Hava Durumu

#Ayasofya

Yeni Marmara Gazetesi - Ayasofya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ayasofya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

AK Parti Teşkilat Başkanı Büyükgümüş: "Siyaseti koltuk kapma oyunu olarak görmedik" Haber

AK Parti Teşkilat Başkanı Büyükgümüş: "Siyaseti koltuk kapma oyunu olarak görmedik"

AK Parti Teşkilat Başkanlığı Doğu Marmara Bölge Strateji Toplantısı, Uludağ Swissotel'de düzenlendi. Toplatıya AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Teşkilat Başkanı ve Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş’ün yanı sıra AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, İstanbul, Düzce, Yalova, Bilecik, Sakarya ve Kocaeli il başkanları ve teşkilat mensupları katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Büyükgümüş, "Dünyanın içinden geçtiği bu dönemde yeni bir eşiğin arifesinde olduğumuz şu günlerde insanlık namına, adalet namına, hak namına en önemli sözü olan milletlerden biriyiz. Cumhurbaşkanımızın temsil ettiği sadece bir siyasi irade değil, aziz milletimizin geçmişiyle, geleneğiyle, medeniyet birikimiyle tüm dünya mazlumlarına umut olacak bir siyaseti temsil ediyoruz. Öyle inanıyoruz ki bu teşkilatın neresinde görev alıyorsak, mahalledeysek mahallede, köy temsilciliğindeyse orada, gençlik kollarında, kadın kollarında, ana kademede, belediye meclislerinde, kabinede, milletvekilliklerinde her neredeysek geçmişiyle, bugünüyle ve tüm bu birikimle dünyaya söyleyeceğimiz sözle davamızı, mücadelemizi ve liderimizi temsil ediyoruz. Biz siyaseti bir ideal için, bir mücadele için, dava bildiğimiz değerleri yeryüzünde hakim kılmak için gerçekleştiriyoruz. Birçok toplantıda ifade ettim ama burada tekrarlamakta beis görmüyorum. AK Partimiz aramızdan bazıları milletvekili olsun, belediye başkanı olsun, bakan olsun diye yola çıktığımız bir siyasi hareket değildir. Bizim için bakanlar, bizim için mevkiler mücadelemizi, ideallerimizi gerçekleştirmek için birer sadece sorumluluk, birer sadece fonksiyon niteliğindedir. Bu davada, bu aziz teşkilatın çatısı altında biz mücadelemize hiyerarşik bakmayız. Kabinesinden mahalle teşkilatlarına, bakanlarından köy temsilcilerine kadar bir ve beraber davamızı, ideallerimizi gerçekleştirecek bir hareket içerisinde yer aldığımıza inanıyoruz" dedi. Büyükgümüş, "3 Kasım 2002’den itibaren hayata geçirdiğimiz sessiz devrimlerle, büyük dönüşümlerle, reformlarla Türkiye’nin hak ve özgürlüklerden, eğitim altyapısına, ulaştırmadan adalete, sağlığa, tüm politika başlıklarında üzerine koyduğumuz bir birikimle yolumuza devam ediyoruz. Nasıl 70’li yıllarda işte bu salonlarda bir araya gelindiğinde ve Ayasofya’nın özgürlüğü için dua edildiğinde sadece sözde değil, sahada düzenlenen programlarla, yapılan çalışmalarla adeta varlığıyla tüm teşkilatımız nasıl dua etmişse ve elhamdülillah bugün geldiğimiz noktada o gün uzak denilen hedeflere ulaşmışsak, Allah’ın izniyle bugün yapacağımız çalışmalarla, edeceğimiz dualarla, varlığımızla tüm faaliyetlerimizle sadece sözde değil, halimizle, duruşumuzla gerçekleştireceğimiz dualarla inşallah Rabbim bu nesle Mescid-i Aksa’nın da özgür olduğu günleri gösterecektir" ifadelerini kullandı. "Siyaseti koltuk kapma oyunu olarak görmedik" Çocukluk hatırasından örnek veren Büyükgümüş, "Bizim küçüklüğümüzde bir oyun vardı. 