Hava Durumu

#Asliye Ceza

Yeni Marmara Gazetesi - Asliye Ceza haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Asliye Ceza haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Öğrenciye çarparak ölümüne sebep olan servis şoförüne 5 yıl 10 ay hapis Haber

Öğrenciye çarparak ölümüne sebep olan servis şoförüne 5 yıl 10 ay hapis

Gebze ilçesi Beylikbağı Cumhuriyet Mahallesi Köroğlu Caddesi'ndeki Bilgi İlkokulu önünde 4 Şubat'ta okul çıkışı servise binmek için yolun karşısına geçmeye çalışan 1. sınıf öğrencisi Ela Tabakoğlu, servis minibüsünün çarpması sonucu olay yerinde hayatını kaybetmişti. Gözaltına alınan sürücü İ.C. (46) tutuklanırken, küçük kızın cenazesi memleketi Zonguldak'ın Çaycuma ilçesine bağlı Basat köyünde toprağa verilmişti. "Kızım servisinin peşinden koşmak zorunda kaldı" Olayla ilgili duruşmanın 5. celsesi Gebze 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya maktulün annesi Serpil ve babası Fatih Tabakoğlu ile taraf avukatları katıldı. Ev hapsinde bulunan sanık İ.C. ise davaya katılmadı. Ela'nın annesi Serpil Tabakoğlu olayda sorumluluğu bulunan kişilerin görevlerini yerine getirmediğini savundu. Kızının, görevini yapmayan kişiler yüzünden servisinin peşinden koşmak zorunda kaldığını ve bunun sonucunda hayatını kaybettiğini ifade eden anne Tabakoğlu, olayda olası kast unsurlarının oluştuğunu belirtti. "Ela'nın kazada kusuru yok" Katılan aileyi temsil eden avukat Kübra Süleyman, duruşmada yalnızca bir trafik kazasının değil, 6 yaşındaki Ela'nın yarım kalan hayallerinin de söz konusu olduğunu ifade etti. Dosyadaki Adli Tıp Kurumu raporuna dikkat çeken avukat Süleyman, Ela'nın kazada kusurunun bulunmadığını belirtti. Avukat Kübra Süleyman, sanığın araç içerisindeyken yapılan uyarıları dikkate almadığını ve gerekli tedbirleri alma fırsatı bulunmasına rağmen bunu yapmadığını savundu. "Raporlar arasında çelişkiler var" Sanık müdafisi avukat Tamer Ayhan ise Ela'nın aracın kör noktasında bulunduğunu ve sanığın uyarıları duyduğuna ilişkin somut delil olmadığını savundu. Raporlar arasında çelişkiler bulunduğunu ileri süren Ayhan, müvekkilinin beraatini, aksi durumda lehine olan hükümlerin uygulanmasını talep etti. Savcı bilinçli taksirden ceza istedi Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında 6 yaşındaki Ela Tabakoğlu'nun ölümüne neden olan servis şoförü İ.C'nin uyarılara rağmen bir süre daha aracı kullanmaya devam ettiğine ilişkin tanık beyanları ve dosyadaki deliller doğrultusunda bilinçli taksirle cezalandırılmasını talep etti. 5 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası Mahkeme heyeti, Ela Tabakoğlu'nun ölümüne neden olan servis şoförü İ.C.'ye "bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne neden olma" suçundan 5 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası verdi. Sanığın asli kusurlu olduğunu belirten mahkeme, olayın ardından araçtan ayrılıp tekrar binerek servis firmasının tabelasını sökmesini de dikkate alarak takdiri indirim uygulamadı. Sanığın tutuklanması talebini reddeden mahkeme, konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrolü kaldırdı ve yurt dışına çıkış yasağının devamına karar verdi.

