Hava Durumu

#Asayi

Yeni Marmara Gazetesi - Asayi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Asayi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bahar Alerjisine Dikkat! Haber

Bahar Alerjisine Dikkat!

Bahar ayları çocuklar için özgürce doğanın keyfini çıkartmak anlamına gelse de, hapşırma krizleri, burun akıntısı ve kaşıntısına yol açan "alerjik nezle (rinit)" ya da bilinen diğer adıyla "saman nezlesi" oldukça rahatsız edici bir sağlık sorunu olarak yaşanabiliyor. Alerjik nezlenin 2 gruba ayrıldığını belirten Medicana Bursa Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Mesut Arslan, "Bahar nezlesi, çimen, ağaç ve ot polenlerine bağlı gelişmekte iken, perennial alerjik nezle ise ev tozu akarı, hamamböceği, küf ve evcil hayvanlara bağlı gelişmektedir. Özellikle bahar aylarında burun akıntısı, burun tıkanıklığı sorunu yaşayan hastaların yaklaşık yarısı bahar nezlesidir. Bahar nezlesi yıl boyu sürer ya da mevsimseldir" dedi. Uzm. Dr. Mesut Arslan, alerji belirtilerini şöyle sıraladı: "Sık tekrarlayan burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve aksırık nöbetleri ile kendini gösterir. Aksırıklar arka arkaya 10-20 atak halinde, burun akıntısı ise su gibi olup çok bol miktarda ve devamlıdır. Akıntı olmadığı durumlarda çocuk burun tıkanıklığından şikâyet edebilir. Burun tıkanıklığı burun içini kaplayan mukozanın şişmesinden olur. Alerjik nezle, göz sulanması ve kaşıntısı gibi göz alerjileri ile birlikte de görülebilir. Bazen damakta ve genizde akıntı veya kaşıntı hissedilebilir." "Alerjik nezle genellikle soğuk algınlığıyla karıştırılabilen bir hastalıktır" diyen Uzm. Dr. Mesut Arslan, "Eğer nezle, ilkbahar ve yaz aylarında başlayıp, üç haftadan uzun sürüyorsa ve iyileşme eğilimi göstermiyorsa, alerjik nezle şüphesi kuvvetli hale gelir. Böyle durumlarda mutlaka doktora danışılması gerekir. Bahar alerjisi çocuklukta 2 yaşından önce nadir görülür. Özellikle okul çağında sık görülür. Alerjik nezlesi olan çocuklarda astım da görülmesi sık karşılaşılan bir durumdur. Bu nedenle aileler çocukta öksürük ve hırıltı belirtilerine karşı dikkatli olmalıdır. Çocukluk yaşlarında ilk belirtilerini veren hastalık yetişkin döneminde de devam edebilir" şeklinde konuştu. Çocukta alerjik nezleden şüphelenildiği durumlarda, alerjiye neden olan maddeyi tespit etmek için cilt veya kan testleri yapılabileceğine değinen Uzm. Dr. Mesut Arslan, "Testlerin sonucunda, çocuğun belli bir alerjene karşı duyarlı olduğu tespit edildiği takdirde, buna karşı tedbirler alınabilir ya da bu alerjiye yönelik tedaviye başlanabilir. Alerjik nezle tedavisinin ilk adımı alerjiye sebep olan alerjenlerden kaçınmaktır. Eğer çocuktaki alerjik nezle polenlere karşı gelişiyorsa, tozlaşmanın sıkça görüldüğü aylarda, çocuğu yeşil alanlardan mümkün olduğunca uzak tutmak gerekebilir ya da temas kaçınılmazsa tedavi altında tutulması sağlanmalıdır" dedi. Çevresel korunma yöntemlerinin yetersiz kaldığı durumlarda, ilaç tedavisinin etkili bir yöntem olacağına değinen Uzm. Dr. Mesut Arslan, "Bu ilaçlar sadece belirtilerin görüldüğü günlerde kullanıldıklarında bile, çocuğun şikâyetlerini gidermeye yardımcı olabilir. İlaç tedavisi de yetersiz kaldığında çocuklarda aşı tedavisi, "immünoterapi" uygulanmaktadır. Çocuğun duyarlı olduğu alerjenlerin artan dozlarda çocuğa verilmesiyle bağışıklık sistemini düzenlemeyi amaçlayan aşı tedavisi, bir süre sonra vücudun bu alerjenleri doğal karşılayabilmesini sağlamaktadır" ifadelerini kullandı.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Huzurevi sakinleriyle unutulmaz iftar sofrasında bir araya geldi Haber

