Hava Durumu

#Bakir

Yeni Marmara Gazetesi - Bakir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bakir haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Sanayiciler Bursa'da dijital dönüşüm için buluştu Haber

Sanayiciler Bursa'da dijital dönüşüm için buluştu

Bursa'da bir araya gelen sanayiciler, iş adamları, teknolojiye önem veren firma yetkilileri teorik yaklaşımlardan ziyade sahadan elde edilen gerçek deneyimler elde etti. Dijital dönüşüm ve dijital üretim liderleri, sanayi ve teknolojiyi aynı zeminde buluşturarak üretim süreçlerine geniş bir perspektif kazandıracağı programda katılımcılar, farklı sektörlerden gelen başarı hikayelerini doğrudan projeyi gerçekleştiren isimlerden dinleme fırsatı buldu. TREX Yönetim Kurulu Başkanı İlhan Özdemir, "Her şey, ekonomi ve finans üzerine kuruludur. Yapılan bütün bu dijital dönüşüm çalışmaların altında yatan aslında finansal ekonomiyi, işletmelerdeki finansal ekonomiyi sağlam bir zemin üzerine oturtmaktır. Biz de bu tarafta işin sadece teknik bir konu olmadığını Bunun aynı zamanda finansal, ekonomik bir konu olduğunu burada tekrar üzerine basa basa ele alıyoruz. Bunu da mevcut dünyada, mevcut konjonktürde, yapay zeka ilmiyle birlikte nelerin yapılabileceği konusunda katılımcılarımız kendi deneyimlerini paylaşacak ve kârlılıklarını nasıl sürdürülebilir kılarlar bunları öğrenmeye çalışacaklar" dedi. "Fabrikaların içerisinde yatan fabrikaları keşfetmek istiyoruz" Salondakilere seslenen İlhan Özdemir, "Fabrikayı keşfetin sebebi fabrikalarımızın içerisinde yatan fabrikaları keşfetmektir arkadaşlar. Biz bu etkinlikleri aslında 2019'da başlatmıştık. Şimdi tekrar devamını getiriyoruz. Araya pandemi girdi. TREX'in temelde iki felsefesi var arkadaşlar. Bir tanesi bilgi kaynağında doğar. Biz kurulduğumuz günden beri bilgiyi kaynağından toplamak üzere elektronik ve yazılı teknolojiler geliştirdik. Sebebi verinin bozulmadan alınıp, paketlenip, mühürlenip, saklanıp ileride karar mekanizmalarında kullanılmasını sağlamak için. Eğer veriyi gerçekten bu düsturla makinenin başında kalitecinin kalite yaptığı yerden, kontrol yaptığı yerden, bakımcının bakım yaptığı yerden, makinenin sensöründen doğduğu yerden o anda sağlıklı bir şekilde toplayıp almazsanız ve bunu yaparak kararlar üretmeye çalışırsanız muhtemelen en iyi ihtimalle tahmin yapmış olursunuz. Biz de felsefe olarak bilgimizi 10 yıllardır paylaşıyoruz. Yüzlerce işletmenin dijital dönüşüm yolculuğuna, yalın dönüşüm yolculuğuna şahitlik ettik. Onların bu dönüşüm yolculuklarında edindikleri deneyimlerden biz de faydalandık. Artık bu etkinlikler vasıtasıyla bu bilgimizi paylaşıyoruz. Çok değerli konuşmacılar bu bilgilerini paylaşıyor ve tam bir platform halinde bilge fabrikaları inşa etmek üzere kullanmak üzere sizlerin kullanımını açıyoruz" diye konuştu. "Dijital dönüşüm teknik değil, ekonomik bir konudur" Dijital dönüşümün teknik bir konu olmadığını belirten Özdemir, "Dijital dönüşüm finansal ve ekonomik bir konudur. Sebebi işletmelerin temel amacı kârlılıklarını arttırmak, kâr etmektir. Günün sonunda bilançolarında teyit çektikleri zaman kârlı bir şirket olup olmadıkları da önemli olandır. Dijital dönüşüm temelde sürdürülebilir verimliliği sağlamak adına oluşturulan ekonomik bir yaklaşımdır. Dolayısıyla konunun aslında bundan sonrasında kesinlikle teknik bir konu olarak algılanmaması ve yorumlanmaması