Hava Durumu

#Atık Yönetimi

Yeni Marmara Gazetesi - Atık Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Atık Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye kıyıları artık dünya markası Haber

Türkiye kıyıları artık dünya markası

Türkiye, mavi bayrakta dünya 3'üncülüğünü bir kez daha koruyarak, sürdürülebilir turizmdeki küresel gücünü tescilledi. 580 plaj, 30 marina, 18 turizm teknesi ve 26 bireysel yatın ödül aldığı 2026 listesinde Bakanlığın ücretsiz girişli halk plajları da büyüyen yatırımlar ve yeni adreslerle dikkat çekti. Türkbükü'nün de dahil olduğu yeni tabloyla Türkiye kıyıları, çevre standartları, güvenli turizm altyapısı ve uluslararası kalite anlayışıyla Akdeniz'deki ‘mavi rekabetin' en güçlü aktörlerinden biri olmayı sürdürdü. Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı (FEE) tarafından açıklanan 2026 yılı Mavi Bayrak Ödülleri'ne göre Türkiye genelinde mavi bayrak dalgalanan plaj sayısı 577'den 580'e yükseldi. Türkiye, plaj kategorisinde İspanya ve Yunanistan'ın ardından bir kez daha dünyanın en başarılı üçüncü ülkesi oldu. Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) tarafından İzmir Foça'da kamuoyuyla paylaşılan sonuçları değerlendiren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Türkiye'nin mavi bayrak haritasını yeni halk plajlarıyla genişletmeye devam ettiklerini vurguladı. Türkiye sahillerinin artık bir dünya markası haline geldiğini belirten Ersoy, Bodrum Türkbükü'nde girişi ücretsiz olan halk plajında da bu yıl ilk kez mavi bayrak dalgalanacağını ifade etti. "Sahillerimiz artık dünya markası" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı gibi paydaş kurumlara teşekkür eden Bakan Ersoy, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Sahillerimiz artık dünya markası, Mavi bayrakta dünya 3'üncülüğümüzü bir kez daha koruduk. 2026 yılında 580 plaj, 30 marina, 18 turizm teknesi ve 26 bireysel yat mavi bayrak almaya hak kazandı. Böylece Türkiye çevre standartları, güvenli turizm altyapısı ve sürdürülebilir kıyı yönetimindeki güçlü konumunu uluslararası ölçekte bir kez daha tescilledi. Akdeniz'deki mavi rekabette güçlü yükselişimizi sürdürürken, ücretsiz girişli halk plajlarımızı da uluslararası standartlarla büyütmeye devam ediyoruz. Bu yıl Bodrum Türkbükü Halk Plajımız da mavi bayraklı halk plajlarımız arasına katıldı. Yeni halk plajı projelerimizle Türkiye'nin mavi bayrak haritasını daha da genişleteceğiz. Bu başarıda emeği bulunan TÜRÇEV başta olmak üzere tüm paydaş kurumlarımıza, yerel yönetimlerimize ve turizm sektörümüze teşekkür ediyorum." Yeni halk plajları mavi büyümeye güç katıyor Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un daha önce kamuoyuyla paylaştığı yeni halk plajı projeleri de Türkiye'nin ‘mavi' büyüme vizyonunun önemli adımları arasında yer alıyor. Bakan Ersoy, Bitlis Adilcevaz, Sinop İnceburun ve Samsun Yakakent'te çalışmaları süren yeni ücretsiz girişli halk plajlarıyla birlikte Bakanlığın 5 yıldız konseptiyle hayata geçirdiği halk plajı sayısının bu yılın sonunda 23'e yükselmesinin hedeflendiğini duyurmuştu. Ersoy, vatandaşların ücretsiz şekilde faydalandığı halk plajlarında çevre yönetimi, güvenlik, temizlik ve hizmet kalitesini uluslararası standartlarda büyütmeye devam edeceklerini vurgulamıştı. Bu vizyon doğrultusunda hayata geçirilen ücretsiz girişli halk plajları, 2026 Mavi Bayrak listesinde de öne çıkan başlıklardan biri oldu. Antalya'da Sorgun, Ilıca, Belek, Kadriye, Lara 1, Lara 2, Beldibi Bahçecik, Çifteçeşmeler, Çamyuva ve Tekirova halk plajları; Muğla'da ise Marmaris Halk Plajı, Bodrum İçmeler Halk Plajı ve bu yıl ilk kez listeye giren Türkbükü Halk Plajı mavi bayrak almaya hak kazandı. Böylece Bakanlığın 5 yıldız konseptiyle hayata geçirdiği ücretsiz girişli halk plajları, Türkiye'nin uluslararası standartlardaki 'mavi' kıyı ağının en güçlü parçalarından biri haline geldi. Mavi yarışta Türkiye zirvedeki yerini korudu Türkiye, plaj kategorisinde İspanya ve Yunanistan'ın ardından bir kez daha dünyanın en başarılı üçüncü ülkesi oldu. Türkiye aynı zamanda turizm tekneleri kategorisindeki dünya dördüncülüğünü de korudu. Türkiye'de TÜRÇEV koordinasyonunda yürütülen program kapsamında yüzme suyu kalitesi, çevre yönetimi, can güvenliği, engelli erişimi, atık yönetimi ve çevre eğitimi gibi birçok kriter uluslararası denetim süreçleriyle takip ediliyor. Antalya kıyıları yine lider Antalya, 2026 yılında 232 plajla Türkiye'nin en fazla mavi bayraklı plaja sahip ili olmayı bu yıl da sürdürdü. Muğla 113 plajla ikinci, İzmir ise 60 plajla üçüncü sırada yer aldı. Balıkesir 45, Aydın 39, Samsun 19, Çanakkale 14, Mersin 12, Tekirdağ 10 ve Kocaeli 9 mavi bayraklı plajla listede öne çıkan iller arasında yer aldı. Bursa'nın 4 plajla yer aldığı listede İstanbul, Sakarya, Düzce, Bartın ve Ordu'nun ayrı ayrı 3'er, Yalova ve Zonguldak'ın 2'şer, Kırklareli, Van, Adana ve Sinop'un ise ayrı ayrı 1'er mavi bayraklı plajı bulundu. Türkiye genelinde 2026 yılında mavi bayraklı marina sayısı 30, turizm teknesi sayısı 18, bireysel yat sayısı ise 26 olurken, çevre odaklı turizm yatırımlarıyla birlikte Türkiye'nin kıyı turizmindeki uluslararası marka gücü de büyümeyi sürdürdü. 2026 yılında Mavi Bayrak ödüllerine layık görülen plajların listesine ‘mavibayrak.org.tr' adresinden ulaşılabiliyor.

