Hava Durumu

#Ayçiçeği

Yeni Marmara Gazetesi - Ayçiçeği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ayçiçeği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Mısır üreticileri, "Güçlü Gelecek Günleri" ile Ar-Ge istasyonunda buluştu Haber

Mısır üreticileri, "Güçlü Gelecek Günleri" ile Ar-Ge istasyonunda buluştu

MAY Tohum, hibrit mısır türündeki Ar-Ge çalışmalarını aktarmak ve geliştirdiği rekabet gücü yüksek mısır çeşitlerini üreticilerin incelemesine sunmak amacıyla 1-2 Eylül tarihlerinde Bursa Mustafakemalpaşa'daki Marmara Ar-Ge İstasyonu'nda "Güçlü Gelecek Günleri" etkinliğini gerçekleştirdi. Etkinlik kapsamında MAY Tohum'un silajlık ve danelik mısır çeşitleri, tarladaki performanslarıyla birlikte incelenirken, üreticiler MAY Tohum uzmanlarından çeşitler ve ekimden hasada kadar uzanan üretim uygulamaları hakkında doğrudan bilgi alma fırsatı buldu. Bursa, Balıkesir, Sakarya, Eskişehir, Çanakkale, Kütahya ve Afyonkarahisar'dan gelen üreticilerin katıldığı etkinlikte, MAY Tohum'un Ar-Ge faaliyetleri, hibrit mısır çeşit geliştirme süreçleri ve mısır çeşitlerinin farklı iklim ve çevresel şartlardaki tarla performansları hakkında detaylı bilgiler paylaşıldı. "Güçlü Gelecek Günleri, üreticilerimizle buluştuğumuz kıymetli bir deneyim alanı" MAY Tohum Ayçiçeği Ürün Müdürü ve Mısır Teknik Müdürü Burak Uğur, etkinliğin yalnızca çeşit tanıtımından ibaret olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: "Marmara Ar-Ge istasyonumuzda 7 farklı şehirden gelecek 100'den fazla üreticiyle bir deneyim alanı oluşturduk. Hem Ar-Ge çalışmalarımızdan çıkan yeni mısır çeşitlerimizi hem de ticari portföyümüzde mevcut bulunan çeşitlerimizi üreticilerimize anlatmak üzere burada buluşuyoruz. Ar-Ge istasyonlarımızda sadece yeni çeşitleri anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda burayı tam bir deneyim merkezi haline getirerek ekimden hasada kadar teknik olarak hangi uygulamaları yapmaları gerektiğine dair temel bilgileri de üreticilerimizle paylaşıyoruz. Güçlü Gelecek Günleri; üreticilerimizle buluştuğumuz, onların ihtiyaçlarını tespit ettiğimiz, kendilerini dinlediğimiz ve aynı zamanda tüm portföyümüzü onlarla paylaştığımız son derece kıymetli günler." "Yerinde Ar-Ge ile farklı bölgelerin ihtiyaçlarına uygun çeşitler geliştiriyoruz" MAY Tohum Yurtiçi Satış Müdürü Abdullah Demir, "Güçlü Gelecek Günleri" etkinliğinin şirketin Ar-Ge çalışmalarını üreticilerle buluşturması açısından önemli olduğunu belirterek, "Türkiye'de beş farklı lokasyonda, farklı türlerle ilgili Ar-Ge faaliyetlerimizi yürütüyoruz. Amacımız; mısır, ayçiçeği, pamuk, tatlı mısır, sanayi domatesi ve fasulye türlerinde yeni çeşitler geliştirmek ve bunları yurt içi ve yurt dışı pazarlara sunmak" dedi. Demir, iklim değişikliği ve değişen yağış rejimiyle birlikte stres ve kuraklığa dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesinin Ar-Ge çalışmalarının öncelikli alanlarından biri olduğunu belirterek şöyle devam etti: "Mısır su tüketen bir bitki olduğu için özellikle son yıllarda yağış rejiminin düşmesiyle birlikte mısır ve diğer türlerde strese ve kuraklığa dayanıklı çeşitler geliştirmek için gayret gösteriyoruz. Şu andaki çalışmalarımızın ana amaçlarından biri de bu." MAY Tohum'un çeşit geliştirme sürecinin yalnızca Ar-Ge istasyonlarındaki denemelerle sınırlı olmadığını ifade eden Demir, yeni çeşitlerin farklı bölgelerde ve çiftçi şartlarında da test edildiğini