Bayram günü kadının yüzünü bardak ve kül tablasıyla kırmıştı: Tutuklandı Haber

Bayram günü kadının yüzünü bardak ve kül tablasıyla kırmıştı: Tutuklandı

Olay, Ramazan Bayramı'nın birinci günü (20 Mart 2026) İzmit'teki bir kafede meydana geldi. Meryem Yıldırım (39) ve oğlu Talha Kaan İzal (21), vakit geçirmek için mekana gitti. İddiaya göre, kafe önünde bir şahsın darp edildiğini gören Yıldırım, bu kişiye yardım etmek amacıyla onu içeriye çağırdı. Bu sırada şahsı darbeden grup da kafeye girerek küfür etmeye başladı. Talha Kaan İzal'ın, gruptakileri "Burada kadınlar var, küfür etmeyin" şeklinde uyarması üzerine arbede çıktı. Saldırıya uğrayan anne ve oğlu darp edildi. Meryem Yıldırım'ın yüzünde çok sayıda kırık, Talha Kaan'ın kaburgasında ise çatlak tespit edildi. Anne ve oğul, hastane tedavilerinin ardından taburcu oldu. Soruşturma kapsamında Kürşat G. tutuklanırken, Emrah G. ve Sema K. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. "Sema, Meryem'in yüzünü yere vurarak, 'Bu kadını öldürün' demiş" Olayla ilgili davanın 2. celsesi 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam etti. Duruşmaya, tutuklu sanık Kürşat G., tutuksuz sanıklar Emrah G., Sema K., müşteki Meryem Yıldırım ve taraf avukatları katıldı. Sanıklar önceki savunmalarını tekrar ettiğini söyleyerek suçlamaları kabul etmedi, Kürşat G., tahliyesini istedi. Müşteki Meryem Yıldırım ise sanıklardan şikayetçi olduğunu söyledi. Tanık olarak dinlenen Meryem Yıldırım'ın arkadaşı D.P., "Meryem olay tarihinde yanıma gelerek, 'Bizi kurtar, oğlumu ve beni darp ediyorlar' dedi. Sema, Meryem'in yüzünü yere vurarak, 'Bu kadını öldürün' demiş. Ambulansı beklerken Meryem, Sema'nın kendisinin yüzüne küllük ve bardak attığını söyledi" dedi. Tutuklu sayısı 2'ye çıktı Mahkeme heyeti, Sema K. hakkında kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması, delillerin karartılması veya kaçma şüphesinin bulunması, suç için öngörülen cezanın üst haddi ve verilmesi muhtemel ceza ile adli kontrolün bu aşamada yetersiz kalacağı kanaatine varılarak hakkında tutuklama kararı verdi. Tutuklu sanık Kürşat G'nin ve tutuksuz sanık Emrah G'nin mevcut durumunun devamına ve duruşmanın ertelenmesine karar verildi.

Hırsızın senaryosu Yargıtay'dan geri döndü Haber

Hırsızın senaryosu Yargıtay'dan geri döndü

Sabıkalarına rağmen ev ve işyerlerine girerek insanları mağdur eden hırsızların ‘uyumak için girdim’ argümanı, ceza yargılamasında en sık karşılaşılan klasik savunma taktiklerinden biri olarak mahkemelerin gündemine geliyor. Yargılama sürecinde sanıkların bu savunması iddia makamı (savcılık) tarafından toplanan delillerle çürütülüyor. Hırsızlık için girdiği evde suçüstü yakalanan G.D. hakkında ‘Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli’ suçundan 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Sanığın, ‘Hırsızlık için değil dinlenmek için girdim ama sabıkamdan dolayı sözüme itibar edilmedi savunması Mahkemede karşılık bulmadı. Kapı, pencere kilitlerinin zorlanması, duvar ve çatı gibi engellerin aşılması, doğrudan hırsızlık veya mala zarar verme kastının açık göstergesi olduğuna dikkat çeken mahkeme; ‘Hukuk sistemimizde savunmalar değerlendirilirken hayatın olağan akışı esas alınır. Tanımadığınız birinin evine izinsiz girip uyuması makul kabul edilmez. Şüphelinin üzerinde veya çevresinde kesici aletler (levye, tornavida), eldiven, maske veya çalınan eşyaların bulunması bu bahaneyi tamamen ortadan kaldırır. Bu tarz mesnetsiz ifadeler genellikle cezayı hafifletmek veya suçun vasfını değiştirmek için yapılmış bir kaçıştır’ değerlendirmesi yapıp sanığı hapis cezasına çarptırdı. Sanık kararı temyiz edince devreye Yargıtay 2. Ceza Dairesi girdi. Temyiz sadece hüküm hukuksuz olduğunda geçerlidir G.D. isimli hırsızlık sanığının temyiz müracaatını değerlendiren Yargıtay 2.Ceza Dairesi adeta ültimatom niteliğinde bir karara imza attı. 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır'' ifadesi hatırlatıldı. Aynı Kanun'un 294. Maddesinde ise ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir'' hükmünün yer adlığı vurgulandı. Kararda şu ifadelere yer verildi: ''Sanığın temyiz isteminin, katılanın evine hırsızlık amacıyla girmediği, uyumak amacıyla girdiğine, geçmiş sabıkasından dolayı sözlerine itibar edilmediğine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesinin uygulanmadığına dayanıyor. Sanık müdafiinin (avukatının) temyiz isteminin, sanığın atılı suçu işlemediğine, soyut ve mesnetsiz değerlendirmeyle mahkûmiyet kararı verildiğine ve beraat kararı verilmesinin gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede hukuka aykırılık bulunmamıştır. Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf istemlerinin esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararına yönelik temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına oy birliği ile karar verilmiştir.''