Bursa Business School Uludağ 3. Çevre Forumu'na ev sahipliği yaptı Haber

Bursa Business School Uludağ 3. Çevre Forumu'na ev sahipliği yaptı

BTSO'nun referans eğitim merkezi Bursa Business School önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. III. Uludağ Çevre Forumu ilk gününde açılış konuşmalarının ardından "COP31'e Doğru Türkiye", "Ulusal Depozito Sistemi", "Yeni Değer Zinciri: Entegre Atık Yönetimi", "Üretimde Yeni Standart: Zorunlu Geri Dönüştürülmüş Madde Kullanımı" ve "COP31 Vizyonu, İklim Finansmanı ve Proje Odaklı Teşvik Mekanizmaları" başlıklarında oturumlar gerçekleştirildi. İkinci gün programında ise "Sürdürülebilirlik: Otomotivde Yeni Rekabet Eşiği", "Değişen İklime Uyum Perspektifinde Ulusal Su Politikaları ve Su Verimliliği Stratejisi" ile "Sanayide Yeşil Dönüşüm" oturumları düzenlendi. Başkan Burkay: "İş dünyamıza rehberlik eden bir organizasyon" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, forumun Türkiye'nin yeşil kalkınma hedefleri ve Bursa iş dünyasının dönüşüm süreci açısından önemli bir buluşma zemini oluşturduğunu söyledi. Başkan Burkay, sanayide sürdürülebilirlik eksenli dönüşümün artık tercih değil, küresel rekabetin temel şartı haline geldiğini vurguladı. Burkay, "Bursa, üretim gücü, ihracat kabiliyeti ve nitelikli insan kaynağıyla Türkiye'nin kalkınma yolculuğunda öncü şehirlerden biridir. Bugün bu gücü, yeşil dönüşüm vizyonuyla daha ileriye taşıma sorumluluğumuz var. Avrupa Yeşil Mutabakatı, sınırda karbon düzenlemesi, döngüsel ekonomi ve kaynak verimliliği gibi başlıklar, firmalarımızın rekabet kapasitesini doğrudan etkiliyor. BTSO olarak üyelerimizin bu sürece en güçlü şekilde hazırlanması için projeler geliştiriyor, iş dünyamıza rehberlik edecek platformlar oluşturuyoruz. Uludağ Çevre Forumu da bu vizyonun en somut çıktılarından biridir. Burada ortaya çıkan ortak akıl, sadece Bursa'mız için değil, ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedefleri için de çok kıymetlidir." dedi. Tüm paydaşlar zirvede buluştu Başkan Burkay, III. Uludağ Çevre Forumu'nun çok paydaşlı yapısıyla sanayi, kamu, yerel yönetimler, akademi ve teknoloji ekosistemini aynı masa etrafında buluşturduğunu ifade etti. Forumun düzenlenmesinde emeği geçen BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi'ne, sponsor kuruluşlara ve destek veren tüm paydaşlara teşekkür eden Burkay, "Yeşil dönüşüm, yalnızca çevreyi koruma meselesi değil, aynı zamanda üretimde verimliliği artıran, yeni yatırım alanları açan ve firmalarımızı geleceğin ticaret düzenine hazırlayan stratejik bir süreçtir. BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyimiz, bu sürecin iş dünyamızda doğru anlaşılması ve uygulanabilir adımlara dönüşmesi adına çok değerli çalışmalar yürütüyor. Kamu kurumlarımızdan özel sektör temsilcilerimize, akademisyenlerimizden sivil toplum kuruluşlarımıza kadar bu sürece destek veren tüm paydaşlarımız, ortak geleceğimiz adına çok kıymetli bir irade ortaya koydu. BTSO olarak Bursa iş dünyasının yeşil dönüşüm yolculuğuna liderlik etmeye kararlılıkla devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. Sürdürülebilir geleceğe katkı BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konsey Başkanı Vedat Kılıç da forumun, sanayinin çevresel dönüşümünde uygulanabilir çözümler üretmek ve paydaşlar arasında güçlü bir iş birliği zemini oluşturmak amacıyla hayata geçirildiğini söyledi. Kılıç, Uludağ Çevre Forumu'nun üçüncü yılında daha geniş bir vizyon ve daha güçlü bir katılımla düzenlenmesinden memnuniyet duyduklarını belirtti. Kılıç, "Çevre politikaları, iklim değişikliğiyle mücadele ve yeşil mutabakat süreçleri artık iş dünyamızın günlük karar alma mekanizmalarının ayrılmaz bir parçası haline geldi. Firmalarımızın bu değişime uyum sağlayabilmesi için mevzuatı, teknolojiyi, finansmanı ve uygulama örneklerini birlikte değerlendirmemiz gerekiyor. Uludağ Çevre Forumu'nda tam da bu ihtiyaca cevap veren bir program ortaya koyduk. BTSO'nun liderliğinde, Bursa iş dünyasının bu sürece güçlü bir şekilde hazırlanması için çalışmaya devam edeceğiz. Forumumuza destek veren tüm kurumlarımıza, sponsorlarımıza, konuşmacılarımıza ve katılımcılarımıza teşekkür ediyorum. Ortaya çıkan bu ortak aklın, Bursa sanayisinin sürdürülebilir geleceğine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum." dedi. Forumun ana sponsorluğunu ART Group üstlenirken, platin sponsor olarak Yeşil Çevre Kooperatifi organizasyona destek verdi. Burkasan, Bursa Çimento Fabrikası ve Revego'nun altın sponsor olarak yer aldığı zirvede, Atıksa ve Harves Technology ise gümüş sponsor olarak katkı sağladı.