gerekiyor" dedi. "Çok zor bir yılın içinden geçiyoruz" TREX organizasyonunda katılan yüzlerce sanayici ve iş insanına Türkiye Cumhuriyeti'nin ve dünya ekonomisinin nereye doğru gittiği konusunda bilgi birikimini aktaracağını ifade eden Ekonomist ve İstanbul Topkapı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emre Alkin, "Bursa önemli bir şehir biliyorsunuz. Özellikle sanayi şehri olduğu için bu programın burada yapılması benim için çok önemli. Çok zor bir yılın içinden geçiyoruz. Özellikle bu İran gerginliğiyle beraber sanıyorum bu işin uzayacağının da bilinci içerisinde davranmak ve hesabımızı ona göre yapmak zorundayız. TREX'in bu organizasyonu bence bu farkındalığı ortaya koyacağını düşünüyorum. Maalesef hayatımız artık çeşitli senaryolara uygun şekilde tasarlanmaya başlandı. Kötü senaryoyu tabii hiç konuşmak istemiyorum ama iki tane senaryomuz var. Bunlardan bir tanesi maliyetleri sırtlayacağımız ve bir şekilde yürüteceğimiz senaryo. İkincisi maalesef maliyetin çok yükseldiği ve bunun arkasından da enflasyonla alakalı problemin faiz artışıyla bile önlenemeyeceği bir yere doğru geleceği ikinci senaryoyu yaşamak istemiyoruz. İnşallah birincisiyle atlatırız" diye konuştu. "Veriyi doğru okuyarak hareket etmek zorundayız" Tarih boyunca yaşanan bir örnekten bahseden Prof. Dr. Emre Alkin, "İstikrarlı bir büyüme varken birileri gelip, böyle eliyle bir şeyleri bozunca bir sonraki istikrarlı büyüme bir öncekinden daha aşağıda gerçekleşiyor. Maalesef yapacak bir şey yok. Şimdi buna hazır mısınız? Niye bugün buradayız? Çarpıcı, sıra dışı, marifetli bir şey yapmak zorundayız ki, bir önceki seviyeye gelelim, hatta onu geçelim. O da daha fazla üretmek ya da bildiğimiz konvansiyonel metotla olmuyor. Veriyi doğru okuyarak olacak, onu da size söyleyeyim. O yüzden bugün buradayız" dedi. "Trump gelerek olayı bozdu" Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın yeniden başkan seçilmesiyle ilgili de açıklamalarda bulunan Alkin, "Trump gelerek olayı bozdu. Bu bozma işinde de size gençler özellikle bir tavsiyem var. Bozulmamış şeyleri tamir etmeye çalışmayın. Hiç kimse karaciğerim iyi çalışıyor, mükemmel olsun diye parmağını sokuşturmaz. Herkes ağrıyan yerlere elini koyar. Benden size tavsiye ağrıyan yerlere elinizi koyun. Şimdi genç patron oldunuz, patronluğunuzu göstermek istiyorsunuz. Ancak, lider olun daha iyi. Şimdi bizim boğazlarımızdan geçen mal ve petrol trafiği Panama Kanalı'ndan fazladır. Herkes Panama Kanalı'nı konuşuyor da bizim boğazlar çok iyi. Ki bizim boğazlar böyle orta büyüklükte. Diğer boğazlara bakacak olursanız, oralardan çok ciddi şeyler geçiyor. Şimdi kafanıza şunu koyun. Mal ve hizmet trafiği ile alakalı bölgelerde çatışma çıkıyorsa, politik çatışma, bu mutlaka sıcak çatışmaya dönüşür. Sıcak çatışmaları da alamazsanız büyük hesaplaşmaya döner. Tarih böyle olmuştur, tarihe dönüp bakalım. Yani otomatik olarak Trump'ın uluslararası ticareti boyunca etkilerine baktığımızda zaten bu işin bir çatışmaya dönüşeceğini, hatta bu çatışmanın da büyük hesaplaşmaya dönüşeceği görülüyor. Üçüncü diye söylemek istemiyorum. Ama büyük hesaplaşmaya doğru gideceği kesindir. Çünkü buradan sadece petrol ve doğalgaz geçmiyor. Geçen bir şey var, o da gübre. Yani bir enerji krizi varsa hemen arkasından gıda krizi gelecektir" diye ifade etti., "Fabrikayı bir kere daha keşfetmek lazım" Kendisine