belirtti. Demir, "Geliştirdiğimiz çeşitleri ana bölgelerde kendi ekiplerimizle ve çiftçi şartlarında kurduğumuz demonstrasyonlarla gözlemliyoruz. Verim, hastalık ve stres dayanımı gibi özelliklerde olumlu sonuç aldığımız çeşitleri ticari olarak üreticilerimize sunuyoruz" ifadelerini kullandı. "13 ilde üreticilerimizle güçlü bir saha ağı içinde çalışıyoruz" MAY Tohum Marmara Bölge Müdürü Ahmet Akman, bölgede üreticilerle yürütülen saha çalışmalarının önemine dikkat çekerek, "Marmara Bölge Müdürlüğü olarak 13 farklı ilde, geniş ve güçlü bir satış ağıyla üreticilerimizle birlikte çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Danelik ve silajlık mısır ile yağlık ayçiçeğinde yoğun olarak faaliyet gösteriyoruz. Üreticilerimize yalnızca ürün ulaştırmakla kalmıyor, teknik destek de sunuyoruz. Bu tarz organizasyonları sadece Ar-Ge istasyonlarımızda değil, bölgemizin genelinde 13 ilin farklı köylerinde gerçekleştiriyoruz ve ürünlerimizi üreticilerimize tanıtmaya devam ediyoruz" dedi. Akman, Marmara Bölge Müdürlüğü'nün dört kişilik ekiple 13 ilde satış ve teknik destek faaliyetlerini sürdürdüğünü belirterek, üreticiler ve satış kanallarıyla yakın çalışmaya devam ettiklerini ifade etti. Mısır çiftçileri yeni geliştirilen çeşitleri yerinde incelemekten memnun Etkinliğe Afyonkarahisar'ın Sinanpaşa ilçesinden katılan mısır üreticisi Ali Sever, hem silajlık hem de danelik mısır üretimi yaptığını belirterek, MAY Tohum'un Ar-Ge istasyonlarında gerçekleştirdiği çalışmaların üreticiler açısından önemli olduğunu söyledi. Yaklaşık 12 yıldır MAY Tohum ile çalıştığını ifade eden Sever, MAY Tohum'un yeni çeşitlerini ticari olarak piyasaya çıkmadan önce görme ve değerlendirme fırsatı bulduklarını belirterek şunları söyledi: "Hem saha çalışmalarında hem de Ar-Ge istasyonlarındaki tanıtımlarda her yıl düzenli olarak bölgedeki üreticilerden, özellikle önde gelen çiftçilerden bir grup buraya geliyor. Burada yeni çeşitleri, bir yıl sonra piyasaya çıkacak çeşitleri görerek bunlar hakkında bilgi ediniyoruz. Çok güzel ve memnun olduğumuz çalışmalar." Etkinliğe katılan bayi yetkilisi Yaşar Züroğlu ise Ar-Ge istasyonunda farklı silajlık ve danelik mısır çeşitlerinin üreticilere tanıtılmasının önemli bir bilgi paylaşımı sağladığını ifade ederek, "Çiftçilerimizin bilgilendirilmesi açısından bunun çok iyi bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Her yıl olduğu gibi, bu yıl da silajlık ve danelik olmak üzere farklı çeşitler bulunuyor. Bunların çiftçilerimize tanıtılmasının faydalı olduğunu düşünüyorum" dedi. Yerinde ıslah stratejisiyle üreticilerin ihtiyaçlarına uygun tohum çeşitleri 1978 yılından bu yana sebze, tarla ve endüstri bitkileri tohumluklarının Ar-Ge, üretim, pazarlama ve satışı alanlarında faaliyet gösteren MAY Tohum, "Yerinde Islah" stratejisiyle Türk çiftçisi ve hedef coğrafyaların toprak ve iklim şartlarını uyumlu, stres şartlarına dayanıklı ve verimli tohum çeşitleri geliştirmeye odaklanıyor. Şirket, Türkiye'de 5 Ar-Ge merkezinde hibrit ayçiçeği, hibrit mısır, pamuk, tatlı mısır, fasulye ve sanayi domatesi türlerinde çalışmalar yürütüyor. MAY Tohum, Ar-Ge çalışmalarına cirosunun yüzde 8'ini ayırırken; geliştirdiği çeşitleri Türkiye'nin yanı sıra 45'in üzerinde ülkeye ihraç ediyor. Türkiye'de 12 bin hektarlık alanda tohumluk üretimi gerçekleştiren MAY Tohum, Bursa ve Adana'daki tohumluk işleme ve paketleme tesislerinde ürünlerini hazırlayarak iç ve dış pazarlara sunuyor.