3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School’da başladı Haber

3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School’da başladı

İlki 2024 yılında düzenlenen ve kısa sürede alanında referans etkinliklerden biri haline gelen Uludağ Çevre Forumu bu yıl da yoğun katılımla yapılıyor. Bursa Business School Uludağ Kampüsü’nde "Kaynaktan Değere Bugünden Geleceğe" temasıyla düzenlenen forumda iki gün boyunca 7 ayrı oturum düzenlenecek. Türkiye'nin küresel iklim politikalarındaki vizyonunu taçlandıracağı COP31’e doğru giderken atılacak stratejik adımların değerlendirildiği forumda entegre atık yönetimi ve Ulusal Depozito Sistemi, üretimde zorunlu geri dönüştürülmüş madde kullanımı, otomotiv sektöründe sürdürülebilirlik, ulusal su politikaları ve sanayide yeşil dönüşüm gibi başlıklarda alanında uzman isimler konuşmacı olarak yer alıyor. "Forum COP 31’e giden yolda önemli bir fikri hazırlık süreci olacak" Forumun açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sürdürülebilirlik gibi uzun soluklu ve çok boyutlu bir alanda başarının tek seferlik çalışmalarla değil, ortak akılla, istikrarlı iş birlikleriyle ve aynı hedef etrafında buluşan kurumların gayretiyle mümkün olduğunu söyledi. Bu anlamda AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi’nin emekleriyle üçüncü kez hayata geçirilen forumun, kaynak verimliliği, çevre duyarlılığı, yeşil dönüşüm ve insan odaklı kalkınma hedefleri bakımından önem bir kazanım olduğunu belirten Burkay, "Bu organizasyona büyük emek veren başta Konsey Başkanımız Vedat Kılıç ve Konsey Başkan Yardımcımız Fatih Dursun olmak üzere tüm konsey üyelerimize, çalışmalarımızı destekleyen kurumlarımıza, paydaşlarımıza ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum." dedi. İklim değişikliği, çevresel riskler, kaynakların etkin kullanımı, enerji güvenliği ve sürdürülebilir üretim; küresel rekabetin ana gündemleri arasında yer aldığını ifade eden Burkay, artık dünyanın hedeflerin somut projelerle desteklendiği, şehirlerin, sanayinin, finans kuruluşlarının, sivil toplumun ve gençlerin aynı vizyon etrafında buluştuğu yeni bir iklim anlayışına ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Bu açıdan Türkiye’nin COP31 sürecindeki rolünün tarihi bir anlam taşıdığını kaydeden Burkay, "Forum boyunca gündeme taşınan konular aslında COP31 süreci için de iş dünyamız adına önemli bir fikri hazırlık süreci anlamına da geliyor." diye konuştu. Sürdürülebilirlik alanında somut adımlar atıyoruz İbrahim Burkay, yeşil dönüşüm sürecinde kamu politikalarıyla özel sektör uygulamalarının aynı istikamette ilerlemesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Bu noktada son dönemde hayata geçirilen desteklerin iş dünyası olarak çok değerli bulduklarını ifade eden Burkay, "Bursa iş dünyası olarak, bu destekler için Bakanlığımıza ve sürece katkı sunan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyoruz. Bununla birlikte sahadan aldığımız geri bildirimler, önümüzdeki dönemde desteklerin daha fazla firmaya ulaşması, başvuru süreçlerinin sadeleşmesi, finansmana erişimin güçlendirilmesi ve özellikle KOBİ’lerimizin teknik danışmanlık kapasitesinin artırılması yönündeki ihtiyacın devam ettiğini göstermektedir. Karbon ayak izi ölçümü, enerji verimliliği yatırımları, temiz üretim teknolojileri, yeşil finansman, dijitalleşme ve mevzuata uyum başlıklarında sağlanacak her yeni destek; firmalarımızın rekabet gücüne, ihracat kapasitesine ve sürdürülebilir üretim anlayışına doğrudan katkı sağlayacaktır." ifadelerini kullandı. BTSO olarak bizler de Bakanlığın ortaya koyduğu vizyonu; Bursa’nın üretim gücü, girişimcilik kabiliyeti ve yatırım kapasitesiyle desteklediklerini vurgulayan Burkay, şöyle devam etti: "Bugün Bursa’da, yüksek teknolojili üretimden lojistiğe, enerji verimliliğinden yalın üretime kadar geniş bir alanda güçlü bir dönüşüm altyapısı oluşturduk. Ülkemizin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi TEKNOSAB, sanayimizin yeni nesil üretim vizyonunu temsil ederken; Lojistik Teknopark projemiz, kentimizin üretim ve ihracat kapasitesini daha verimli bir yapıya kavuşturmayı hedeflemektedir. Enerji Verimliliği Merkezimiz ve Bursa Model Fabrikamız ise firmalarımıza sahada ölçülebilir kazanımlar sağlayan iki önemli uygulama merkezimizdir. Bu merkezlerimizle işletmelerimizin kaynak kullanımını iyileştirmesine, üretim süreçlerini daha verimli hale getirmesine ve yeşil dönüşüm hedeflerine daha güçlü hazırlanmasına katkı sunuyoruz. Kısacası Bursa iş dünyası olarak bizler, sürdürülebilirliği yalnızca konuşulan bir hedef olarak değil; üretimin, yatırımın, ihracatın ve kurumsal kapasitenin her aşamasına yansıyan somut bir çalışma alanı olarak görüyoruz." İş dünyası olarak önemli bir eşikteyiz Bugün iş dünyası olarak çok önemli bir eşikte olduklarını ifade eden Başkan Burkay geçmişte rekabetin temel göstergelerinin üretim kapasitesi, maliyet avantajı, hız ve kalite olduğunu ancak bugün bunların yanına karbon ayak izi, enerji verimliliği, kaynak kullanımı, atık yönetimi, yeşil finansmana erişim ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin eklendiğini kaydetti. "Artık bir ürünün pazardaki değeri, yalnızca fiyatıyla veya kalitesiyle değil; nasıl üretildiğiyle, hangi kaynakları kullandığıyla, çevreye nasıl bir etki bıraktığıyla ve insan hayatına nasıl katkı sunduğuyla da ölçülüyor." Diyen Başkan Burkay, "Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve küresel