hep ‘Hocam enflasyon düşecek mi?' diye sorduklarını belirten Alkin, "Cevap veriyorum, görülmüş, rüyam tutulmuş falan var. Bu kadar teknik yani, onu size söyleyeyim. Geçen sene olsa söylerdim bir şeyler ama şu an inanılmaz şeyler oluyor. Özellikle tarımsal ürünlerde korkunç bir fiyat var ki direkt çekirdek enflasyona baskıda bulunuyor. Ama tarım dışı emtiaya bakın o da coştu. Yani şöyle bir şey, hem işler yavaşlıyor hem de maliyet yükseliyor. Dolayısıyla bizim hakikaten çarpıcı, sıra dışı, marifetli bir şeyler yapıyor olmamız lazım fabrikada. Fabrikayı bir kere daha keşfetmek lazım. Mesela 21. yüzyılın altını kesinlikle bakırdır. Böyle bakınca bir şey anlaşılmıyor. Şu ana kadar biz dünya tarihi boyunca 800 milyar metreküp bakır kullandık. 2050'ye kadar 5 katını kullanacağız. Kolay da bir şey değil, dağ taşı kazmamız falan lazım. Bu, şöyle diyeyim size, sadece yapay zeka için 1.7 trilyon kWh elektrik gerekiyor. Bunun için de bakır kablo gerekiyor. Gümüş de tabii iletken, biraz pahalı" dedi. "Vatandaş benimsemiyorsa reçete tutmuyor" Vatandaşa sen ne kadar, ‘bak bu sana iyi gelecek' desen de reçetenin tutmadığını belirten Alkin, "Vatandaş benimsemiyorsa, reçete tutmuyor. Aynen hastaya ‘ilaç alıyor musun?' dediğinde alıyorum alıyorum diyor ama almıyor. Vatandaş ne yapıyor bugün, onu size söyleyeyim. 6 ay sonra satın alması gereken ama bugün hiç ihtiyacı olmayan malı bugünden satın alarak kâr ettiğini düşünüyor. Bir Amerikalı'ya söyledim bunu, 10 saniyede ‘enflasyon düşmez o zaman' dedi. Herif 15 saniyede anladı, bizimki 3 yıldır anlayamadı. Gerçekten bu kadar basit. Baş başayız arkadaşlar. Tek başımızayız, baş başayız. O yüzden kıymetinizi bilin. Sizin kıymetinizi bilmiyorlar, biz biliyoruz. O yüzden geldik bugün buraya. Yani anlayın ki siz feryat ettiğiniz zaman duyan olmayacak. Ben size tavsiye, kendi kendinize yetmeyi, iyice kendinize şiar edinin" dedi., "Kitleler mantığın değil menfaatin peşinde koşuyor" Beşeri sermayenin kalitesi artmadıkça, teknoloji istediği kadar artsın, verimin düşeceğini belirten Alkin, "Yani ne demek istiyorum? Kamera ile bizi çeken arkadaşa yeni bir kamera veriyoruz. Anlatılmazsa bu kameranın nasıl çalıştığını eskisi gibi çeker. Verim de düşer. Devlet mal ve hizmet üretenin maliyetini düşürmek için altyapı yatırımı yapar. Tek görevi budur. Trump niye seçildi diye sormayın, artık seçmen ne yapıyor biliyor musunuz? Benim nefret ettiklerimden oy verdiğim adam da nefret ediyorsa ben oy atarım diyor. Çok acayip bir yere doğru gidiyoruz. O yüzden real sektör ismi üstünde gerçeklerle yaşar. Kitleler mantığın peşinde koşmaz, menfaatinin peşinde koşar" dedi. "Dijitalleşme dünyanın en önemli başlıklarından biri" Ekonomist Mert Yılmaz ise, "Ana başlığımız dijitalleşmedir. Sadece Türkiye'nin değil dünyanın en önemli başlıklarından bir tanesidir. İşin gerçekten erbapları tarafından konuşulması son derece kıymetlidir. İş dünyasının dijitalleşmeye bakışıyla ilgili bir panelin sunuculuğunu gerçekleştireceğim. Türkiye, ilgili sektörler, şirketler bu dijitalleşmenin neresindeler? Önümüzde yapılması gereken, gidilmesi gereken yol ne? Bu işin verimlilik üzerinde özellikle mavi yakalı çalışan kesim üzerindeki orta uzun vadeli etkilerini, sonuçlarını tartışacağız" şeklinde konuştu. Gün boyu süren oturumlarda, katılımcılar bilgi birikimlerini pekiştirmenin yanında, yeni bilgiler de edindi.