Bursa Büyükşehir Belediyesi Huzurevi sakinleriyle unutulmaz iftar sofrasında bir araya geldi

Bursa'da sağlık çalışanları, Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhunu paylaşmak amacıyla Bursa Büyükşehir Belediyesi Huzurevi sakinleriyle unutulmaz iftar sofrasında bir araya geldi. Samimi bir ortamda gerçekleşen iftar programında huzurevi sakinleriyle bir araya gelen sağlık çalışanları, Ramazan ayının manevi atmosferini paylaşmanın mutluluğunu yaşadı. Program boyunca huzurevi sakinleriyle sohbet edilerek onların Ramazan sevincine ortak olundu. Programa Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Özkul, hastane çalışanları, Bursa Büyükşehir Belediyesi Huzurevleri Vakfı Başkan Yardımcısı Gürkan Kaya ve yönetim kurulu üyeleri katıldı. Kurulduğu günden bu yana ‘insana dokunan sağlık’ vizyonuyla hizmet verdiklerini belirten Özkul, toplumun büyüklerine sahip çıkmanın önemli bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Özkul, "Ramazan ayı paylaşmanın, dayanışmanın ve birlik olmanın en güzel zamanlarından biridir. Büyüklerimiz bizim en kıymetli değerlerimizdir. Onlarla aynı sofrayı paylaşmak, onların duasını almak bizim için çok anlamlı. Hayat Hastanesi olarak sosyal sorumluluk çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz" dedi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Huzurevleri Vakfı Başkan Yardımcısı Gürkan Kaya ise, anlamlı desteklerinden dolayı Hayat Hastanesi yönetimine teşekkürlerini iletti. Kaya, bu tür dayanışma örneklerinin huzurevi sakinleri için büyük moral kaynağı olduğunu söyledi.

Mustafa Varank, tarihi Abdal Meydanı'nda vatandaşlarla sahur yaptı Haber

Mustafa Varank, tarihi Abdal Meydanı'nda vatandaşlarla sahur yaptı

AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, Osmangazi ilçesindeki tarihi Abdal Meydanı'nda düzenlenen sahur programında vatandaşlarla bir araya geldi. Çay, simit ve Bursa'ya özgü tahanlı pide eşliğinde yapılan sahurda konuşan Varank, Ramazan ayının birlik ve beraberliği güçlendirdiğini belirterek çevredeki "ateş çemberine" dikkat çekti. AK Parti Bursa Milletvekili ve TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, Tuzpazarı Mahallesi'nde bulunan tarihi Abdal Meydanı'nda vatandaşlarla sahur yaptı. Programa Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, partililer ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda konuşan Varank, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını güçlendirdiğini belirterek, "Birlik ve beraberliğin, kardeşliğin yüksek olduğu bir aydayız. Özellikle çevremizdeki ateş çemberine baktığımızda birlik ve beraberliğimizi artıracak vesilelere daha çok ihtiyaç duyduğumuzu görüyoruz. Ramazan ayı da bu vesilelerden biridir. Yeter ki biz bir olalım, beraber olalım. Değerlerimize ve bayrağımıza sahip çıkalım. Biz bir araya gelmeyi başardığımız sürece Türkiye'nin başaramayacağı hiçbir şey olmaz" dedi. Bursa'nın tarihi, kültürü ve gastronomisiyle Türkiye'nin en önemli şehirlerinden biri olduğunu ifade eden Varank, Abdal Meydanı'nın da kentin önemli buluşma noktalarından biri olduğunu söyledi. Sosyal medya üzerinden yaptıkları çağrıyla vatandaşları sahur programına davet ettiklerini belirten Varank, Bursalıların kendilerini yalnız bırakmadığını dile getirdi. Her Ramazan ayında sahur sofralarında vatandaşlarla buluşmaya devam edeceklerini belirten Varank, tüm Türkiye'yi Bursa'yı ziyaret etmeye davet etti. Varank, "Bursa kültürü, tarihi ve lezzetleriyle çok özel bir şehir. Buraya gelen vatandaşlarımız simit ve tahanlı pide gibi Bursa'ya özgü lezzetleri tatma imkanı buluyor. Tüm Türkiye'ye çağrımız, Bursa'yı ziyaret edin ve Abdal Meydanı'nın bu güzel atmosferini yaşayın. İnşallah her Ramazan'da bu sahur sofralarını kurmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