tedarik zincirlerinde değişen standartlar, iş dünyamızın önüne yeni bir dönem açmıştır. Bu yeni dönemi doğru okuyan, dönüşümünü zamanında tamamlayan, teknolojisini yenileyen, enerji ve kaynak verimliliğini artıran firmalarımız, küresel rekabette çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır. Ancak yeşil dönüşümün anlamı, rekabetçilik ve verimlilik başlıklarıyla sınırlı değildir. Bu dönüşüm; daha temiz bir çevre, daha dirençli şehirler, daha sağlıklı bir yaşam ve gelecek nesillere karşı sorumluluk anlayışıyla birlikte değer kazanmaktadır." dedi. Sürdürülebilirliğin temelinde insan var Sürdürülebilirlik anlayışının en güçlü karşılık bulduğu alanların başında şehirlerin geldiğini belirten Başkan Burkay, "Sürdürülebilirlik, şehirlerin planlanmasında, ulaşım altyapısında, afetlere hazırlığında, çevre kalitesinde ve sosyal yaşam alanlarında da kendini göstermelidir. Bir şehri geleceğe hazırlamak, aslında o şehirde yaşayan insanın hayatını, güvenliğini, sağlığını ve refahını öncelemek demektir. Dolayısıyla Bursa gibi kadim bir kenti ‘su akar yolunu bulur’ anlayışıyla akışına terk edemeyiz. Çünkü Bursa, plansızlığa mahkûm edilecek kadar değersiz bir şehir değildir." dedi. Bursa’nın en son kapsamlı çevre düzeni planının 1998 yılında yapıldığını hatırlatan Başkan Burkay, 30 yıl önceki bir akılla bugünün Bursa’sını yönetmeye çalışmanın Bursa’ya yapılan büyük bir haksızlık olduğunu dile getirdi. Başkan Burkay, "Bu plansızlık; sadece estetik bir kayıp değildir; her gün boğuştuğumuz trafik, çevre kirliliği ve kentin kapasite geliştirme sorunlarını da beraberinde getiren bir düğümdür. Bu nedenle Bursa’mızın anayasası niteliğinde olan 1/100 binlik çevre planında şehir içinde sıkışıp kalmış, apartmanlarla iç içe imalat yapan üretim ve ihracat kapasitesi sınırlanmış 8 bin 500 firmamızın varlığını da ayrıca değerlendirmek durumundayız. Organize bir akılla hareket ettiğimizde, akademik odalarımızın ve üniversitelerimizin vizyonu ile iş dünyamızın dinamizmini birleştirdiğimizde, inanıyorum ki her engeli aşarız. Bursa'nın gerçek değeri, ancak bu planlı büyüme ve ortak akıl koordinasyonuyla ortaya çıkacaktır. Bu düşüncelerle forumda emeği geçen Konseyimize, destek veren sponsorlarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum." dedi. Uludağ çevre forumu önemli bir platform haline geldi BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun üçüncüsünü gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduklarını belirterek, daha önce yapılan iki forumun başarıyla tamamlandığını ve etkinliğin artık Bursa iş dünyasının yanı sıra Türkiye genelinde de takip edilen önemli bir platform haline geldiğini söyledi. Forumun güçlü içerik, yüksek katılım ve sektörler arası iş birliğiyle öne çıktığını ifade eden Kılıç, "Uludağ Çevre Forumu’nun ülkemize, Bursa’ya ve iş dünyamıza yakışan, ulusal ölçekte takip edilen önemli bir platform haline geldiğine inanıyoruz." dedi. İklim krizi yalnızca çevresel bir sorun değil Forumun hayata geçirilmesine destek veren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a da teşekkür eden Kılıç, iklim krizinin artık yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda ekonomik rekabetten üretim modellerine kadar birçok alanı etkilediğini vurguladı. Dünyanın yeni bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Kılıç, "Üreten ama kaynaklarını koruyan, büyüyen ama çevresel etkilerini azaltan ülkeler öne çıkıyor. Türkiye de güçlü sanayisi, üretim kabiliyeti ve girişimci yapısıyla bu süreçte önemli bir avantaja sahip." ifadelerini kullandı. Bursa’nın yeşil dönüşümde öncü şehirlerden biri olması gerektiğini söyleyen Kılıç, BTSO çatısı altında yürütülen çalışmalarla şehrin üretim, ihracat ve teknolojide olduğu gibi çevresel dönüşümde de liderlik hedeflediğini belirtti. Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun bu vizyonun en önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade ederek, katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür etti. "Artık üretmek kadar atık yönetimi de önemli" Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, geri dönüşüm ve sürdürülebilirliğin insanlık tarihi kadar eski ve önemli bir konu olduğunu söyledi. Doğanın milyonlarca yıldır kendi döngüsü içerisinde kusursuz bir geri dönüşüm sistemi kurduğunu belirten Altun, "Milyarlarca insan bu dünyadan ayrıldı. Daha büyük sayıda canlılar geldi, yaşadı ve gitti. Doğa bunu muhteşem bir şekilde geri dönüştürdü. Doğanın teknolojisi bir kaosun önüne geçiyor." dedi. İnsanlığın bugün hâlâ doğadaki bu kusursuz dönüşümü nasıl sağlayacağını tartıştığını belirten Altun, "Dünyada geri dönüşüm konusunda ortak bir konsensüs sağlandı. Artık üretmek ne kadar önemliyse atık dönüşümü de o kadar önemli. BTSO öncülüğünde gerçekleştirilen bu forum ve COP31 zirvesi gibi organizasyonlar, bu sorunun çözümü için ortak çaba gösteriyor." dedi. Altun, sürdürülebilirliğin tartışmasız bir kavram olduğunu ifade ederek Bursa Valiliği olarak bu yönde yapılan çalışmalara bugüne kadar olduğu gibi destek vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. Açılış konuşmalarının 3. Uludağ Çevre Forumu’na katkı veren sponsorlara plaketleri takdim edildi. Forumun açılış oturumu ise COP 31’e Doğru Türkiye başlığı ile gerçekleştirildi. AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç’ın moderatörlüğünde yapılan oturumda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Mehrali Ecer konuşmacı olarak yer aldı.