5 çocuk, bir müzikle 4 sandalye olur. Bir kişi ayakta kalır, elenir. Sonra sandalye sayısı 3’e düşer. Çocukların sayısı 4’e düşer. Son kişi kalana kadar devam eder. Yani siyaseti bir koltuk kapma oyunu olarak görenlerden hiçbir zaman olmadık. Ve bu teşkilatın ruhuna, mayasına bunun sirayet etmesine de asla ve asla izin vermeyeceğiz. Hep ideallerimiz için, hep ümmetin, insanlığın ve milletimizin geleceği için bu çalışmalarda var olduğumuzu ve bu istikamette ilerlediğimizi her buluşmamızda yeniden teyit ederek çalışmalarımızı sürdüreceğiz" diye konuştu. "Türkiye üzerinden sosyal ameliyata izin vermeyeceğiz" Bölgesel gelişmelere de değinen Büyükgümüş, "Dünyanın içinden geçtiği ve bölgemizde yaşanan gelişmeleri her birimiz takip ediyoruz. Komşumuz İran’da meydana gelen çatışmalar, Körfez'de yaşananlar, Lübnan’da olanlar, Suriye’nin uzun bir sürenin ardından tekrar devleti, milleti, toplumsal hayatı toparlayan girişimleri, hepsi gözlerimizin önünde gerçekleşiyor. Bu gelişmeler yaşanırken asla ve asla kimsenin Türkiye üzerinden bir sosyal ameliyata girmesine müsaade etmeyeceğiz. Vakarlı duracağız, dikkatli duracağız. Türkiye olarak insanlığın ve milletimizin geleceği için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Son 10 yılda İranlı yöneticilerin Suriye’de, Yemen’de, Lübnan’da işlemiş olduğu insan hakları ihlalleri, burada yaşanan acılara sebebiyet vermeleri tarihsel bir vakadır. Ama bugün dönüp de o gelişmelerin hesabını soracağımız gün değildir. Bugün Tahran’da şehit olan 160 kız çocuğunun hesabını soracağımız bir geleceği hep birlikte inşa etmenin cehdinde olma vaktidir. Körfez’deki kardeşlerimiz onlar da burada büyük bir acı içerisindeler. Büyük bir çatışma içerisindeler. Onlar da bizim kardeşimiz. Siyonizmin planı açık ve net. Müslüman’ın Müslüman’a güvenini ortadan kaldırmak. Böl, parçala, yönet anlayışıyla coğrafyaları yeniden şekillendirmek. İşte bu tablo karşısında Türkiye’nin devlet olarak aklı, milletimizin feraseti, duygusu, heyecanı ve tüm bunları bir araya getirecek olan AK Parti’nin, Cumhur İttifakımızın varlığı, duruşu, akılla, heyecanla, duyguyla ve ferasetle yoluna devam edecek bir geleceği hep birlikte inşa etmemiz gereken bir zaman dilimindeyiz. Yapacağımız tüm faaliyetlerde ortaya koyacağımız her emeğin bir şekilde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözüyle, sahadaki mücadelesiyle, masadaki diplomatik duruşuyla, insanlığın geleceği için büyük bir siyasi iradeye dönüşeceğini hiçbir zaman gönlümüzden çıkarmamalıyız. Sürekli faaliyetlerimize bu inanç ve kararlılıkla sarılmamız lazım" dedi. "CHP BİZİM DÜŞMANIMIZ DEĞİL, RAKİBİMİZDİR" Türkiye’deki siyasi gelişmelere de değinen Büyükgümüş, "Dünyada bunlar yaşanırken, Türkiye’deki siyasi gelişmeleri de herkesin gördüğünü belirten, şikayet edenler CHP’li. Ellerindeki bilgileri, belgeleri mahkemeye ulaştıranlar CHP’li. İtirafçı olanlar CHP’li. Ya AK Parti bunun neresinde? Hiçbir