Anneler günü fırsatçıları iş başında Haber

Anneler günü fırsatçıları iş başında

Kırmızı rengi başta olmak üzere çeşit çeşit renkleri ile Sevgililer Günü ve Anneler Günü gibi özel günlerde insanların en çok tercih ettiği hediyeler arasında yer alan gül üreticiden 10-20 TL'ye alınırken, çiçekçilerde ise 150-200 TL'den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor. Gül üreticisi Mehmet Bolat seralarda binbir emekle üretilen ve özenle toplanan ürünlerde üreticiden çok aracı ve satıcının kazandığını belirtti. Yaklaşık 20 yıldır Antalya'da gül ve çeşitli çiçek türlerinin üretimini yaptığını belirten Bolat, "Kepez Aktoprak Mahallesi'nde üretim ile uğraşıyoruz. Açık ve kapalı alanda 2005 yalından bu yana da gül, papatya celbere, gileor, ayçiçeği üretimi yapıyoruz. Hepsine rağbet oluyor" dedi. "Yerli üretime bakan olmuyor" Özellikle Sevgililer Günü gibi özel günlerde rağbetin arttığını ancak ithal ürünler nedeniyle yerli üretime talebin düştüğünü belirten Bolat, "Sevgililer günü kış ayına denk geldiği için kök başından 2-3 dal kesebiliyoruz. Bahar aylarında ise Anneler Günü'nde Mayıs ayında bir kökten 5-6 dal kesiliyor. Hasadımız çoğalıyor, ama fiyat düşüyor. Her özel günde ithal ürün muhabbeti oluyor. Sevgililer Gününde bir dal ürün 50 TL'ye giderken, Anneler Günü'nde 20-30 TL'ye satabiliyoruz. Bu aylarda ithal ürün fazla geldiği için yerli üretimde fiyatımız düşüyor. Yerli üretim gülün 50 TL'ye satışı varken, ithal ürün geldiği zaman yerliye bakan olmuyor, ithal ürüne dönülüyor" ifadelerini kullandı. "İthal ürün yerlinin fiyatını düşürüyor" Vitrinlerde yerli üretimden çok ithal ürünlerin satışının tercih edilmesi nedeniyle kazanamadıklarını söyleyen Bolat, "Açık arttırma usulü kooperatif ile çalışıyoruz. Müşterinin arz ve talebine göre fiyat belirleniyor. İthal ürün geldiği zaman toptancılar bunlara yönelince bizim ürünlerimizin fiyatı düşüyor. Gümrük fiyatı ne kadar üreticiyi korumak için yüzde 45'e çıkarılmış olsa bile her türlü bizim ürünlerimizin fiyatı düşüyor. Bu sene bin TL'ye nakit olarak aldığımız kaliteli bir gübrenin çuval fiyatı 3-4 bin TL. Birçok üretici kiracı, bu sene dönümünü 100 bin TL'ye tuttuğu araziye, ikinci sene 150 bin TL peşin para isteniyor. Yer sahibi ‘İşine gelirse, ya tut ya çık' diyor. Ben bu ürünü diktiğim zaman 7-8 sene hasat alıyorum. Bir yıl masraf yapıp çıkarsam komple zarardayız. Bir dönüme 5 bin fidan dikiliyor" ifadelerini kullandı. "Bir dal gül 10-20 TL'ye alınıyor" Yaklaşan Anneler Günü nedeniyle güle olan talebin artığını ancak kendilerinden 10-20 TL'ye alınan bir dal gülün çiçekçilerde 150-200 TL'ye satıldığını belirten Bolat, "Şu anda bir dal gülün bizden çıkışı 10-20 TL, bir çiçekçiye gittiğin zaman bu rakam en düşük 150-200 TL'yi buluyor. Gülün kalitesine, boyuna göre fiyatlar değişiyor. Şu anda bizde en kaliteli birinci sınıf 70 santimetre boyunda, 4 santimetre kelle çapında bir gülün bizden çıkışı 20 TL, gün geliyor 20 TL'ye, gün gelir sıfıra, günü gelir 50 TL'ye gider ürün. Ama bu rakam 200 TL oluyor. O dönemdeki müşterinin talebine ve yoğunluğuna göre bunun gibi fiyat değişikliği olabiliyor. Ama genel olarak piyasa bu şekilde. Anneler günü yaklaşmasına rağmen şu anda çok fazla bir talep yok. Mayıs ayına girmeden önce fiyat bile verilmiyordu. Kolilere nakliye ödüyorduk, bize zarar veriyordu. Şu anda ise küçük de olsa bir kıpırdama var. Dalı 10 ile 20 TL bandında alınıyor" dedi.

