Hava Durumu

#Bağımsızlık

Yeni Marmara Gazetesi - Bağımsızlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bağımsızlık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Osmangazi’de Cumhuriyet coşkusu engel tanımadı Haber

Osmangazi’de Cumhuriyet coşkusu engel tanımadı

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 103’üncü yıl dönümü dolayısıyla Osmangazi Belediyesi Soğanlı Hizmet Birimleri’nde düzenlenen kutlama programı, özel gereksinimli bireylerin hazırladığı birbirinden anlamlı gösterilere sahne oldu. Cumhuriyet Bayramı coşkusunun hep birlikte yaşandığı etkinlik, OBAM üyelerinin Cumhuriyet’in ilanını duyuran gazetelerle alana gelerek "Yazıyor, yazıyor! Cumhuriyet ilan edildiği yazıyor!" sözleri eşliğinde gazeteleri dağıtmasıyla başladı. Ardından ellerinde Türk bayraklarıyla kortej oluşturan bireyler, marşlar ve şarkılar söyleyerek bayram sevincini katılımcılarla paylaştı. Kortej yürüyüşünün ardından sahneye çıkan özel gereksinimli bireyler, sergiledikleri zeybek gösterisiyle izleyenlerden büyük alkış aldı. Cumhuriyet’in anlam ve önemini yansıtan şiirlerin de okunduğu programda, katılımcılar hem duygu dolu hem de gurur verici anlara tanıklık etti. Özenle hazırladıkları performanslarla Cumhuriyet’in 103’üncü yıl dönümüne renk katan özel gereksinimli bireyler, izleyenlerin büyük beğenisini kazandı. "Cumhuriyet Her Neslin Kendi Emeğiyle Büyütmesi Gereken Ortak Değerdir" Cumhuriyetin, her neslin kendi emeğiyle büyütmesi gereken ortak bir değer olduğunu belirten Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Recep Çohan, sözlerinde şu ifadeleri kullandı: "Cumhuriyet, bu topraklarda yaşayan insanların ortak geleceğe duyduğu inancın, bağımsızlık iradesinin ve eşit yurttaşlık anlayışının en güçlü ifadesidir. 103 yıl önce büyük fedakarlıklarla kurulan Cumhuriyet, milletimizin kendi geleceğini belirleme kararlılığının en önemli eseridir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının öncülüğünde verilen mücadele, eğitimden bilime, sanattan ekonomiye kadar pek çok alanda yeni bir dönemin kapılarını açmıştır. Cumhuriyet, her neslin kendi emeğiyle büyütmesi gereken ortak bir değerdir. Bu değeri yaşatmak; aklı ve bilimi rehber edinmek, eğitime önem vermek, üretmek, adaletli olmak ve hukuka bağlı kalmakla mümkündür. Atatürk’ün de ifade ettiği gibi, Cumhuriyet’i biz kurduk, onu yaşatacak ve geleceğe taşıyacak olan sizlersiniz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını saygı, minnet ve rahmetle anıyorum." Etkinlik, OBAM üyeleri ve katılımcıların ellerinde Türk bayraklarıyla "Parla (100. Yıl Marşı)"nı hep bir ağızdan seslendirmesiyle coşkulu bir şekilde tamamlandı.