3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School'da gerçekleştirilecek Haber

3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School'da gerçekleştirilecek

‘Kaynaktan Değere, Bugünden Geleceğe' mottosuyla 13-14 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek zirvede, çevre odaklı üretim anlayışının rekabet gücü açısından taşıdığı stratejik önem değerlendirilecek. BTSO'nun referans eğitim merkezi Bursa Business School önemli bir organizasyona daha ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi öncülüğünde gerçekleştirilecek 3. Uludağ Çevre Forumu kapsamında iş dünyasının dönüşüm sürecine ışık tutacak oturumlar düzenlenecek. ‘Kaynaktan Değere, Bugünden Geleceğe' mottosuyla Bursa Business School'da 13-14 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenecek forumda; COP31'e doğru Türkiye'nin yol haritası, ulusal depozito sistemi, entegre atık yönetimi, sanayide yeşil dönüşüm, su verimliliği ve sürdürülebilir üretim politikaları alanında uzman isimlerle birlikte ele alınacak. "Zirve çevre odaklı yaklaşıma vizyon katacak" BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, Uludağ Çevre Forumu'nun iş dünyasının dönüşüm sürecine önemli katkılar sağlayacağını söyledi. BTSO'nun öncülüğünde gerçekleştirilecek organizasyonun yalnızca Bursa için değil, Türkiye sanayisinin geleceği açısından da stratejik bir platform niteliği taşıdığını belirten Kılıç, "Yeşil dönüşüm artık işletmeler için bir tercih değil, küresel rekabetin en önemli şartlarından biri haline geldi. İş dünyamızı bu sürece hazırlamak amacıyla Uludağ Çevre Forumu'nu bu yıl 3. kez gerçekleştiriyoruz. Forum kapsamında ele alınacak başlıklar, sanayimizin geleceğini doğrudan ilgilendiriyor. Avrupa Yeşil Mutabakatı ile birlikte üretim anlayışında yeni bir dönem başladı. Firmalarımızın sürdürülebilir üretim modellerine hızlı şekilde adapte olması büyük önem taşıyor. Uludağ Çevre Forumu'nun iş dünyamıza yeni bir vizyon kazandıracağına inanıyoruz. Bu forumun düzenlenmesinde büyük destek veren başta Yönetim Kurulu Başkanımız İbrahim Burkay ve yönetimi olmak üzere tüm paydaşlarımıza ve destek veren firmalarımıza teşekkür ediyorum." dedi. "Forum yeşil dönüşüm için buluşma noktası" BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkan Yardımcısı Fatih Dursun ise forumun çevre ve sürdürülebilirlik alanında güçlü bir farkındalık oluşturacağını ifade etti. BTSO'nun vizyoner yaklaşımıyla gerçekleştirilecek zirvenin bölgesel kalkınma açısından önemli bir değer taşıdığını belirten Dursun, "BTSO öncülüğünde düzenleyeceğimiz Uludağ Çevre Forumu, iş dünyasının yeşil dönüşüm yolculuğunda önemli bir buluşma noktası olacak. Forumda ele alınacak konular, üretimimizin gelecekteki rekabet gücünü yakından ilgilendiriyor. Yeşil dönüşüm sürecini doğru yöneten şehirler ve şirketler küresel ölçekte daha güçlü konuma gelecek. Kamu, özel sektör ve akademi dünyasını aynı platformda buluşturacak zirvenin çok değerli çıktılar ortaya koyacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı.