Uzman Dr. Serpil Arslan: "Grip hastalığı yaz mevsimine göre 2 kat artmış durumda" Haber

Uzman Dr. Serpil Arslan: "Grip hastalığı yaz mevsimine göre 2 kat artmış durumda"

Eskiye nazaran bir değişim olduğunu ve grip vakalarının çok ağır geçtiğini aktaran İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Serpil Arslan, "Grip eskisi gibi ilaç kullansak da kullanmasak da bir haftada geçer sözü maalesef gerçek değil. İlk 48 saat içerisinde başvurursak erken tedaviyle çok hızlı düzelme gösterebilir" dedi. Elazığ Medilines Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Serpil Arslan, kış mevsiminde sık görülen grip hastalığı hakkında bilgiler verdi. Grip hastalıklarının soğuk havalarla beraber görülme sıklığının arttığını belirten İç Hastalıkları Uzmanı Serpil Arslan, "Hatta vakalarda yaz dönemine göre 2 kat daha fazla artış var. Çünkü viral enfeksiyonlar 0-5 derece arası daha sık görülüyor. Aynı zamanda güneşten uzak olduğumuz ve soğuğun da etkisiyle vücut direncimiz düştüğü için vakalara kış aylarında daha sık rastlıyoruz. Bu yıl özellikle influenza vakalarını çok sık görüyoruz. İnfluenza da bildiğimiz klasik grip olarak başlıyor. Üşüme, titreme, kas ağrısı, eklem ağrısı, iştahsızlık ve bazen eşlik eden bulantı ve kusma aynı zamanda öksürük ve hapşırma kendini gösteriyor. Korunmak için kapalı ortamlarda özellikle de kalabalık ortamda çok fazla vakit geçirmemek gerekiyor. El hijyenine sık bir şekilde dikkat etmek gerekiyor. Ayrıca mümkünse hasta belirtileri gösteren kişilerin kendini koruması, maske takması ve salgınlı kişilerden uzak durması gerekiyor. Damlacık yoluyla bulaşan bir rahatsızlık olduğu için yayılımı çok hızlı. Bu konuda dikkat etmeleri gerekiyor" diye konuştu. "Düzenli beslenme ve bol sıvı tüketmek de direncimizi güçlendirmek açısından çok önemlidir" diyen Uzman Dr. Arslan, "Eskiye nazaran bir değişim var. Grip vakalarımız çok ağır geçiyor. Grip eskisi gibi ilaç kullansak da kullanmasak da bir haftada geçer sözü maalesef gerçek değil. İlk 48 saat içerisinde başvurursak erken tedaviyle çok hızlı düzelme gösterebilir. Çünkü vakalar 3 günden sonra ağırlaşabiliyor. Özellikle immün yetmezliği olan kronik hastalığı olan vatandaşlarımızda bu olay sinüzit, bronşit ve zatürreye kadar ilerleyebiliyor. Özellikle yaşlı hastalar, genel durumu düşkün ve kronik hastaların ilk 24 hatta 48 saat içerisinde hastanelere başvurmalarını istiyoruz. Özellikle kronik rahatsızlığı olan diyabet ve kalp rahatsızlığı olan hastalarımızın bronşit ya da zatürre gibi daha kötü bir sonuçla karşılaşmamak için grip sezonundan önce mutlaka grip aşılarını yaptırmalarını tavsiye ediyoruz. Gençler immünetesini yükseltecek sağlıklı beslenme, düzenli uyku, kalabalık ortamlardan uzak durma şeklinde kendilerini koruyabilirler. Grip hastalığına çocukluk döneminde ve özellikle 65 yaş üstü dirençleri daha düşük olduğu için daha rahat yakalanıyorlar. Bunların ekstra dikkat etmesi gerekiyor. Kış mevsimine uygun giyinmeleri lazım. Terleyip soğumamaları gerekiyor. Günlük C vitamini mutlaka almaları gerekiyor. Bunu mümkünse taze sıkılmış meyve sularından elde etmeleri gerekiyor. Bunun yanında bol su tüketmeleri de gerekiyor. Kronik rahatsızlığı kalp, diyabet, tansiyon ve KOAH'a ekstra dikkat etmeleri gerekiyor" şeklinde konuştu.