Karacabey Ovası sular altında kaldı Haber

Karacabey Ovası sular altında kaldı

Bölgedeki tarım arazilerinin sulanmasında kullanılan ve Marmara Denizi'ne dökülen önemli su kaynaklarından Nilüfer Deresi, Kocaçay ve dün bir kişinin köprü altından geçerken suya kapılarak hayatını kaybettiği Canbolu Deresi, son 2 haftadır devam eden yağışlar sebebiyle taştı. Harmanlı ve Bayıraltı mahalleleri sınırları içerisinde bulunan Karacabey Ovası'ndaki binlerce dönüm tarım arazisi ile tarlara giden yollar sular altında kaldı. Yolların suyla kaplanması sebebiyle çiftçiler arazilerine ulaşamadı. Bursa istikametinden Bandırma istikametine devam eden otoyol, suyla kaplanan ovayı tam ortadan ikiye böldü. Su altında kalan tarım arazilerinin dronla çekilen görüntüleri, taşkının etkilerini gözler önüne serdi. Harmanlı köyünden Ramadan Yongacı, 120 dekar arpa ekili arazisinin sular altında kaldığını belirterek, 15 senedir böyle bir olay yaşamadıklarını belirtti. Aynı köyde çiftçilik yapan Raşit Varol ise, "Ekili binlerce dönümlük alanımız su altında kaldı. Ekilecek yüzlerce yerimiz var. Allah yardımcımız olsun" dedi. Harmanlı Köyü Muhtarı Hüseyin Özdemir ise, 4 bin dönümü buğday ve arpa ekili 10 bin dönümden fazla tarım arazisinin sular altında kaldığını belirterek, "Boş arazilere domates, ayçiçeği ve mısır ekmeye hazırlanıyorduk. Ancak bu felaket başımıza geldi. Artık geç kaldı, maalesef ekilemeyecek" dedi. Özdemir, taşkın sularının 2 ay gibi bir sürede geri çekilmesini beklediklerini ifade ederek, yetkililerden yardım beklediklerini söyledi.