Yıldırım’da gıda israfına geçit yok Haber

Yıldırım’da gıda israfına geçit yok

‘Plastiksiz Yıldırım’ projesiyle ilçede plastik şişe kullanımını en aza indiren, Ambalaj Atığı Toplama ve Ayrıştırma Tesisi ile 4 yılda 15 bin ton atığı ekonomiye geri kazandıran Yıldırım Belediyesi, Mama Üretim Tesisi’yle de atık yemeklerin israf olmasının önüne geçiyor. Yıldırım Belediyesi tarafından 2023 yılında Bursa’ya kazandırılan Mama Üretim Tesisi ile kamu kurumları, yemekhaneler ve lokantalardan toplanan atık yemekler, işlenerek sokak hayvanları için mamaya dönüştürülüyor. Bu sayede hem gıda israfının önüne geçiliyor hem de sokak hayvanlarının beslenmesi sağlanıyor. 2023 yılından bu yana devam eden çalışmalar kapsamında 242 ton yemek atığı toplanırken, bu atıklardan 128 ton mama üretildi. SÜRDÜRÜLEBİLİR ATIK YÖNETİMİ Bu yıl ‘Uluslararası Sıfır Atık Günü’nün temasının gıda israfı olarak belirlendiğini hatırlatan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; "Birleşmiş Milletler’in aldığı bu karar, bizim yıllardır yürüttüğümüz çalışmalarının önemini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Biz Yıldırım Belediyesi olarak 2023 yılından bu yana gıda israfının önüne geçmek adına önemli çalışmalar yürütüyoruz. Gıda atıkları, doğru şekilde yönetilmediğinde ciddi çevre sorunları oluşturabiliyor. Biz bu atıkları dönüştürerek hem doğal kaynaklarımızı koruyoruz hem de sürdürülebilir bir atık yönetimi oluşturuyoruz" ifadelerini kullandı. ÇALIŞMALARIMIZ SÜRECEK Yemek atıklarının mamaya dönüştürülmesi ile çok yönlü bir kazanım zinciri kurulduğunu belirten Başkan Yılmaz; "Bu çalışma ile hem sokak hayvanlarının beslenme maliyetini düşürüyoruz hem gıda israfının önüne geçiyoruz hem de su, enerji kaynakları ve çevremizi koruyoruz" dedi. Dünyanın ciddi bir gıda kriziyle karşı karşıya olduğunu da dikkat çeken Başkan Oktay Yılmaz; "BM raporlarına göre dünyada her yıl 8 milyon insan gıda krizinden ötürü hayatını kaybediyor. Bu farkındalıkla gıda israfının önüne geçmek, kaynaklarımızı en doğru şeklide kullanmak mecburiyetindeyiz. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde hayata geçirilen ‘Sıfır Atık Hareketi’ de bu alanda bize ilham vermektedir. Sıfır atık, çevre duyarlılığı ve her türlü israfın önüne geçmek noktasında çalışmalarımıza devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

40 Mesleğe yeterlilik belgesi zorunluluğu getirildi Haber

40 Mesleğe yeterlilik belgesi zorunluluğu getirildi

Tehlikeli ve çok tehlikeli işler kapsamında yer alan 40 meslek için mesleki yeterlilik belgesi zorunluluğu getirildi. Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından belirlenen mesleklerde, belgesi olmayan çalışanlara 12 ay süre tanındı. Bu sürenin sonunda belge almayan kişiler ilgili işlerde çalıştırılamayacak.Düzenleme, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Tebliğe göre, belgeye sahip olmayan ve muafiyet kapsamına girmeyen çalışanlar, belirtilen sürenin ardından bu mesleklerde görev yapamayacak. Zorunluluk kapsamına; atık yönetimi, enerji sistemleri, inşaat, makine ve otomotiv gibi birçok alanda faaliyet gösteren meslekler dahil edildi. Listeye elektrikli ve hibrit araç bakım onarımından güneş ve rüzgar enerjisi sistemlerine, vinç operatörlüğünden maden işçiliğine kadar farklı iş kolları eklendi. Öte yandan bazı çalışan grupları düzenlemeden muaf tutuldu. 3308 sayılı kanun kapsamında ustalık belgesi bulunanlar, meslek lisesi ve ilgili üniversite bölümlerinden mezun olanlar ile 2022 yılı öncesinde Milli Eğitim Bakanlığı onaylı kursları tamamlayanlar belge zorunluluğu olmadan çalışmaya devam edebilecek.Vedat Işıkhan, düzenlemenin nitelikli iş gücünü artırmayı ve iş sağlığı ile güvenliği standartlarını yükseltmeyi amaçladığını belirtti. Yapılan değişiklikle birlikte mesleki yeterlilik belgesi zorunluluğu getirilen meslek sayısının 244’e yükseldiği bildirildi.