yerinde değil. Ama Özgür Özel bir gün kalkıyor bu işin savcısı oluyor. Bir gün yatıyor, bu işin avukatı oluyor. Tabii kendi içlerindeki düştükleri o koltuk mücadelesi bizi hiç ilgilendirmiyor. Ama bizim buradaki sınırımız ve onların bilmesi gereken hadleri, bu olayları bahane ederek milletimizin huzurunu kaçırmak, toplumu bölmek, insanların arasına nifak sokmak onların haddi değil. Bu tutum karşısında AK Parti teşkilatları olarak da kararlılıkla ve milletimize hizmet etmenin verdiği sorumlulukla inşallah duruşumuzu sergilemeye devam edeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi bizim düşmanımız değil, rakibimizdir. Millete hizmet için daha iyi söz söylemek için daha tesirli fikirler üretmek için Türkiye’yi geleceğe taşıyacak azmi kararlı daha da büyütmek için biz rekabet etmek istiyoruz. Ama böyle bir karşımızda rakibimiz maalesef yok. Dünyada birtakım gelişmeler oluyor. İşte komşumuzda savaş var. Bölgemizde kriz var. Bütün bunları aşacak yeni fikirler ortaya koyun. Yeni sözler söyleyin. Ama yok. ‘Ben Erdoğan’a nasıl saldırırım? Ben Erdoğan’a nasıl iftirada bulunurum?’ Kusura bakmayın, dünyanın zalimleri, dünyanın hegemonları, dünyanın ağa babaları zaten Erdoğan’la uğraşıyor. Senin uğraşman, senin söz söylemen onun için hiçbir anlam, hiçbir kıymet ifade etmez. Ama bütün bu gelişmeler, bütün bu yaşananlar milletimizin hafızasında yer eder" şeklinde konuştu. "Büyük ve güçlü Türkiye vurgusu" Konuşmasını sürdüren Büyükgümüş, "Sadece dünyadaki değişimi değil, Türkiye’nin içerisinden geçtiği bu önemli zaman diliminde kendi hevesleri ve kendi kafalarındaki sorunları millete boca etmek için tüm bunları siyaset zannedenlere karşı sahadaki en güçlü vereceğimiz cevap, AK Parti teşkilatları olarak güçlü varlığımız, birliğimiz ve beraberliğimiz olacaktır. Bugün isimleri ne olursa olsun, sözleri ne olursa olsun Türkiye’de iki siyasal anlayış yoluna devam edecek mi, duracak mı? Milletimiz önümüzdeki yıllarda buna karar verecek. Biz Türkiye’nin büyük ve güçlü Türkiye olarak yoluna devam etmesini istiyoruz. İddialarıyla, tarih şuuruyla, medeniyet birikimiyle, insanlığa söyleyeceği sözle. Ama maalesef o beyler Türkiye’nin Avrupa’nın kenarında iddiasız küçük bir ülke olarak yoluna devam etmesi gerektiğini söylüyor. CHP Genel Başkanı Avrupa Birliği bayrağının önünde fotoğraf çektirip, ‘bizim sözümüz buralarda geçiyor’ nasıl der? Yani yine bakın, izahı olmayan bir şeyin mizahı oluyor. Ama bütün bunlar milletle bağının koptuğu, millete söyleyecek bir sözü olmayan ve kendi içine düştükleri koltuk mücadelesiyle o koltuktan elde ettikleri rantla geleceği kendi gelecekleri olarak gören bir anlayışa karşı mücadele ettiğimizi hiçbir zaman gönlümüzden, zihnimizden çıkarmamalıyız. Biz inşallah Türkiye’nin büyük ve güçlü bir Türkiye olarak yoluna devam etmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Daha nice 25 yıllar burada milletimizin duasıyla, ruh kökümüzden aldığımız güçle siyaset yapmaya sadece bugün değil, geleceği inşa etmeye AK Parti olarak devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. Toplantı konuşmanın ardından basına kapalı olarak devam etti.