Karacabey çiftçisi suların çekilmesini bekliyor Haber

Karacabey çiftçisi suların çekilmesini bekliyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, şubat ayı uzun yıllar yağış ortalaması 75 kilogram olan Bursa'ya geçen ay 129 kilogram yağış düştü. Tarımsal üretimin önde gelen ilçelerinden Karacabey metrekareye 95,3 kilogram yağış düşerken, Mustafakemalpaşa 105,8, İznik 90,8, Gürsu 100,7 Kestel 116,8 ve Yenişehir ise 65,2 kilogram yağış aldı. Yağışların ve Uludağ'daki karların erimesiyle Uluabat Gölü, son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaşırken yaşanan taşkınlar Karacabey'de dönümlerce tarım arazisini su altında bıraktı. Karacabey Ziraat Odası Başkan Yardımcısı Ramazan Düzen, yaklaşık 2 bin dönüm tarım alanının suyla kaplı olduğunu belirterek, "Bunların bir bölümü hububat ekili arazi. Bunlarda ciddi zarar oluştu. Buğday 2 gün su içinde kalırsa bozulur ki günlerdir adeta göl içindeler" dedi. Zarar gören bu alanların tekrar dikileceğini, diğer alanlara farklı ürünler için değerlendirileceğini dile getiren Düzen, şunları söyledi: "Şu anda araziler suyla kaplı, çiftçinin eli kolu bağlı. Suların çekilmesini bekliyoruz. Domates ve biber gibi sebze ekimleri bu yıl nisan ve mayıs gibi başlar. Mayısa kadar suların çekilmesini bekliyoruz. Nisan ayında suyun çekildiği yerde çiftçilerimiz hızla ekimini yapar. Zarar gören buğday ekili arazilerde bahar dönemi ekilişlerinde mısır ve ayçiçeği olabilir. Yağışlar iyi oldu umarız verimli bir sezon geçiririz." Düzen, suların bazı buğday yerlerde hızlı çekildiğini ve ciddi zarar oluşmadığına dikkati çekerek, "Tek sorun traktörüyle tarlaya giremedi kimse. Gübre ve ilaçlarını dron desteğiyle attılar. Buralar iyi su aldı, verimi de iyi olacaktır diye düşünüyoruz" dedi. Karacabey ilçesinde 22 yıldır süt inekçiliği yapan Mustafa Çolakoğlu (62) da yıllardır hayvanlarını otlattığı arazilerin, meraların su altında kaldığını belirterek, "Haftalardır hayvanları otlatmaya çıkaramıyorum. Mecbur yemli devam ediyoruz. Yem de çok pahalı, hayvancılık yapanların belini büküyor. Balya alıyoruz mecburen ve karışık yaparak maliyet düşürmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