10 Yıldır İlmek İlmek Bakıra Şekil Veriyor  Haber

10 Yıldır İlmek İlmek Bakıra Şekil Veriyor 

Gaziantep'te ev hanımı iken katıldığı kursta unutulmaya yüz tutmuş bakır işlemeciliği mesleğini öğrenen 54 yaşındaki Emine Sibel Bakırcı, maharetleriyle adeta erkeklere taş çıkartıyor. Soyadlarını yaptıkları meslekten alan eşinin ailesinin uzun yıllar yürüttüğü bakır işlemeciliğinde usta olmak için 10 yıl önce Gaziantep Bakırlar ve Sedefçiler Odası'nın kadınlara yönelik açtığı kursa katılan ve kursta bakır işlemeciliğinin tüm inceliklerini öğrenen Emine Sibel Bakırcı, ortaya çıkardığı eserlerle ve ustalığıyla adeta erkeklere meydan okuyor. 10 yıldır ilmek ilmek bakıra şekil veriyor Yaklaşık 1 yıl gördüğü kursun ardından adımını attığı bakır işleme mesleğinde ustalığa kadar yükselen ve 10 yıldır ilmek ilmek bakıra şekil veren Bakırcı, eşinin ata mesleği olan geleneksel el sanatlarından bakırcılığı öğrenerek ailesinin geleneksel mesleğine sahip çıkıyor. Asırlardır hassas ve ince işçiliği nedeniyle genellikle erkekler tarafından yapılan bakır işlemeciliğinde usta olan Bakırcı, ilgi duyduğu ve sevdiği işi yapmanın en güzel örneğini ortaya koyuyor. Ortaya çıkardığı eserlerle erkek ustalara taş çıkarıyor Bakır işlemeciliğinin patentini elinde bulunduran Gaziantep'te bakıra şekil vermeyi öğrenerek usta olan Bakırcı, ortaya çıkardığı eserlerle erkek ustalara taş çıkarıyor. Bakır işleme ustalığı belgesi alan ve bakır işlemeciliğinde büyük azimle başarı sağlayan Bakırcı, 10 yılı geride bıraktığı mesleğinde usta olmanın gurunu yaşıyor. Kalfalık, ustalık ve usta öğreticilik belgelerini alarak bakır ustası olarak çalışmaya devam eden Bakırcı, meslek sahibi olmanın yanı sıra aile ekonomisine katkı sağlamanın sevincini yaşıyor. "Kadınların bu mesleğe çok yakıştığını düşünüyorum" Daha önceki yıllarda bakırcılık için "erkek mesleği" denildiğini ancak bu görüşü yıktıklarını ifade eden Bakırcı, "Bu mesleğe 10 yıl önce komşularımızın tavsiyesi üzerine başladım. Ev hanımıydım. Şu an ev hanımlığından çalışma hayatına döndüm. İlk başta kursiyer olarak mesleğe başladım ve daha sonra da istihdam edildim. İstihdamdan sonra kalfalık ve usta öğreticilik belgesi aldım. Daha sonra üniversite okudum. Hala mesleğe devam ediyorum. Mesleğimi çok seviyorum. Bu mesleğin