Bursa’dan Azerbaycan’ın bağımsızlık mücadelesine vefa mesajı Haber

Bursa’dan Azerbaycan’ın bağımsızlık mücadelesine vefa mesajı

Azerbaycan Kültür Derneği’nin 1949 yılında Mehmet Emin Resulzade tarafından Ankara’da kurulduğunun altını çizen Handan Askeran Ton "Azerbaycan’ın bağımsızlığına kavuştuğu güne kadar geçen süreçte Türkiye ile Azerbaycan arasında köprü oldu. Azerbaycan’ın sesini dünyaya duyurmak ve bağımsızlık ülküsünü yaşatmak için tarihi bir misyon üstlendi" diye konuştu. Handan Askeran Ton "28 Mayıs 1918 tarihinde Mehmet Emin Resulzade öncülüğünde kurulan Azerbaycan halk Cumhuriyeti, Azerbaycan halkının bağımsızlık idealinin simgesi olmuştur. Kısa ömrüne rağmen özgürlük, demokratik devletçilik tarihinde silinmez iz bırakmıştır" dedi. Başkan Handan Askeran Ton, Azerbaycan halkının Ebulfez Elçibey liderliğinde yıllara yayılan mücadelesi ve bağımsızlık iradesi sonucunda 18 Ekim 1991 tarihinde bağımsızlığın yeniden tesisine yönelik Anayasal kanun kabul edildiğine dikkat çekti. "Böylece Azerbaycan kendi geleceğini belirleme hakkını yeniden kazandı" diyen Handan Askeran Ton sözlerini şöyle sürdürdü; "Bu tarihi süreci anarken Mehmet Emin Resulzade’yi, Ebulfez Elçibey’i, bağımsızlık uğruna mücadele edenleri, şehitleri ve özgürlük idealini kuşaktan kuşağa taşıyan Azerbaycan halkını saygıyla, minnetle anıyoruz. Türkiye ve Azerbaycan ortak kökleri, tarihleri, kültürleri ve sarsılmaz gönül bağıyla birbirine kenetlenmiş iki kardeş ülkedir. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi ‘Azerbaycan’ın kederi bizim kederimiz, sevinci bizim sevincimizdir. Yaşasın bağımsız Türkiye, yaşasın bağımsız Azerbaycan, yaşasın Türkiye-Azerbaycan kardeşliği."

İnegöl'ün kurtuluşunun 104. yılı gurur ve coşkuyla kutlanıyor Haber

İnegöl'ün kurtuluşunun 104. yılı gurur ve coşkuyla kutlanıyor

İnegöl'ün 6 Eylül 1922’de düşman işgalinden kurtuluşunun 104. Yılını kutlamalarına İnegöl Kaymakamı Ayhan Akpay, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Garnizon Komutan Vekili Hava Yüzbaşı Muharrem Taşçı, İnegöl Cumhuriyet Başsavcı Vekili Ahmet Ozan Balak, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, gaziler ve muhtarlar katıldı. Törende ilk olarak Kaymakamlık çelengi, ardından Garnizon Komutanlığı ve İnegöl Belediyesi çelenkleri Atatürk Anıtı’na sunuldu. Çelenklerin anıta bırakılmasının ardından Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kurtuluş mücadelesinin tüm kahramanları anısına saygı duruşunda bulunuldu, ardından İstiklal Marşı okundu. İnegöl’ün kurtuluşunun 104. yılında gerçekleştirilen törende, geçmişten bugüne uzanan bağımsızlık ve vatan sevgisi bir kez daha güçlü şekilde ortaya konuldu. 6 Eylül’ün yalnızca bir kurtuluş günü değil, İnegöl’ün özgürlüğüne, bağımsızlığına ve milli iradesine sahip çıkışının simgesi olduğu vurgulandı. Törende günün anlam ve önemine ilişkin konuşma yapan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, "Bugün, İnegöl’ümüzün düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yıl dönümünü hep birlikte anmanın gururunu ve coşkusunu yaşıyoruz. 6 Eylül 1922 İnegöl’ün yeniden özgürlüğüne kavuştuğu, bayrağımızın yeniden gururla dalgalandığı o tarihi gün Ancak bu kurtuluşun ardında büyük acılar, fedakârlıklar ve zorlu bir mücadele vardı. İnegöl, Millî Mücadele yıllarında dört kez işgale uğradı. Özellikle son işgal, 10 Temmuz 1921’de başladı ve 13 ay 26 gün sürdü. Bu süreçte İnegöl ve çevresi büyük acılar yaşadı, köylerimiz ve yerleşim yerlerimiz önemli ölçüde tahrip edildi. Fakat İnegöl halkı hiçbir zaman vatanından ve bağımsızlığından vazgeçmedi. Bu topraklarda Binbaşı İbrahim Bey, Şakir Bey, Ayıcı Arif Bey, Hüsnü Güven, Nuri Bey, Küçük Kamil, Feridun, Yakup Ağa ve Mehmet Ceylan gibi nice kahramanımız vatanın bağımsızlığı için mücadele etti. Millî Mücadele’nin ilk günlerinde Mehmet Salih Yeşil Hoca ve Hafız Abdullah Efendi gibi isimler de İnegöl’deki direniş ruhunun öncülerinden oldular" dedi. Atatürk Anıtı’ndaki törenin ardından protokol üyeleri, Hastane Mezarlığı içerisinde bulunan Garnizon Şehitliği’ni ziyaret etti. Şehitlikte Kur’an-ı Kerim tilavet edilirken, vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimiz için dualar edildi. Ardından protokol üyeleri tarafından şehitlerimizin kabirlerine karanfiller bırakıldı. Kurtuluş Günü etkinlikleri kapsamında programın bir sonraki durağı İnegöl Muharip Gaziler Derneği oldu. Protokol üyeleri derneği ziyaret ederek gazilerle bir araya geldi. Gazilerle sohbet eden protokol üyeleri, onların hatıralarını ve tecrübelerini dinledi. Vatan savunmasının yaşayan temsilcileri olan gazilere duyulan minnet ve şükran ifade edildi.