Kazılan yollar yağmurla birlikte tuzağa dönüştü Haber

Kazılan yollar yağmurla birlikte tuzağa dönüştü

İzmir'in birçok ilçesinde altyapı çalışmaları nedeniyle kazılan ve sadece kumla kapatılan yollar, etkili olan yağışlarla birlikte çamur deryasına ve su dolu çukurlara dönüştü. Araç sürücüleri köstebek yuvasını andıran yollarda ilerlemekte güçlük çekerken, sanayi yolunu tutmak zorunda kalan vatandaşlar duruma tepki gösterdi. İzmir genelinde su, doğal gaz ve internet altyapı çalışmaları kapsamında kazılan yolların onarımının gecikmesi, yağışlı havalarda vatandaşlara zor anlar yaşatıyor. Ana arterlerde ve cadde üzerlerinde yapılan çalışmaların ardından asfaltlama yapılmayıp, kazılan yerlerin sadece kum veya toprakla doldurulması, yağmurun etkisiyle birleşince tehlike saçmaya başladı. Yağışlarla birlikte yumuşayan ve çöken zeminlerde derin çukurlar oluşurken, bu çukurların yağmur suyuyla dolması hem yayalar hem de sürücüler için gizli bir tuzağa dönüşüyor. Su birikintisi nedeniyle derinliği fark edilemeyen çukurlara giren araçlar zarar görürken, yayalar ise yürümekte güçlük çekiyor. Yollardaki bozukluklar en çok araç sahiplerini mağdur ediyor. Suyla kaplı çukurları fark edemeyen sürücülerin araçlarının alt takımlarında ciddi hasarlar meydana geliyor. Sürekli sanayiye giderek alt takım ve süspansiyon tamiri yaptırmak zorunda kaldıklarını belirten vatandaşlar, artan tamir masrafları karşısında isyan etti. Vatandaşlar, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinin altyapı çalışmaları biten bölgelerde üstyapı onarımını uzun süre bekletmesine tepki gösterdi. Kazılan yerlerin aylarca aynı şekilde bırakıldığını ifade eden İzmirli vatandaşlar, yolların bir an önce asfaltlanarak eski haline getirilmesini ve mağduriyetlerinin giderilmesini talep etti. "Vergimizi veriyoruz ama hizmet alamıyoruz" Yaşadığı mağduriyeti dile getiren vatandaş Hanifi Bulut, belediye hizmetlerinin yetersizliğinden ve yolların bozukluğundan yakınarak, "Her yerde aynı durum var artık. Sürekli yama yapıyorlar, başka hiçbir şey yok; yama yapıp bırakıyorlar. Yollar olsun, mahalleler olsun, her yer çok kötü. Vergimizi de veriyoruz, su parasını da ödüyoruz ama ne yaparsak yapalım bir işe yaramıyor. Sürekli alt takıma gitmek zorunda kalıyoruz; senede en az bir kere alt takıma iniyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi zaten çalışmıyor; Bornova Belediyesi de çalışmıyor. Biraz yukarılara çıkınca buralar nispeten iyi ama daha yukarısı tamamen darmadağın. Hiçbir şekilde altyapı yok, temizlik yok; her yer çöp dolu. Dün yağmur yağdı, çöplerden