Ayasofya'da 4 İmparatorun Taç Giydiği Yerin Mozaikleri İlgi Görüyor Haber

Ayasofya'da 4 İmparatorun Taç Giydiği Yerin Mozaikleri İlgi Görüyor

İznik Ayasofya Camii (Müze) tarih sahnesinde birçok olaya ev sahipliği yaptı. Tarihin en çarpıcı olaylarından biriside Doğu Roma (Bizans) İmparatorlarının, taç giyme törenlerine aitti. İznik Ayasofya Camii'nin, doğu kısmında bulunan giriş kapısından içeriye girişinde bulunan zeminde, üzerine basılmaması için koruma altına alınan mozaik desenli yer zemini dikkat çekiyor. ‘Omphalion' denen ve ana tabandan bezeme yolu ile yapılarak ayrılmış bu bölüm, Bizans imparatorlarının törenle taç giydiği yer olarak günümüzde hala korunuyor. Rivayete göre, ortadaki yuvarlağın Hazreti İsa'yı temsil ettiği, etrafındaki 12 dairenin de Hazreti İsa'nın havarilerini temsil ettiği söyleniyor.  Kralların taç giydiği bu özel bölüm, kare planlı, mermer parçaların birbirine geçmesi ile oluşturulan mozaik sanatıyla oluşturulmuş, yeşil, sarı, gri renk tonlarındaki dairesel mermerlerden yapılmış, bugün var olmayan ana taban mozaiğinden ayrı olarak, Bizans imparatorlarının taç giydiği ‘Omphalion' olarak isimlendiriliyor.  "Türkiye'de sayılı yerlerde var"  Bezemelere, benzer olarak Türkiye'de sadece İznik'te, İstanbul Ayasofya'da ve Khora Manastırı'nda rastlandı. Yunancada ‘Yer'in Göbeği' manasında, Omphalion (Delf'te Omphalos) olarak da isimlendirilen ve Bizanslılarca kutsal sayılan bu yer, Ortodoks inançta Bizans imparatorlarının Patrik tarafından taç giyme törenlerinin gerçekleştirildiği ve imparatorların bazı toplantıları izlediği yer olarak kayıtlara geçti.  "2. İznik Konsülü'ne ev sahipliği yaptı"  İznik Müzesi eski Müdürü Taylan Sevil, "İznik Ayasofya Camii'nde (Müze) 4 imparator taç giydi. Ayasofya tarihte 2. İznik Konsülü'ne ev sahipliği yapmış önemli bir yer. Ortodokslar için ziyaret edildiğinde hacı sayılan bir yer. İznik neyse Ayasofya odur, Ayasofya neyse İznik de odur. Yıllar önce günde 70 turun geldiği zamanlar oldu. Ama maalesef onarım ve restorasyon adı altında yapılan çalışmalardan sonra artık yılda bir ya da 2 tur geliyor" dedi.  Törenler hakkında bilgi verdi  İmparatorların taç giyme törenleri hakkında da bilgiler veren Taylan Sevil, "1204 yılında Haçlı Ordusu İstanbul'u fetih ettiği zaman, oradaki imparator 1. Teodor Lasgaris kaçarak İznik'e geldi. İmparatorluğunu burada ilan etti. Fakat, taç takması da gerekiyordu. Bu nedenle Ortodoks Patriği İznik'e taşımak istedi. O an bu teklifi kabul görmedi. Ama 1208 yılında yani 4 yıl sonra Ortodoks Patriği makamını buraya taşınarak artık törenle taç giyme hakkı çıktı. Böylece, Lasgarisler döneminde 1. İmparator olan Teodor Lasgaris, (1208) törenle taç giyerek kendi durumunu güçlendirdi. Bundan sonra da 1222'de Dukas Vatatzes, 1254'te 2. Teodor Lasgaris ve 1259'da Mihail Paleologos İznik Ayasofya'da taç giydi. 1261 yılında İstanbul tekrar geri alındığında Bizans başkenti tekrar İstanbul'a taşındı. Dolayısıyla bu dört imparator döneminde, buradaki tüm imparatorlar taç giymiş oldu" diye konuştu.  Mozaiklerin Hazreti İsa ve havarilerin, sembolize ettiği iddialarını ise ‘rivayet' olarak değerlendiren Taylan Sevil, "Ortadaki yuvarlağın Hazreti İsa'yı temsil ettiğini, etrafındaki 12 dairenin de Hazreti İsa'nın havarilerini temsil ettiği söylenmektedir. Ama bunlar rivayetten ibarettir" ifadelerini kullandı.  "Mühendisler bu bölümü bir an önce incelemeli"  Eski Müze Müdürü Taylan Sevil, sözlerini şöyle noktaladı:  "Söylediği şeylerin kendi fikirleri olduğunun altını çizen Taylan Sevil, Ayasofya'nın restorasyonun doğru yapılmadığını ifade ederek, "Orta nefe giren kapı, cam değil daha orijinal bir şey yapılabilirdi. Bugün pencere olarak gördüğümüz yerler orijinalinde kapıdır. Buralar yan neflere giren kapılardır. Bugün bakıyorsunuz, pencere olmuş. Camiye çevrildikten sonrada yapılan birtakım onarımlar o an için gerekli olan şeylerdi. Bugüne kadar bu şekilde korunmuş, bundan sonra şekli değişmemiş. Benim kişisel endişem, içeride bir alan bölünmüş yazıhane gibi bir şey olmuş. Orta çağa uygun yapı elemanlarıyla yapılacağına, alüminyum doğramalarla yapılmış. Özellikle çok endişe ettiğim bir bölüm var, şurada yarım kubbenin üzerine yapılan yeni örmeler çok ağır. Mühendisler burayı bir an önce incelemeli ve rapor halinde sunmalılar."  Mozaiklerin bulunduğu bir bölümün hasar gördüğü de dikkatlerden kaçmadı.