Uzmanından ebeveynlere önemli uyarı Haber

Uzmanından ebeveynlere önemli uyarı

3-6 yaş arasındaki okul öncesi dönemin, çocukların dünyayı ve çevrelerindeki insanları anlamlandırmayı öğrendikleri önemli bir gelişim süreci olduğunu belirten Hayat Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Nuran Karimova, bu dönemde zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimin hızlı ilerlediğini söyledi. Çocukların davranışlarının zaman zaman ‘inatçılık’, ‘şımarıklık’ veya ‘huysuzluk’ olarak değerlendirilebildiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Karimova, bu davranışların çoğu zaman çocuğun gelişim özellikleri ve ifade etmekte zorlandığı ihtiyaçlarla ilişkili olduğunu ifade etti. Nuran Karimova, "Çocuğun davranışını yalnızca durdurmaya çalışmak yerine, ‘Çocuğum bu davranışıyla bana ne anlatmaya çalışıyor?’ sorusunu sormak gerekir" dedi. "Ben istiyorum" ve "Ben yapacağım" dönemi Okul öncesi çocukların olayları büyük ölçüde kendi bakış açılarıyla değerlendirdiğini belirten Uzm. Dr. Karimova, çocuğun sürekli kendi istediğinin olmasını istemesinin her zaman benlik anlamına gelmediğini söyledi. Bu dönemde sıkça duyulan ‘Ben kendim yapacağım’ ifadesinin de çocuğun bağımsızlık ve özerklik duygusunun geliştiğini gösterdiğini kaydeden Uzm. Dr. Karimova, ebeveynlerin güvenli sınırlar içerisinde çocuklarına seçim yapma fırsatı vermesinin önemli olduğunu vurguladı. Oyun, çocuğun duygularını anlatıyor Okul öncesi dönemde hayal ile gerçek arasındaki sınırların yetişkinlerdeki kadar belirgin olmayabileceğini belirten Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Karimova, çocukların hayali karakterlerden veya canavarlardan söz etmesinin tek başına endişe nedeni olmadığını söyledi. Zengin hayal dünyasının hayal gücünü destekleyebileceğini ifade eden Dr. Karimova, oyunun da çocukların iç dünyalarını anlamada önemli bir araç olduğunu belirtti. "Çocuklar her zaman yaşadıkları duyguları konuşarak ifade edemez. Oyun, onların duygularını ve yaşantılarını ortaya koydukları önemli bir alandır" diyen Uzm. Dr. Nuran Karimova, ebeveynlerin çocuklarıyla oyun oynarken onların korku, kaygı ve duygularını daha iyi anlayabileceğini kaydetti. Öfke ve korkulara doğru yaklaşım Çocuğun istediği olmadığında ağlaması, bağırması veya öfkelenmesinin ebeveynler açısından zorlayıcı olabileceğini belirten Dr. Nuran Karimova, okul öncesi dönemde duygu düzenleme becerilerinin henüz gelişmekte olduğunu hatırlattı. Öfke nöbetlerinde yalnızca davranışı durdurmaya çalışmak yerine çocuğun yaşadığı duygunun tanımlanmasına yardımcı olunması gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Karimova, "Ağlayacak bir şey yok" demek yerine, "Şu anda çok öfkelendiğini görüyorum" gibi ifadelerin çocuğun duygularını tanımasına katkı sağlayacağını söyledi. Karanlık, yalnız kalma, yüksek ses veya hayali varlıklara yönelik korkuların da bu yaş döneminde görülebileceğini belirten Uzm. Dr. Karimova, özellikle kreş ve anaokuluna başlama döneminde ayrılık kaygısının artabileceğini ifade etti. Ebeveynlerin çocukların korkularını küçümsememesi ve onlarla alay etmemesi gerektiğini vurguladı. Davranışın altındaki ihtiyacı görmek Çocukların duygularını isimlendirmelerine yardımcı olmanın, net ve tutarlı sınırlar oluşturmanın ve onlara güvenli seçim alanları sunmanın gelişimlerini desteklediğini belirten Hayat Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Nuran Karimova, ebeveyn-çocuk ilişkisinde nitelikli zamanın da önemli olduğunu söyledi. Her gün 15-20 dakika boyunca telefon ve diğer uyaranlardan uzak şekilde çocuğun yönlendirdiği bir oyuna eşlik edilmesinin duygusal bağı güçlendirebileceğini belirten Dr. Karimova, "Bazen öfkenin altında anlaşılma ihtiyacı, korkunun altında güven arayışı, ısrarın altında ise bağımsızlaşma isteği olabilir" dedi. Sağlıklı gelişim için çocuğun sevgi dolu, güvenli ve tutarlı bir ortamda büyümesinin önem taşıdığını ifade eden Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Nuran Karimova, davranışların çocuğun günlük yaşamını, aile ilişkilerini, sosyal uyumunu veya okul sürecini belirgin biçimde etkilemeye başlaması halinde Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanından değerlendirme alınması gerektiğini sözlerine ekledi.