bir erkek mesleği olduğunu söylüyorlar. Görenler ilk önce çok şaşırıyor. Ama ben kadınların bu mesleğe çok yakıştığını düşünüyorum. Çünkü bu bir el sanatı olduğu için kadınların bu işi çok iyi yaptığına inanıyorum" dedi. "Bakır işlemeciliğinin okullarda öğretilmesini istiyoruz" Gaziantep'in ilk kadın bakır ustalarından olduğunu belirten Bakırcı, "Bakıra şekil verdiğimizi görenler, ‘siz bu işi nasıl yapıyorsunuz, yorulmuyor musunuz?' diye soruyorlar. Ama mesleğimizi sevdiğimiz için bize hiç yorucu gelmiyor. Bu meslekte daha da ilerlemek istiyorum. Ayrıca üniversiteyi de okudum. Bakır işlemeciliğinin okullarda öğretilmesini istiyoruz. Okullarda çocuklarımıza bu mesleği tanıtmak, şehrimize daha iyi nasıl katkıda bulunuruz diye bir çaba içerisindeyiz. İnşallah bu konuda da faydalı oluruz" şeklinde konuştu. "Mesleğimi yaparak evime de katkıda bulunuyorum" Kursiyer olarak başladığı bakır işlemeciliğinde ustalaşarak artık kendi ayakları üzerinde durduğunu belirten Bakırcı, "Evime de katkıda bulunuyorum. Bana çok katkısı oluyor, özgüvenimiz bakımından da çalışmak bana özgüven veriyor. Üretmenin mutluluğunu da tattığımız için hem üretip hem de maddi olarak kazanç sağlayınca bu bana ayrıca bir haz veriyor. Mesleğimi çok severek yapıyorum. Kadınların çalışmasını ve evlerine de katkıda bulunmasını tavsiye ediyorum. Oğlumun çocukluktan bir meslek edinme isteği vardı. Ben bu mesleğe oğlumu düşünüyordum. Fakat daha sonra ben kendimi burada buldum. Bu mesleği öğrendiğim için de çok mutluyum. Burada bulunmaktan çok gurur duyuyorum" ifadelerini kullandı. "Aklınıza gelen ve desen islemesi yapılacak olan her ürünü yapıyoruz" Ortaya çıkardığı eserlerin büyük ilgi gördüğünü ifade eden Bakırcı, "Çaydanlık yapıyoruz. Su matarası, tepsi ve daha birçok ürün yapıyoruz. Biz genelde nakış üzerine çalışıyoruz. Çünkü bakır işlemeciliğinin birçok aşaması var. Biz sadece nakış bölümündeyiz. Aklınıza gelen ve desen islemesi yapılacak olan her ürünü yapıyoruz. Takı da yapıyoruz. Ben kuyumculuk takı tasarım bölümünü okudum ve bakıra nakış atılabilecek her şeyi de yapıyorum. Daha çok erkek mesleği olan bakır işlemeciliği hiç hayalimin köşesinden bile geçmezdi. Ama ben el sanatlarını çok sevdiğim için ve bu meslekte de olduğum için çok mutluyum" diye konuştu.