İnegöl’de ilk teravihi Ayasofya Camii İmam Hatibi kıldırdı Haber

İnegöl’de ilk teravihi Ayasofya Camii İmam Hatibi kıldırdı

İnegöl Belediyesi’nin ramazan programları çerçevesinde ilk teravih namazını Ayasofya Camii İmam Hatibi Kurra Hafız Bünyamin Topçuoğlu Kasımefendi Cami’sinde kıldırdı. İnegöl Belediyesi, her yıl olduğu gibi bu yıl da ramazan ayına özel teravih programları ile ilçe halkını buluşturmak için hazırlıklarını tamamladı. İlk teravih gecesinde de Ayasofya Camii İmam Hatibi, aynı zamanda 3 Türkiye birinciliği bulunan ve 2009 yılında Rusya’nın başkenti Moskova’da düzenlenen 10. Uluslararası Kur’an-ı Kerim Yarışmasında Güzel Okuma dalında Dünya Birinciliğini elde eden Kurra Hafız Bünyamin Topçuoğlu İnegöl halkıyla buluştu. Tüm camilerde olduğu gibi Kasım Efendi Camisinde gerçekleştirilen teravih programına da ilçe halkının ilgisi yoğun oldu. Ramazan-ı Şerif’in ilk teravihinde, tüm camiler doldu taştı. Kasımefendi Camisinde teravih öncesi Kuran-ı Kerim tilavetiyle gönülleri mest eden Hafız Bünyamin Topçuoğlu, daha sonra teravih namazını da kıldırdı. Belediye Başkanı Alper Taban namaz sonrası cami cemaatiyle bir araya gelirken, namaz çıkışı vatandaşlara helva ikramları da yapıldı. Teravih programları İnegöl Belediyesi ramazan ayı boyunca 8 ayrı gecede teravih programı tertip edecek. Teravih programları çerçevesinde; 27 Mart Pazartesi akşamı Hafız Osman Bostancı Erenler Cami’sinde, 31 Mart Cuma akşamı Hafız Ferruh Muştuer Toki Hz. Ali Cami’sinde, 3 Nisan Pazartesi akşamı Hafız Alpcan Çelik Mevlana Cami’sinde, 7 Nisan Cuma akşamı Hafız Ali Derman Akşemseddin Cami’sinde, 10 Nisan Pazartesi günü Hafız Ahmet Yüksel Emir Sultan Cami’sinde, 14 Nisan Cuma günü Hafız Metin Çakar Alanyurt Esentepe Cami’sinde, 17 Nisan Pazartesi Kadir Gecesi’nde ise Hafız Adem Bilgetay OSB camisinde İnegöl halkıyla buluşacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.