kanalizasyon tıkandı, her yeri su bastı, evimin içine koku doldu. Büyük bir sıkıntı var ama bu iş nasıl olacak, nasıl çözülecek bilmiyorum." dedi. "Sürekli tamircileri zengin ediyoruz" Yolların bozuk olması nedeniyle yaşadığı mağduriyeti dile getiren taksici Necmettin Fırat, sürekli tamir masrafı ödemekten bıktığını ve çalışamaz hale geldiklerini belirterek, "Daha yeni lastikleri taktırdım; bakın, dört tane lastik aldım, her biri 15 bin TL. Yolun en tepesinden bu bozukluk yüzünden yolcu alamıyoruz. Git gel 45 dakika sürüyor ve 150 liraya çalışıyoruz. Sürekli tamircileri, lastikçileri mi zengin edelim, yoksa kendi işimizi yapıp evimize ekmek mi götürelim? ‘40 gün doğalgazcı beklenecekmiş, kaldırımcı yapacakmış, karayolları karışıyormuş' deniyor ama bu yolu kim yapacak kardeşim? Ben mi yapacağım, evden çimento, kum getirip burayı kapatacağım? Kazaya, belaya giriyoruz; sabah saatlerinde insanlar burada tehlike yaşıyor" ifadelerini kullandı. "İzmir'de araçlarda alt takım kalmadı" Belediye hizmetlerine yönelik tepkisini dile getiren vatandaş Abdulmenaf Ünlü, yolların durumundan ve yarım bırakılan çalışmalardan dert yanarak şunları söyledi: "Belediyeden gerçekten çok şikayetçiyiz. Yollar olsun, yapılan işler olsun, her konuda ciddi bir memnuniyetsizlik var. Kazılan yolları düzgün şekilde yapmıyorlar; genelde oy zamanı gelince kazıyorlar, bir iki tanesini yapıp oy zamanı bitince olduğu gibi bırakıp gidiyorlar. Daha geçen gün yukarıdan gelirken bir çukura girdim, tekerim tamamen yarıldı, jantım yamuldu. Bunların hepsi cebimizden yapılıyor. Biz kendi halinde ticaret yapan insanlarız, bir dünya vergi veriyoruz ama karşılığında hiçbir hizmet alamıyoruz. Hizmet alamadığımız gibi sürekli araç masrafı çıkıyor. Alt takımları yaptıra yaptıra yorulduk; şu anda bile amortisörler patlak. Yani kısacası İzmir'de araçlarda alt takım diye bir şey kalmadı." "Arabalarımız paramparça, rezillik çekiyoruz" Yolların bozuk olması ve yağışlı havanın etkisiyle hem sürücülerin hem de vatandaşların büyük mağduriyet yaşadığını belirten dolmuş şoförü Batuhan Yılmaz, duruma tepki göstererek, "Şu an gerçekten rezillik çekiyoruz. Arabalarımız paramparça olmuş durumda, insanlar yollarda yağmur altında sersefil kalıyor. Oysa en basit çözüm asfalt atılmasıdır; böylece yağmur yağdığında bu sorunlar yaşanmaz. Alt takımlarımız sürekli zarar görüyor, araçlarımız dayanmıyor. İnsanlar gidecekleri yerlere ulaşamıyor ve ister istemez hızlı gitmek zorunda kalıyor. Sonuç olarak hepimiz büyük sıkıntı çekiyoruz" diye ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.