Karacabey Belediyesi'nden çevreye güçlü adımlar Haber

Karacabey Belediyesi'nden çevreye güçlü adımlar

Karacabey Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü, 2025 yılı boyunca gerçekleştirilen çevre koruma, geri dönüşüm ve bilinçlendirme çalışmalarını kamuoyuyla paylaştı. Müdürlük tarafından yürütülen faaliyetlerin hem çevre kirliliğinin önlenmesi hem de toplumda sürdürülebilir yaşam bilincinin artırılması açısından önemli katkılar sağladığı vurgulandı. Karacabey Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü; kanun, yönetmelik ve ilgili mevzuat doğrultusunda çevre kaynaklarının korunması, atıkların kaynağında azaltılması ve geri dönüşüm sistemlerinin geliştirilmesi konusunda çalışmalar yürütüyor. Müdürlük, geri dönüşüm özelliğine sahip atıkların üretiminden bertarafına kadar olan süreçte doğrudan ya da dolaylı olarak çevreye zarar vermesini önlemeyi hedeflerken, aynı zamanda eğitim faaliyetleriyle toplumda kalıcı çevre bilinci oluşturmayı amaçlıyor. Bunun yanı sıra hava, su ve toprak kirliliğinin kontrol edilmesi, çevre kirliliğini önleyici çalışmaların yapılması ve halk sağlığının korunmasına yönelik faaliyetler de müdürlüğün sorumluluk alanında yer alıyor. 2025 yılı boyunca Karacabey’deki anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik "Sıfır Atık" ve "Enerji Tasarrufu" konularında eğitim programları düzenlendi. Eğitimlerde öğrencilere sıfır atık kavramı, geri dönüşümün önemi, günlük yaşamda uygulanabilecek çevre dostu alışkanlıklar ve bu çalışmaların doğaya sağladığı katkılar anlatıldı. Eğitim programları sırasında öğrencilere bilgilendirici videolar izletilerek interaktif bir öğrenme ortamı oluşturuldu. Böylece genç nesillerin çevre konusunda daha bilinçli bireyler olarak yetişmesi hedeflendi. 6-10 Ocak Enerji Tasarrufu Haftası kapsamında 9 Ocak’ta Bursa Yuvam’da düzenlenen etkinlikte 120 öğrenci enerji verimliliği konusunda bilgilendirildi. Etkinlikte çocuklara enerji kaynaklarının bilinçsiz kullanımının doğaya verdiği zararlar anlatılırken, boyama etkinliği ile öğrenme süreci daha eğlenceli hale getirildi. Enerji verimliliği sayesinde konfordan ödün vermeden tüketimin azaltılabileceği ve küçük önlemlerle büyük tasarruflar sağlanabileceği vurgulandı. 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında Karacabey’de bulunan Özel Yaşameli Rehabilitasyon Merkezi’nde eğitim gören 14 özel ihtiyaç sahibi öğrenciyle etkinlik gerçekleştirildi. Öğrenciler balık boyama etkinliği yaparak hazırlanan panoda çalışmalarını sergilerken, etkinlikte su kirliliği ve su tasarrufu konularında bilgilendirme yapıldı. 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında Sarıbey Serkan Argın Ortaokulu öğrencileriyle birlikte geri dönüşüm temalı bir atölye çalışması gerçekleştirildi. Öğrencilerle geri dönüştürülebilir atıklar, özel atıklar ve atık kumbaraları hakkında bilgilendirme yapılırken, atık cam kavanozlardan mum yapımı etkinliği düzenlendi. Etkinliğe Karacabey Kent Konseyi de katılarak öğrencilerle birlikte atölye çalışmalarına destek verdi. Çevre Haftası kapsamında ilçede çeşitli etkinlikler düzenlendi. 3 Haziran’da Karacabey Belediyesi Anaokulu’nda 3, 4 ve 5 yaş grubu öğrencilerle geri dönüşüm temalı etkinlik gerçekleştirildi. Atık plastik pet şişe ve plastik kapaklar kullanılarak yapılan etkinlikte çocuklara geri dönüşüm bilinci kazandırıldı. 4 Haziran’da ise Şehit Uzman Çavuş Cemil Turan İlkokulu 4. sınıf öğrencileriyle Malkara Mavi Bayraklı sahilinde temizlik etkinliği düzenlendi. Sahil temizliğinin ardından öğrencilerle birlikte ahşap atıklardan yapılan yelkenlerin boyama etkinliği gerçekleştirildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 22 Mart 2022 tarihli genelgesi doğrultusunda ilçede bağımsız olarak geri dönüştürülebilir atıkları toplayan vatandaşlara yönelik düzenlemeler hayata geçirildi. Bu kapsamda 2024-2025 yılları arasında toplam 25 vatandaşa "Bağımsız Sıfır Atık Toplayıcı Kimlik Kartı" verildi. Kimlik kartı verilen vatandaşlara faaliyetlerini yürütürken uymaları gereken kurallar hakkında bilgilendirme yapılırken kayıt işlemlerinin devam ettiği bildirildi. Temizlik İşleri Müdürlüğü personelleri tarafından imalatı yapılan metal iç mekân sıfır atık biriktirme ekipmanları da belediye tesislerinde kullanılmaya başlandı. İlk etapta 4 takım olarak üretilen kutuların 2 takımı Atatürk Kültür Parkı içerisindeki Kent Kafe’ye, 1 takımı Gençlik ve Spor Birimi spor tesislerine ve 1 takımı Kademe Hizmet Binası’na yerleştirildi. İhtiyaç doğrultusunda üretimin devam edeceği belirtildi. Karacabey genelinde okul, site, market ve caddelerde bulunan geri dönüşüm kutuları aracılığıyla önemli miktarda ambalaj atığı toplandı. 2025 yılı içerisinde toplam 3.600 kilogram ambalaj atığı geri dönüşüme kazandırıldı. Ambalaj atıklarının toplanması için 8 Ekim 2025 tarihinde yapılan ihaleyi Şanlı Geri Dönüşüm Sanayi Ticaret Ltd. Şti. firması kazandı. İlçe genelinde ayrıca sözleşmeli firma tarafından 40 farklı noktaya yerleştirilen tekstil atığı kumbaraları sayesinde kullanılmayan kıyafetler de geri dönüşüm sistemine dahil edildi. Bitkisel atık yağ, atık pil ve elektronik atıklar ise sözleşmeli firmalar tarafından toplanarak Karacabey Belediyesi 1. Sınıf Atık Getirme Merkezi’nde biriktirildi ve yıl sonunda lisanslı firmalara gönderildi. Konuyla ilgili açıklama yapan Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, çevreyi korumanın tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı; "Karacabey Belediyesi olarak çevreyi koruyan, sürdürülebilir yaşamı destekleyen ve gelecek nesillere daha temiz bir dünya bırakmayı hedefleyen projeler üretmeye devam ediyoruz. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğümüzün yürüttüğü eğitim, farkındalık ve geri dönüşüm çalışmaları sayesinde hem gençlerimizde çevre bilincini güçlendiriyor hem de ilçemizde geri dönüşüm kültürünü yaygınlaştırıyoruz. Vatandaşlarımızın desteğiyle Karacabey’i daha temiz ve daha yaşanabilir bir kent haline getirmeyi sürdüreceğiz." Karacabey Belediyesi, çevre koruma ve sürdürülebilir atık yönetimi konusunda çalışmalarını önümüzdeki yıllarda da artırarak devam ettirmeyi hedefliyor.