Yıldırım'da 'Zafer' sergisi Haber

Yıldırım'da 'Zafer' sergisi

Yıldırım Belediyesi, 30 Ağustos Zafer Bayramı etkinlikleri kapsamında ‘Zafere Giden Yolda Askeri Mirasın İzinde: Zafer Sergisi’ni Bursalılarla buluşturdu. Türk milletinin bağımsızlık iradesini, vatan sevgisini ve kahramanlık hafızasını yansıtan sergi, Yıldırım Medresesi’nde ziyarete açıldı. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan askeri mirasa ışık tutan 100’den fazla objenin yer aldığı sergi, 4 Eylül Cuma gününe kadar açık kalacak. Tarihi mirası Bursalılarla buluşturan sergi, Türk milletinin vatan müdafaası geleneğini, bağımsızlık mücadelesini ve zaferlerle şekillenen geçmişini gözler önüne serecek. Medine Müdafii Fahreddin Paşa’ya ait tarihi tüfek, Osmanlı dönemi ile Cumhuriyetin ilk yıllarına ait bayrak ve sancaklar, çeşitli askeri teçhizatlar, Yeniçeri teberleri ile tarihi künyeler serginin dikkat çeken parçaları arasında yer alıyor. Kentin kültür ve sanat mirasına önemli bir katkı sunan serginin temelini, Mehmet Fındıkkaya’nın Yıldırım’da kurulması planlanan müze için Yıldırım Belediyesi’ne bağışladığı eserlerden oluşuyor. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, 30 Ağustos’un Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük iradesinin en güçlü sembollerinden biri olduğunu belirtti. Milli ve tarihi değerlerin gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çeken Başkan Yılmaz, "30 Ağustos, milletimizin bağımsızlığına ve vatanına sahip çıkma kararlılığının tüm dünyaya ilan edildiği tarihi bir gündür. Biz de bu anlamlı günü tarihimizin taşıdığı mirasa yakışır bir etkinlikle kutlamak istedik. ‘Zafere Giden Yolda Askeri Mirasın İzinde: Zafer Sergisi’ ile tarihimiz için önemli eserleri hemşehrilerimizle buluşturuyoruz. Geçmişimizi ne kadar iyi bilirsek geleceğimizi de o kadar sağlam inşa ederiz. Tüm hemşehrilerimizi sergimize davet ediyorum" dedi. Mehmet Fındıkkaya ise sergiye verdiği desteklerden dolayı Başkan Oktay Yılmaz’a teşekkür etti. Başkan Oktay Yılmaz, konuşmaların ardından sergiyi inceleyerek tarihi eserlerle ilgili Mehmet Fındıkkaya’dan bilgi aldı.