'MAY558' isimli pamuk çeşidini ABD Koruma Altına Aldı Haber

'MAY558' isimli pamuk çeşidini ABD Koruma Altına Aldı

MAY Tohum’un Türkiye’de geliştirdiği ve ürettiği 'MAY558' isimli pamuk çeşidi, Amerika Birleşik Devletleri’nde koruma altına alındı. ABD’de GDO’suz pazarda satışına başlanan, üstün lif kalite değerlerine ve yüksek verim potansiyeline sahip olan MAY558 pamuk çeşidi, Haziran 2024 yılı itibariyle ıslahçı hakları koruma altına alındı.   Pamuk ıslah faaliyetlerini 2008 yılından beri gerçekleştiren MAY Tohum, çiftçilerin, çırçır işletmelerinin ve tekstil profesyonellerinin beklenti ve ihtiyaçlarını karşılayarak, pamuk tohumu sektörüne katma değer oluşturabilecek çeşitlerini geliştirmeye odaklanıyor. Gerçekleştirdiği Ar-Ge faaliyetleri neticesinde; adaptasyon kabiliyeti yüksek, kuraklık ve zorlu üretim şartlarına toleranslı, hastalık ve zararlılara karşı dayanımlı, verim potansiyeli ve lif kalite değerleri yüksek çeşitleri pazara sunuyor.  Adaptasyon kabiliyeti, hastalık dayanımı, kuraklık gibi stres faktörlerine toleransı ile iyi performans gösteren MAY558, hasatta gösterdiği yüksek verim ve üstün lif kalite değerleriyle üreticilerin beğenisini kazandı. Pamuk çeşitleri ve ihracat faaliyetleri ile ilgili detaylı bilgiler veren MAY Tohum Yönetim Kurulu Eş Başkanı Hamdi Çiftçiler, “2008 yılında başladığımız pamuk Ar-Ge çalışmalarımız kısa sürede çok iyi sonuçlar vermeye başladı. TAGEM iş birliği ile geliştirdiğimiz pamuk çeşitlerimiz MAY455, MAY505 ve MAY344, Türkiye pazarındaki başarısının ardından, ABD’de ve AB ülkelerinde de tarla performansı ve lif kalitesiyle beğeni kazandı. Pamuk ıslah çalışmalarımız kapsamında geliştirdiğimiz yeni çeşidimiz MAY558’in iki yıldır ABD’de GDO’suz pazarda satışını gerçekleştiriyoruz. Ekildiği bölgelerde adaptasyon kabiliyeti, hastalık dayanımı, kuraklık gibi stres faktörlerine toleransı ile iyi performans gösteren MAY558, hasatta gösterdiği yüksek verim ve üstün lif kalite değerleriyle Amerikalı pamuk üreticilerinin beğenisini kazandı. Bu süreçte firma olarak biz de ıslahçı haklarının korunması için gerekli çalışmalarımızı tamamladık ve yeni çeşidimiz MAY558 ABD’de koruma altına alındı” diye konuştu.   Hibrit Mısır, Hibrit Ayçiçeği, Pamuk, Tatlı Mısır ve Fasulye türlerinde, uluslararası alanda 200’ün üzerinde tohum çeşitlerinin tescilli olduğunu belirten Çiftçiler, Türkiye’de geliştirdiğimiz nitelikli tohum çeşitlerimizin global pazarlarda dikkat çekmesi ve tercih edilmesi neticesinde ihracat rakamlarının her geçen gün arttığını ifade etti. Çiftçiler, "Gerçekleştirdiğimiz Ar-Ge faaliyetleri sonucunda, Türkiye’de geliştirilen çeşitlerin ticari ve lisans satışlarının, gelişmiş ülkelerde sınai mülkiyet haklarını alarak ticaret yapma seviyesine gelmiş olmaktan ve global alanda Türkiye tohumculuk sektörüne güvenin artmasına katkı sağlamaktan gurur duyuyoruz. Gerçekleştirdiğimiz Ar-Ge faaliyetleri sonucunda, Türkiye’de geliştirilen çeşitlerin ticari ve lisans satışlarının gelişmiş ülkelerde sınai mülkiyet haklarını alarak ticaret yapma seviyesine gelmiş olmaktan ve global alanda Türkiye tohumculuk sektörüne güvenin artmasına katkı sağlamaktan gurur duyuyoruz. MAY Tohum olarak geliştirdiğimiz çeşitler, her yıl, pamuk üretiminin yüksek olduğu hedef ülkelerde tarla performansları ve lif kalite değerleriyle ilgi çekiyor. Katma değerli tohum ve sınai mülkiyet hakkı kullanımı, yani lisanslama satışları ile ülkemizin ihracat potansiyelini geliştirmeye devam ediyoruz” dedi. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.