzere arazi tahsisi ile ve buna uygun finansman modeli ile bu sayının rahatlıkla karşılanabileceğine inanıyoruz. Şunu unutmamak lazım: Ülkemiz önemli bir deprem geçirdi. Bu deprem sonrasında yüz binlerce konutun deprem bölgesindeki inşası devam ediyor. Var olan iş gücümüz, var olan makine parkımız, teknik imkanlarımızın o bölge için seferber edildiğini görüyoruz. Dünyaya müteahhitlik hizmeti veren ülkemizin bir zamana ihtiyacı olacaktır. Deprem gerçeği ve riskli yapı stokumuz unutulmamalıdır. Bu noktada da ekonominin can damarı olan İstanbul'a mutlaka bir öncelik verilmesi gerekmektedir."

Menemenin maliyetinde dudak uçuklatan artış! Haber

Menemenin maliyetinde dudak uçuklatan artış!

Gıda fiyatlarındaki önlenemeyen artış vatandaşın sofrasını eksiltmeye devam ediyor. Dar gelirlinin en çok tükettiği yemeklerden olan menemenin maliyeti de domates, soğan, biber ve yumurtadaki fiyat artışlarıyla katlandı. Sözcü'den Deniz Bicili Göçmen'in haberine göre, 4 kişilik menemen için gerekli bu dört temel ürünle, Türkiye Ziraat Odaları Birliği'nin (TZOB) aylık açıkladığı ortalama market fiyatlarından hesaplanan menemen enflasyonu Ocak 2023'e göre yüzde 15.78 olurken, Şubat 2023'te geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 88.42 oldu. '17 LİRADAN 27 LİRAYA ÇIKTI' Ortalama 3-4 domates (400 gram), 5-6 biber (200 gram), 4 yumurta ve bir orta boy soğan (200 gram) ile hazırlanan 4 kişilik menemen için, Şubat 2022'de 17 lira harcanırken, Ocak 2023'te bu 27.68 TL'ye çıktı; Şubat 2023'te ise aynı malzemelere 32 liradan fazla ödemek gerekti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) şubat ayı enflasyonunu önceki aya göre 2.5 puan düşüşle yüzde 55.18 olarak açıkladı. Aylık enflasyon ise yüzde 3.15 oldu. ENFLASYONU KATLADI Gıda ve alkolsüz içeceklerde ise kamuoyunda güveni tartışılan resmi enflasyona göre dahi yüzde 7.36 ile harcama grupları arasındaki en yüksek artış gerçekleşti. Enflasyon Araştırma Grubu'na (ENAG) göre ise şubat ayı yıllık enflasyonu yüzde 126.91, gıda ve alkolsüz içeceklerdeki aylık artış yüzde 9.09 oldu. KURU SOĞANDA 5.5 KATTAN FAZLA ARTIŞ Şubat 2022, Ocak 2023 ve Şubat 2023 dönemlerinde TZOB'un aylık ortalama market fiyatları bültenine göre domatesin kilogram fiyatındaki artış aylık yüzde 29.36, yıllık artış yüzde 109.26'ya ulaştı. Aynı dönemlerde sivri biberin fiyatı aylık yüzde 1.84, yıllık yüzde 20.28 artarken, soğandaki artış aylık yüzde 14.62 oldu. Kuru soğan fiyatındaki yıllık artış ise yüzde 572.96 ile 5.5 kattan fazla oldu. Yumurta fiyatındaki artış da aylık yüzde 10.26, yıllık yüzde 77.91 oldu

Enflasyon beklentisinde tarihi artış! TCMB'nin yıl sonu dolar ve büyüme beklentisi Haber

Enflasyon beklentisinde tarihi artış! TCMB'nin yıl sonu dolar ve büyüme beklentisi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Aralık ayı piyasa katılımcı anketi sonuçlarını paylaştı. 2021 yılı Aralık ayı piyasa katılımcıları anketi, reel sektör ve finansal sektör temsilcileri ile profesyonellerden oluşan 50 katılımcı tarafından yanıtlandı ve sonuçlar katılımcıların yanıtları toplulaştırılarak değerlendirildi. Buna göre, cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 19,31 iken, bu anket döneminde yüzde 23,85 oldu. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 15,61 iken, bu anket döneminde yüzde 21,39 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 11,76 ve yüzde 14,41 olarak gerçekleşti. 12 AY SONRASI ENFLASYON BEKLENTİLERİ 2021 yılı Aralık ayı anket döneminde, katılımcıların 12 ay sonrasına ilişkin ihtimal tahminleri değerlendirildiğinde, TÜFE’nin ortalama olarak yüzde 16,73 ihtimalle yüzde 24,00 - 25,99 aralığında, yüzde 16,75 ihtimalle ise yüzde 26,00’dan fazla artış göstereceği öngörüldü. Aynı anket döneminde nokta tahminler esas alınarak yapılan değerlendirmeye göre ise, katılımcıların yüzde 15,91’inin beklentilerinin yüzde 22,00 - 23,99 aralığında, yüzde 20,45‘inin beklentilerinin ise yüzde 24,00 - 25,99 aralığında olduğu gözlendi. 24 AY SONRASI ENFLASYON BEKLENTİLERİ 2021 yılı Aralık ayı anket döneminde, katılımcıların 24 ay sonrasına ilişkin ihtimal tahminleri değerlendirildiğinde, TÜFE’nin ortalama olarak yüzde 24,08 ihtimalle yüzde 11,00 - 12,99 aralığında, yüzde 19,48 ihtimalle ise yüzde 15,00 - 16,99 aralığında artış göstereceği öngörüldü. Aynı anket döneminde nokta tahminler esas alınarak yapılan değerlendirmeye göre, 24 ay sonrası TÜFE enflasyonu beklentileri değerlendirildiğinde, katılımcıların yüzde 26,83’ünün beklentilerinin yüzde 11,00 - 12,99 aralığında, yüzde 24,39‘unun beklentilerinin ise yüzde 15,00 - 16,99 aralığında olduğu gözlendi. FAİZ BEKLENTİLERİ BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 15,53 iken, bu anket döneminde yüzde 14,93 oldu. TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 15,25 iken, bu anket döneminde yüzde 14,53 olarak gerçekleşti. DÖVİZ KURU BEKLENTİLER Cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 9,98 TL iken, bu anket döneminde 13,77 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 10,93 TL iken, bu anket döneminde 15,56 TL olarak gerçekleşti. GSYH BÜYÜME BEKLENTİLERİ GSYH 2021 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 9,2 iken bu anket döneminde yüzde 9,9 olarak gerçekleşti. GSYH 2022 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 4,2 iken bu anket döneminde yüzde 4,1 olarak gerçekleşti.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.