Kestel belediyesi, 15 Temmuz ruhunu meydan Kestel'de yaşattı Haber

Kestel belediyesi, 15 Temmuz ruhunu meydan Kestel'de yaşattı

Meydan Kestel'de gerçekleştirilen programa Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol’un yanı sıra Kestel Kaymakam Vekili Metin Esen, ilçe protokolü, siyasi parti temsilcileri, kurum amirleri, şehit aileleri, gaziler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Ardından Kur'an-ı Kerim tilaveti ve edilen dualarla şehitler rahmetle anılırken, milletimizin 15 Temmuz gecesinde ortaya Kum sanatı gösterisi duygulandırdı Program kapsamında sanatçı Ramazan Yumrutepe tarafından sahnelenen kum sanatı gösterisi, 15 Temmuz gecesinde yaşanan kahramanlık destanını etkileyici bir görsel anlatımla sahneye taşıdı. Duygu dolu anların yaşandığı gösteri, izleyenlerden büyük alkış alırken, meydanda duygu dolu anlar yaşandı. 15 temmuz ruhu panelde anlatıldı Program kapsamında gerçekleştirilen panelde, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü'nün tarihi önemi, milli iradenin gücü ve o gece yazılan kahramanlık destanı farklı yönleriyle ele alındı. Konuşmacılar, 15 Temmuz ruhunun diri tutulmasının ve gelecek nesillere doğru aktarılmasının önemine dikkat çekti. İlahiler ve ezgilerle meydan tek yürek oldu Programın finalinde sahne alan sanatçılar Sedat Uçan ve Mevlithan, seslendirdikleri ilahi, ezgi ve kahramanlık marşlarıyla Meydan Kestel'de unutulmaz bir gece yaşattı. Ellerindeki Türk bayraklarıyla eserlere hep birlikte eşlik eden vatandaşlar, 15 Temmuz ruhunu aynı inanç ve aynı heyecanla yaşadı. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar devam eden programda, milli birlik ve beraberlik duygusu bir kez daha güçlü şekilde hissedildi. Başkan Erol: "15 Temmuz, milletimizin yeniden diriliş destanıdır" Programda konuşan Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, 15 Temmuz'un yalnızca bir darbe girişiminin bertaraf edildiği gece olmadığını, milletimizin iradesine, bağımsızlığına ve geleceğine sahip çıktığı tarihi bir dönüm noktası olduğunu söyledi. 15 Temmuz'un, Malazgirt'ten İstanbul'un Fethi'ne, Çanakkale'den Kurtuluş Savaşı'na uzanan bağımsızlık mücadelesinin son halkalarından biri olduğunu ifade eden Başkan Erol, Türk milletinin tarih boyunca hiçbir zaman esareti kabul etmediğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla milyonların meydanlara çıkarak demokrasisine sahip çıktığını belirten Başkan Erol, "O gece bu millet; bayrağına, ezanına, devletine ve istiklaline canı pahasına sahip çıkmıştır. 15 Temmuz, milletimizin iradesine zincir vurulamayacağını tüm dünyaya ilan ettiği kutlu bir zaferdir." dedi. Başkan Erol, konuşmasının sonunda aziz şehitleri rahmetle, kahraman gazileri minnetle yâd ederek, "15 Temmuz ruhunu yaşatmaya, şehitlerimizin emanetine sahip çıkmaya ve milli birlik ile beraberliğimizi daima diri tutmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. Kestel Kaymakam Vekili Metin Esen de konuşmasında, 15 Temmuz'un milletimizin iradesine, demokrasisine ve bağımsızlığına sahip çıktığı tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurgulayarak aziz şehitleri rahmetle, kahraman gazileri ise minnet ve şükranla yâd etti. 15 Temmuz'nun sembolü selalar Kestel'de yankılandı Konser programının ardından İlçe Müftüsü Ömer Bozkurt tarafından dua edildi. Gecenin sonunda ise Türkiye genelinde eş zamanlı olarak okunan selalar, Kestel'de de manevi atmosfer içerisinde yankılandı. Kurra Hafız Yahya Çelik ile Mevlithan Mustafa Kaya tarafından okunan sela, vatandaşlara duygu dolu anlar yaşatırken, program edilen duaların ardından sona erdi.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.