Balıkesir’e "Çevre Dostu Belediyecilikte" uluslararası başarı ödülü Haber

Balıkesir’e "Çevre Dostu Belediyecilikte" uluslararası başarı ödülü

Uluslararası itibarı yüksek olan bu başarı, Balıkesir’i Akdeniz havzasında çevre yönetimi, iklim eylemi ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında örnek alınan belediyeler ligine taşıdı.Akdeniz kıyısındaki şehirlerin çevre koruma, iklim eylemi, yaşam kalitesi ve sürdürülebilir kalkınma performanslarını bütüncül biçimde değerlendiren İstanbul Çevre Dostu Şehir Ödülü'nün (IEFCA) 2024-2025 yılını kapsayan 5. Dönemi sonuçlandı. Uluslararası jüri değerlendirmesi sonucunda Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Akdeniz genelinde ikinci seçilerek önemli bir başarıya imza attı. Genel değerlendirme sonucunda; Almera (İspanya) birinci seçilirken, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ikinci olma başarısını elde etti. Bu başarı, Balıkesir’i Akdeniz havzasında çevre yönetimi, iklim eylemi ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında örnek alınan belediyeler ligine taşırken, kenti COP24 (Barselona Sözleşmesi 24. Taraflar Konferansı) kapsamında resmen tanınan, uluslararası itibarı yüksek bir çevre başarısı kazandırdı. BELEDİYELERİN PERFORMANSLARI KARŞILAŞTIRMALI OLARAK DEĞERLENDİRİLDİ Akdeniz Sürdürülebilir Kalkınma Stratejisi’nin (MSSD) "bayrak girişimi" olarak kabul edilen bu ödül, Türkiye’nin gönüllü mali katkılarıyla finanse edilmekte; böylece hem BM çatısı altında güvenilir hem de Türkiye’nin çevre diplomasisine stratejik katkı sağlayan bir araç işlevi görüyor. Başvuru sürecinde kentlerin; iklim değişikliğiyle mücadele, doğal alanların korunması, sürdürülebilir ulaşım, atık ve su yönetimi, enerji verimliliği, kırılgan grupların kapsanması ve katılımcı yönetişim gibi alanlardaki somut performansları karşılaştırmalı olarak değerlendirildi. Tüm bu başlıklar, entegre planlama yaklaşımı, performans göstergeleri (KPI), dijital izleme sistemleri ve paydaş katılımı gibi yönetişim ve izleme mekanizmaları çerçevesinde ele alındı. YEŞİL YATIRIMLAR VE ÇEVRECİ UYGULAMALAR BAŞARILI BULUNDU Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin; sera gazı envanteri hazırlanması, karbon nötrlük hedefleri, yenilenebilir enerji uygulamaları ve elektrikli ulaşım yatırımları gibi iklim değişikliği azaltımına yönelik çalışmalarının yanı sıra yeşil altyapı uygulamaları, korunan alanlar, ekolojik koridorlar, sulak alan restorasyonu ve istilacı türlerle mücadele gibi ekosistem ve biyolojik çeşitlilik koruma faaliyetleri; mekânsal planlama, kentsel yeşil alanların artırılması, kıyılara erişim ve kentsel tarım alanları gibi sürdürülebilir arazi kullanımı politikaları başarılı olarak değerlendirildi. Ayrıca PM2.5-PM10 izleme sistemleri, temiz ulaşım ve düşük emisyonlu araçlar ile temiz ısınma sistemlerini kapsayan hava kalitesi yönetimi uygulamaları; içme suyu yönetimi, atık su arıtma tesisleri, su verimliliği ve izleme sistemlerini içeren su yönetimi politikaları; entegre atık yönetimi, sıfır atık uygulamaları ve yüksek kapsama oranına dayalı döngüsel ekonomi çalışmaları da değerlendirme kriterleri arasında yer aldı. Belediye binalarında yenilenebilir enerji kullanımı, güneş enerjisi projeleri ve enerji verimliliği yatırımları; bisiklet yolları ve düşük emisyonlu hareketlilik politikaları ile desteklenen sürdürülebilir ulaşım stratejileri de değerlendirme sonucunda başarılı bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.