Tarihi Bakırcılar Çarşısı'nda Ziraat Türkiye Kupası Finali heyecanı Haber

Tarihi Bakırcılar Çarşısı'nda Ziraat Türkiye Kupası Finali heyecanı

 Gaziantep'in tarihi Bakırcılar Çarşısı'ndaki bakır ustaları, Ziraat Türkiye Kupası maçı öncesi kente gelecek taraftar için Galatasaray ve Trabzonspor logolarını bakıra işliyor.  Gaziantep'te, Galatasaray ile Trabzonspor arasındaki Ziraat Türkiye Kupası maçının 14 Mayıs'ta kentte oynanacak olması sevinçle karşılandı. Türkiye'nin önemli turizm merkezlerinden, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin tarihi ve kültürel mirasıyla ünlü gastronomi şehri Gaziantep, Türk futboluna damgasını vuracak önemli bir mücadeleye tanık olmaya hazırlanıyor.  Esnaf, kente gelecek taraftarı en iyi şekilde ağırlamak için hazırlıklarına başladı  Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) kararıyla Galatasaray ile Trabzonspor'un kozlarını paylaşacağı Ziraat Türkiye Kupası'nın final heyecanı 14 Mayıs Çarşamba günü saat 20.45'te Gaziantep Büyükşehir Stadyumu'nda yaşanacak. Büyük maç için geri sayım başlarken Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Gaziantep'te esnaf, kente gelecek Galatasaray ve Trabzonspor'un taraftarını en iyi şekilde ağırlamak için hazırlıklarına başladı.  Galatasaray ve Trabzonspor'un logoları ilmek ilmek bakıra işleniyor  Yaklaşık 5 asır önce inşa edilen tarihi Bakırcılar Çarşısı'ndaki bakır ustaları, Galatasaray ve Trabzonspor'un logolarını ilmek ilmek bakıra işliyor. Bir ellerinde darbe kalemi diğerinde de çekiçleriyle Galatasaray ve Trabzonspor'un logolarını bakıra işleyen ustaların yaptığı ürünler şimdiden ilgi görmeye başladı. Ziraat Türkiye Kupası maçının Gaziantep'te oynanacak olmasından dolayı çok mutlu olduklarını dile getiren bakır ustaları, maçın kentte oynanmasının ekonomik katkısının yanında tanıtım için de çok önemli olduğunu belirterek, esnaf olarak çok sevindiklerini söylediler.  "Maç bize yaradı"  Final maçının Gaziantep'te oynanmasını sağlayan herkese teşekkür eden Gaziantep Bakırcılar ve Sedefçiler Odası Başkanı Celal Açık, "Gaziantep olarak bu maça hazırız. Esnafıyla, kurumlarıyla ve sanayicisiyle topyekun hazırız. Gaziantep'te kupa maçının oynanacağı belli olduğu günden beri bizim esnaf hareketlendi. Kimisi bizden Galatasaray, kimisi de Trabzonspor'un logosunu istiyor. Bu maç bize yaradı. Gaziantepliler misafirperverdir. Biz de misafir ağırlamak artık görev haline geldi" dedi.  "Gaziantep futbola çok yatkın bir şehir, bu maç çok güzel olacak"  Kupa maçının Gaziantep'te oynanmasının esnafa katkı sağlayacağını söyleyen bakır ustası Yusuf Büyükçapar, Galatasaray ve Trabzonspor'un logolarını bakıra işlediklerini ve yoğun sipariş aldıklarını belirterek, "Galatasaray ve Trabzonspor maçının şehrimizde oynanacak olması tüm Gaziantep'e heyecan verdi. Bundan dolayı Türkiye Futbol Federasyonu'na teşekkür ediyorum. Türkiye Futbol Federasyonu güzel bir karar aldı. Gaziantep futbola çok yatkın bir şehir. Bu maç çok güzel olacak" şeklinde konuştu.  "Bir futbolsever olarak sevinçliyiz"  Türkiye'nin 2 büyük takımını Gaziantep'te ağırlayacak olmalarının kendilerini çok mutlu ettiğini ifade eden vatandaş Sinan Göçer ise, "Bir futbolsever olarak sevinçliyiz. Şu anda şehirde bir bayram havası var. Galatasaray ve Trabzonspor gibi büyük takımlarımız ligin büyük takımlarıdır. Galatasaray ve Trabzonspor maçının Gaziantep'te oynanacak olması çok güzel olacak" diye konuştu. 