İkra bebeğin darp davasında tutuklu sanık tahliye edildi Haber

İkra bebeğin darp davasında tutuklu sanık tahliye edildi

Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya sanık Ş.E., tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS aracılığıyla katıldı. Duruşmada taraf avukatları ile sanık yakınları da hazır bulundu. Duruşma öncesinde baba Muhammed Baca, dosyanın "kasten öldürmeye teşebbüs" kapsamında değerlendirilerek ağır ceza mahkemesine gönderilmesini talep etti. Talebinin kabul edilmemesi üzerine eşi B.B., kızı İkra ve diğer çocuklarıyla duruşma salonundan ayrıldı. Jandarma personelleri tanık olarak dinlendi Olay anında sahada olan jandarma personeli, ihbar üzerine olay yerine gittiklerini, Muhammed Baca'nın evinde bulunduğunu ve o anda sokaktan gelen Ş.E. ile tartıştığını söyledi. Jandarma personeli, tarafları ayırdıkları sırada B.B. ile sanığın eşi N.E. arasında da arbede çıktığını belirtti. Jandarma personeli, arbedede bebeğe vurulduğu anı görmediğini söyledi. Sanığın ağabeyinin eşi N.E. ise, olay sırasında anne B.B.'nin çocuğu kucağında taşıdığı sırada düştüğünü iddia etti. Mahkeme heyeti duruşma sonunda sanık Ş.E'ye yurt dışı yasağı ve adli kontrol kararıyla tahliye edilmesine hükmetti. "Kızımın hakkını sonuna kadar arayacağım" Duruşma başladıktan sonra salonu terk eden Muhammed Baca yaptığı açıklamada, 14 aylık kızının kafatasında üç kırık oluştuğunu ve beyin kanaması geçirdiğini. dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesini istediğini söyleyerek, "Bir baba olarak mücadelemi sürdürüyorum. Kızımın hakkını savunacağım. Dört aydır aile düzenimiz kalmadı. Hukuk önünde sonuna kadar mücadele edeceğim" dedi.

33 kediyi öldüren veteriner tutuklandı Haber

33 kediyi öldüren veteriner tutuklandı

Daha önce adli kontrolle serbest bırakılan veteriner hekim H.E., başsavcılığın itirazı üzerine yeniden gözaltına alındı ve çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay, geçtiğimiz hafta perşembe günü saat 10.00 sıralarında Buca ilçesi Barış Mahallesi Adnan Kahveci Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir çöp konteynerinin içindeki poşetlerde ölü kediler olduğunu fark eden çevre esnafından İlhan Güngör, durumu polise bildirdi. İhbar üzerine olay yerine intikal eden emniyet güçleri, poşetlerde bazıları yavru olmak üzere toplam 33 ölü kedi bulunduğunu tespit etti. Yaşanan vahşetin ardından kedilerin kesin ölüm nedenini ve çöpe kim ya da kimlerce atıldığını belirlemek için polis ekiplerince geniş çaplı çalışma başlatıldı. Yapılan çalışmalarda olayla bağlantısı olduğu belirlenen veteriner hekim H.E., İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan H.E., 'çevreyi kasten kirletmek' ve 'bir ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldürme' suçlarından tutuklanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Başsavcılığın itirazı üzerine yeniden gözaltı Şüpheli H.E.'nin nöbetçi sulh ceza hakimliğince adli kontrolle serbest bırakılmasının ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı karara itiraz etti. Yapılan incelemede İzmir 55. Asliye Ceza Mahkemesi itirazı haklı bularak kabul etti. Alınan yeni karar doğrultusunda veteriner hekim H.E., polis ekiplerince yakalanarak tekrar gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen veteriner hekim, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

TBMM'de taciz soruşturması: Üç sanık yeniden tutuklandı Haber

TBMM'de taciz soruşturması: Üç sanık yeniden tutuklandı

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde staj yapan öğrencilere yönelik cinsel taciz iddialarına ilişkin davada tahliye edilen dört sanıktan üçü yeniden tutuklandı. Karar, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine verildi. Sanıklardan birinin firari olduğu ve yakalanmasına yönelik sürecin sürdüğü öğrenildi.Soruşturma, TBMM’de staj yapan bir öğrencinin 4 Aralık 2025’te Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü’ne başvurarak Meclis’te cinsel tacize uğradığını bildirmesi üzerine başlatıldı. Yürütülen soruşturma kapsamında beş Meclis çalışanı gözaltına alındı; bunlardan dördü tutuklandı.Hazırlanan iddianamede, olay tarihinde 18 yaşından küçük dört öğrencinin Meclis lokantasında görev yapan H.İ.G., D.U., İ.B., R.Ç. ve R.S. tarafından tacize uğradıkları belirtildi. Sanıklar hakkında “sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı” ve “çocuğa karşı cinsel taciz” suçlamalarıyla 16 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası talep edildi.Davanın ikinci duruşması 9 Şubat’ta Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, tutuklu sanıklar H.İ.G., D.U., İ.B. ve R.S. hakkında tahliye kararı verdi.Savcılığın bu karara yaptığı itirazı inceleyen üst mahkeme, tahliye kararını kaldırarak sanıkların yeniden tutuklanmasına hükmetti. Firari sanığın yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Dava süreci devam ediyor.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.