Trafolara giren hırsızlar 3 milyon TL'lik hasara yol açtı Haber

Trafolara giren hırsızlar 3 milyon TL'lik hasara yol açtı

Son iki hafta içinde beş ayrı mahalledeki trafo kabinlerine giren hırsızlar, hem binlerce abonenin hem de aralarında valilik, nüfus ve vatandaşlık müdürlüğü ile adliye binalarının da yer aldığı resmi kurumların elektriksiz kalmasına neden oldu. Olaylar sonucunda yaklaşık 3 milyon TL tutarında maddi hasar oluştu.   Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan 6 ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli elektrik dağıtımı hedefiyle hizmeti sunan Dicle Elektrik, Şanlıurfa'da art arda yaşanan bakır hırsızlıkları nedeniyle ciddi bir hizmet kesintisi sorunu ile karşı karşıya kaldı. Beş farklı mahalledeki trafo kabinlerine giren hırsızlar, binlerce abonenin yanı sıra valilik, nüfus ve vatandaşlık müdürlüğü ile adliye gibi önemli kamu kurumlarının da elektriksiz kalmasına yol açtı.  Geniş çaplı bir kesintiye yol açtı  Son olay, Haliliye ilçesine bağlı Paşabağı Mahallesi'nde meydana geldi. Sabah saatlerinde yaklaşık 4 bin abonenin enerji aldığı trafo kabinine giren hırsızlar, kilidi kırarak içerideki bakır kabloları ve aküleri çaldı. Yaşanan bu hadise, bölgedeki meskenler ve işyerlerinin yanı sıra kritik kamu hizmet binalarını da etkileyerek geniş çaplı bir enerji kesintisine yol açtı.  Daha önce de Karaköprü ilçesine bağlı Seyrantepe ile Haliliye ilçesindeki Veysel Karani, Kamberiye ve Şair Nabi mahallelerindeki trafo kabinlerine benzer şekilde müdahale edilmiş, yine binlerce abone mağdur olmuştu. Söz konusu hırsızlıklar nedeniyle Dicle Elektrik'in şebeke altyapısında oluşan hasarın maliyeti yaklaşık 3 milyon TL olarak belirlendi.  "Yetkisiz müdahale can ve mal güvenliğini tehdit ediyor"  Yaşanan bu olaylar üzerine bir açıklama yapan Dicle Elektrik yetkilileri, elektrik şebekesine yalnızca yetkili personelin müdahalede bulunabileceğinin altını çizerek, "Ölüm riski taşıyan enerji altyapısına yetkisiz şekilde müdahale eden kişiler, yalnızca kendi hayatlarını değil, bölgedeki tüm vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini de riske atıyor. Cüzi miktarlarda gelir elde etmek uğruna yapılan bu eylemler, milyonlarca liralık kamu zararına ve binlerce abonenin mağduriyetine neden oluyor. Vatandaşlarımızdan ricamız; şüpheli durumları ivedilikle emniyet birimlerine ve kurumumuza bildirmeleri yönündedir" açıklamasında bulundu.  Yatırımların 20 milyar TL'yi aşması bekleniyor  Şanlıurfa'ya 2013 yılından bu yana toplam 17 milyar TL yatırım yapan Dicle Elektrik, 2025 yılı özelinde kente 3 milyar TL tutarında yatırım gerçekleştirecek. İlde şebeke yenilemeleri, kapasite artışları ve akıllı şebeke uygulamaları başta olmak üzere 90 farklı proje yürütüldüğü bilgisini veren dağıtım şirketi, milyarlarca liralık yatırımlara rağmen, enerji altyapısına yönelik bu tür sabotajların hizmet sürekliliğini sekteye uğrattığı açıklamasında bulundu. 

Dolar zengini iller belli oldu! Bursa kaçıncı sırada? Haber

Dolar zengini iller belli oldu! Bursa kaçıncı sırada?

BDDK verilerine göre, iller bazında dolar ve TL mevduat dağılımını analiz etti. Bakır, yazısının girişinde, "Ülke genelinde mevduat hacmi içinde döviz payında ciddi düşüş yaşanan yılın ilk dokuz ayında, Aksaray, Nevşehir, Kırşehir ve Yozgat gibi Orta Anadolu illeri payları gerilemekle birlikte ilk sıralarda yer almaya devam etti. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) açıkladığı toplulaştırılmış aylık verilere göre toplam yurt içi mevduat, ocak-eylül döneminde yüzde 49,7 oranında 4,1 trilyon lira artarak 12 trilyon 354 milyar liraya ulaştı." analizini paylaştı. Bakır, yazısında şöyle devam etti: Bunun 7 trilyon 641,1 milyarını TL, 4 trilyon 712,9 milyar liralık bölümünü ise döviz cinsi mevduatlar oluşturdu. 2022 sonuna göre TL mevduatlar cari olarak yüzde 64 oranı ile enflasyonun üzerinde artış kaydederken, döviz mevduatının TL cinsi tutarındaki nominal büyüme yüzde 31,1'de kaldı. 2022 yılında TÜFE bazında yüzde 49,86 olan dokuz aylık enflasyonla indirgendiğinde TL mevduatlarda 'reel' bazda yüzde 9,4 artış olurken, döviz mevduatı hacminin kur farkı da dahil reel olarak yüzde 12,5 daraldığı belirlendi. 2022 sonunda toplam mevduat hacminin yüzde 43,6'sını oluşturan döviz tevdiat hesaplarının payı bu yıl dokuz ayda 5,4 puan düşerek eylül sonu itibarıyla yüzde 38,2 düzeyine geriledi. MEVDUATIN YARISI İSTANBUL'DA Toplam yurt içi mevduatın yüzde 44,9 oranındaki 5 trilyon 550,2 milyar lira ile yaklaşık yarısı, nüfus ve ekonomik büyüklüğü dolayısıyla İstanbul'da yer alıyor. İstanbul, 3 trilyon 384,9 milyar lira ile toplam TL mevduatın yüzde 44,3'üne ve 2 trilyon 165,3 milyar lira ile de döviz mevduatının yüzde 45,9'una sahip. İlin toplam mevduatının yüzde 39'u döviz cinsinden. Toplam mevduat hacminde İstanbul'u 1 trilyon 797,2 milyar lira ile Ankara, 668,4 milyar lira ile İzmir izliyor." BAYBURT MEVDUAT FAKİRİ Bakır'ın analizine göre, Türkiye'deki toplam TL mevduatın yüzde 64,9'u bu üç büyük ilde bulunuyor. Sırasıyla Antalya, Bursa, Kocaeli, Adana, Muğla, Konya ve Gaziantep en fazla mevduata sahip ilk on il arasında yer alıyor. En az mevduata sahip iller ise 2,9 milyar lira ile Bayburt, yaklaşık 3,6 milyon lira ile Ardahan, 4,1 milyarla Hakkâri, 4,5 milyarla Kilis ve 6,2 milyar lira ile Gümüşhane. DOLAR ZENGİNİ İLLER Yazıda illerin dolar mevduat birikimleri de irdelendi. Bakır'ın analizine göre, "Toplam mevduatı içinde dövizin payı en yüksek il eylül sonu itibarıyla yüzde 48,9'la Aksaray. Bu il, dolarizasyon oranı 2022 sonuna göre 8,8 puan düşmesine rağmen ilk sıradaki yerini koruyor. Dövizin payında bu ili yüzde 46,4'le Nevşehir ve Kırşehir, yüzde 46,2 ile Yozgat, yüzde 45,4'le Kütahya illeri izliyor. Yalova yüzde 45,3, Bayburt yüzde 45,2, Karaman ve Elâzığ yüzde 44,4 ve Antalya yüzde 43,9'la mevduatında dövizin payı en yüksek ilk on il arasında yer alıyor."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.